Trafik cezasına itiraz, cezanın tebliğ edilmesinden sonra görevli Sulh Ceza Hakimliğine yapılır. İtiraz eden kişi, trafik cezasının hukuka aykırı olduğunu düşündüğü nedenleri ve buna ilişkin delilleri dilekçesiyle birlikte 15 günlük süre içinde mahkemeye sunmalıdır. Özellikle radar cezaları, fahri trafik müfettişi tarafından düzenlenen cezalar, hatalı plaka tespitleri ve usulsüz tebligatlar nedeniyle verilen trafik cezalarının iptali mümkün […]
2026 Güncel Rehber · Ceza Hukuku Kısa cevap: Yasadışı bahis cezası, 7258 sayılı Kanun kapsamında belirlenir. Yasadışı bahis oynamak kabahattir; yalnızca idari para cezası gerektirir, hapis cezası yoktur. Buna karşılık bahis oynatmak, para nakline aracılık etmek, reklam yapmak veya yurt dışı sitelere erişim sağlamak suçtur ve fiile göre 1 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Son yıllarda […]
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, bir kimseye karşı ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması veya benzer şekilde hukuka aykırı başka davranışlarla kişinin huzurunun hedef alınmasıdır. Bu suçun özünde “rahatsızlık verme” vardır; ancak kanun, her rahatsız edici davranışı değil, ısrarlı ve özel amaçla (sırf huzuru bozma maksadıyla) yapılan eylemleri cezalandırır. Hangi hakkı korur? Yargıtay’a göre korunan hukuki yarar; kişinin psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi, […]
Nefret ve ayrımcılık suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 122. maddesinde düzenlenen ve kişilerin belirli özellikleri nedeniyle ekonomik ve sosyal hayattan dışlanmasını cezalandıran bir suç tipidir. Bu suç, özellikle eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağı kapsamında değerlendirilir. Günlük hayatta karşılaşılan her ayrımcı davranış bu suçu oluşturmaz. Suçun oluşması için kanunda açıkça belirtilen şartların gerçekleşmesi gerekir. Bu suçun en […]
Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi, bir kişinin belirli bir hakkını kullanabilmek için yetkili kamu makamına verdiği dilekçenin, hukuki bir neden olmaksızın kabul edilmemesi halinde oluşan suçtur. Bu fiil, Türk Ceza Kanunu’nun 121. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Dilekçe hakkı, hukuk devletinin temel başvuru yollarından biridir. Kişiler; kendileriyle ilgili bir talep, şikâyet, itiraz, bilgi isteme ya da hak arama amacıyla kamu […]
Haksız arama, kamu görevlisinin bir kişinin üstünü veya eşyasını hukuka aykırı şekilde aramasıyla oluşan suçtur. Türk Ceza Kanunu’nun 120. maddesinde düzenlenen bu suç, kişilerin özel hayatını ve kişisel alanını korumayı amaçlar. Hukuk düzeni, arama işlemini tamamen yasaklamaz; ancak bunun belirli şartlara, yetkiye ve usule uygun biçimde yapılmasını zorunlu kılar. Eğer bu şartlara uyulmazsa, aramayı yapan kamu görevlisi bakımından ceza […]
TCK 119 ortak hüküm, Türk Ceza Kanunu’nda yer alan bazı özgürlüklere karşı suçların, belirli ağırlaştırıcı koşullar altında işlenmesi halinde cezanın artırılmasını düzenleyen özel bir hükümdür. Bu madde tek başına bağımsız bir suç tanımı yapmaz. Bunun yerine, kanunda ayrıca düzenlenmiş bazı suçlar bakımından ortak bir ağırlaştırma sistemi kurar. Basit ifadeyle söylemek gerekirse, kanunda sayılan belirli suçlar; […]
Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi, çalışanların veya işverenlerin sendika özgürlüğüne müdahale edilmesini cezalandıran bir suç tipidir. Türk Ceza Kanunu’nun 118. maddesinde düzenlenen bu suç, hem bir kişinin sendikaya üye olma ya da olmama özgürlüğünü, hem de sendikaların serbestçe faaliyet gösterme hakkını korumayı amaçlar. Kısacası, hiç kimse bir başkasını sendikaya girmeye, sendikadan çıkmaya, sendika faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya cebir ya da […]
İş ve çalışma hürriyetinin ihlali, bir kişinin serbestçe çalışma, iş yapma, sözleşme kurma ya da ekonomik faaliyette bulunma hakkının cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmesidir. Bu suç, Türk Ceza Kanunu’nun 117. maddesinde düzenlenmiştir. Kanunun amacı, kişilerin baskı altında kalmadan çalışabilmesini korumaktır. Burada yalnızca klasik işçi-işveren ilişkisi değil; gelir elde etmeye yönelik hukuka […]
Konut dokunulmazlığının ihlali, bir kişinin evine, evinin eklentilerine ya da bazı durumlarda işyerine rızası olmadan girilmesi veya izinle girildikten sonra çıkılması istenmesine rağmen içeride kalınması halinde oluşan bir suçtur. Bu suç, Türk Ceza Kanunu’nun 116. maddesinde düzenlenmiştir. Burada korunan değer yalnızca mülkiyet hakkı değildir. Asıl korunan hukuki yarar, kişinin özel yaşam alanı, huzuru, güvenliği ve konutunda serbestçe yaşama hakkıdır. Bu nedenle bazen kapıyı […]










