Başlıklar

Yabancı Şirketler Türkiye’de Şube veya İrtibat Bürosu Açabilir Mi? Kuruluş, Ticaret Sicili, Vergi ve Müdür Atama Süreci

Yabancı bir ticaret şirketinin Türkiye pazarına doğrudan yeni bir Türk şirketi kurmadan girebilmesi bakımından başlıca iki yapı öne çıkar: Türkiye’de şube açılması ve irtibat bürosu kurulması. Bu iki yapı hukuki nitelikleri, ticari faaliyet sınırları, ticaret sicili işlemleri, vergi sonuçları ve temsil yetkileri bakımından birbirinden farklıdır.

Yabancı şirket Türkiye’de satış yapmak, sözleşme akdetmek, ticari faaliyet yürütmek ve bu faaliyetlerden Türkiye’de gelir elde etmek istiyorsa şube modeli gündeme gelir. Buna karşılık irtibat bürosu, Türkiye’de ticari faaliyette bulunmamak şartıyla pazar araştırması, tanıtım, iletişim ve benzeri izin verilen faaliyetlerin yürütülmesi amacıyla kurulabilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 40. maddesi yabancı merkezli ticari işletmelerin Türkiye şubelerinin tescilini; 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu ise ticari faaliyet yürütmemek şartıyla irtibat bürosu kurulmasını düzenlemektedir.

Yabancıların Türkiye’de şirket kurması ile çalışma hakkı arasındaki fark ayrıca önemlidir. Yabancı çalışma izni şartları ile şirket kurulumu yoluyla çalışma izni süreçleri birbirinden bağımsız değerlendirilmelidir.

1. Yabancı Şirketlerin Türkiye’de Şube Açması

Hukuki dayanak ve şubenin hukuki niteliği

Merkezi Türkiye dışında bulunan ticari işletmelerin Türkiye’deki şubeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 40/4. maddesi uyarınca yerli ticari işletmeler gibi ticaret siciline tescil edilir. Aynı hüküm, yabancı şirket şubesi için yerleşim yeri Türkiye’de bulunan tam yetkili bir ticari mümessil atanmasını öngörmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun güncel hükmü bu konuda temel yasal kaynaktır.

Şube, yabancı ana şirketten bağımsız bir tüzel kişilik değildir. Bununla birlikte Türkiye’de ayrı bir ticaret sicili kaydı altında faaliyet gösterir ve şube faaliyetleri bakımından ticari işlemlerde bulunabilir. Şubenin hukuki ve ekonomik varlığı ana şirketten bağımsız yeni bir tüzel kişilik oluşturmaz.

6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 12. maddesi de merkezi Türkiye dışında bulunan ticari işletmelerin Türkiye şubelerinin tesciline ilişkin özel hükümler içermektedir.

Şube kuruluşunda aranan belgeler

Ticaret Sicili Yönetmeliği’nin 122. maddesi, merkezi Türkiye dışında bulunan ticari işletmelerin Türkiye şubesinin tescili sırasında sunulacak belgeleri ayrıntılı biçimde düzenlemektedir. Buna göre dosyanın içeriği somut olaya ve kaynak ülke hukukuna göre değişebilmekle birlikte temel olarak aşağıdaki belgeler gündeme gelir:

  • Kaynak ülke hukukunda şube açılması bakımından aranan şartların yerine getirildiğini gösteren yetkili makam yazısı ve Türkçe çevirisi,
  • Kaynak ülkede şubenin tescili için gerekli belgeler,
  • Merkezin güncel sicil kayıtlarını gösteren belge ve şirket sözleşmesinin onaylı örneği ile Türkçe çevirileri,
  • Yetkili organın Türkiye’de şube açılmasına ve Türkiye’de yerleşik tam yetkili temsilci atanmasına ilişkin kararı,
  • Merkezin ve şubenin bilgileri ile şubeyi temsil edecek kişilerin bilgilerini içeren beyanname,
  • Gerektiğinde temsil yetkisini gösteren vekâletname,
  • Şubeyi temsil edecek kişilerin imza beyannameleri,
  • Faaliyet için başka bir kurumun izni veya uygun görüşü gerekiyorsa ilgili izin veya uygun görüş yazısı.

Bu belgelerin kaynak ülkede düzenlenmiş olması hâlinde, belgenin niteliğine ve ilgili ülkenin durumuna göre apostil veya konsolosluk tasdiki ve Türkiye’de kullanılabilmesi için usulüne uygun Türkçe tercüme işlemleri gündeme gelir. Ticaret Sicili Yönetmeliği’nin 122. maddesi, şube tescilinde kaynak ülke belgelerinin sunulmasına ilişkin ayrıntılı çerçeveyi ortaya koymaktadır.

Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 122’de aranan belgeler üzerinden güncel belge listesinin ana hatları kontrol edilebilir. Bu bağlantı resmî kurum sitesi değildir; bu nedenle resmî mevzuat kaynağı yerine yardımcı mevzuat kaynağı olarak değerlendirilmelidir.

Şube ticaret unvanı ve tescil işlemi

Yabancı şirket şubesinin ticaret unvanı, merkez şirketin unvanı ve şubenin Türkiye’deki konumunu ortaya koyacak şekilde mevzuata uygun olarak belirlenmelidir. Şubenin tescili ilgili ticaret sicili müdürlüğünde gerçekleştirilir.

Tescil sürecinde MERSİS ve ticaret sicili işlemleri önem taşır. Tescil sonucunda şube, Türkiye’de ticaret sicili bakımından ayrı bir sicil kaydına sahip olur; ancak bu durum şubeye ana şirketten bağımsız bir tüzel kişilik kazandırmaz.

Şube müdürü ve tam yetkili ticari mümessil

TTK m. 40/4 uyarınca Türkiye’deki yabancı şirket şubesi için yerleşim yeri Türkiye’de bulunan tam yetkili bir ticari mümessil atanması gerekir.

Kanundaki açık şart Türk vatandaşlığı değil, temsilcinin yerleşim yerinin Türkiye’de bulunmasıdır. Yabancı uyruklu kişinin şube yöneticisi veya temsilcisi olarak atanması ayrıca çalışma ve ikamet mevzuatı bakımından değerlendirilmelidir.

Yabancının şirket ortağı, yöneticisi veya çalışanı olarak Türkiye’de fiilen çalışması söz konusuysa şirket kuruluşu ile çalışma hakkının birbirinden ayrılması gerekir. Bu konuda 2026 çalışma izni değerlendirme kriterleri ayrıca incelenmelidir.

2. Yabancı Şirketlerin Türkiye’de İrtibat Bürosu Açması

İrtibat bürosunun hukuki dayanağı

4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’nun 3/h hükmü, yabancı ülke kanunlarına göre kurulmuş şirketlere Türkiye’de ticari faaliyette bulunmamak şartıyla irtibat bürosu açma izni verilmesine ilişkin temel düzenlemedir.

İrtibat bürosunun kuruluşu ve işleyişi Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 6, 7 ve 8. maddelerinde düzenlenmiştir. Invest in Türkiye’nin yabancı şirketlerin Türkiye’de iş kurmasına ilişkin resmî yatırım rehberi de irtibat büroları bakımından ticari faaliyet yasağını ve başvuru belgelerini açıklamaktadır.

İrtibat bürosu, yabancı şirketin Türkiye’deki ticari faaliyetlerini doğrudan yürütmesi için kurulmuş bir şube değildir. Temel sınır, Türkiye’de ticari faaliyette bulunulmamasıdır.

İrtibat bürosunun yapabileceği faaliyetler

İrtibat bürosunun izin kapsamında yürütebileceği faaliyetler, başvuru sırasında beyan edilen faaliyet konusu ve ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilir. Pazar araştırması, yabancı şirket ürün veya hizmetlerinin tanıtılması ve yabancı merkezin Türkiye’deki faaliyetleri hakkında bilgi toplanması gibi ticari faaliyet niteliği taşımayan çalışmalar bu kapsamda gündeme gelebilir.

İrtibat bürosu adına doğrudan Türkiye’de satış gerçekleştirilmesi, satış geliri elde edilmesi veya ticari faaliyetin irtibat bürosu üzerinden yürütülmesi ise 4875 sayılı Kanun’daki ticari faaliyet yasağıyla bağdaşmaz.

İrtibat bürosu kuruluşunda istenen belgeler

Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu Uygulama Yönetmeliği m. 7 kapsamında temel olarak şu belgeler aranır:

  • Yabancı şirkete ait faaliyet belgesi,
  • Yabancı şirketin faaliyet raporu veya bilanço ve gelir tablosu,
  • İrtibat bürosunun faaliyetlerini yürütecek kişiye verilecek yetki belgesi,
  • Başvuru işlemleri başka bir kişi tarafından yürütülecekse vekâletname.

Resmî yatırım rehberinde ayrıca başvuru formu, ticari faaliyette bulunulmayacağına ilişkin taahhüt ve şirketin faaliyet durumunu gösteren belgeler belirtilmektedir.

İzin süresi ve uzatma

İrtibat bürolarında izin süresi bakımından başvuru tarihindeki güncel düzenleme esas alınmalıdır. Resmî yatırım rehberine göre ilk kuruluş izni, bildirilen faaliyetler kapsamında azami üç yıl süreyle verilmektedir.

Önemli bir güncelleme olarak, pazar araştırması veya yabancı şirket ürün ve hizmetlerinin tanıtımı amacıyla faaliyet gösteren irtibat bürolarının izin süresinin uzatılması mümkün değildir. Diğer faaliyet türlerinde ise geçmiş faaliyetler, iş planı, Türkiye’deki gelecek hedefleri, harcamalar ve çalışan sayısı gibi unsurlar dikkate alınarak uzatma değerlendirmesi yapılır. Bu nedenle önceki metinlerde yer alan “pazar araştırması büroları beş yıla kadar uzatılabilir” şeklindeki genel ifade güncel resmî kaynakla uyumlu değildir.

Güncel uygulama bakımından Invest in Türkiye irtibat bürosu rehberi esas alınmalıdır.

Yıllık faaliyet bildirimi

Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu Uygulama Yönetmeliği m. 8 uyarınca irtibat bürolarının geçmiş yıl faaliyetleri hakkında bilgi formunu her yıl en geç Mayıs ayı sonuna kadar sunması ve geçmiş yıl harcamalarının yurt dışından gönderilen dövizlerle karşılandığını gösteren belgeleri ibraz etmesi gerekir.

3. Şube ve İrtibat Bürosunun Karşılaştırılması

Hukuki ve Mali Kriter Yabancı Şirket Şubesi İrtibat Bürosu
Temel hukuki dayanak 6102 sayılı TTK m. 40/4 ve 6103 sayılı Kanun m. 12 4875 sayılı Kanun m. 3/h ve DYYK Uygulama Yönetmeliği m. 6-8
Yetkili işlem mercii İlgili Ticaret Sicili Müdürlüğü Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, ilgili Genel Müdürlük
Ticaret sicili Tescil edilir Ticaret siciline şube olarak tescil edilmez
Tüzel kişilik Yoktur; yabancı merkezden bağımsız ayrı tüzel kişilik değildir Yoktur
Ticari faaliyet Şubenin faaliyet konusu kapsamında mümkündür Türkiye’de ticari faaliyet yürütülemez
Temsilci Türkiye’de yerleşim yeri bulunan tam yetkili ticari mümessil İzin verilen faaliyetleri yürütmek üzere yetkilendirilen kişi veya kişiler
Faaliyet süresi Şube tesciline bağlı olarak süresiz yapı İlk izin azami 3 yıl; uzatma faaliyet türüne göre değerlendirilir
Vergilendirme Türkiye’de elde edilen kazanç ve işlemlere ilişkin vergi yükümlülükleri doğabilir Ticari faaliyet yürütülmediği sürece şube gibi ticari kazanç mükellefiyeti doğmaz; somut vergi yükümlülükleri ayrıca değerlendirilir

4. Vergi ve Muhasebe Boyutu

Yabancı şirket şubesinin kurumlar vergisi durumu

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 3. maddesine göre kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye’de bulunmayan yabancı kurumlar dar mükellefiyet esasına göre yalnızca Türkiye’de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirilir.

Türkiye’deki şube üzerinden gerçekleştirilen ticari faaliyetlerden elde edilen kazançların vergilendirilmesi, şubenin Türkiye’deki faaliyetleri ve ilgili vergi mevzuatı çerçevesinde değerlendirilir. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu metni dar mükellefiyetin temel çerçevesini ortaya koymaktadır.

Şubenin vergi yükümlülükleri yalnızca kurumlar vergisinden ibaret değildir. Faaliyetin niteliğine göre KDV, vergi usul hükümleri, belge düzeni, muhasebe ve diğer beyan yükümlülükleri ayrıca değerlendirilmelidir.

İrtibat bürolarında vergi değerlendirmesi

İrtibat bürosunun Türkiye’de ticari faaliyette bulunmaması ve ticari gelir elde etmemesi temel hukuki koşuldur. Bu nedenle irtibat bürosunun şube gibi ticari kazanç elde eden bir işletme olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.

Bununla birlikte “irtibat bürosunun hiçbir vergi yükümlülüğü bulunmaz” şeklinde genel bir ifade doğru değildir. Kira ödemeleri, personel ödemeleri, hizmet alımları ve diğer işlemler bakımından vergi mevzuatındaki özel hükümler ayrıca incelenmelidir.

İrtibat bürosu personelinin ücretlerinde GVK m. 23/14

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 23/14. maddesinde, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan dar mükellefiyete tabi işverenlerin Türkiye dışında elde ettikleri kazançlar üzerinden döviz olarak ödedikleri belirli ücretler bakımından gelir vergisi istisnası düzenlenmiştir.

İstisnanın uygulanması otomatik değildir. İşverenin ve ödeme kaynağının kanundaki şartları taşıması ve ödemenin mevzuatta öngörülen biçimde yapılması gerekir. Gelir İdaresi Başkanlığı da bu konuda, yabancı işverenin Türkiye’de kanuni veya iş merkezinin bulunmaması ve ücretin yurt dışındaki kazançlardan döviz olarak ödenmesi gibi şartlara dikkat çekmektedir.

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın GVK 23/14 uygulamasına ilişkin açıklaması ile somut şartlar incelenebilir.

Damga vergisi bakımından da ücretin GVK m. 23 kapsamında istisna olması hâlinde, ilgili ücret belgelerinin Damga Vergisi Kanunu’nun istisna hükümleri yönünden ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Gelir İdaresi Başkanlığı bu konuda GVK 23 kapsamında değerlendirilen ücretlere ilişkin kâğıtların belirli şartlarla damga vergisinden istisna olabileceğini açıklamıştır.

5. Sosyal Güvenlik ve Yabancı Personelin Çalışma İzni

Şube veya irtibat bürosunda Türkiye’de fiilen personel çalıştırılması hâlinde sosyal güvenlik mevzuatından doğan işveren yükümlülükleri ayrıca yerine getirilmelidir.

Yabancı uyruklu personelin fiilen çalışması bakımından çalışma izni mevzuatı ayrıca uygulanır. Şirket kurulması, şirket ortağı olunması veya irtibat bürosu açılması tek başına yabancıya çalışma hakkı vermez.

2026 yılı itibarıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın güncel değerlendirme kriterlerinde, genel istihdam ve mali yeterlilik kriterlerinin yanı sıra şirket ortağı yabancılar için özel hükümler bulunmaktadır. Örneğin bilanço esasına tabi işyerlerinde yeni işyeri açan veya işyerine ortak olan yabancı bakımından ödenmiş sermaye, yabancının sermaye payı, ortaklık oranı ve Türk vatandaşı istihdamı gibi kriterler ayrıca düzenlenmiştir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın güncel çalışma izni değerlendirme kriterleri başvuru tarihinde kontrol edilmelidir.

Yabancı çalışanların SGK bildirimleri için ayrıca yabancı çalışanın SGK girişi ve bildirim süreleri konusundaki güncel açıklamalar incelenebilir.

6. Karşılaştırmalı Somut Senaryo Analizleri

Senaryo 1: Yabancı yazılım şirketinin pazar araştırması yapması

Almanya merkezli bir yazılım şirketinin Türkiye’de pazar araştırması yapmak, potansiyel müşterileri ve tedarikçileri analiz etmek ve Türkiye’deki pazar koşullarını değerlendirmek istediği varsayılsın. Şirket Türkiye’de doğrudan satış yapmayacak ve ticari sözleşmeleri irtibat bürosu üzerinden imzalamayacaksa, faaliyetlerin izin verilen kapsamda kalması şartıyla irtibat bürosu modeli gündeme gelebilir.

Ancak Türkiye’deki personelin fiilen yazılım satışı gerçekleştirmesi, sipariş alması, tahsilat yapması veya Türkiye’deki müşterilerle yabancı şirket adına ticari sözleşmeler kurması hâlinde faaliyet sınırlarının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Senaryo 2: Yabancı makine üreticisinin Türkiye’de doğrudan satış yapması

İtalya merkezli bir makine üreticisinin Türkiye’de makine satmak, sözleşme imzalamak, fatura düzenlemek, yedek parça satmak ve satış sonrası hizmet vermek istediği durumda irtibat bürosunun ticari faaliyet yasağı dikkate alınmalıdır.

Bu faaliyetlerin Türkiye’de yürütülmesi planlanıyorsa şube veya Türkiye’de ayrı bir şirket kurulması gibi hukuki yapıların değerlendirilmesi gerekir. Şubenin kuruluşunda TTK m. 40/4 ve ilgili ticaret sicili hükümleri uygulanır.

7. Yargıtay İçtihatları Işığında Temsil ve Dava Ehliyeti

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.06.2025 tarihli kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.06.2025 tarihli, E. 2024/113, K. 2025/389 sayılı kararı, yabancı bir bankanın Türkiye’deki temsilciliği/irtibat bürosunun dava ve taraf ehliyeti bakımından önem taşıyan bir uyuşmazlığa ilişkindir.

Kararda, yabancı merkezin Türkiye’deki temsilciliğinin taraf ehliyeti ve dava şartları bakımından ortaya çıkan uyuşmazlık değerlendirilmiş; somut olayda yabancı merkezden vekâletname alınması yoluyla belirli bir usul eksikliğinin giderilebilmesi hususu ele alınmıştır.

Kararın temel uyuşmazlığı, yabancı merkez hakkında yürütülen icra takibinde Türkiye’deki temsilcilik adresinin kullanılması üzerine temsilcilik tarafından menfi tespit davası açılması ve dava ehliyeti yönünden ortaya çıkan eksikliğin giderilip giderilemeyeceği noktasında toplanmıştır. Hukuk Genel Kurulu, somut olay bakımından direnme kararının bozulmasına karar vermiştir.

Yargıtay HGK E. 2024/113, K. 2025/389 karar metni ikincil bir hukuk kaynağında yayımlanmıştır. Bu bağlantı resmî Yargıtay bağlantısı değildir; resmî karar URL’si doğrulanamadığı için resmî kaynak gibi gösterilmemektedir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 22.09.2022 tarihli kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 22.09.2022 tarihli, E. 2021/299, K. 2022/6183 sayılı kararı, yabancı şirketin Türkiye’deki temsilcisinin yetkileri ve şirket hesabı üzerinde gerçekleştirdiği işlemlerden kaynaklanan sorumluluk uyuşmazlığı bakımından anılmaktadır.

Ancak bu karar için erişilebilir ve doğrulanabilir resmî Yargıtay URL’si bu çalışma kapsamında tespit edilemediğinden, önceki metinde kullanılan üçüncü taraf app.apilex.ai bağlantısı özellikle kullanılmamıştır. Karar künyesi ayrıca güvenilir bir resmî karar veri tabanından kontrol edilmeden kesin emsal niteliğinde yorumlanmamalıdır.

8. Sıkça Sorulan Sorular

1. Yabancı şirket şubesinin Türkiye’de ayrı bir sermaye koyması zorunlu mudur?

TTK m. 40/4 ve 6103 sayılı Kanun m. 12 bakımından yabancı şirket şubeleri için kanunda anonim veya limited şirketlerdeki gibi genel bir asgari sermaye şartı öngörülmemiştir. Bununla birlikte şubeye ayrılan sermaye ve ilgili bilgiler tescil belgelerinde gösterilir. Somut ticaret sicili başvurusunda ilgili sicil müdürlüğünün güncel uygulaması ve faaliyete ilişkin özel mevzuat ayrıca kontrol edilmelidir.

2. İrtibat bürosu daha sonra şubeye veya anonim/ltd. şirkete dönüştürülebilir mi?

İrtibat bürosu ile şirket veya şube aynı hukuki yapı değildir. İrtibat bürosu ticaret sicilinde tescilli bir şirket veya şube olmadığından, TTK’daki tür değiştirme hükümlerinin doğrudan uygulanması suretiyle şubeye dönüşen bir yapı olarak değerlendirilmemelidir. Türkiye’de ticari faaliyete başlanacaksa uygun hukuki yapının ayrıca kurulması veya tescil edilmesi ve irtibat bürosunun izin bakımından gerekli işlemlerinin yapılması gerekir.

3. İrtibat bürosu kendi adına satış faturası kesebilir mi?

İrtibat bürosunun kendi adına mal veya hizmet satışı gerçekleştirerek ticari gelir elde etmesi, irtibat bürosunun temel kuruluş şartı olan ticari faaliyette bulunmama kuralıyla bağdaşmaz. Buna karşılık ofis kirası, elektrik, internet, danışmanlık ve benzeri kendi idari giderleri bakımından kendisine düzenlenen belgelerin kabul edilmesi ayrı bir konudur.

4. Şube müdürünün Türk vatandaşı olması zorunlu mudur?

Hayır. TTK m. 40/4’te aranan temel şart, yabancı şirket şubesine Türkiye’de yerleşim yeri bulunan tam yetkili bir ticari mümessil atanmasıdır. Yabancı uyruklu kişinin Türkiye’de fiilen çalışması ayrıca çalışma izni ve ilgili yabancılar hukuku hükümleri bakımından değerlendirilir.

5. İrtibat bürosu çalışanlarının ücretleri gelir vergisinden istisna mıdır?

Her durumda otomatik olarak istisna uygulanmaz. GVK m. 23/14’teki şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Özellikle işverenin Türkiye’de kanuni veya iş merkezinin bulunmaması ve ücretin yabancı işverenin Türkiye dışında elde ettiği kazançlardan döviz olarak ödenmesi gibi koşullar önem taşır. Somut ücret ödeme yapısı ayrıca incelenmelidir.

6. Şubenin borçlarından yabancı ana şirket sorumlu mudur?

Şube, yabancı ana şirketten bağımsız ayrı bir tüzel kişi değildir. Bu nedenle şube işlemlerinden doğan hak ve borçların hukuki niteliği değerlendirilirken yabancı merkezin hukuki konumu ve ilgili sözleşme, vergi, ticaret ve usul hükümleri birlikte dikkate alınmalıdır. “Şubenin bütün borçlarından her durumda sınırsız ve birinci dereceden sorumludur” şeklindeki genel bir ifade yerine somut borç türünün hukuki dayanağı incelenmelidir.

7. İrtibat bürosu çalışanı için çalışma izni gerekir mi?

Yabancı personelin Türkiye’de fiilen çalışması hâlinde çalışma izni mevzuatı ayrıca uygulanır. İrtibat bürosunun kurulmuş olması tek başına çalışma hakkı sağlamaz. Çalışanın uyruğu, görevi, başvuru türü, Türkiye’deki yasal statüsü ve güncel çalışma izni kriterleri birlikte değerlendirilmelidir.

9. Sonuç ve Hukuki Değerlendirme

Yabancı şirketin Türkiye’de hangi yapıyı kullanacağı, öncelikle Türkiye’de gerçekleştirilmek istenen faaliyetin niteliğine göre belirlenmelidir. Ticari faaliyet yürütülmesi, satış yapılması ve sözleşme kurulması planlanıyorsa şube veya Türkiye’de ayrı bir şirket kurulması seçenekleri değerlendirilmelidir. Buna karşılık Türkiye’de ticari faaliyet yürütmeden pazar araştırması ve izin verilen diğer faaliyetlerin gerçekleştirilmesi amacıyla irtibat bürosu modeli gündeme gelebilir.

Şube bakımından TTK m. 40/4, 6103 sayılı Kanun m. 12 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri; irtibat bürosu bakımından ise 4875 sayılı Kanun ile Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu Uygulama Yönetmeliği esas alınmalıdır.

Yabancı belgelerin tasdiki, ticaret sicili tescili, temsil yetkisinin belirlenmesi, irtibat bürosu faaliyet sınırları, vergi yükümlülükleri, SGK işlemleri ve yabancı personelin çalışma izni birbirinden ayrı başlıklar olmakla birlikte uygulamada birlikte değerlendirilmelidir.

Yabancının Türkiye’de şirket kurması veya ortak olması hâlinde çalışma hakkı doğup doğmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Bu konuda ikamet izni olmadan çalışma izni ve yabancı çalışma izni için gerekli belgeler başlıklarındaki güncel bilgiler de dikkate alınabilir.

Yazar Bilgisi

Av. Batın YILMAZ
İstanbul Barosu Sicil No: 77008

TBB ve Reklam Yasağına Uyum İbaresi

Bu içerik yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Reklam, iş sağlama, müvekkil edinme, mesleki üstünlük iddiası veya belirli bir hukuki sonuç garantisi amacı taşımaz. İçerikte yer verilen bilgiler somut olay bakımından hukuki danışmanlık veya kesin hukuki görüş niteliğinde değildir.

İçerik hazırlanırken Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları ve avukatlık mesleğine ilişkin reklam yasağı hükümleri gözetilmiştir.

İletişim

Av. Batın Yılmaz
Yakuplu Mah., Hürriyet Bulvarı, Skyport Residence No:1/133, Beylikdüzü / İstanbul
Telefon: +90 532 669 34 90
E-posta: info@batinyilmaz.av.tr
Web: batinyilmaz.av.tr

Yorum Yazın

Mail Bültenimize Abone Olun