Başlıklar

Türkiye’ye Girişte Havalimanından Geri Çevrilen Yabancı Ne Yapmalı? Giriş Reddi ve INAD Yolcu

Türkiye sınır kapılarına, özellikle İstanbul Havalimanı, Sabiha Gökçen Havalimanı, Antalya Havalimanı veya Esenboğa Havalimanı gibi uluslararası havalimanlarına gelen bir yabancının pasaport kontrolü sırasında Türkiye’ye girişine izin verilmemesi ve geri çevrilmesi, uygulamada INAD (Inadmissible Passenger – Kabul Edilemeyen Yolcu) işlemi olarak adlandırılmaktadır.

Türkiye’ye girişine izin verilmeyen yabancının karşılaştığı işlem, Türkiye sınırları içerisinde bulunan bir yabancı hakkında verilen klasik sınır dışı etme kararından farklıdır. Bununla birlikte, INAD işlemi yabancının haklarının bulunmadığı anlamına gelmez. İşlemin hukuki dayanağının, gerekçesinin, tebliğinin, geri gönderme sürecinin ve varsa giriş yasağı veya tahdit kaydının ayrı ayrı incelenmesi gerekir.

Havalimanında geri çevrilen yabancı bakımından ilk aşamada yapılması gerekenler; hakkında düzenlenen belge ve kararların alınması, mümkünse gerekçenin öğrenilmesi, geri gönderileceği ülkeye ilişkin ciddi bir işkence veya kötü muamele riski varsa uluslararası koruma talebinin derhâl yetkili makamlara bildirilmesi ve somut olayın gerektirmesi hâlinde idari yargı yoluna başvurulmasının değerlendirilmesidir.

Özellikle geri gönderme işleminin saatler içerisinde gerçekleşme ihtimali bulunan dosyalarda, yalnızca dava açılması yeterli olmayabilir. Yürütmenin durdurulması talebi ve yaşam veya maddi-manevi bütünlük bakımından ciddi ve yakın tehlike bulunması hâlinde Anayasa Mahkemesi’ne tedbir talepli bireysel başvuru imkânı ayrıca değerlendirilmelidir.

INAD (Kabul Edilemeyen Yolcu) Nedir?

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 3. maddesinde “kabul edilemeyen yolcu”; ülkeye giriş yapmak veya ülkeden transit geçmek amacıyla sınır kapısına gelen ancak mevzuatta aranan koşulları taşımadığı için Türkiye’ye girişine veya transit geçişine izin verilmeyen kişi olarak tanımlanmaktadır.

YUKK m.7 uyarınca belirli şartları taşımayan yabancılar Türkiye’ye girişlerine izin verilmeyerek geri çevrilebilir. Bu kapsamda yapılan işlemlerin yabancıya tebliğ edilmesi ve tebligatta karara karşı kullanılabilecek itiraz yolları ile diğer yasal hak ve yükümlülüklerin gösterilmesi gerekir.

YUKK m.7/3 uyarınca, bu kapsamda bulunan yabancılar işlemleri sonuçlanıncaya kadar sınır kapılarında kendileri için belirlenen alanlarda bekletilebilir. Bu düzenleme, 6 Aralık 2019 tarihli ve 7196 sayılı Kanun’un 70. maddesiyle YUKK m.7’ye eklenmiştir.

Bu nedenle havalimanındaki INAD alanında bekletilme ile Türkiye içerisinde bulunan bir yabancı hakkında alınan idari gözetim kararının aynı hukuki işlem olduğu sonucuna otomatik olarak varılmamalıdır. Her iki durumda kişinin fiilen bulunduğu yer, hukuki statüsü, işlemin dayanağı ve uygulanan usul ayrı ayrı incelenmelidir.

INAD İşleminin Hukuki Dayanakları Nelerdir?

INAD işleminin temel hukuki çerçevesi başta 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu olmak üzere ilgili ikincil mevzuat ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası düzenlemelerden oluşmaktadır.

Özellikle şu hükümler önem taşır:

  • YUKK m.3: Kabul edilemeyen yolcu tanımı.
  • YUKK m.4: Geri gönderme yasağı.
  • YUKK m.6: Belge kontrolü ve kapsamlı kontrol.
  • YUKK m.7: Türkiye’ye girişlerine izin verilmeyecek yabancılar ve kabul edilemeyen yolcu işlemi.
  • YUKK m.8: Uluslararası koruma başvurusunun giriş şartlarından bağımsız olarak değerlendirilmesi.
  • YUKK m.9: Türkiye’ye giriş yasağı.
  • YUKK m.10: Giriş yasağının tebliği.
  • YUKK m.15: Vize verilmeyecek yabancılar.
  • YUKK m.65: Uluslararası koruma başvurusu.
  • YUKK m.98: Taşıyıcıların yükümlülükleri.
  • 2577 sayılı İYUK m.7: Genel idari dava açma süresi.
  • 2577 sayılı İYUK m.27: Yürütmenin durdurulması.
  • 2577 sayılı İYUK m.32: İdari davalarda genel yetki.

6458 sayılı Kanun’un güncel metninde kabul edilemeyen yolcu tanımı, giriş şartları, giriş yasağı ve uluslararası korumaya ilişkin temel hükümler yer almaktadır. Göç İdaresi Başkanlığının yayımladığı YUKK metni ile kanunun ilgili hükümleri ayrıca kontrol edilebilir.

Türkiye’ye Giriş Reddinin Başlıca Nedenleri

Geçerli pasaport veya seyahat belgesinin bulunmaması

Pasaportu veya pasaport yerine geçen seyahat belgesi bulunmayan ya da bu belgeleri sahte veya hileli yollarla edindiği anlaşılan yabancılar YUKK m.7 kapsamında Türkiye’ye alınmayabilir.

Pasaport geçerlilik süresinin yetersiz olması

YUKK m.7/1-b uyarınca yabancının vize, vize muafiyeti veya ikamet izni süresinin bitiminden itibaren en az 60 gün daha geçerli pasaporta veya pasaport yerine geçen belgeye sahip olması gerekir.

Örneğin, somut olayda yabancıya 90 günlük vize veya vize muafiyeti kapsamında kalış hakkı tanınıyorsa, giriş tarihinde pasaport süresinin kural olarak en az 150 gün olması gerekir. Ancak her ülke ve her seyahat bakımından vize rejiminin ayrıca kontrol edilmesi gerekir.

Vize veya giriş şartlarının bulunmaması

Vize sahibi olmak Türkiye’ye giriş konusunda mutlak ve koşulsuz bir hak sağlamaz. 6458 sayılı Kanun’un 11. maddesinde de vizelerin Türkiye’ye giriş için mutlak hak sağlamadığı açıkça düzenlenmiştir.

Türkiye’ye giriş yasağı bulunması

YUKK m.9 kapsamında Türkiye’ye giriş yasağı bulunan yabancının sınır kapısında Türkiye’ye alınmaması mümkündür. Giriş yasağının dayanağı, süresi ve tebliğ şekli somut olay bakımından ayrıca incelenmelidir.

Bu konuda Türkiye’ye giriş yasağının kaldırılması hakkındaki güncel incelememizde de giriş yasağı ile tahdit kaydı arasındaki ayrım açıklanmaktadır.

Seyahat amacının yeterince açıklanamaması

YUKK m.15/1-f uyarınca Türkiye’ye giriş, Türkiye’den geçiş veya Türkiye’de kalış amacını haklı nedenlere dayandıramayan yabancılara vize verilmeyebilir. Vize muafiyetiyle gelen yabancılar bakımından da YUKK m.7/1-c aracılığıyla m.15 kapsamındaki durumlar giriş aşamasında önem taşıyabilir.

Bu nedenle sınır kontrolünde konaklama bilgileri, dönüş veya devam bileti, seyahat planı, ziyaret edilecek kişi veya kurumlara ilişkin bilgiler ve kalış süresince yeterli maddi imkâna sahip olunduğunu gösteren belgeler önem taşıyabilir. Ancak bu belgelerden herhangi birinin bulunmaması her somut olayda otomatik olarak INAD işlemi uygulanacağı anlamına gelmez; idarenin değerlendirmesi ve işlemin gerekçesi ayrıca incelenmelidir.

Yeterli ve düzenli maddi imkânın bulunmaması

YUKK m.15/1-g, kalacağı sürede yeterli ve düzenli maddi imkâna sahip olmayan yabancıları vize verilmeyecek kişiler arasında saymaktadır. Bu düzenlemenin giriş aşamasındaki uygulaması somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığına ilişkin gerekçeler

YUKK m.9 Türkiye’ye giriş yasağı bakımından kamu düzeni, kamu güvenliği ve kamu sağlığı kriterlerini düzenlemektedir. Ayrıca YUKK m.15 kapsamında kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından sakıncalı görülenler ile kamu sağlığına tehdit oluşturan hastalıklardan birini taşıyanlar bakımından vize verilmemesi gündeme gelebilir.

Tahdit Kodu ile INAD İşlemi Aynı Şey midir?

Hayır. Tahdit kodu, giriş yasağı, INAD işlemi ve sınır dışı etme kararı aynı hukuki işlem değildir.

Uygulamada tahdit kodları, yabancının göç kayıtlarında belirli bir idari durum veya kısıtlamayı gösteren sistem kayıtları olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak tahdit kodlarının tamamı 6458 sayılı Kanun’da tek tek tanımlanmış değildir. Bu nedenle yalnızca internet ortamındaki kod listelerine bakılarak belirli bir kodun hukuki sonucuna kesin biçimde ulaşılması doğru değildir.

Örneğin G-87 kodu uygulamada kamu düzeni veya kamu güvenliği gerekçeli giriş kısıtlamalarıyla ilişkilendirilmektedir. Anayasa Mahkemesinin V.N. kararına konu olayda da başvurucunun Türkiye’ye girişine YUKK m.9 kapsamında bulunan giriş yasağı nedeniyle izin verilmemiş ve kendisine Kabul Edilemez Yolcu Belgesi düzenlenmiştir. r3

N-82 bakımından ise kodun kendisini “kesin giriş yasağı” olarak nitelendirmek yerine, YUKK m.9/7 kapsamında belirli yabancıların Türkiye’ye kabulünün ön izin şartına bağlanabilmesi dikkate alınmalıdır.

Bu nedenle bir yabancı hakkında tahdit kodu bulunduğu öğrenildiğinde öncelikle kodun kendisinden ziyade hangi idari işleme, hangi gerekçeye, hangi tarihe ve hangi süreye dayandığı tespit edilmelidir.

Tahdit kodlarının hukuki niteliği hakkında ayrıca Tahdit Kodu Nedir, Nasıl Kaldırılır? başlıklı güncel incelememize bakılabilir.

Havalimanında INAD Süreci Nasıl İşler?

1. Pasaport ve belge kontrolü

Yabancının pasaportu veya seyahat belgesi, vize veya vize muafiyeti, ikamet veya çalışma izni ve sınır kontrol sistemlerindeki kayıtları incelenebilir. YUKK m.6 uyarınca gerekli görülmesi hâlinde kapsamlı kontrol de yapılabilir.

Kapsamlı kontrol bakımından Kanun, belirli şartlarda yabancının dört saate kadar bekletilebileceğini düzenlemektedir. Bununla birlikte yabancının ülkeye kabulüne ilişkin işlemlerin tamamlanması için dört saatten daha uzun bir süre fiilen bekletilmesi ile kapsamlı kontrol süresi birbirinden ayrılmalıdır.

2. Sınır mülakatı ve değerlendirme

Yabancının Türkiye’ye geliş amacı, konaklama planı, dönüş veya devam seyahati, maddi imkânları, Türkiye’de ziyaret edeceği kişiler ve seyahat belgeleri hakkında sorular yöneltilebilir.

Bu aşamada verilen cevapların pasaport, vize başvurusu, konaklama belgesi ve diğer belgelerle tutarlı olması önemlidir.

3. Kabul Edilemez Yolcu işlem belgesi ve tebligat

YUKK m.7/2 uyarınca bu madde kapsamında yapılan işlemler geri çevrilen yabancıya tebliğ edilmelidir. Tebligatta karara karşı kullanılabilecek itiraz yolları ile diğer yasal hak ve yükümlülüklerin gösterilmesi gerekir.

Bu nedenle yabancının yalnızca sözlü olarak “Türkiye’ye giremezsiniz” şeklinde bilgilendirilmesiyle yetinilmemesi; hakkında düzenlenen Kabul Edilemez Yolcu Formu veya ilgili işlem belgesinin bir örneğinin talep edilmesi önemlidir.

4. INAD alanında bekletilme

YUKK m.7/3 uyarınca işlemleri sonuçlanıncaya kadar kabul edilemeyen yolcular sınır kapılarında kendileri için belirlenen alanlarda bekletilebilir.

Bu düzenleme, havalimanında sınırsız ve denetimsiz bir şekilde tutulmanın hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. Özellikle bekletmenin niteliği, süresi, kişinin iletişim imkânları, avukata erişimi, sağlık ve temel insani ihtiyaçları somut olay bakımından önem taşır.

5. Taşıyıcının geri götürme yükümlülüğü

YUKK m.98 uyarınca taşıyıcılar, Türkiye’ye giriş veya transit geçişi reddedilen yabancıları geldikleri ya da kesin olarak kabul edilecekleri bir ülkeye geri götürmekle yükümlüdür. Ayrıca Kanun, kabul edilemeyen yolcuların geri gönderilmesine kadar beslenme, konaklama ve acil sağlık giderlerinin karşılanmasına ilişkin taşıyıcı yükümlülükleri de düzenlemektedir.

Uluslararası sivil havacılık bakımından da ICAO Annex 9, kabul edilemeyen kişilerin geri gönderilmesine ilişkin taşıyıcı ve sınır makamlarının görevlerini düzenleyen uluslararası kolaylaştırma standartlarını içermektedir. ICAO Annex 9 – Facilitation bu konuda başvurulabilecek temel uluslararası kaynaktır.

INAD ile Sınır Dışı Etme Kararı Arasındaki Farklar

Kriter INAD / Giriş Reddi Sınır Dışı Etme Kararı
Temel hukuki dayanak 6458 sayılı YUKK m.3, 6, 7, 8, 9, 10 ve 15; olayın niteliğine göre diğer hükümler 6458 sayılı YUKK m.52 ve devamı, özellikle m.53 ve m.54
Yabancının konumu Sınır kapısına gelen ve Türkiye’ye kabul edilmeyen yabancı Türkiye’de bulunan yabancı
İşlemin sonucu Türkiye’ye girişe izin verilmemesi ve geri gönderme süreci Yabancının Türkiye’den çıkarılmasına yönelik idari karar
Dava süresi Özel bir süre öngörülmemişse genel kural olarak İYUK m.7 kapsamında 60 gün YUKK m.53/3 kapsamında özel olarak 7 gün
Yetki İşlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yer esas alınır; somut olay ayrıca incelenmelidir YUKK m.53 ve İYUK hükümleri çerçevesinde değerlendirilir
Dava açılmasının etkisi Dava açılması tek başına işlemin yürütülmesini durdurmaz; şartları varsa yürütmenin durdurulması istenmelidir YUKK m.53/3’te özel bir düzenleme bulunmaktadır
Bekletilme / özgürlük kısıtlaması Sınır kapısında belirlenen alanda bekletilme söz konusu olabilir Şartları varsa geri gönderme merkezinde idari gözetim uygulanabilir

Bu ayrım önemlidir. Çünkü INAD işlemi ile sınır dışı etme kararına karşı uygulanacak süreler ve usuller aynı değildir. Bu nedenle yabancıya verilen belgenin başlığından çok, işlemin hukuki niteliği ve dayandığı mevzuat belirlenmelidir.

Havalimanından Geri Çevrilen Yabancı Ne Yapmalı?

Somut olayın özelliklerine göre izlenecek yol değişebilmekle birlikte, pratik olarak şu sıra takip edilmelidir:

  1. İşlem belgesini ve gerekçeyi talep edin.
  2. Tebliğ tarihini kesin olarak belirleyin.
  3. Pasaport, vize, bilet, konaklama ve diğer belgeleri muhafaza edin.
  4. Varsa tahdit kodu, giriş yasağı veya başka bir idari kaydın dayanağını öğrenin.
  5. Geri gönderileceği ülkede ciddi bir risk varsa uluslararası koruma talebini açıkça bildirin.
  6. Hukuki durum acil ise avukatla ve ilgili idari makamlarla derhâl iletişim kurun.
  7. İdari dava ve yürütmenin durdurulması imkânını somut olay bakımından değerlendirin.
  8. Yaşam veya maddi-manevi bütünlük bakımından ciddi ve yakın tehlike bulunuyorsa AYM tedbir yolunu ayrıca değerlendirin.

1. Kararın ve gerekçenin yazılı belgesini alın

Yabancı, mümkün olduğu ölçüde hakkında düzenlenen Kabul Edilemez Yolcu Formunun veya ilgili işlem belgesinin bir örneğini istemelidir.

Belgenin üzerinde bulunan işlem tarihi, işlem numarası, gerekçe, dayanak mevzuat ve tebligat bilgileri daha sonra yapılacak hukuki inceleme bakımından önem taşıyabilir.

Belge imzalanmak istenmiyorsa, imza atmaktan imtina edilmesinin hukuki sonuçları somut belgeye göre değerlendirilmelidir. Yabancının belgeyi alması veya belgenin kendisine tebliğ edildiğini kabul etmesi ile kararın hukuka uygunluğunu kabul etmesi aynı şey değildir.

2. Geri gönderileceği ülkede ciddi tehlike varsa uluslararası koruma talep edin

YUKK m.4 uyarınca hiç kimse; işkenceye, insanlık dışı veya onur kırıcı ceza ya da muameleye tabi tutulacağı veya ırkı, dini, tabiiyeti, belirli bir toplumsal gruba mensubiyeti ya da siyasi fikirleri nedeniyle hayatının veya hürriyetinin tehdit altında bulunacağı bir yere gönderilemez.

YUKK m.8 ise 5, 6 ve 7. maddelerdeki şartların uluslararası koruma başvurusu yapmayı engelleyecek şekilde yorumlanamayacağını düzenlemektedir.

YUKK m.65/2 uyarınca sınır kapılarında kolluk birimlerine yapılan uluslararası koruma başvuruları derhâl valiliğe bildirilir. Başvurunun sınır kapısında açık ve anlaşılır biçimde ifade edilmesi bu nedenle önemlidir.

Ancak burada önemli bir hukuki ayrım vardır: Uluslararası koruma başvurusunda bulunulması, her durumda diğer bütün idari işlemlerin otomatik olarak ve koşulsuz biçimde ortadan kalktığı anlamına gelmez. YUKK m.65/5 de başvuruların alınması ve değerlendirilmesinin diğer idari veya adli işlemlerin uygulanmasını her durumda engellemediğini düzenlemektedir. Bu nedenle somut olayda geri gönderme yasağı, başvurunun niteliği ve uygulanacak usul birlikte değerlendirilmelidir.

Uluslararası koruma süreci hakkında ayrıntılı bilgi için Uluslararası Koruma Başvurusu başlıklı güncel rehberimiz incelenebilir.

3. Avukatla iletişime geçin

Havalimanında bekletilen yabancının hukuki durumunun hızlı şekilde değerlendirilmesi gerekebilir. Özellikle işlemin gerekçesinin belirsiz olması, tahdit veya giriş yasağı bulunması, geri gönderilecek ülkede ciddi risk bulunması ya da kısa süre içerisinde uçuş planlanması hâlinde hukuki değerlendirme geciktirilmemelidir.

Anayasa Mahkemesinin V.N. kararında, kabul edilemeyen yolcu salonunda tutulan başvurucunun avukatıyla görüşebilmesi ve vekâlet ilişkisi kurabilmesine yönelik tedbir talebi kabul edilmiştir. Karar, havalimanındaki kabul edilemeyen yolcu statüsünün temel haklar bakımından yargısal denetim dışında olmadığını göstermesi bakımından önemlidir. r4

4. Hangi mahkemede dava açılır?

İYUK m.32/1 uyarınca özel bir yetki kuralı bulunmadığı durumlarda, idari işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi genel yetkili mahkemedir.

Danıştay 10. Dairesinin E.2022/4850, K.2022/4549, T.19.10.2022 tarihli yetki uyuşmazlığı kararında, İzmir Adnan Menderes Havalimanında düzenlenen kabul edilemez yolcu işlemi bakımından işlemi tesis eden İzmir Valiliği Adnan Menderes Havalimanı Mülki İdare Amirliğinin bulunduğu yer olan İzmir İdare Mahkemelerinin yetkili olduğuna karar verilmiştir. r5

Benzer şekilde Danıştay 10. Dairesinin E.2021/1851, K.2021/2016, T.27.04.2021 tarihli kararında Sabiha Gökçen Havalimanında düzenlenen kabul edilemez yolcu işlemi bakımından İstanbul İdare Mahkemelerinin yetkili olduğu kabul edilmiştir. r6

Bu nedenle örneğin İstanbul Havalimanında tesis edilen kabul edilemez yolcu işleminde İstanbul idare mahkemelerinin, Sabiha Gökçen Havalimanında tesis edilen işlemde de İstanbul idare mahkemelerinin yetkisi gündeme gelir. Bununla birlikte davanın konusu yalnızca havalimanındaki INAD işlemi değil de ayrı bir giriş yasağı veya tahdit işlemi ise, işlemi hangi makamın tesis ettiği ayrıca belirlenmelidir.

5. Dava açma süresi ve yürütmenin durdurulması

INAD işlemine karşı özel bir dava süresi öngörülmemişse, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesindeki genel kural uygulanır. Buna göre idare mahkemelerinde özel kanunlarda ayrı bir süre gösterilmeyen hâllerde dava açma süresi 60 gündür ve idari uyuşmazlıklarda süre yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar.

Ancak burada önemli olan, her dosyada gerçekten “INAD işlemi”ne karşı dava açılıp açılmadığının belirlenmesidir. Aynı olayda ayrıca sınır dışı etme kararı veya farklı bir giriş yasağı işlemi bulunuyorsa, bu işlemler bakımından farklı dava süreleri uygulanabilir.

İYUK m.27/1 uyarınca idari mahkemede dava açılması, dava konusu idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. İYUK m.27 kapsamında yürütmenin durdurulması için gerekli koşulların oluşması hâlinde bu talep ayrıca ileri sürülmelidir.

Özellikle geri gönderme işlemi uygulanmakla etkisi tükenecek nitelikteyse, mahkemeden savunma alınmaksızın geçici olarak yürütmenin durdurulması talep edilmesi somut olay bakımından gündeme gelebilir. Bu konuda karar tamamen mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır; sonuç garantisi verilmesi mümkün değildir.

6. Anayasa Mahkemesi tedbir talebi

Yaşam hakkı veya maddi ve manevi varlığın korunması bakımından ciddi ve yakın bir tehlike bulunması hâlinde Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 73. maddesi kapsamında tedbir talebi içeren bireysel başvuru gündeme gelebilir.

Güncel İçtüzük m.73 uyarınca, başvurucunun temel haklarına, özellikle yaşamına veya maddi ya da manevi varlığına yönelik ciddi bir tehlike bulunduğunun anlaşılması hâlinde gerekli tedbirlere karar verilebilir. r7

Ancak Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, idari dava yolunun yerine otomatik olarak geçen bir başvuru değildir. Somut olayda başvuru yollarının tüketilmesi, başvuru süresi ve tedbir koşulları ayrıca değerlendirilmelidir. Tedbir talebi, yalnızca ciddi ve somut bir temel hak tehlikesinin bulunması hâlinde kullanılmalıdır.

Somut Olay Senaryoları

Senaryo 1: Pasaport süresinin yetersiz olması

Bir yabancı 90 günlük vize muafiyeti kapsamında Türkiye’ye giriş yapmak üzere havalimanına gelmiş ancak pasaportunun süresinin yalnızca 100 gün kaldığı tespit edilmiş olsun.

YUKK m.7/1-b bakımından vize veya vize muafiyeti süresinin bitiminden itibaren en az 60 gün daha geçerli pasaport şartı gündeme gelecektir. 90 günlük kalış hakkı bakımından bu, giriş tarihinde kural olarak en az 150 günlük pasaport geçerliliği anlamına gelir.

Bu şart karşılanmıyorsa girişin reddedilmesi hukuka uygun olabilir. Ancak yabancının elindeki belge ve işlem gerekçesi yine de incelenmelidir.

Senaryo 2: Tahdit veya giriş yasağı nedeniyle geri çevrilme

Yabancının sisteminde bir tahdit veya giriş yasağı bulunduğu ve bu nedenle Türkiye’ye kabul edilmediği durumda, yalnızca “havalimanında geri çevrildim” şeklindeki açıklama yeterli değildir.

Giriş yasağının hangi makam tarafından, hangi tarihte, hangi gerekçeyle ve hangi süre için tesis edildiği araştırılmalıdır. Para cezası, giriş yasağı ve tahdit kaydının birbirinden farklı işlemler olabileceği unutulmamalıdır.

Bu tür dosyalarda G-87 Tahdit Kodu ve tahdit kodlarının hukuki niteliği hakkında güncel açıklamalar ayrıca incelenebilir.

Senaryo 3: Geri gönderileceği ülkede ciddi risk bulunan yabancı

Bir yabancı hakkında Türkiye’ye giriş yasağı bulunduğu için havalimanında geri çevrilme işlemi yapıldığını ve yabancının gönderileceği ülkeye dönmesi hâlinde işkence, ölüm veya insanlık dışı muamele riski bulunduğunu varsayalım.

Bu durumda YUKK m.4’teki geri gönderme yasağı ile YUKK m.8 ve m.65 kapsamındaki uluslararası koruma hükümleri önem kazanır. Yabancının koruma talebini açık ve gecikmeksizin ilgili makamlara bildirmesi ve durumun hukuki olarak derhâl değerlendirilmesi gerekir.

Riskin ciddi ve yakın olması hâlinde idari yargıdaki yürütmenin durdurulması talebi yanında Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü m.73 kapsamında tedbir imkânının bulunup bulunmadığı da değerlendirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Havalimanında verilen “Kabul Edilemez Yolcu Formu”nu imzalamak zorunda mıyım?

İmza konusunda somut formun ve tebligat işleminin niteliği incelenmelidir. Yabancı, belgeyi imzalamasının işlemin hukuka uygunluğunu kabul etmek anlamına gelmediğini bilmelidir. Esas olan, belgenin içeriğinin ve tebliğ durumunun kayıt altına alınmasıdır. Mümkünse belgenin bir örneği alınmalı ve üzerinde yer alan gerekçe, tarih ve işlem numarası korunmalıdır.

2. INAD yolcu havalimanında ne kadar süre bekletilebilir?

YUKK m.7/3, kabul edilemeyen yolcuların işlemleri sonuçlanıncaya kadar sınır kapılarında kendileri için belirlenen alanlarda bekletilebileceğini düzenlemektedir. Bununla birlikte bu hüküm sınırsız ve yargısal denetimden uzak bir bekletme yetkisi olarak yorumlanmamalıdır.

Bekletmenin süresi, koşulları, kişinin temel ihtiyaçları, iletişim imkânları ve avukata erişimi somut olay bakımından önem taşır.

3. Havalimanında giriş reddine karşı dava açma süresi kaç gündür?

İşlemin gerçekten INAD/giriş reddi niteliğinde olması ve özel bir dava süresinin bulunmaması hâlinde İYUK m.7’deki genel süre uygulanır ve dava açma süresi kural olarak 60 gündür.

Buna karşılık aynı olayda ayrıca sınır dışı etme kararı bulunuyorsa, sınır dışı kararına ilişkin YUKK m.53’teki özel 7 günlük süre gündeme gelebilir. Bu nedenle belgenin hukuki niteliği ve tebliğ tarihi mutlaka belirlenmelidir.

4. Dava açarsam hemen Türkiye’ye girebilir miyim?

Hayır. Dava açılması tek başına Türkiye’ye giriş hakkı sağlamaz. Ayrıca İYUK m.27 uyarınca dava açılması idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz.

Somut olayın koşulları varsa yürütmenin durdurulması talep edilmesi ve mahkemece verilen kararın içeriğinin değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca varsa ayrı giriş yasağı veya tahdit kaydının hukuki durumu da incelenmelidir.

5. Havalimanında uluslararası koruma başvurusunda bulunursam ne olur?

YUKK m.8 uyarınca giriş şartlarına ilişkin hükümler uluslararası koruma başvurusu yapmayı engelleyecek şekilde yorumlanamaz. YUKK m.65/2 uyarınca sınır kapısında kolluk birimine yapılan uluslararası koruma başvurusu derhâl valiliğe bildirilir.

Ancak başvurunun yapılması, somut olayda diğer bütün işlemlerin otomatik olarak sona erdiği anlamına gelmez. Başvurunun içeriği, geri gönderme yasağı ve uygulanacak usul birlikte değerlendirilmelidir.

6. Havayolu şirketi beni zorla uçağa bindirebilir mi?

Taşıyıcıların kabul edilemeyen yolcuları geri götürmeye ilişkin kanuni yükümlülükleri bulunmaktadır. Ancak geri gönderme yasağının uygulanmasını gerektiren bir durum, uluslararası koruma talebi, mahkeme tarafından verilmiş yürütmenin durdurulması kararı veya Anayasa Mahkemesi tarafından verilmiş tedbir kararı bulunuyorsa, somut olayın hukuki sonuçları ayrıca değerlendirilmelidir.

Özellikle kişinin gönderileceği ülkede işkence, ölüm veya insanlık dışı muamele riski bulunduğu ileri sürülüyorsa, bu iddianın derhâl ilgili makamlara bildirilmesi önemlidir.

Sonuç

Türkiye’ye girişine havalimanında izin verilmeyen yabancı bakımından INAD işlemi, sınır dışı etme kararından farklı bir idari süreçtir. Buna rağmen işlemin gerekçesinin öğrenilmesi, yazılı belgelerin alınması, tebliğ tarihinin belirlenmesi ve varsa giriş yasağı veya tahdit kaydının dayanağının tespit edilmesi büyük önem taşır.

Özellikle giriş reddinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülüyorsa, işlemin hangi makam tarafından tesis edildiği ve hangi mahkemenin yetkili olduğu belirlenmelidir. Danıştayın kabul edilemeyen yolcu işlemlerine ilişkin yetki kararları, havalimanı mülki idare amirliğince tesis edilen işlemlerde işlemi yapan merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olabileceğini göstermektedir. r8

Geri gönderileceği ülkede ciddi ve kişisel bir risk bulunan yabancı bakımından ise YUKK m.4’teki geri gönderme yasağı ile uluslararası koruma hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir. Yaşam veya maddi-manevi bütünlük bakımından ciddi ve yakın tehlike bulunması hâlinde Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü m.73 kapsamında tedbir talebi de somut olayın koşullarına göre gündeme gelebilir. r9

Bu nedenle havalimanında geri çevrilen yabancının yalnızca uçuşunun değiştirilmesi veya bir sonraki seyahatin planlanmasıyla yetinmemesi; kendisine verilen belgeleri, tebliğ tarihlerini ve varsa tahdit/giriş yasağı kayıtlarını hukuki açıdan değerlendirmesi gerekir.

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut bir INAD, giriş yasağı, tahdit kaydı, uluslararası koruma veya sınır dışı işleminin hukuki sonucu; yabancının vatandaşlığı, seyahat belgeleri, işlem belgeleri, tebliğ tarihi, idari kayıtları ve olayın diğer özellikleri birlikte incelenerek belirlenmelidir.

Yazar Bilgisi

Av. Batın YILMAZ
İstanbul Barosu Sicil No: 77008

Bu içerik, yabancılar hukuku ve idari işlemler hakkında genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Belirli bir kişi veya dosya hakkında hukuki görüş ya da sonuç garantisi niteliğinde değildir.

TBB ve Reklam Yasağına Uyum

Bu yazı, avukatlık mesleğinin kamu hizmeti niteliği ve Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen reklam yasağı kuralları gözetilerek, genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçerikte belirli bir dava veya sonuç bakımından başarı vaadinde bulunulmamış, garanti verilmemiş ve kişileri iş almaya yönelik yanıltıcı veya karşılaştırmalı bir ifadeye yer verilmemiştir.

Avukatlık Kanunu m.55 ve Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği bakımından güncel düzenlemelerin ayrıca dikkate alınması gerekir. TBB’nin 2026 yılında yaptığı açıklamada Reklam Yasağı Yönetmeliği’ne 12/A maddesi eklenerek Reklam Yasağı İhlallerini Takip Merkezi oluşturulduğu belirtilmiştir.

İletişim

Av. Batın YILMAZ – İstanbul Barosu Sicil No: 77008
Telefon: +90 532 669 34 90
E-posta: info@batinyilmaz.av.tr
Adres: Yakuplu Mahallesi, Hürriyet Bulvarı, Skyport Residence No: 1/133, Beylikdüzü / İstanbul
Web: batinyilmaz.av.tr

Yorum Yazın

Mail Bültenimize Abone Olun