Başlıklar

TCK 83: Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi, Garantörlük ve Yargıtay Kararları

Son güncelleme: 30 Eylül 2026

TCK 83, yani kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçu, Türk Ceza Kanunu’nun hayata karşı suçlar bölümünde düzenlenen ve klasik kasten öldürme suçundan farklı özellikler taşıyan önemli bir suç tipidir.

Bu suçta fail, bir insanı silahla vurmak, bıçaklamak veya zehirlemek gibi doğrudan bir icrai hareketle öldürmez. Bunun yerine, hukuken yapmakla yükümlü olduğu bir davranışı kasten gerçekleştirmeyerek ölüm neticesinin meydana gelmesine neden olur.

Ancak bir kişinin ölmesini engellememek her durumda TCK 83 kapsamında kasten öldürme anlamına gelmez. Suçun oluşabilmesi için failin mağdurun hayatını korumak bakımından özel bir hukuki yükümlülük altında bulunması, başka bir ifadeyle garantör olması gerekir.

Ayrıca ihmal edilen davranış ile ölüm arasında hukuken yeterli bir illiyet bağı bulunmalı ve ölüm neticesi bakımından failin kastı ortaya konulmalıdır.

Bu nedenle TCK 83 bakımından cevaplanması gereken temel soru şudur:

Bir kişinin ölümünü engellememek ne zaman yalnızca yardım etmeme, ne zaman taksirle öldürme ve ne zaman kasten öldürme sayılır?

Bu sorunun cevabı; garantörlük, müdahale imkânı, ölümün önlenebilirliği, failin kastı ve somut olayın bütün delilleri birlikte değerlendirilerek verilebilir.

Kasten öldürme suçunun genel yapısı için Kasten Öldürme Suçu Nedir? başlıklı yazımız; nitelikli haller bakımından ise TCK 82 Nitelikli Kasten Öldürme rehberimiz ayrıca incelenebilir.

İçindekiler

TCK 83 Nedir?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 83. maddesi, kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesini düzenlemektedir.

Ceza hukuku terminolojisinde bu suç tipi çoğu zaman “görünüşte ihmali suç” veya “gerçek olmayan ihmali suç” şeklinde ifade edilmektedir.

Klasik kasten öldürme suçunda fail aktif bir hareketle ölüm neticesine neden olur. TCK 83’te ise fail, yapmak zorunda olduğu davranışı gerçekleştirmeyerek ölüm neticesinin meydana gelmesine yol açar.

Örneğin koruma yükümlülüğü altındaki yeni doğmuş bebeğini ölüm sonucunu bilerek aç ve susuz bırakan ebeveyn ile sokakta daha önce hiç tanımadığı yaralı bir kişiye yardım etmeyen üçüncü kişinin hukuki durumu aynı değildir.

İlk durumda kanundan kaynaklanan özel bir koruma yükümlülüğü bulunabilirken, ikinci durumda TCK 83 anlamında özel garantörlük bulunmayabilir.

Bu nedenle her yardım etmeme veya hareketsiz kalma TCK 83 kapsamında değildir.

TCK 83 Kanun Metni ve Hukuki Yapısı

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 83. maddesinde temel olarak, kişinin yükümlü olduğu belirli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi sonucunda meydana gelen ölümden sorumlu tutulabilmesi için yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerektiği düzenlenmektedir.

İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için kişinin;

  • kanuni düzenlemeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması,
  • sözleşmeden kaynaklanan belirli bir davranış yükümlülüğü altında olması veya
  • önceden gerçekleştirdiği davranışla başkasının hayatı bakımından tehlikeli bir durum yaratmış olması

gerekebilir.

TCK’nın güncel metni Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat ve İçtihat Sisteminden kontrol edilebilir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun kanun bilgilerine ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisinin 5237 sayılı Kanun sayfasından ulaşılabilir.

TCK 83’te Garantörlük Nedir?

Garantörlük, TCK 83 uygulamasının en önemli kavramlarından biridir.

Garantör, hukuk düzeninin başka bir kişinin yaşamını veya belirli bir tehlikeden korunmasını sağlamak konusunda özel davranış yükümlülüğü yüklediği kişidir.

Her insan toplumdaki bütün diğer kişilerin hayatını TCK 83 anlamında korumakla yükümlü değildir.

Bu nedenle yalnızca “yardım edebilirdi ama yardım etmedi” tespiti TCK 83 açısından yeterli değildir.

Öncelikle şu soruya cevap verilmelidir:

Failin bu kişiyi ölüm tehlikesinden korumak bakımından özel ve hukuki bir yükümlülüğü var mıydı?

Bu sorunun cevabı olumsuzsa TCK 83 yerine, olayın özelliklerine göre TCK 98 yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi gibi başka suç tipleri gündeme gelebilir.

Kanundan Doğan Garantörlük

TCK 83/2 kapsamında garantörlük yükümlülüğünün önemli kaynaklarından biri kanundur.

Kanun belirli kişilere başka kişilerin yaşamını, sağlığını veya güvenliğini korumaya yönelik özel yükümlülükler yükleyebilir.

Anne ve Babanın Çocuğa Karşı Garantörlüğü

Kanundan kaynaklanan garantörlüğün en belirgin örneklerinden biri anne ve babanın küçük çocuklarına karşı bakım ve koruma yükümlülüğüdür.

Özellikle yeni doğmuş veya kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacak yaştaki çocuğun;

  • beslenmesinin sağlanması,
  • hayati tehlikelere karşı korunması,
  • gerektiğinde sağlık hizmetine ulaştırılması,
  • temel bakım ihtiyaçlarının karşılanması

ebeveynin hukuki yükümlülükleri arasında değerlendirilebilir.

Ancak ebeveynin her bakım hatası TCK 83 anlamına gelmez.

İhmali davranışın TCK 83 kapsamında değerlendirilebilmesi için ölüm neticesiyle nedensellik bağı ve failin kastı ayrıca ispatlanmalıdır.

Kamu Görevlilerinin Garantörlüğü

Bazı kamu görevlileri bakımından görev ve yetki alanları nedeniyle özel koruma yükümlülükleri bulunabilir.

Örneğin hukuken gözetim altında bulunan kişinin hayatının korunmasından sorumlu olan görevlilerin yükümlülükleri somut olay bakımından TCK 83 yönünden incelenebilir.

Ancak kamu görevlisi sıfatının bulunması tek başına yeterli olmayıp, ilgili görevlinin somut olayda hangi davranışı yapmakla yükümlü olduğu ayrıca tespit edilmelidir.

Sözleşmeden Doğan Garantörlük

Garantörlük yalnızca kanundan kaynaklanmaz. Bir kişi sözleşmeyle başka bir kişinin yaşamını veya güvenliğini koruma görevini de üstlenebilir.

Sözleşmeden kaynaklanan garantörlüğe örnek olarak;

  • görevli cankurtaran,
  • tedaviyi fiilen üstlenen sağlık personeli,
  • bakıma muhtaç kişinin bakımını üstlenen bakıcı,
  • tehlikeli faaliyetlerde güvenlik sorumluluğunu üstlenen kişiler,
  • somut şartlara göre profesyonel rehberler

gösterilebilir.

Cankurtaranın Garantörlük Yükümlülüğü

Bir yüzme alanında görevli cankurtaran, belirli koşullarda o alandaki kişilerin yaşamını koruma konusunda sözleşmesel yükümlülük altında olabilir.

Boğulma tehlikesini görmesine ve müdahale edebilecek durumda olmasına rağmen ölüm neticesini isteyerek veya kabullenerek müdahale etmezse TCK 83 gündeme gelebilir.

Ancak kişinin gerçekten kurtarılabilir durumda olup olmadığı ve cankurtaranın müdahale imkânının bulunup bulunmadığı da incelenmelidir.

Doktorun Hastaya Müdahale Etmemesi

Hekim-hasta ilişkisi bakımından da somut olayın koşullarına göre koruma ve müdahale yükümlülüğü söz konusu olabilir.

Ancak her tıbbi hata TCK 83 değildir.

Hekimin;

  • yanlış teşhis koyması,
  • dikkatsizlik göstermesi,
  • mesleki özen yükümlülüğünü ihlal etmesi veya
  • tıbbi değerlendirmede hata yapması

sonucunda ölüm meydana gelmişse, şartları varsa TCK 85 taksirle öldürme gündeme gelebilir.

TCK 83 açısından ise hekimin ölüm riskini bilmesine rağmen müdahaleyi kasten gerçekleştirmemesi ve ölüm neticesini istemesi veya kabullenmesi gerekir.

Önceden Gerçekleştirilen Tehlikeli Davranış ve TCK 83/2-b

TCK 83’te garantörlüğün üçüncü önemli kaynağı, failin daha önce gerçekleştirdiği davranışla başka bir kişinin hayatı bakımından tehlikeli bir durum yaratmış olmasıdır.

Ceza hukuku öğretisinde bu durum kimi zaman ingérence veya ön gelen tehlikeli davranış ilkesi olarak ifade edilmektedir.

Örneğin kişinin kendi davranışıyla başka birini hayati tehlikeye sokması hâlinde, ortaya çıkardığı tehlikenin ölümle sonuçlanmasını engellemek konusunda özel yükümlülüğü doğabilir.

Trafik Kazası Yapan Sürücü Bakımından TCK 83

Trafik kazasına neden olan sürücünün sonraki davranışları bazı olaylarda TCK 83 bakımından önem taşıyabilir.

Ancak her ölümlü trafik kazasında TCK 83 uygulanmaz.

Örneğin sürücünün;

  • kendi davranışıyla mağdur bakımından hayati tehlike yaratması,
  • yaralının ölüm riski altında olduğunu bilmesi,
  • yardım çağırabilecek veya müdahale edebilecek durumda olması,
  • ölüm neticesini öngörmesi ve kabullenmesi,
  • zamanında yardım edilmesi hâlinde ölümün önlenebilecek olması

gibi hususlar birlikte değerlendirilmelidir.

Kast bulunmadığı takdirde olay taksirle öldürme suçu kapsamında kalabilir.

İhmali Davranışın İcrai Davranışa Eşdeğer Olması Ne Demektir?

TCK 83’ün uygulanabilmesi için yalnızca failin hukuki bir yükümlülüğünün bulunması yeterli değildir.

Kanun ayrıca bu yükümlülüğün ihmal edilmesinin, somut olay bakımından icrai davranışa eşdeğer olmasını aramaktadır.

Başka bir ifadeyle failin hareketsiz kalması, ölüm neticesi bakımından hukuken aktif bir öldürme davranışına eşdeğer ağırlıkta olmalıdır.

Bu özellik TCK 83’ü sıradan yardım etmeme vakalarından ayırmaktadır.

Kasten yaralamanın ihmali davranışla gerçekleştirilmesine ilişkin benzer sistem TCK 88’de de görülmektedir. Konuyla bağlantılı olarak TCK 88 Kasten Yaralamanın İhmali Davranışla İşlenmesi başlıklı yazımız incelenebilir.

Failin Müdahale İmkânı Bulunmalı mıdır?

Evet. Failin teorik olarak bir yükümlülüğünün bulunması tek başına yeterli değildir.

Kişinin somut olayda kendisinden beklenen davranışı gerçekleştirebilecek durumda bulunması gerekir.

Örneğin cankurtaranın denizdeki kişiyi kurtarma görevi bulunsa dahi, somut olayda fiziksel veya teknik olarak kurtarma imkânının bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Benzer şekilde doktorun hangi müdahaleyi yapabileceği, müdahalenin tıbben mümkün olup olmadığı ve müdahalenin sonucu değiştirme ihtimali araştırılmalıdır.

TCK 83’te İlliyet Bağı Nasıl Belirlenir?

TCK 83 dosyalarının en önemli ve en zor konularından biri ihmal ile ölüm arasındaki illiyet bağıdır.

İcrai suçlarda failin yaptığı hareket ile netice arasındaki maddi sebep-sonuç ilişkisi araştırılır.

İhmali suçlarda ise yapılmayan bir davranış söz konusudur.

Bu nedenle inceleme çoğunlukla şu soru üzerinden yapılır:

Fail yükümlü olduğu icrai davranışı zamanında gerçekleştirmiş olsaydı ölüm neticesi engellenebilecek miydi?

Bu değerlendirme öğretide çoğu zaman farazi veya hipotetik nedensellik olarak adlandırılır.

Özellikle tıbbi ölüm nedenlerinin tartışıldığı dosyalarda;

  • otopsi raporları,
  • Adli Tıp Kurumu değerlendirmeleri,
  • hastane kayıtları,
  • uzman bilirkişi raporları,
  • olay yeri koşulları

belirleyici olabilir.

Fail müdahale etmiş olsaydı dahi ölüm kaçınılmaz olacaksa, ihmal ile ölüm neticesi arasında TCK 83 bakımından gerekli hukuki bağlantının kurulup kurulamayacağı tartışmalı hâle gelir.

Kesin Ölüm Sebebinin Belirlenememesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin E. 2022/6865, K. 2024/1908, T. 21.03.2024 sayılı kararı bu konuda önemlidir.

Karara konu olayda prematüre doğmuş bebeğin bakım koşulları ve annenin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği tartışılmıştır.

Ancak ölüm sebebinin yeterli kesinlikle ortaya konulamaması, TCK 83 yönünden nedensellik değerlendirmesini doğrudan etkilemiştir.

Bebeğin prematürelikten kaynaklanan doğal komplikasyonlarla mı, yoksa bakım ve ortam koşullarındaki eksiklikler nedeniyle mi öldüğünün araştırılması gerektiği değerlendirilmiştir.

Yargıtay eksik araştırmayı bozma nedeni kabul etmiştir.

Bu kararın TCK 83 bakımından ortaya koyduğu önemli ilke şudur:

Garantörlük yükümlülüğünün ihlal edilmesi tek başına kasten öldürmeden mahkûmiyet için yeterli değildir; ölüm ile ihmal arasındaki bağlantının da yeterli delille ortaya konulması gerekir.

Yargıtay kararlarının güncel metin ve künyeleri Yargıtay Başkanlığı Karar Arama Sisteminden kontrol edilebilir.

TCK 83’te Kast Nasıl Belirlenir?

TCK 83, bir kasten öldürme suçudur.

Dolayısıyla salt ihmal, dikkatsizlik veya bakım eksikliği TCK 83 için yeterli değildir.

Failin ölüm neticesine yönelik kastının bulunması gerekir.

Doğrudan Kast

Fail ölüm neticesini biliyor ve istiyorsa doğrudan kast söz konusudur.

Örneğin öldürme amacıyla bakmakla yükümlü olduğu kişiye bilinçli olarak gıda veya hayati ilaç vermeyen kişi bakımından doğrudan kast tartışılabilir.

Olası Kast

Fail ölüm neticesinin gerçekleşebileceğini öngörüyor ve buna rağmen sonucu kabullenerek hareketsiz kalıyorsa olası kast gündeme gelebilir.

Uygulamada kastın belirlenmesinde;

  • tehlikenin açıklığı,
  • failin mesleği ve tecrübesi,
  • mağdurun durumu,
  • olaydan önceki davranışlar,
  • olaydan sonraki davranışlar,
  • yardım çağrılıp çağrılmadığı,
  • müdahale imkânı ve
  • riskin fail tarafından ne ölçüde bilindiği

gibi dış dünyaya yansıyan olgular önemlidir.

TCK 83 ile Taksirle Öldürme TCK 85 Arasındaki Fark

TCK 83 ile TCK 85 taksirle öldürme arasında uygulamada en önemli ayrım manevi unsur, yani kast-taksir ayrımıdır.

Kriter TCK 83 TCK 85
Temel nitelik İhmali davranışla kasten öldürme Taksirle öldürme
Ölüm neticesi Fail tarafından istenir veya kabullenilir Fail tarafından istenmez
Garantörlük Gerekir TCK 83 anlamında özel garantörlük zorunlu değildir
Davranış Hukuki yükümlülüğün kasten yerine getirilmemesi Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık
Ana ayrım Kast Taksir veya bilinçli taksir

Bilinçli taksir ile olası kast arasındaki ayrım özellikle zor olabilir.

Genel olarak fail neticeyi öngörmesine rağmen bunun meydana gelmeyeceğine güveniyorsa bilinçli taksir; sonucu öngörerek gerçekleşmesini kabulleniyorsa olası kast tartışılır.

Ancak gerçek bir ceza dosyasında suç vasfı tek bir formüle göre değil, bütün deliller birlikte değerlendirilerek belirlenir.

TCK 83 ile TCK 81 ve TCK 82 Arasındaki Fark

TCK 81 kasten öldürme suçun temel şeklini, TCK 82 ise nitelikli kasten öldürme hâllerini düzenlemektedir.

TCK 83’ün ayırıcı özelliği ölüm neticesinin aktif bir hareket yerine, hukuken zorunlu davranışın gerçekleştirilmemesi yoluyla meydana gelmesidir.

Kriter TCK 83 TCK 81-82
Davranış İhmali davranış Kural olarak icrai davranış
Garantörlük Gerekir Aranmaz
Ölüm Gerekir Gerekir
Manevi unsur Kast Kast
Ana sorun Yapılması gereken davranışın kasten yapılmaması Aktif öldürme fiili

İcrai Hareket ile İhmali Hareket Nasıl Ayrılır?

Bir olayın dışarıdan “terk etme” şeklinde görünmesi, fiilin her zaman ihmali olduğu anlamına gelmez.

Fail mağduru aktif hareketlerle doğrudan ölüm tehlikesine sokmuşsa, fiil TCK 83 yerine icrai kasten öldürme kapsamında değerlendirilebilir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun E. 2020/265, K. 2022/503, T. 29.06.2022 tarihli kararı bu ayrım açısından önemlidir.

Karara konu olayda bakıma muhtaç yaşlı annenin gece vakti ıssız taş ocakları bölgesine araçla götürülerek bırakılması tartışılmıştır.

Ceza Genel Kurulu, mağdurun hayati tehlike arz eden bölgeye bizzat götürülüp bırakılmasını yalnızca pasif bir ihmal olarak değerlendirmemiş; aktif hareketle ölüm tehlikesinin yaratılması üzerinde durmuştur.

Bu yaklaşım TCK 83 bakımından şu ayrımı ortaya koymaktadır:

Failin mağduru tehlikeye aktif biçimde sokması ile daha önce var olan bir ölüm tehlikesine karşı hukuken gerekli müdahaleyi yapmaması aynı şey değildir.

TCK 83 ile TCK 98 Arasındaki Fark Nedir?

TCK 83 ile TCK 98 yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi birbirinden ayrılmalıdır.

Temel fark yine garantörlük kavramında ortaya çıkar.

TCK 98 bakımından özel bir garantörlük ilişkisi bulunmayan kişinin, kendisini idare edemeyecek durumdaki bir kişiye hâl ve koşullar elverdiği ölçüde yardım etmemesi veya durumu yetkili makamlara bildirmemesi söz konusudur.

TCK 98/1 kapsamında yaptırım bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.

Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle kişinin ölmesi durumunda ise TCK 98/2 uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.

Yolda Yaralı Birini Görüp Yardım Etmemek TCK 83 müdür?

Kural olarak hayır.

Kazayı kendisi meydana getirmemiş ve yaralı kişi üzerinde özel kanuni veya sözleşmesel koruma yükümlülüğü bulunmayan sıradan üçüncü kişi TCK 83 anlamında garantör değildir.

Ancak şartları varsa TCK 98 kapsamında yardım veya bildirim yükümlülüğünün ihlali gündeme gelebilir.

Bu nedenle “her yardım etmeme TCK 83’tür” şeklindeki ifade hukuken doğru değildir.

TCK 83 Uygulamasına İlişkin Örnekler

Ebeveynin Bebeği Bakımsız Bırakması

Anne ve babanın küçük çocukları üzerindeki kanuni bakım ve koruma yükümlülüğü, TCK 83 bakımından en tipik garantörlük örneklerinden biridir.

Ancak TCK 83 için yalnızca bakım eksikliği yeterli değildir.

Ölüm sonucuyla ihmal arasında nedensellik ve ölüm neticesine yönelik kast da ispatlanmalıdır.

Cankurtaranın Müdahale Etmemesi

Görev alanındaki kişilerin güvenliğini sağlamakla yükümlü cankurtaranın açık ölüm tehlikesine rağmen kasten müdahale etmemesi, diğer şartların da bulunması halinde TCK 83 kapsamında değerlendirilebilir.

Hekimin Kasten Müdahale Etmemesi

Tedaviyi üstlenen hekimin ölüm riskini bilmesine rağmen ölüm neticesini isteyerek veya kabullenerek müdahale etmemesi halinde TCK 83 tartışılabilir.

Buna karşılık mesleki dikkatsizlik ve tıbbi hata daha çok TCK 85 kapsamında değerlendirilir.

Yaşlı ve Bakıma Muhtaç Kişinin Terk Edilmesi

Yaşlı anne veya babaya bakmamak her somut olayda doğrudan TCK 83 anlamına gelmez.

Öncelikle failin somut bakım yükümlülüğü, mağdurun kendisini idare edip edemediği, failin bakım sorumluluğunu üstlenip üstlenmediği, ölüm riskini bilip bilmediği ve kastı incelenmelidir.

İntihar Girişimine Müdahale Etmeme

Sıradan üçüncü kişinin intihar girişimine müdahale etmemesi tek başına TCK 83 oluşturmaz.

Özel garantörlük ilişkisi yoksa şartları varsa TCK 98 değerlendirilebilir.

Bununla birlikte kişinin intiharı önlemek konusunda özel hukuki koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler bakımından TCK 83 gündeme gelebilir.

İntihara teşvik etme, kararını kuvvetlendirme veya yardım etme ise TCK 84 kapsamında ayrıca değerlendirilmelidir.

TCK 83 Cezası Ne Kadardır?

TCK 83/3, ihmali davranışla kasten öldürme suçunda özel bir ceza rejimi öngörmektedir.

Esas Alınan Kasten Öldürme Cezası TCK 83 Kapsamında Uygulanabilecek Ceza
Ağırlaştırılmış müebbet hapis 20 yıldan 25 yıla kadar hapis uygulanabilir
Müebbet hapis 15 yıldan 20 yıla kadar hapis uygulanabilir
Diğer hâller 10 yıldan 15 yıla kadar hapis uygulanabilir

Ancak kanunun son derece önemli bir düzenlemesi bulunmaktadır:

Mahkemenin cezada indirim yapması zorunlu değildir.

TCK 83/3 açıkça cezada indirim yapılmayabileceğini de düzenlemektedir.

Dolayısıyla “TCK 83 suçu işlenirse kesin olarak 10–15 yıl ceza verilir” şeklindeki ifade yanlıştır.

Somut olayda TCK 82’deki nitelikli öldürme hâllerinin bulunup bulunmadığı ve mahkemenin TCK 83/3 kapsamındaki takdir yetkisi önemlidir.

TCK 83 Yargıtay Kararları

TCK 83 uygulamasında Yargıtay kararları özellikle dört konuda önem taşımaktadır:

  • garantörlüğün bulunup bulunmadığı,
  • ihmal ile ölüm arasındaki illiyet bağı,
  • kast-taksir ayrımı,
  • hareketin gerçekten ihmali mi yoksa icrai mi olduğu.
Karar Temel Uyuşmazlık Öne Çıkan İlke
Yargıtay 1. Ceza Dairesi
E. 2022/6865
K. 2024/1908
21.03.2024
Prematüre bebeğin bakım şartları ve ölüm sebebi İhmal ile ölüm arasında yeterli nedensellik kurulmadan mahkûmiyet kurulamayacağı; eksik incelemenin bozma nedeni oluşturabileceği.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi
E. 2022/680
K. 2023/4813
07.07.2023
Gölette meydana gelen ölüm ve önceki tehlikeli davranış iddiası TCK 83/2-b bakımından tehlikenin fail tarafından yaratıldığının ve müdahale imkânının kesin delillerle ortaya konulması gerektiği.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi
E. 2023/2442
K. 2023/2428
05.07.2023
Yeni doğmuş bebeğin gerekli bakım ve tıbbi müdahaleden mahrum bırakılması Ebeveynlerin kanundan doğan koruma yükümlülüğü ile kast-taksir ayrımının birlikte değerlendirilmesi.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu
E. 2020/265
K. 2022/503
29.06.2022
Bakıma muhtaç annenin ıssız bölgeye götürülerek bırakılması Mağduru tehlikeli ortama aktif hareketle götürmenin TCK 83’teki salt ihmalden ayrılması; icrai olası kastla öldürme değerlendirmesi.

Yargıtay’ın resmî karar veri tabanında daire, esas numarası, karar numarası ve tarih üzerinden arama yapılabilir. Güncel içtihat kontrolü için Yargıtay Karar Arama sistemi kullanılabilir.

Adalet Bakanlığı tarafından sunulan UYAP Mevzuat sistemi de mevzuat ve yüksek yargı içtihatlarına erişim imkânı sağlamaktadır. UYAP Mevzuat ve İçtihat sistemi hakkında bilgi alınabilir.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E. 2022/6865, K. 2024/1908

Bu kararda temel problem, annenin bakım yükümlülüğünü ihlal ettiği iddia edilen prematüre bebeğin ölüm sebebinin yeterli kesinlikte belirlenememesidir.

Ölümün prematürelikten kaynaklanan doğal komplikasyonlarla mı yoksa bakım şartları nedeniyle mi gerçekleştiği yeterince araştırılmadan TCK 83 kapsamında mahkûmiyet kurulması sorunlu görülmüştür.

Karar, özellikle illiyet bağının varsayımla kurulamaması gerektiğini göstermektedir.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E. 2022/680, K. 2023/4813

Gölette meydana gelen ölüm olayında, sanığın mağdur bakımından tehlike yaratıp yaratmadığı ve kurtarma imkânı bulunup bulunmadığı tartışılmıştır.

Sanığın ölüm sonucuna kasten veya ihmali davranışla neden olduğunun her türlü şüpheden uzak şekilde ispatlanamaması karşısında beraat değerlendirmesi korunmuştur.

Bu karar, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin TCK 83 dosyalarındaki önemini göstermektedir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E. 2023/2442, K. 2023/2428

Yeni doğan bebeğin göbek bağının gerekli şekilde bağlanmaması, uygun ortam ve tıbbi müdahaleden mahrum bırakılması sonucunda meydana gelen ölüm bakımından ebeveynlerin garantörlük yükümlülüğü değerlendirilmiştir.

Karar, özellikle TCK 83 ile TCK 85 taksirle öldürme arasındaki sınırın belirlenmesi bakımından önemlidir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E. 2020/265, K. 2022/503

Bakıma muhtaç kişinin tehlikeli ve ıssız bölgeye bizzat götürülüp bırakılması olayında davranışın ihmali değil icrai niteliği üzerinde durulmuştur.

Böylece TCK 83 bakımından önemli bir sınır ortaya çıkmaktadır:

Ölüm tehlikesini aktif hareketle yaratmak ile mevcut tehlikeyi önlemek için gerekli hukuki davranışı yapmamak aynı suç yapısı değildir.

Yargıtay Kararlarına Göre TCK 83 İncelemesi Nasıl Yapılmalıdır?

Yargıtay kararları birlikte değerlendirildiğinde mahkemenin TCK 83 bakımından temel olarak şu soruları ayrı ayrı cevaplaması gerekir:

  1. Fail mağdur bakımından garantör müydü?
  2. Fail hangi davranışı yapmakla yükümlüydü?
  3. Failin bu davranışı gerçekleştirme imkânı var mıydı?
  4. Müdahale edilseydi ölüm engellenebilir miydi?
  5. Fail ölüm neticesini öngördü mü?
  6. Ölüm sonucunu istedi veya kabullendi mi?
  7. Failin davranışı gerçekten ihmali miydi, yoksa tehlikeyi aktif hareketle mi yarattı?

Bu soruların cevapları TCK 81, TCK 82, TCK 83, TCK 85 veya TCK 98 hükümlerinden hangisinin uygulanacağını değiştirebilir.

TCK 83 Davasına Hangi Mahkeme Bakar?

TCK 83 kapsamında açılan ceza davalarında görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesidir.

5235 sayılı Kanun’un 12. maddesi, ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara ilişkin dava ve işlerin ağır ceza mahkemelerinin görev alanında olduğunu düzenlemektedir.

Ceza soruşturması ve ağır ceza yargılamasının genel yapısına ilişkin bilgi için Ceza Hukuku ve Ağır Ceza Davaları sayfamız incelenebilir.

TCK 83’te Tutuklama Mümkün müdür?

Evet.

CMK m.100/3 kapsamında kasten öldürme suçları katalog suçlar arasında düzenlenmektedir.

Ancak katalog suç kapsamında bulunmak, TCK 83 isnadı bulunan her dosyada otomatik olarak tutuklama kararı verileceği anlamına gelmez.

Tutuklama bir ceza değil, koruma tedbiridir.

Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller, tutuklama nedeni, ölçülülük ve diğer kanuni şartların ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Ceza Muhakemesi Kanununun güncel metni UYAP Mevzuat Bilgi Sisteminden kontrol edilebilir.

TCK 83 Suçu Şikâyete Bağlı mıdır?

Hayır.

Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçu şikâyete bağlı değildir.

Cumhuriyet savcılığı suç şüphesini öğrendiğinde soruşturma resen yürütülür.

Mağdur yakınlarının şikâyetten vazgeçmesi soruşturma veya kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez.

TCK 83 Uzlaştırmaya Tabi midir?

Hayır.

TCK 83 kapsamındaki kasten öldürme suçu uzlaştırma kapsamında değildir.

TCK 83 Zamanaşımı Ne Kadardır?

TCK 83 bakımından zamanaşımı hesabı somut isnadın niteliğine göre yapılmalıdır.

Özellikle temel kasten öldürme ile nitelikli kasten öldürme hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı ve TCK 83/3’teki özel ceza sistemi dikkate alınmalıdır.

TCK m.66 kapsamında isnadın niteliğine göre uzun dava zamanaşımı süreleri gündeme gelmektedir. Nitelikli öldürme ve ağırlaştırılmış müebbet gerektiren durumlarla, diğer öldürme biçimleri aynı zamanaşımı değerlendirmesine tabi değildir.

Ayrıca zamanaşımını kesen ve durduran nedenler bulunabileceğinden somut ceza dosyasındaki süre hesabının dosya üzerinden yapılması gerekir.

TCK 83’te HAGB Uygulanabilir mi?

TCK 83 kapsamında hükmedilebilecek hapis cezalarının miktarı nedeniyle mahkûmiyet halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) mümkün değildir.

HAGB kurumunun güncel şartları ve 2026 değişiklikleri hakkında HAGB Düzenlemesi 2026 başlıklı yazımız incelenebilir.

TCK 83 Cezası Ertelenebilir mi?

TCK 83 kapsamında öngörülen hapis cezaları TCK m.51’deki hapis cezasının ertelenmesine ilişkin süre sınırlarının üzerindedir.

Bu nedenle TCK 83 kapsamında mahkûmiyet hâlinde hapis cezasının ertelenmesi mümkün değildir.

TCK 83’te Etkin Pişmanlık Var mıdır?

TCK 83 için özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi bulunmamaktadır.

Bununla birlikte ölüm neticesi henüz meydana gelmeden failin davranışını değiştirerek mağdurun kurtarılmasını sağlaması hâlinde, somut olayın şartlarına göre gönüllü vazgeçmeye ilişkin genel hükümler ayrıca tartışılabilir.

TCK 83 Dosyalarında Hangi Deliller Önemlidir?

TCK 83 yargılamalarında delil değerlendirmesi suçun hukuki niteliğinin belirlenmesinde merkezi öneme sahiptir.

Özellikle aşağıdaki deliller önem taşıyabilir:

  • otopsi raporları,
  • Adli Tıp Kurumu raporları,
  • hastane ve sağlık kayıtları,
  • kamera görüntüleri,
  • olay yeri inceleme tutanakları,
  • telefon kayıtları,
  • mesajlaşmalar,
  • tanık anlatımları,
  • bakım ve gözetim ilişkisini gösteren belgeler,
  • sözleşmeler,
  • görev tanımları,
  • bilirkişi raporları,
  • failin olay öncesi ve sonrası davranışları.

Özellikle ölüm nedeninin kesinliği ve fail müdahale etmiş olsaydı ölümün önlenip önlenemeyeceği konusunda tıbbi deliller belirleyici olabilir.

TCK 83 Savunmasında Hangi Sorular Önemlidir?

Bir TCK 83 isnadında özellikle aşağıdaki hususlar incelenmelidir:

  • Sanığın gerçekten hukuki bir garantörlük yükümlülüğü var mıydı?
  • Garantörlük hangi kanun, sözleşme veya önceki davranıştan kaynaklanmaktadır?
  • Sanığın müdahale etme imkânı var mıydı?
  • Ölüm sebebi kesin olarak belirlenmiş midir?
  • Müdahale yapılsaydı ölüm engellenecek miydi?
  • Sanık ölüm riskini biliyor muydu?
  • Neticeyi istemiş veya kabullenmiş midir?
  • Olası kast yerine bilinçli taksir söz konusu olabilir mi?
  • Failin davranışı ihmali mi yoksa icrai midir?
  • Şüpheye dayalı bir varsayımla mahkûmiyet kurulmaya çalışılıyor mu?

Bu inceleme, TCK 83 ile TCK 85 arasındaki ayrım bakımından özellikle önemlidir.

Ceza hukukuyla ilgili diğer güncel içeriklerimize Ceza Hukuku Makaleleri bölümünden ulaşabilirsiniz.

TCK 83 Hakkında Sık Sorulan Sorular

TCK 83 nedir?

TCK 83, hukuken belirli bir davranışı yapmakla yükümlü olan kişinin bu davranışı kasten gerçekleştirmemesi nedeniyle meydana gelen ölümden, şartları varsa kasten öldürme hükümleri kapsamında sorumlu tutulmasını düzenler. Garantörlük, icrai davranışa eşdeğer ihmal, illiyet bağı ve kast suçun temel değerlendirme noktalarıdır.

Her yardım etmeme TCK 83 müdür?

Hayır. TCK 83 için failin mağdurun yaşamını koruma konusunda özel bir hukuki yükümlülüğü bulunmalıdır. Özel garantörlük ilişkisi olmayan kişinin davranışı, şartları varsa TCK 98 kapsamında değerlendirilebilir.

TCK 83 ile TCK 85 arasındaki fark nedir?

Temel fark kast ve taksir ayrımıdır. TCK 83’te ölüm neticesine yönelik kast bulunurken, TCK 85’te fail ölüm neticesini istemez ve ölüm dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık sonucunda meydana gelir.

TCK 83 cezası kaç yıldır?

TCK 83/3 uyarınca temel suç ağırlaştırılmış müebbet gerektiriyorsa 20–25 yıl, müebbet gerektiriyorsa 15–20 yıl, diğer hallerde ise 10–15 yıl hapis cezasına hükmedilebilir. Ancak mahkemenin cezada indirim yapmama yetkisi de bulunmaktadır.

TCK 83 suçunda ceza indirimi zorunlu mudur?

Hayır. TCK 83/3 açıkça mahkemeye cezada indirim yapmama imkânı tanımaktadır.

Yolda yaralı gördüğü kişiye yardım etmeyen kişi TCK 83’ten ceza alır mı?

Kural olarak TCK 83 uygulanmaz; çünkü sıradan üçüncü kişinin mağdur üzerinde özel garantörlük yükümlülüğü bulunmaz. Ancak şartları varsa TCK 98 kapsamında yardım veya bildirim yükümlülüğünün ihlali gündeme gelebilir.

Trafik kazası yapan sürücü yaralıya yardım etmezse TCK 83 olur mu?

Somut olayın özelliklerine göre olabilir. Sürücünün tehlikeyi kendi davranışıyla yaratması, ölüm riskini bilmesi, müdahale imkânının bulunması, neticeyi kabullenmesi ve zamanında yardım halinde ölümün önlenebilir olması birlikte değerlendirilmelidir. Her trafik kazasında otomatik olarak TCK 83 uygulanmaz.

Doktorun hastaya müdahale etmemesi TCK 83 müdür?

Her tıbbi ihmal TCK 83 değildir. Hekimin ölüm tehlikesini bilmesine rağmen kasten müdahale etmemesi ve sonucu istemesi veya kabullenmesi halinde TCK 83 tartışılabilir. Mesleki hata veya dikkatsizlik halinde şartları varsa TCK 85 taksirle öldürme gündeme gelir.

Cankurtaranın boğulan kişiye müdahale etmemesi TCK 83 olabilir mi?

Evet, şartları varsa olabilir. Cankurtaran görev ilişkisi nedeniyle garantör olabilir. Ancak müdahale imkânı, ölümün önlenebilirliği ve kast ayrıca ispatlanmalıdır.

Ebeveynin çocuğunu bakımsız bırakması TCK 83 oluşturur mu?

Anne ve babanın çocuğa karşı kanuni bakım ve koruma yükümlülüğü bulunmaktadır. Ancak TCK 83 için bakım eksikliğinin yanı sıra ölüm neticesi ile ihmal arasındaki illiyet bağı ve ölüm sonucu bakımından kast da ortaya konulmalıdır.

Yaşlı anne veya babaya bakmamak TCK 83 müdür?

Her durumda değildir. Somut bakım yükümlülüğü, mağdurun kendisini idare etme durumu, taraflar arasındaki bakım ilişkisi, ölüm tehlikesi, müdahale imkânı ve failin kastı birlikte değerlendirilmelidir.

İntihar etmek üzere olan kişiye müdahale etmemek TCK 83 müdür?

Özel garantörlük ilişkisi bulunmayan sıradan üçüncü kişi bakımından kural olarak TCK 83 uygulanmaz. Ancak kişiyi korumak konusunda özel hukuki yükümlülüğü bulunan kişiler bakımından TCK 83 tartışılabilir. İntihara teşvik ve yardım ise ayrıca TCK 84 kapsamında değerlendirilir.

TCK 83 şikâyete bağlı mıdır?

Hayır. Suç resen soruşturulur ve kovuşturulur. Şikâyetten vazgeçme kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez.

TCK 83 uzlaştırmaya tabi midir?

Hayır. Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi uzlaştırma kapsamında değildir.

TCK 83 davasına hangi mahkeme bakar?

TCK 83 kapsamında görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir. Yer bakımından yetki ise Ceza Muhakemesi Kanununun yetki kuralları ve somut olayın özelliklerine göre belirlenir.

TCK 83’te tutuklama mümkün müdür?

Evet. Kasten öldürme suçları CMK m.100/3 kapsamında katalog suçlar arasında yer almaktadır. Ancak tutuklama otomatik değildir; somut delile dayalı kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedeni ve ölçülülük ayrıca değerlendirilmelidir.

TCK 83’te HAGB uygulanabilir mi?

TCK 83 kapsamında verilebilecek cezaların miktarı nedeniyle mahkûmiyet halinde HAGB uygulanması mümkün değildir.

TCK 83 cezası ertelenebilir mi?

Hayır. TCK 83 kapsamında öngörülen hapis cezaları hapis cezasının ertelenmesi için kanunda öngörülen sürelerin üzerindedir.

Sonuç: TCK 83’te Her İhmal Kasten Öldürme Değildir

TCK 83 kapsamında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçundan söz edebilmek için yalnızca failin bir davranışı gerçekleştirmemiş olması yeterli değildir.

Öncelikle failin mağdurun hayatını korumak konusunda hukuki bir garantörlük yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.

Daha sonra;

  • failin hangi davranışı yapmakla yükümlü olduğu,
  • bu davranışı gerçekleştirme imkânının bulunup bulunmadığı,
  • ihmalin icrai davranışa eşdeğer olup olmadığı,
  • müdahale halinde ölümün engellenip engellenemeyeceği,
  • ölüm neticesi bakımından kastın bulunup bulunmadığı

ayrı ayrı incelenmelidir.

Yargıtay uygulaması özellikle garantörlük, illiyet bağı, kast, suç vasfı ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Bu nedenle aynı ölüm olayı somut delillere göre TCK 81, TCK 82, TCK 83, TCK 85 veya TCK 98 kapsamında farklı hukuki sonuçlara yol açabilir.

TCK 83 kapsamındaki soruşturma veya ağır ceza dosyasının değerlendirilmesinde özellikle olayın tıbbi ve maddi delilleri, Adli Tıp raporları ve failin mağdur üzerindeki hukuki yükümlülüğünün kaynağı birlikte incelenmelidir.

Resmî ve İlgili Kaynaklar


İlgili Ceza Hukuku Yazılarımız:


Av. Batın YILMAZ – İstanbul Barosu Sicil No: 77008

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut bir ceza dosyasında suç vasfı, garantörlük, kast, illiyet bağı, uygulanacak ceza ve usul hükümleri dosyada bulunan delillere ve yargısal değerlendirmeye göre farklılık gösterebilir.

Yorum Yazın

Mail Bültenimize Abone Olun