Yabancı Sermayeli Şirketler Türkiye’de Taşınmaz Satın Alabilir mi?
بله. Türkiye’de kurulmuş ve yabancı sermayeli olan şirketler, kanunda öngörülen şartlar çerçevesinde Türkiye’de taşınmaz mülkiyeti ve sınırlı ayni hak edinebilir. Ancak bütün yabancı sermayeli şirketler aynı rejime tabi değildir.
Bu konuda ilk olarak yurt dışında kurulmuş yabancı şirket با Türkiye’de Türk hukukuna göre kurulmuş yabancı sermayeli Türk şirketi birbirinden ayrılmalıdır. Yurt dışında kendi ülke hukukuna göre kurulmuş yabancı tüzel kişiler bakımından temel hüküm 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 35. maddesidir. Türkiye’de kurulmuş ve yabancı yatırımcıların belirli oranda pay veya yönetim kontrolüne sahip olduğu şirketler bakımından ise 36. madde uygulanır.
Tapu Kanunu m. 36 kapsamında değerlendirmede temel ölçüt, yabancı yatırımcıların şirket sermayesindeki payının %50 veya daha fazla olması ya da sermaye payı %50’nin altında olsa dahi yöneticilerin çoğunluğunu atama veya görevden alma yetkisine sahip bulunmalarıdır.
Bu nedenle yalnızca şirketin sermayesinin yabancılara ait olup olmadığına bakılması yeterli değildir. Ortaklık yapısı, yönetim kontrolü, doğrudan veya dolaylı iştirak ilişkileri, taşınmazın bulunduğu bölge ve şirketin ana sözleşmesindeki faaliyet konuları birlikte incelenmelidir.
Yabancı şirketlerin Türkiye’deki yapılanmaları hakkında ayrıca yabancı şirketlerin Türkiye’de şube ve irtibat bürosu kuruluş sürecine ilişkin açıklamalar da incelenebilir.
1. Yabancı Şirket ile Yabancı Sermayeli Türk Şirketi Arasındaki Fark
A. Yurt Dışında Kurulmuş Yabancı Tüzel Kişiler
Yabancı bir devletin hukukuna göre kurulmuş ve merkezi yurt dışında bulunan ticaret şirketleri bakımından Tapu Kanunu m. 35/2 uygulanır.
Bu şirketler, kural olarak Türkiye’de doğrudan taşınmaz edinemez. Taşınmaz veya sınırlı ayni hak edinimi ancak özel kanunlarda açıkça öngörülmüş hallerde mümkündür.
Dolayısıyla Almanya’da kurulmuş bir GmbH, İngiltere’de kurulmuş bir Ltd. veya başka bir ülkede kurulmuş yabancı şirketin Türkiye’de doğrudan taşınmaz satın alabilmesi ile Türkiye’de yabancı yatırımcılar tarafından kurulmuş bir anonim veya limited şirketin taşınmaz edinmesi aynı hukuki rejime tabi değildir.
B. Türkiye’de Kurulmuş Yabancı Sermayeli Şirketler
Türkiye’de Türk hukukuna göre kurulan anonim veya limited şirket, ortaklarının yabancı olması nedeniyle yabancı ülkede kurulmuş yabancı tüzel kişi hâline gelmez. Şirket, Türkiye hukukuna göre kurulmuş ayrı bir tüzel kişiliğe sahiptir.
Bununla birlikte yabancı yatırımcıların şirketteki pay veya yönetim kontrolünün Tapu Kanunu m. 36 kapsamında bulunması hâlinde, taşınmaz edinimi bakımından özel bir prosedür uygulanır.
Yabancıların şirket, gayrimenkul ve diğer hukuki işlemleri bakımından genel çerçeve için yabancılar hukuku bilgilendirme sayfası da ilgili konular arasında yer almaktadır.
2. Tapu Kanunu m. 36 Kapsamına Giren Şirketler ve %50 Kuralı
Tapu Kanunu m. 36 kapsamında olan şirketler, ana sözleşmelerinde belirtilen faaliyet konularını yürütmek üzere taşınmaz mülkiyeti veya sınırlı ayni hak edinebilir.
Şirketin m. 36 kapsamına girmesi bakımından iki temel durum vardır:
- Yabancı gerçek veya tüzel kişilerin ya da uluslararası kuruluşların şirket sermayesinin %50 veya daha fazlasına sahip olması,
- Yabancı yatırımcıların sermaye payı %50’nin altında olsa bile şirket yöneticilerinin çoğunluğunu atayabilme veya görevden alabilme yetkisine sahip olması.
Dolaylı Ortaklık ve İştirakler
Yabancı yatırımcının Türkiye’de kurulu başka bir şirkette doğrudan veya dolaylı ortaklık yapısına sahip olması hâlinde nihai ortaklık oranı da dikkate alınır.
Örneğin yabancı yatırımcının A şirketindeki payı %60 ve A şirketinin B şirketindeki payı %90 ise, B şirketindeki nihai yabancı ortaklık oranının değerlendirilmesinde %60 x %90 = %54 oranı gündeme gelir.
Bu nedenle yalnızca taşınmazı satın alacak şirketin doğrudan ortaklarına bakılması yeterli değildir. Grup şirketleri ve iştirak zinciri ayrıca incelenmelidir.
%50’nin Altında Kalan Şirketler
Yabancı yatırımcıların payı %50’nin altında olan ve yabancı yatırımcıların yöneticilerin çoğunluğunu atama veya görevden alma yetkisine sahip olmadığı şirketler, Tapu Kanunu m. 36 kapsamı dışında kalır.
Bu şirketler, m. 36/4 uyarınca yerli sermayeli şirketlerin tabi olduğu hükümler çerçevesinde taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinebilir.
Ancak “m. 36 kapsamı dışında olmak” bütün diğer taşınmaz edinim sınırlamalarının ortadan kalktığı anlamına gelmez. Taşınmazın niteliğine, imar durumuna, özel kanun hükümlerine ve diğer genel sınırlamalara ayrıca bakılması gerekir.
3. Yabancı Sermayeli Şirket Taşınmaz Satın Alırken Valilik İzni Gerekir mi?
Tapu Kanunu m. 36 kapsamındaki şirketler bakımından taşınmaz edinim süreci, 16 Ağustos 2012 tarihli ve 28386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2644 Sayılı Tapu Kanununun 36 ncı Maddesi Kapsamındaki Şirketlerin ve İştiraklerin Taşınmaz Mülkiyeti ve Sınırlı Aynî Hak Edinimine İlişkin Yönetmelik hükümleri çerçevesinde yürütülür.
Bu Yönetmelik uyarınca başvuru, taşınmazın bulunduğu yerdeki Valilik İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğüne yapılır.
Başvuruda temel olarak taşınmaza ilişkin tapu ve koordinat bilgileri, şirketin ana sözleşmesindeki faaliyet konusuyla bağlantıyı gösteren taahhütname, şirketin taşınmaz tasarrufuna izinli olduğunu ve temsilcisini gösteren belge ile ortaklık yapısını gösteren belgeler gündeme gelir.
Güncel uygulama bakımından TKGM’nin yabancı sermayeli şirketlerin taşınmaz edinimine ilişkin 2012/13 sayılı Genelgesi başvuru rejiminin önemli kaynaklarından biridir.
Valilik İncelemesinde Taşınmazın Bulunduğu Bölge Neden Önemlidir?
Yönetmelik, taşınmazın;
- askerî yasak bölge,
- askerî güvenlik bölgesi,
- 2565 sayılı Kanun m. 28 kapsamında belirlenen bölge,
- özel güvenlik bölgesi
içinde bulunup bulunmadığının belirlenmesine yönelik ayrı bir inceleme öngörmektedir.
Valilik, başvurudan sonra ilgili askerî ve güvenlik makamlarından bilgi ister. Yönetmelikte bu kurumların cevap vermesi için belirli süreler de düzenlenmiştir.
Taşınmaz Güvenlik Bölgesi Dışındaysa
Taşınmazın ilgili askerî veya özel güvenlik bölgelerinin dışında kaldığı tespit edilirse, Valilik tarafından şirket ve tapu sicil müdürlüğüne tescil işleminin yapılabilmesi için yazılı bilgi verilir.
Yönetmelik m. 8 uyarınca bu bildirimin ardından tescil talebinin altı ay içinde yapılması gerekir. Sürenin geçirilmesi hâlinde başvurunun yenilenmesi gerekir.
Taşınmaz Askerî Bölge İçindeyse
Taşınmazın askerî yasak bölge, askerî güvenlik bölgesi veya 2565 sayılı Kanun m. 28 kapsamında belirlenen bölgelerden birinde bulunması hâlinde, ülke güvenliği yönünden ayrıca değerlendirme yapılır.
Yönetmelik m. 6, bu değerlendirmeye ilişkin usul ve süreleri ayrıntılı olarak düzenlemektedir.
Taşınmaz Özel Güvenlik Bölgesindeyse
Taşınmaz özel güvenlik bölgesinde bulunuyorsa Yönetmelik m. 7 kapsamında Valilik bünyesindeki Komisyon tarafından ülke güvenliği bakımından değerlendirme yapılır.
Olumlu veya olumlu sayılan değerlendirme sonrasında tescil işlemi için tapu sicil müdürlüğüne bildirim yapılır.
4. Valilik Başvurusu Nasıl İlerler?
Tapu Kanunu m. 36 kapsamındaki bir şirket bakımından genel süreç şu şekilde özetlenebilir:
- Taşınmaz ve şirketin ortaklık yapısı incelenir.
- Şirketin Tapu Kanunu m. 36 kapsamında olup olmadığı belirlenir.
- Gerekli bilgi ve belgeler hazırlanır.
- Taşınmazın bulunduğu Valiliğin İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğüne başvuru yapılır.
- Taşınmazın askerî veya özel güvenlik bölgesinde bulunup bulunmadığı araştırılır.
- Gerekli hâllerde ilgili askerî makamlar ve Valilik Komisyonu tarafından güvenlik değerlendirmesi yapılır.
- Olumlu sonuçta tescil için ilgili tapu müdürlüğüne bildirim yapılır.
- Tescil işlemi gerçekleştirilir.
Yönetmelikte bazı kurumlar için 15 gün, 30 gün ve bazı işlemler için üç iş günü gibi özel süreler düzenlenmiştir. Bu nedenle “Valilik izni kesin olarak 30, 45 veya 60 günde sonuçlanır” şeklinde sabit bir süre verilmesi doğru değildir.
5. Sonradan Hisse Devri Yapılması Taşınmazı Etkiler mi?
Evet. Taşınmaz sahibi şirketin ortaklık yapısının sonradan değişmesi, Tapu Kanunu m. 36 bakımından ayrıca önem taşır.
Özellikle yabancı yatırımcıların paylarının veya yönetim kontrolünün m. 36 kapsamına girecek şekilde değişmesi hâlinde, şirketin sahip olduğu taşınmazlar bakımından Yönetmelik m. 11 ve devamındaki hükümler gündeme gelir.
Yönetmelik m. 11 uyarınca, hisse devri sonucunda Yönetmelik kapsamına giren şirketin hisse devrine ilişkin bilgileri, Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu Uygulama Yönetmeliği m. 5 çerçevesinde hisse devrini takip eden bir ay içinde Bakanlığa bildirmesi لازم است.
Dolayısıyla metindeki “30 gün içinde Valiliğe bildirim” şeklindeki genel ifade yerine, mevzuattaki bir ay içinde Bakanlığa bildirim düzenlemesinin esas alınması gerekir.
Taşınmazın Güvenlik Bölgesinde Bulunduğunun Sonradan Anlaşılması
Hisse devri sonrasında şirketin mevcut taşınmazları bakımından da güvenlik bölgesi araştırması yapılabilir. Yönetmelik m. 11, bu durumda şirketin mevcut taşınmazlarının ilgili güvenlik makamlarınca değerlendirilmesine yönelik özel bir prosedür öngörmektedir.
Bu nedenle taşınmaz sahibi bir Türk şirketinin yabancı yatırımcıya devri planlanıyorsa, yalnızca hisse değerlemesinin değil, şirketin mevcut taşınmaz portföyünün de hukuki durumunun incelenmesi gerekir.
6. Hangi Hâllerde Yönetmelik Rejimi Uygulanmaz?
| Muafiyet veya özel durum | Genel açıklama |
|---|---|
| Taşınmaz rehni | Taşınmaz rehni tesisine ve rehnin paraya çevrilmesi kapsamındaki edinimlere ilişkin özel düzenlemeler bulunur. |
| Şirket birleşme ve bölünmeleri | Birleşme veya bölünme sonucunda taşınmaz mülkiyeti ve sınırlı ayni hak nakilleri bakımından Yönetmelik hükümleri uygulanmaz. |
| Organize Sanayi Bölgeleri | Özel yatırım bölgelerine ilişkin hükümler kapsamında farklı bir işlem rejimi uygulanabilir. |
| Endüstri Bölgeleri | 4737 sayılı Kanun kapsamındaki özel yatırım bölgesi işlemleri ayrıca değerlendirilir. |
| Teknoloji Geliştirme Bölgeleri | 4691 sayılı Kanun kapsamındaki taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinimleri özel rejime tabidir. |
| Serbest Bölgeler | 3218 sayılı Kanun kapsamındaki özel düzenlemeler dikkate alınır. |
| Banka alacaklarının tahsili | 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında kredi işlemleri veya alacakların tahsili amacıyla edinilen taşınmazlar bakımından özel düzenleme vardır. |
Bu alanlarda “her durumda Valilik izni gerekir” şeklinde genel bir kabul yapılmamalıdır. Somut taşınmazın hangi özel kanun kapsamında bulunduğu ayrıca kontrol edilmelidir.
7. Taşınmazın Şirketin Faaliyet Konusuna Uygun Kullanılması
Tapu Kanunu m. 36 kapsamındaki şirketlerin taşınmaz edinimi, ana sözleşmede belirtilen faaliyet konularını yürütme amacıyla bağlantılıdır.
Bu nedenle şirketin ana sözleşmesindeki faaliyet konusu ile taşınmazın edinim amacı arasında hukuki ve fiilî bir bağlantı bulunması önem taşır.
Yönetmelik m. 13 uyarınca edinilen taşınmazların şirketin veya iştirakinin ana sözleşmesinde belirtilen faaliyet konuları çerçevesinde kullanılıp kullanılmadığı Valilik Komisyonu tarafından değerlendirilebilir.
Taşınmaz işlemlerinde tapu kaydı, takyidatlar ve kullanım amacı bakımından ayrıca inceleme yapılması gerektiğinden, gayrimenkul hukuku ve tapu incelemesi hakkındaki bilgilendirmeler de konu ile bağlantılıdır.
8. Mevzuata Aykırılık Hâlinde Tasfiye Süreci
Yabancı sermayeli şirketin taşınmazı mevzuata aykırı biçimde edinmesi veya Yönetmelik hükümlerine aykırı kullanması hâlinde tasfiye süreci gündeme gelebilir.
Yönetmelik m. 14 uyarınca Valilik, aykırılığa ilişkin bilgi ve belgelerle birlikte durumu Maliye Bakanlığına bildirir.
Maliye Bakanlığı, taşınmaz maliki şirkete taşınmazın veya sınırlı ayni hakkın altı ay içinde tasfiye edilmesini bildirir. Haklı sebeplerin bulunması hâlinde bu süre bir defaya mahsus olmak üzere altı aya kadar uzatılabilir.
Şirket verilen süre içinde tasfiye işlemini gerçekleştirmezse taşınmaz veya sınırlı ayni hak Maliye Bakanlığı tarafından genel hükümlere göre tasfiye edilir ve tasfiye harcamaları düşüldükten sonra bedeli hak sahibi adına açılacak banka hesabına yatırılır.
Bu nedenle yazıdaki “azami bir yıl, uygulamada genellikle 6 ay ila 1 yıl” ifadesi yerine, Yönetmelik m. 14’te açıkça düzenlenen 6 ay + haklı sebeple bir defaya mahsus 6 aya kadar uzatma sistemi esas alınmalıdır.
9. Yargıtay Kararları ve Hukuki Riskler
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2022/6599, K. 2023/2586, T. 15.05.2023
Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin E. 2022/6599, K. 2023/2586, T. 15.05.2023 tarihli kararında, yabancı uyruklu kişinin tarımsal nitelikteki taşınmaz edinimine ilişkin uyuşmazlıkta, taşınmazın kanuni edinim şartlarına uygun olmadığı iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasının sonradan taşınmazın eski malikine devredilmesi nedeniyle konusuz kalması ve bu durumda yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin nasıl değerlendirilmesi gerektiği incelenmiştir.
Kararda, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun ve davalının davanın açılmasına sebebiyet verip vermediğinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır.
Karar kaynağı: سامانه جستوجوی آرای Yargıtay üzerinden karar araması yapılabilir. Kararın ayrıntılı metnine ilişkin ikincil karar kaynağı da ayrıca kontrol edilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2018/558, K. 2021/1514, T. 30.11.2021
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun E. 2018/558, K. 2021/1514, T. 30.11.2021 tarihli kararı doğrulanmaktadır. Ancak bu kararın konusu, yazının önceki hâlinde aktarıldığı şekilde doğrudan Tapu Kanunu m. 35 ve m. 36 kapsamında yabancı sermayeli şirketlerin taşınmaz ediniminin “kamu düzenine ilişkin olduğu” yönünde genel bir değerlendirme değildir.
Karar, esas itibarıyla yabancı uyruklu miras bırakanın mirasçılık belgesine ilişkin uyuşmazlıkta usulî ve maddi incelemeye ilişkindir. Bu nedenle karar, yabancı sermayeli şirketlerin taşınmaz edinimi bakımından doğrudan emsal karar olarak kullanılmamıştır.
Yargıtay kararlarının tamamına ilişkin araştırma yapmak isteyenler için Yargıtay’ın resmî emsal karar arama açıklaması قابل استفاده است.
10. Taşınmaz Türlerine Göre Genel Karşılaştırma
| معیار | Yurt dışında kurulmuş yabancı şirket | Tapu Kanunu m. 36 kapsamındaki yabancı sermayeli Türk şirketi | m. 36 kapsamı dışındaki yabancı sermayeli Türk şirketi |
|---|---|---|---|
| مقررات اصلی | 2644 sayılı Tapu Kanunu m. 35/2 | 2644 sayılı Tapu Kanunu m. 36 | 2644 sayılı Tapu Kanunu m. 36/4 |
| خرید ملک | Kural olarak mümkün değildir; özel kanun istisnaları saklıdır. | Kanuni şartlar ve ilgili prosedür çerçevesinde mümkündür. | Yerli sermayeli şirketlerin tabi olduğu hükümler çerçevesinde mümkündür. |
| Valilik süreci | m. 36 rejimi uygulanmaz. | Yönetmelikte düzenlenen başvuru ve bölge incelemesi uygulanır. | m. 36 Yönetmeliği uygulanmaz. |
| Yabancı ortaklık oranı | Şirket doğrudan yabancı tüzel kişidir. | %50 veya daha fazla pay ya da belirli yönetim kontrolü kriteri önemlidir. | %50’nin altında ve yabancı yönetim kontrolü bulunmayan yapı. |
| Faaliyet konusu | Özel kanunda öngörülen amaç ve şartlar dikkate alınır. | Edinim şirketin ana sözleşmesindeki faaliyet konuları çerçevesinde olmalıdır. | Genel şirket ve taşınmaz mevzuatı uygulanır. |
| Tasfiye riski | Özel kanun hükümleri ayrıca incelenir. | Mevzuata aykırı edinim veya kullanım hâlinde Yönetmelik m. 14 gündeme gelebilir. | Somut işlemin tabi olduğu genel hükümler değerlendirilir. |
11. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Yabancı sermayeli şirket Türkiye’de konut veya arsa satın alabilir mi?
Evet. Türkiye’de kurulmuş yabancı sermayeli şirket, Tapu Kanunu m. 36 kapsamındaki şartları taşıması hâlinde taşınmaz edinebilir. Ancak şirketin m. 36 kapsamında olup olmadığı, taşınmazın bulunduğu bölge ve edinim amacının şirketin ana sözleşmesindeki faaliyet konusu ile uyumu ayrıca değerlendirilmelidir.
2. %100 yabancı sermayeli bir anonim şirket doğrudan tapu alabilir mi?
Evet, prensip olarak taşınmaz edinimi mümkündür; ancak şirket Tapu Kanunu m. 36 kapsamındaysa Yönetmelikteki başvuru ve güvenlik bölgesi inceleme prosedürünün uygulanması gerekir. Bu nedenle “%100 yabancı sermayeli şirket tapu alamaz” şeklindeki ifade doğru değildir.
3. %40 yabancı ortaklığı bulunan Türk şirketi Valilik sürecine tabi midir?
Yalnızca %40 yabancı sermaye bulunması tek başına m. 36 kapsamına girmek için yeterli değildir. Ancak yabancı yatırımcıların sermaye oranı %50’nin altında olsa bile yöneticilerin çoğunluğunu atama veya görevden alma yetkisine sahip olup olmadıkları ayrıca incelenir.
4. Yabancı ortakların payı %50’nin üzerine çıkarsa mevcut taşınmaz ne olur?
Hisse devri, şirketi Tapu Kanunu m. 36 ve ilgili Yönetmelik kapsamına sokuyorsa mevcut taşınmazlar bakımından da Yönetmelik m. 11 ve devamındaki hükümler kapsamında inceleme yapılabilir. Özellikle taşınmazların askerî veya özel güvenlik bölgelerinde bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılabilir.
5. Hisse devrinden sonra Bakanlığa ne zaman bildirim yapılır?
Yönetmelik m. 11 uyarınca, Yönetmelik kapsamına giren şirket bakımından hisse devrine ilişkin bildirimin Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu Uygulama Yönetmeliği m. 5 çerçevesinde hisse devrini takip eden bir ay içinde Bakanlığa yapılması gerekir.
6. Valilik izni ne kadar sürede çıkar?
Tek bir genel sonuçlanma süresi vermek doğru değildir. Yönetmelik, askerî makamların görüşleri ve Komisyon değerlendirmesi için farklı süreler öngörmektedir. Örneğin bazı güvenlik bölgesi araştırmalarında 15 gün, askerî değerlendirmede 30 gün gibi özel süreler bulunmaktadır. Başvurunun tamamlanma süresi taşınmazın bulunduğu bölgeye ve işlemin niteliğine göre değişebilir.
7. Taşınmaz askeri güvenlik bölgesindeyse şirket kesinlikle satın alamaz mı?
Kesin bir yasak şeklinde ifade edilemez. Taşınmazın hangi güvenlik bölgesinde bulunduğu ve ilgili makamların ülke güvenliği yönünden değerlendirmesi önem taşır. Yönetmelik m. 6 ve m. 7 bu durumlar için özel prosedürler öngörmektedir.
8. Mevzuata aykırı edinilen taşınmaz ne olur?
Yönetmelik m. 14 kapsamında tasfiye süreci gündeme gelebilir. Şirkete taşınmazı altı ay içinde tasfiye etmesi bildirilir; haklı sebepler varsa bu süre bir defaya mahsus olmak üzere altı aya kadar uzatılabilir. Süresinde tasfiye gerçekleşmezse taşınmaz genel hükümlere göre tasfiye edilir.
9. Yabancı şirketin Türkiye’deki şubesi kendi adına taşınmaz satın alabilir mi?
Yabancı şirketin Türkiye’deki şubesi, ana şirketten bağımsız ayrı bir tüzel kişiliğe sahip değildir. Bu nedenle yabancı merkezli şirketin şubesi ile Türkiye’de kurulmuş ayrı bir anonim veya limited şirketin taşınmaz edinimi birbirinden ayrılmalıdır. Yabancı şirketlerin Türkiye’deki yapılanmaları için ayrıca şube ve irtibat bürosu rejimine ilişkin güncel açıklamalara میتوان بررسی کرد.
10. Şirket adına alınan taşınmaz yabancı ortağa Türk vatandaşlığı kazandırır mı?
Hayır. Şirket adına edinilen taşınmaz, yabancı ortağın şahsen kendi adına taşınmaz edinmiş olması anlamına gelmez. Taşınmaz edinimine dayalı istisnai vatandaşlık bakımından gerçek kişinin kendi adına yaptığı yatırım ve Yönetmelik m. 20’deki diğer şartlar değerlendirilir.
Güncel uygulamada taşınmaz edinimi yoluyla vatandaşlık bakımından en az 400.000 ABD doları veya karşılığı döviz tutarındaki taşınmazın ve üç yıllık satmama şartının yanı sıra, taşınmazın niteliği ve diğer koşullar da önem taşımaktadır. TKGM’nin güncel kılavuzunda bu hususlar ayrıntılı olarak açıklanmaktadır.
Taşınmaz sahipliği ile ikamet hakkının da birbirinden ayrılması gerekir. Bu konuda taşınmaz sahipliğine dayalı ikamet izni şartları را نیز میتوان بررسی کرد.
12. Taşınmaz Edinimi ile İkamet ve Vatandaşlık Arasındaki Fark
Bir şirketin taşınmaz edinmesi, şirket ortaklarının otomatik olarak ikamet izni veya Türk vatandaşlığı kazanması sonucunu doğurmaz.
Şirket adına alınan taşınmaz ile yabancı gerçek kişinin kendi adına aldığı taşınmaz hukuken farklı değerlendirilir.
Yabancının taşınmaz sahibi olması nedeniyle verilen ikamet izninin daha sonra sona erdirilmesi veya iptal edilmesi de ayrıca idari işlem niteliğindedir. Bu konuda ikamet izninin iptali ve dava sürecine ilişkin bilgiler ayrıca incelenebilir.
Taşınmaza dayalı ikamet izni bakımından somut mahkeme kararlarının değerlendirilmesi için taşınmaz ikamet izni iptali ve V-69 karar incelemesi de ilgili bir örnektir.
13. Sonuç ve Hukuki Değerlendirme
Türkiye’de taşınmaz edinmek isteyen yabancı yatırımcılar bakımından öncelikle doğru şirket yapısının belirlenmesi gerekir.
Yurt dışında kurulmuş yabancı şirket ile Türkiye’de kurulmuş yabancı sermayeli şirket aynı hukuki rejime tabi değildir. Türkiye’de kurulu şirket bakımından ise yabancı yatırımcıların %50 veya daha fazla paya sahip olup olmadığı ya da %50’nin altında paya rağmen yönetim kontrolüne sahip bulunup bulunmadığı belirleyicidir.
Tapu Kanunu m. 36 kapsamındaki şirketlerde taşınmaz edinim süreci Valilik İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü üzerinden yürütülür ve taşınmazın askerî, güvenlik veya özel güvenlik bölgesinde bulunup bulunmadığı araştırılır.
Taşınmazın şirketin ana sözleşmesindeki faaliyet konusu çerçevesinde kullanılması da önem taşır. Sonradan gerçekleşen hisse devirleri ise mevcut taşınmazların hukuki durumunu etkileyebileceğinden ayrıca incelenmelidir.
Mevzuata aykırı edinim veya kullanım tespit edildiğinde Yönetmelik m. 14 kapsamında tasfiye süreci gündeme gelebilir. Bu nedenle taşınmaz satın alınmadan önce yalnızca tapu kaydının değil, şirketin ortaklık yapısının, faaliyet konusunun, taşınmazın bulunduğu bölgenin ve özel kanun hükümlerinin birlikte incelenmesi gerekir.
Yabancı şirketlerin taşınmaz edinimi, şube yapılanması, şirket ortaklığı ve yabancıların taşınmazla bağlantılı hakları bakımından ayrıca şirket kurarak çalışma izni konusundaki güncel açıklamalar da ilgili hukuki başlıklar arasında değerlendirilebilir.
اطلاعات نویسنده
وکیل باتین ییلماز
شماره ثبت کانون وکلای استانبول: 77008
TBB ve Reklam Yasağına Uyum İbaresi
این محتوا صرفاً با هدف اطلاعرسانی عمومی حقوقی تهیه شده است. این محتوا با هدف تبلیغ برای هیچ شخص یا نهادی، جذب کار، جذب موکل، ارجاع، ادعای برتری حرفهای یا تضمین نتیجه حقوقی تنظیم نشده است.
İçerik hazırlanırken Avukatlık Kanunu, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları ve avukatlık mesleğine ilişkin reklam yasağı düzenlemeleri gözetilmiştir. Buradaki açıklamalar somut olay bakımından hukuki danışmanlık veya kesin hukuki görüş niteliğinde değildir.
İletişim Bilgileri
وکیل باتین ییلماز
شماره ثبت کانون وکلای استانبول: 77008
Yakuplu Mahallesi, Hürriyet Bulvarı, Skyport Residence No: 1/133,
Beylikdüzü / İstanbul
تلفن: +90 532 669 34 90
ایمیل: info@batinyilmaz.av.tr
Bu iletişim bilgileri yalnızca iletişim amacıyla paylaşılmış olup reklam, iş sağlama veya belirli bir hukuki sonucu garanti etme amacı taşımaz.
