Giriş
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”, kamuoyunda yaygın olarak “Terörsüz Türkiye Yasası” olarak ifade edilmektedir. Söz konusu kanun teklifi, özellikle PKK/KCK terör örgütünün silah bırakması, örgütsel faaliyetlerin sona ermesi ve bu durumun devlet kurumları tarafından tespit edilmesi halinde uygulanacak özel hukuki sonuçları düzenlemeyi amaçlamaktadır.
Teklif, klasik anlamda bir genel af düzenlemesi olarak değil; belirli şartların gerçekleşmesine bağlı olarak soruşturma, kovuşturma ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerinin infaz süreçlerinin ertelenmesini öngören özel bir ceza hukuku mekanizması olarak hazırlanmıştır.
Ceza hukuku bakımından oldukça önemli sonuçlar doğurabilecek bu düzenleme; hakkında soruşturma bulunan kişiler, devam eden ceza davaları, kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri, tutuklama ve adli kontrol tedbirleri bakımından yeni bir hukuki süreç öngörmektedir.
Bu nedenle “Terörsüz Türkiye Yasası nedir?”, “Kimleri kapsıyor?”, “Genel af mı?”, “Cezaevindeki kişiler tahliye edilecek mi?”, “Terör suçlarında ceza indirimi mi geliyor?” gibi sorular kamuoyu tarafından yoğun şekilde araştırılmaktadır.
Bu makalede, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, ceza hukuku perspektifinden incelenecek; teklifin kapsamı, uygulanma şartları, hukuki sonuçları ve merak edilen noktalar ayrıntılı şekilde değerlendirilecektir.
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi Nedir?
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, PKK/KCK terör örgütünün ve bağlantılı yapılanmaların fiili varlığına son vermesi, silah ve mühimmatlarını teslim etmesi ve bu durumun devletin ilgili güvenlik kurumları tarafından tespit edilmesi halinde uygulanacak hukuki sonuçları düzenleyen özel nitelikte bir kanun teklifidir.
Teklifin temel amacı, örgütün faaliyetlerinin sona erdiği bir durumda;
- devam eden ceza soruşturmalarının,
- devam eden ceza davalarının,
- kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerinin infazının,
belirli sürelerle ertelenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.
Teklifin uygulanabilmesi için yalnızca örgütün tek taraflı açıklama yapması yeterli değildir. Düzenlemeye göre öncelikle;
- PKK/KCK terör örgütünün fiili varlığına son verdiğinin,
- Kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatın teslim edildiğinin,
- Bu hususun güvenlik kurumlarınca tespit edildiğinin,
- Bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu kararıyla teyit edilerek Resmî Gazete’de yayımlandığının,
gerçekleşmesi gerekmektedir.
Dolayısıyla kanun teklifinin uygulanması, doğrudan ve otomatik şekilde değil; belirli güvenlik ve idari süreçlerin tamamlanmasına bağlı olarak öngörülmektedir.
Terörsüz Türkiye Yasasının Hukuki Niteliği Nedir?
Kamuoyunda en fazla tartışılan hususlardan biri, bu düzenlemenin hukuki niteliğidir. Özellikle “af yasası” olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği konusunda farklı değerlendirmeler yapılmaktadır.
Ceza hukuku bakımından genel af ve özel af kurumları ile soruşturma, kovuşturma veya infaz ertelemesi birbirinden farklı hukuki sonuçlar doğurmaktadır.
Genel Af Nedir?
Genel af, işlendiği kabul edilen bir suçun hukuki sonuçlarını tamamen ortadan kaldıran ve mahkûmiyet kararının tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmasını sağlayan olağanüstü bir düzenlemedir.
Genel af halinde;
- devam eden davalar düşebilir,
- kesinleşmiş mahkûmiyetler bütün sonuçlarıyla ortadan kalkabilir,
- mahkûmiyet nedeniyle doğan bazı hukuki sonuçlar sona erebilir.
Terörsüz Türkiye Yasası Genel Af Mıdır?
Teklif metni incelendiğinde, düzenlemenin klasik anlamda bir genel af niteliğinde olmadığı görülmektedir.
Çünkü teklif;
- suçun tamamen ortadan kalkmasını,
- mahkûmiyetin hukuken yok sayılmasını,
- tüm cezaların silinmesini,
öngörmemektedir.
Bunun yerine;
- soruşturma ve kovuşturmaların belirli sürelerle ertelenmesi,
- mahkûmiyet hükümlerinin infazının belirli sürelerle ertelenmesi,
şeklinde özel bir hukuki sonuç düzenlemektedir.
Örneğin teklif kapsamında;
- üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda soruşturma ve kovuşturmaların 5 yıl süreyle,
- 15 yıldan fazla hapis cezası, müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda ise 10 yıl süreyle
ertelenmesi öngörülmektedir.
Benzer şekilde kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerinin infazının da belirli şartlarla ertelenmesi düzenlenmektedir.
Bu nedenle mevcut teklif metni bakımından hukuki nitelendirme yapıldığında, düzenlemenin şartlı bir erteleme mekanizması oluşturduğu, doğrudan bir genel af düzenlemesi olmadığı söylenebilir.
Terörsüz Türkiye Yasasının Amacı Nedir?
Kanun teklifinin birinci maddesinde düzenlemenin amacı açıkça belirtilmiştir.
Buna göre amaç;
- PKK/KCK terör örgütünün fiili varlığına son vermesi,
- örgütün kontrolündeki silah ve mühimmatların teslim edilmesi,
- bu sürecin devlet kurumlarınca doğrulanması halinde,
ceza hukuku bakımından uygulanacak özel prosedürleri belirlemektir.
Teklifin temelinde iki farklı hukuki amaç bulunmaktadır:
1. Terör Faaliyetlerinin Sona Erdirilmesi
Terör suçları, devletin güvenliği, anayasal düzen ve kamu güvenliği bakımından özel nitelikli suçlardır.
Bu nedenle teklif, öncelikle örgütsel yapının sona erdirilmesini ve silahlı faaliyetlerin tamamen bitirilmesini esas almaktadır.
2. Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi
Teklifin isminde de yer alan “toplumsal bütünleşme” kavramı, düzenlemenin yalnızca ceza hukuku bakımından değil, aynı zamanda sosyal ve siyasal sonuçları olan bir süreç olarak ele alındığını göstermektedir.
Ancak ceza hukuku açısından temel nokta; herhangi bir kişinin otomatik olarak düzenlemeden yararlanamayacağı, teklif kapsamında belirtilen şartların ve suç türlerinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğidir.
Terörsüz Türkiye Yasasının Kapsamı: Hangi Suçlar Düzenleme İçerisinde?
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin en önemli bölümlerinden biri, düzenlemenin hangi suçları kapsadığıdır.
Kanun teklifinin 1. maddesinin ikinci fıkrasında, düzenlemenin kapsamına giren suçlar açıkça belirtilmiştir. Buna göre teklif hükümleri;
- PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme,
- Terör örgütüne üye olma,
- Terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme,
- Terör örgütünün propagandasını yapma,
- Örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçlar,
- Terörizmin finansmanı suçları,
bakımından uygulanabilecektir.
Ancak burada önemli olan husus, her terör suçunun veya terör bağlantılı her fiilin otomatik olarak düzenleme kapsamına alınmadığıdır. Teklif, belirli suç tiplerini ve bu suçların örgütsel faaliyet kapsamında işlenmesini esas almaktadır.
Terörsüz Türkiye Yasası TCK 314 Kapsamındaki Suçları İçeriyor mu?
Türk Ceza Kanunu’nun 314. maddesinde silahlı örgüt suçu düzenlenmiştir.
TCK 314 kapsamında;
- silahlı örgüt kurma,
- silahlı örgütü yönetme,
- silahlı örgüte üye olma,
fiilleri cezalandırılmaktadır.
PKK/KCK yapılanması bakımından açılan birçok ceza soruşturması ve kovuşturma, uygulamada TCK 314 kapsamında yürütülmektedir.
Kanun teklifinde açıkça “örgütü kurma veya yönetme” ve “örgüte üye olma” ifadelerine yer verilmesi nedeniyle, düzenlemenin TCK 314 kapsamında yürütülen bazı soruşturma ve kovuşturmaları kapsayabilecek nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur:
Bir kişinin yalnızca TCK 314 kapsamında yargılanıyor olması tek başına yeterli değildir. Ayrıca;
- suçun teklif kapsamında olması,
- örgütün fiili varlığına son verdiğinin kabul edilmesi,
- diğer kanuni şartların gerçekleşmesi,
gerekmektedir.
Terör Örgütüne Yardım Etme Suçu Kapsama Girer mi?
Kanun teklifinde “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” fiili de kapsam içerisinde belirtilmiştir.
Terör örgütüne yardım etme suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 220. maddesi ve Terörle Mücadele Kanunu hükümleriyle bağlantılı şekilde değerlendirilebilmektedir.
Bu suç bakımından önemli olan husus, yardımın;
- örgütün amaçları doğrultusunda gerçekleştirilmesi,
- fail tarafından bilerek ve isteyerek yapılması,
- örgütsel faaliyete katkı sağlamasıdır.
Örneğin;
- örgüte maddi destek sağlamak,
- lojistik yardım yapmak,
- örgütsel faaliyetlerin devamına katkı sunmak,
somut olayın özelliklerine göre terör örgütüne yardım suçu kapsamında değerlendirilebilir.
Teklif, bu suçlardan dolayı yürütülen bazı soruşturma, kovuşturma ve infaz süreçlerinin ertelenmesine ilişkin hükümler içermektedir.
Terör Propagandası Suçu Kapsamda mı?
Kanun teklifinde açık şekilde “örgütün propagandasını yapma suçları” da kapsam içerisinde sayılmıştır.
Terör örgütünün propagandası suçu, esas olarak 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2. maddesinde düzenlenmektedir.
Bu suç kapsamında;
- örgütün yöntemlerini meşru gösteren,
- örgütün amaçlarını destekleyen,
- örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini öven,
açıklamalar ve yayınlar cezai sorumluluk doğurabilir.
Günümüzde özellikle;
- sosyal medya paylaşımları,
- internet içerikleri,
- dijital platformlardaki açıklamalar,
terör propagandası soruşturmalarında önemli yer tutmaktadır.
Ancak her siyasi değerlendirme, eleştiri veya ifade açıklamasının otomatik olarak propaganda suçu oluşturmayacağı; somut olayın içeriğinin, kullanılan ifadelerin ve bağlamın değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir.
Terörizmin Finansmanı Suçları Kapsama Giriyor mu?
Kanun teklifinin 1. maddesinde ayrıca 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında düzenlenen suçlara da yer verilmiştir.
Terörizmin finansmanı suçu;
- terör faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinde kullanılacağını bilerek,
- doğrudan veya dolaylı şekilde,
- fon sağlanması veya toplanması,
fiillerini kapsamaktadır.
Bu suç bakımından yalnızca doğrudan para verme değil;
- malvarlığı sağlama,
- ekonomik kaynak aktarımı,
- finansal destek oluşturma,
gibi faaliyetler de değerlendirmeye alınabilmektedir.
Terörsüz Türkiye Yasasında Kapsam Dışında Tutulan Suçlar
Kanun teklifinin önemli noktalarından biri, bazı suçların açık şekilde kapsam dışında bırakılmasıdır.
Özellikle kasten öldürme suçları bakımından özel bir sınırlama getirilmiştir.
Teklifin 3. maddesinde;
“Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu…”
erteleme kapsamı dışında tutulmuştur.
Bunun yanında;
- 01.06.2005 tarihinden önce işlenen,
- müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar,
bakımından da özel istisna öngörülmüştür.
Aynı şekilde mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesini düzenleyen 6. maddede de benzer istisnalara yer verilmiştir.
Kasten Öldürme Suçları Terörsüz Türkiye Yasasından Yararlanabilir mi?
Teklif metnine göre, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçları bakımından erteleme hükümlerinin uygulanması öngörülmemiştir.
Bu durum, düzenlemenin her türlü terör bağlantılı suç bakımından sınırsız bir uygulama alanına sahip olmadığını göstermektedir.
Özellikle;
- yaşam hakkına yönelik ağır ihlaller,
- örgütsel faaliyet kapsamında gerçekleştirilen öldürme eylemleri,
düzenlemenin dışında bırakılmıştır.
Terörsüz Türkiye Yasası Kimleri Kapsıyor?
Mevcut teklif metnine göre genel bir değerlendirme yapıldığında, düzenleme şu grupları ilgilendirebilecektir:
1. Hakkında Terör Suçlarından Soruşturma Bulunanlar
Kanunda belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde soruşturma süreçlerinin ertelenmesi mümkündür.
2. Hakkında Ceza Davası Devam Edenler
Kapsama giren suçlardan dolayı yürütülen kovuşturmalar belirli sürelerle ertelenebilecektir.
3. Hakkında Kesinleşmiş Mahkûmiyet Kararı Bulunanlar
Belirli şartlarla infazın ertelenmesi gündeme gelebilecektir.
Ancak düzenleme;
- tüm terör suçlularını,
- tüm hükümlüleri,
- tüm soruşturma dosyalarını,
otomatik olarak kapsamamaktadır.
Her dosyanın;
- suç vasfı,
- suç tarihi,
- ceza miktarı,
- örgütsel bağlantısı,
- kanunda belirtilen şartların gerçekleşip gerçekleşmediği,
ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Terörsüz Türkiye Yasasında Soruşturma ve Kovuşturmaların Ertelenmesi (Madde 3)
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin en önemli düzenlemelerinden biri, hakkında soruşturma veya kovuşturma yürütülen kişiler bakımından ceza yargılaması süreçlerinin belirli sürelerle ertelenmesine ilişkin hükümdür.
Teklifin 3. maddesi, doğrudan bir beraat veya suçun ortadan kaldırılması sonucu doğurmamakta; bunun yerine belirli şartların gerçekleşmesi halinde ceza soruşturması ve kovuşturmasının ilerlemesini geçici olarak durdurmayı öngörmektedir.
Bu düzenleme, ceza hukuku bakımından dava sürecinin ertelenmesi niteliğinde özel bir hukuki mekanizma oluşturmaktadır.
Soruşturma ve Kovuşturmaların Ertelenmesi İçin Gerekli Şartlar Nelerdir?
Kanun teklifine göre soruşturma veya kovuşturmaların ertelenebilmesi için öncelikle bazı temel şartların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Bu şartlar şunlardır:
1. PKK/KCK Terör Örgütünün Fiili Varlığına Son Vermesi
Teklifte ilk şart olarak, örgütün fiili varlığının sona erdiğinin kabul edilmesi öngörülmektedir.
Burada yalnızca siyasi bir açıklama veya örgütsel beyan yeterli değildir.
Kanun teklifine göre bu durumun;
- güvenlik kurumları tarafından tespit edilmesi,
- bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilmesi,
- kararın Resmî Gazete’de yayımlanması,
gerekmektedir.
Dolayısıyla düzenlemenin uygulanması, öncelikle devlet kurumlarının yapacağı resmi değerlendirmeye bağlanmıştır.
2. Silah ve Mühimmatların Teslim Edilmesi
Teklifte yer alan ikinci önemli şart, örgütün kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatın teslim edilmesidir.
Bu düzenleme ile amaçlanan husus, yalnızca örgütsel açıklamanın değil, fiili olarak silahlı yapının sona erdiğinin ortaya konulmasıdır.
Başka bir ifadeyle;
- silahlı faaliyetlerin bitirilmesi,
- silah kapasitesinin ortadan kaldırılması,
- örgütsel tehdidin sona erdiğinin tespiti,
kanunun uygulanması bakımından temel kriter olarak kabul edilmektedir.
Hangi Soruşturma ve Davalar Ertelenecek?
Kanun teklifinin 3. maddesine göre, kapsam içerisinde bulunan suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar belirli sürelerle ertelenebilecektir.
Ancak bu erteleme bütün suçlar bakımından aynı süreye tabi değildir.
Teklifte suçun ceza miktarına göre farklı süreler öngörülmüştür.
15 Yıl veya Daha Az Hapis Cezasını Gerektiren Suçlarda Erteleme
Kanun teklifine göre;
üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlar bakımından yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar 5 yıl süreyle ertelenebilecektir.
Bu kapsamda örneğin;
- daha düşük ceza sınırına sahip örgütsel suçlar,
- bazı yardım veya propaganda kapsamında değerlendirilebilecek fiiller,
somut olayın özelliklerine göre bu düzenleme kapsamında değerlendirilebilir.
Ancak burada tekrar belirtmek gerekir ki, yalnızca ceza miktarı değil; suçun kanun kapsamında olup olmadığı da ayrıca incelenecektir.
15 Yıldan Fazla Hapis, Müebbet ve Ağırlaştırılmış Müebbet Gerektiren Suçlarda Erteleme
Teklifin ikinci kategorisinde daha ağır suçlar yer almaktadır.
Buna göre;
- 15 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar,
- müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar,
- ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar,
bakımından yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar 10 yıl süreyle ertelenebilecektir.
Ancak bu düzenleme sınırsız değildir.
Özellikle;
- örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçları,
- kanunda belirtilen bazı ağır suçlar,
erteleme kapsamı dışında bırakılmıştır.
Erteleme Süresince Dava Zamanaşımı İşler mi?
Kanun teklifinde önemli bir düzenleme de zamanaşımı bakımından getirilmiştir.
Buna göre;
Erteleme süresi içerisinde dava zamanaşımı işlemeyecektir.
Bu düzenlemenin amacı, erteleme süresi sonunda devletin yeniden yargılama veya soruşturma yapabilme imkanının korunmasıdır.
Normal şartlarda ceza hukukunda belirli sürelerin geçmesiyle dava zamanaşımı gerçekleşebilir.
Ancak teklif, bu özel dönem bakımından zamanaşımının durmasını öngörmektedir.
Erteleme Kararı Verilen Dosyalarda Deliller Ne Olacak?
Kanun teklifinin 3. maddesinde ayrıca delillerin korunmasına ilişkin düzenleme bulunmaktadır.
Buna göre;
- soruşturma dosyaları,
- kovuşturma dosyaları,
- suçun ispatına yarayan deliller,
erteleme süresi boyunca muhafaza edilecektir.
Bu düzenlemenin amacı, erteleme süresi sonunda yeniden değerlendirme yapılması ihtimaline karşı delillerin korunmasını sağlamaktır.
Müsadereye Konu Malvarlığı Değerleri Ne Olacak?
Teklifte müsadereye ilişkin özel düzenleme de bulunmaktadır.
Buna göre;
müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerleri hakkında erteleme kararıyla birlikte tasfiye kararı verilebilecek ve bu değerler Hazine’ye gelir kaydedilebilecektir.
Buradaki amaç, terör faaliyetleriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen malvarlığı değerlerinin ekonomik olarak kullanılmasının önüne geçmektir.
Erteleme Kararına İtiraz Edilebilir mi?
Kanun teklifinde, verilen erteleme kararlarına karşı kanun yolu öngörülmüştür.
Buna göre;
Cumhuriyet Savcısının Verdiği Erteleme Kararları
Cumhuriyet savcısı tarafından verilen soruşturmanın ertelenmesi kararlarına karşı;
- kanun yoluna başvurma hakkı bulunan kişiler,
- iki hafta içerisinde,
sulh ceza hâkimliğine başvurabilecektir.
Mahkemenin Verdiği Erteleme Kararları
Kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından verilen erteleme kararlarına karşı da;
- iki hafta içerisinde,
- itiraz yoluna başvurulabilecektir.
Bu düzenleme, ceza yargılamasında hukuki denetim mekanizmasının korunması amacıyla getirilmiştir.
MGK Kararından Önce İşlenen Suçlar Bakımından Özel Düzenleme
Teklifin dikkat çeken hükümlerinden biri de Milli Güvenlik Kurulu kararından önce işlenen suçlara ilişkindir.
Buna göre;
MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından önce işlenmiş olup kanun kapsamında değerlendirilen suçlar bakımından, bu tarihten sonra başlatılacak soruşturmaların yürütülmesi özel bir izne bağlanmaktadır.
Bu düzenleme ile amaçlanan, kanun kapsamında değerlendirilen suçlar bakımından yeni bir hukuki sürecin merkezi şekilde yürütülmesini sağlamaktır.
Soruşturma ve Kovuşturmanın Ertelenmesi ile Beraat Arasındaki Fark
Uygulamada en çok karıştırılan hususlardan biri, erteleme kararının beraat anlamına gelip gelmediğidir.
Bu iki kurum birbirinden tamamen farklıdır.
Beraat Kararı
Beraat halinde;
- kişinin suç işlemediği kabul edilir,
- ceza sorumluluğu ortadan kalkar,
- dava kesin olarak sonuçlanır.
Erteleme Kararı
Ertelemede ise;
- suç değerlendirmesi ortadan kaldırılmaz,
- dosya tamamen kapanmaz,
- kanunda belirtilen sürenin geçmesi beklenir.
Erteleme süresi içinde yeni bir terör suçu işlenmesi halinde süreç yeniden devam edebilir.
Bu nedenle teklif kapsamında öngörülen sistem, teknik anlamda bir beraat veya af değil; şarta bağlı özel bir erteleme mekanizmasıdır.
Terörsüz Türkiye Yasasında Tutuklama, Adli Kontrol Tedbirleri ve Kanun Yolu Aşamasındaki Dosyaların Durumu
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin 4. maddesi, hakkında soruşturma veya kovuşturma yürütülen kişiler açısından tutuklama, adli kontrol tedbirleri ve istinaf/temyiz aşamasındaki dosyaların hukuki durumunu düzenlemektedir.
Ceza muhakemesinde tutuklama ve adli kontrol tedbirleri, henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadan uygulanan koruma tedbirleridir. Bu nedenle, kanun teklifinde soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi öngörülürken, devam eden koruma tedbirlerinin de yeniden değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Bu düzenleme, özellikle uzun süredir tutuklu bulunan veya hakkında adli kontrol tedbiri uygulanan kişiler bakımından önemli hukuki sonuçlar doğurabilecek niteliktedir.
Tutuklama ve Adli Kontrol Tedbirleri Yeniden Değerlendirilecek
Kanun teklifinin 4. maddesine göre;
- madde kapsamında erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı daha önce uygulanmış olan;
- tutuklama kararları,
- adli kontrol tedbirleri,
yeniden değerlendirilecektir.
Bu değerlendirme;
- soruşturma aşamasında sulh ceza hâkimliği,
- kovuşturma aşamasında görevli mahkeme,
- istinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi,
- temyiz aşamasında Yargıtay ilgili ceza dairesi,
tarafından yapılacaktır.
Tutuklama Kararı Kendiliğinden Kalkacak mı?
Kanun teklifinde doğrudan bütün tutuklama kararlarının otomatik olarak kaldırılacağı düzenlenmemiştir.
Düzenlemeye göre;
ilgili hâkim veya mahkeme, dosyanın durumunu ve tutuklama şartlarının devam edip etmediğini değerlendirecektir.
Bu değerlendirmede özellikle;
- kaçma şüphesinin bulunup bulunmadığı,
- delillerin büyük ölçüde toplanmış olup olmadığı,
- soruşturma veya kovuşturmanın ertelenmesi nedeniyle tutuklamanın amacının devam edip etmediği,
incelenecektir.
Ceza muhakemesinde temel ilke, tutuklamanın istisnai bir tedbir olmasıdır.
Anayasa’nın 19. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5. maddesi kapsamında kişi özgürlüğü esas olup, tutukluluk ancak zorunlu hallerde uygulanabilir.
Bu nedenle soruşturma veya kovuşturmanın ertelenmesi kararı verilen dosyalarda tutuklama tedbirinin devam edip etmeyeceği ayrıca değerlendirilmek zorundadır.
Adli Kontrol Tedbirleri Bakımından Durum
Kanun teklifinde yalnızca tutuklama değil, adli kontrol tedbirleri bakımından da yeniden değerlendirme öngörülmektedir.
Adli kontrol;
- yurt dışına çıkış yasağı,
- belirli yerlere başvurma yükümlülüğü,
- konutu terk etmeme,
- belirli kişi ve kişilerle iletişim kurmama,
gibi yükümlülükleri içerebilir.
Soruşturma veya kovuşturmanın ertelenmesi halinde, bu tedbirlerin devamında hukuki yarar bulunup bulunmadığı değerlendirilecektir.
Örneğin;
hakkında yalnızca örgüt üyeliği veya propaganda suçundan dosyası bulunan ve dosyası ertelenen bir kişinin yıllarca yurt dışına çıkış yasağı altında tutulması, ölçülülük ilkesi bakımından tartışmalı hale gelebilecektir.
İstinaf ve Temyiz Aşamasındaki Dosyalar Ne Olacak?
Kanun teklifinin 4. maddesinde önemli bir diğer düzenleme, kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalara ilişkindir.
Buna göre;
- madde kapsamında erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili olarak;
- bölge adliye mahkemesinde istinaf incelemesi devam eden,
- Yargıtay’da temyiz incelemesi devam eden,
dosyalar hakkında bozma kararı verilmesi öngörülmektedir.
Bozma Kararının Hukuki Anlamı Nedir?
Ceza yargılamasında bozma kararı, mevcut hükmün hukuki denetim sonucunda kaldırılması ve dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere ilgili mahkemeye gönderilmesi anlamına gelir.
Kanun teklifindeki bu düzenleme ile amaçlanan;
kanun kapsamında değerlendirilen dosyalarda kesinleşmiş bir mahkûmiyet sonucunun doğmasının önüne geçmek ve erteleme hükümlerinin uygulanmasını sağlamaktır.
Başka bir ifadeyle;
Yargıtay veya Bölge Adliye Mahkemesi önünde bulunan dosyalarda mevcut karar kesinleşmeden önce özel kanun hükümlerinin uygulanması amaçlanmaktadır.
Kesinleşmiş Mahkûmiyet Kararları İçin Ayrı Düzenleme
Kanun teklifinde önemli ayrım şudur:
- Hakkında henüz kesinleşmiş karar bulunmayan dosyalar için soruşturma ve kovuşturmanın ertelenmesi,
- Kesinleşmiş mahkûmiyet kararları için ise infazın ertelenmesi,
öngörülmektedir.
Bu nedenle;
“Terörsüz Türkiye Yasası ile bütün cezalar silinecek mi?”
sorusu hukuken doğru değildir.
Teklif mevcut haliyle;
- mahkûmiyet kararlarını ortadan kaldırmamakta,
- suç vasfını değiştirmemekte,
- doğrudan genel af getirmemektedir.
Bunun yerine belirli şartlarda yargılama ve infaz süreçlerinin ertelenmesine yönelik özel bir düzenleme getirmektedir.
Terörsüz Türkiye Yasasında Yeniden Suç İşleme Halinin Sonuçları
Kanun teklifinin 5. maddesi, ertelemeden yararlanan kişilerin tekrar suç işlemesi halinde uygulanacak hükümleri düzenlemektedir.
Bu düzenleme, sistemin en önemli güvencelerinden biridir.
Buna göre;
erteleme süresi içerisinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde;
- verilen erteleme kararı kaldırılacak,
- soruşturma veya kovuşturmaya devam edilecek,
- mahkûmiyet halinde cezanın infazı gerçekleştirilecektir.
Erteleme Süresince Yeni Suç İşlenmezse Ne Olur?
Kanun teklifine göre;
kişi, erteleme süresi boyunca yeni bir terör suçu işlemezse;
soruşturma aşamasında:
- kovuşturmaya yer olmadığı kararı,
kovuşturma aşamasında:
- düşme kararı,
verilecektir.
Bu durum, klasik anlamda bir beraat kararı değildir ancak sonuç itibarıyla ceza sorumluluğunun devam ettirilmemesi sonucunu doğurmaktadır.
Terörsüz Türkiye Yasası Sicil Kaydını Etkiler mi?
Kanun teklifinin 5. maddesinde erteleme kararlarının özel bir sisteme kaydedileceği düzenlenmiştir.
Ancak bu kayıtların;
- herkes tarafından erişilebilir bir adli sicil kaydı olmadığı,
- yalnızca soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından talep edilebileceği,
belirtilmiştir.
Bu nedenle erteleme kararlarının hukuki niteliği, klasik bir mahkûmiyet kaydından farklıdır.
Terörsüz Türkiye Yasasının Ceza Hukuku Açısından Değerlendirilmesi
Kanun teklifi, ceza hukuku bakımından klasik suç-ceza sisteminden farklı bir yaklaşım getirmektedir.
Normal sistemde;
suç işlenir → soruşturma yapılır → dava açılır → mahkûmiyet veya beraat kararı verilir.
Bu teklif ile ise;
örgütün sona ermesi → devlet tarafından resmi tespit → soruşturma/kovuşturmanın ertelenmesi → belirlenen süre boyunca yeni suç işlenmemesi → hukuki sonucun doğması
şeklinde özel bir süreç öngörülmektedir.
Bu yönüyle teklif;
- ceza hukuku,
- infaz hukuku,
- terörle mücadele hukuku,
- devlet güvenliği politikaları,
açısından çok boyutlu sonuçlar doğurabilecek niteliktedir.
Terörsüz Türkiye Yasasında Mahkûmiyet Hükümlerinin İnfazının Ertelenmesi (Madde 6)
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin 6. maddesi, hakkında daha önce kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü bulunan kişiler bakımından önemli bir düzenleme içermektedir.
Bu madde, soruşturma veya kovuşturma aşamasında bulunan kişilerden farklı olarak, hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı verilmiş ve cezasının infazı devam eden hükümlülerin durumunu düzenlemektedir.
Teklifteki sistem iki farklı hukuki durumu birbirinden ayırmaktadır:
- Henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmayan kişiler bakımından soruşturma ve kovuşturmanın ertelenmesi,
- Kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunan kişiler bakımından ise cezanın infazının ertelenmesi.
Bu nedenle kanun teklifinin 6. maddesi, özellikle cezaevinde bulunan veya hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan kişiler açısından önem taşımaktadır.
Mahkûmiyet Hükmünün İnfazının Ertelenmesi Nedir?
Ceza hukukunda infaz, mahkeme tarafından verilen ve kesinleşen cezanın yerine getirilmesi anlamına gelir.
Normal şartlarda;
- mahkûmiyet kararı kesinleşir,
- hükümlü cezasını infaz kurumunda çeker,
- infaz mevzuatında belirtilen şartlara göre tahliye edilir.
Ancak kanun teklifinin 6. maddesi, belirli şartların gerçekleşmesi halinde kesinleşmiş cezaların infazının belirli sürelerle ertelenebilmesini öngörmektedir.
Burada dikkat edilmesi gereken husus şudur:
İnfazın ertelenmesi, cezanın silinmesi veya mahkûmiyet kararının ortadan kaldırılması anlamına gelmez.
Yalnızca cezanın yerine getirilmesi belirli süreyle durdurulmaktadır.
İnfaz Ertelemesinden Yararlanmanın Şartları Nelerdir?
Kanun teklifine göre infaz ertelemesinin uygulanabilmesi için öncelikle şu şartların gerçekleşmesi gerekmektedir:
1. Örgütün Fiili Varlığının Sona Erdiğinin Tespit Edilmesi
Soruşturma ve kovuşturmanın ertelenmesinde olduğu gibi, infaz ertelemesi bakımından da öncelikle;
- PKK/KCK terör örgütünün fiili varlığına son verdiğinin,
- kontrolündeki silah ve mühimmatları teslim ettiğinin,
güvenlik kurumları tarafından tespit edilmesi gerekmektedir.
Bu tespitin ayrıca;
- Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilmesi,
- Resmî Gazete’de yayımlanması,
zorunludur.
Hangi Cezalar Ertelenecek?
Teklif, bütün mahkûmiyet hükümlerini kapsamamaktadır.
Düzenlemeye göre;
PKK/KCK terör örgütü kapsamında işlenen ve kanunun 1. maddesinde belirtilen suçlardan dolayı verilen mahkûmiyet kararlarının infazı ertelenebilecektir.
Ancak bazı ağır suçlar kapsam dışında bırakılmıştır.
Kapsam Dışında Bırakılan Suçlar
Kanun teklifine göre aşağıdaki suçlar bakımından infaz ertelemesi uygulanmayacaktır:
1. Örgüt Faaliyeti Çerçevesinde İşlenen Kasten Öldürme Suçu
Örgütsel faaliyet kapsamında gerçekleştirilen kasten öldürme suçları bakımından infaz ertelemesi öngörülmemiştir.
Bu düzenleme ile yaşam hakkına yönelik ağır ihlaller bakımından ayrı bir değerlendirme yapılması amaçlanmaktadır.
2. 1 Haziran 2005 Tarihinden Önce İşlenen Bazı Ağır Suçlar
Teklifte ayrıca;
1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen ve;
- müebbet hapis,
- ağırlaştırılmış müebbet hapis,
cezasını gerektiren suçlar bakımından da istisna düzenlenmiştir.
Hapis Cezasının Süresine Göre Erteleme Süreleri
Kanun teklifinde cezanın miktarına göre iki farklı erteleme süresi öngörülmüştür.
15 Yıl veya Daha Az Hapis Cezası Alanlar
Toplam;
15 yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm edilen hükümlülerin cezalarının infazı 5 yıl süreyle ertelenebilecektir.
15 Yıldan Fazla Hapis veya Müebbet Cezaları
Toplam;
- 15 yıldan fazla hapis cezası,
- müebbet hapis,
- ağırlaştırılmış müebbet hapis,
cezasına mahkûm edilenlerin cezalarının infazı ise;
10 yıl süreyle ertelenebilecektir.
İnfaz Erteleme Kararını Kim Verecek?
Kanun teklifine göre infaz erteleme kararı;
infaz hâkimi tarafından verilecektir.
Bu düzenleme önemli bir noktadır.
Çünkü infazın ertelenmesi doğrudan idarenin veya siyasi bir makamın takdirine bırakılmamış; yargısal bir karar mekanizmasına bağlanmıştır.
İnfaz hâkimi;
- kanuni şartların oluşup oluşmadığını,
- suçun kapsam içerisinde bulunup bulunmadığını,
- diğer hukuki şartları,
değerlendirerek karar verecektir.
İnfaz Hâkiminin Kararına İtiraz Edilebilir mi?
Evet.
Kanun teklifine göre;
infaz hâkimi tarafından verilen erteleme kararlarına karşı itiraz yolu açıktır.
Bu durum;
- Cumhuriyet savcılığı,
- ilgili kişiler,
bakımından hukuki denetim imkanı sağlamaktadır.
Erteleme Süresince Yeni Suç İşlenirse Ne Olur?
Kanun teklifinin 6. maddesinde, ertelemeden yararlanan hükümlüler açısından önemli bir yükümlülük öngörülmektedir.
Buna göre;
erteleme tarihinden itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde;
- infaz hâkimi erteleme kararını kaldıracaktır,
- cezanın infazına devam edilecektir.
Yani kişi, erteleme süresi boyunca yeni bir terör suçu işlememek zorundadır.
Erteleme Süresi Sorunsuz Tamamlanırsa Ne Olur?
Kanun teklifine göre;
kişi belirtilen süre içerisinde yeni bir terör suçu işlemezse;
verilen ceza infaz edilmiş sayılacaktır.
Bu düzenleme, infaz hukukunda oldukça önemli bir sonuç doğurmaktadır.
Çünkü klasik infaz sisteminden farklı olarak kişi;
- cezaevine dönmeden,
- cezanın fiili infazını tamamlamadan,
kanunda belirtilen şartları yerine getirdiği takdirde hukuki sonucuna ulaşabilecektir.
Müsadere Kararları Ertelemeden Etkilenir mi?
Teklifte açıkça belirtildiği üzere;
infazın ertelenmesi, müsadere kararlarının uygulanmasını engellemez.
Yani;
- suçtan elde edilen malvarlığı değerleri,
- müsadereye konu eşyalar,
hakkındaki işlemler devam edecektir.
Bu düzenleme ile cezanın infazının ertelenmesi ile suçtan elde edilen ekonomik değerlerin korunması birbirinden ayrılmıştır.
Terörsüz Türkiye Yasası Genel Af mıdır?
Kamuoyunda en çok tartışılan konulardan biri, bu düzenlemenin genel af olup olmadığıdır.
Hukuken değerlendirildiğinde teklif, klasik anlamda bir genel af düzenlemesi değildir.
Genel Af Nedir?
Genel af halinde;
- suç ortadan kalkabilir,
- ceza bütün sonuçlarıyla kaldırılabilir,
- adli sonuçlar tamamen sona erebilir.
Bu Teklif Ne Getirmektedir?
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi ise;
- suçları ortadan kaldırmamakta,
- mahkûmiyet kararlarını silmemekte,
- doğrudan beraat sonucu doğurmamaktadır.
Bunun yerine;
- soruşturma ve kovuşturmaları erteleme,
- kesinleşmiş cezaların infazını erteleme,
- belirli süre içinde yeni suç işlenmemesi halinde hukuki sonuç doğurma,
şeklinde özel bir düzenleme öngörmektedir.
Bu nedenle teknik anlamda şartlı infaz ertelemesi ve özel hukukî sonuç doğuran bir geçiş düzenlemesi olarak değerlendirilmesi mümkündür.
Terörsüz Türkiye Yasası Kimleri Kapsayabilir?
Kanun teklifinin mevcut hali dikkate alındığında kapsam;
- PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme,
- örgüte üye olma,
- bilerek ve isteyerek yardım etme,
- örgüt propagandası yapma,
- örgütün faaliyeti kapsamında işlenen bazı suçlar,
- örgüt lehine işlenen terörizmin finansmanı suçları,
bakımından düzenlenmiştir.
Ancak kişinin bu düzenlemeden yararlanıp yararlanamayacağı;
- isnat edilen suçun niteliğine,
- suç tarihine,
- verilen cezanın miktarına,
- dosyanın bulunduğu aşamaya,
göre ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Terörsüz Türkiye Yasasında Takip, Koordinasyon ve Uygulama Mekanizması (Madde 7)
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin 7. maddesi, kanunun uygulanmasının nasıl takip edileceğini, hangi kurumların süreci yöneteceğini ve uygulama mekanizmasının nasıl oluşturulacağını düzenlemektedir.
Ceza hukuku bakımından önceki maddelerde;
- soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi,
- tutuklama ve adli kontrol tedbirlerinin değerlendirilmesi,
- mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi,
gibi bireysel hukuki sonuçlar düzenlenmiştir.
- madde ise bu sürecin kurumsal yönetim ve koordinasyon boyutunu ele almaktadır.
Terörsüz Türkiye Yasası Kapsamında Kurul Oluşturulması
Kanun teklifine göre, kanunun uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesi amacıyla özel bir kurul oluşturulacaktır.
Bu kurul;
Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında görev yapacaktır.
Kurulun yapısında ise devletin güvenlik, hukuk ve dış politika alanındaki temel aktörleri yer almaktadır.
Kurulda Yer Alacak Üyeler
Kanun teklifine göre kurul şu kişilerden oluşacaktır:
- Cumhurbaşkanı Yardımcısı,
- Adalet Bakanı,
- Dışişleri Bakanı,
- İçişleri Bakanı,
- Milli Savunma Bakanı,
- Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri,
- Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı,
- Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri.
Bu yapı incelendiğinde, düzenlemenin yalnızca adli bir süreç olarak değil; aynı zamanda güvenlik, diplomasi ve devlet politikası kapsamında yürütülecek kapsamlı bir süreç olarak tasarlandığı görülmektedir.
Kurulun Görevleri Nelerdir?
Kanun teklifine göre kurulun temel görevi;
kanun kapsamında yürütülen faaliyetlerin uygulanmasını takip etmek ve değerlendirmektir.
Bu kapsamda kurul;
- sürecin hangi aşamada olduğunu takip edecek,
- ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonu sağlayacak,
- uygulamada ortaya çıkabilecek sorunları değerlendirecek,
- gerekli görülmesi halinde alt komisyonlar oluşturabilecektir.
Alt Komisyon Oluşturulabilecek mi?
Evet.
Kanun teklifine göre kurul, ihtiyaç halinde alt komisyonlar oluşturabilecektir.
Bu alt komisyonlarda;
- bakanlık temsilcileri,
- kamu kurum ve kuruluşlarının yetkilileri,
- gerekli görülen kişiler,
görevlendirilebilecektir.
Bu düzenleme ile sürecin tek bir kurum tarafından değil, farklı kamu kurumlarının koordinasyonu içerisinde yürütülmesi amaçlanmaktadır.
Sürecin Örgüt Nezdinde Takibi
Kanun teklifinin dikkat çeken hükümlerinden biri de kurulun, sürecin örgüt nezdindeki ilerlemesini sağlamak üzere alt komisyonlarda görevlendirme yapabileceğine ilişkin düzenlemedir.
Bu hüküm ile;
- örgütün fesih süreci,
- silah bırakma süreci,
- örgütsel yapının sona erdirilmesi,
gibi konuların devlet tarafından takip edilmesi öngörülmektedir.
Terörsüz Türkiye Yasasının Hukuki Niteliği
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, hukuk sistemimiz açısından klasik bir ceza kanunu değişikliği niteliğinde değildir.
Teklif;
- Türk Ceza Kanunu’nda yeni bir suç veya ceza düzenlememekte,
- mevcut suçların unsurlarını değiştirmemekte,
- ceza miktarlarını azaltmamaktadır.
Bunun yerine;
özel şartların gerçekleşmesi halinde ceza soruşturması, kovuşturması ve infaz süreçlerinde farklı bir hukuki mekanizma öngörmektedir.
Terörsüz Türkiye Yasası Af Kanunu mudur?
Kamuoyunda en fazla tartışılan başlıklardan biri bu düzenlemenin af niteliğinde olup olmadığıdır.
Hukuki açıdan bakıldığında teklif, klasik anlamda;
- genel af,
- özel af,
düzenlemesi değildir.
Çünkü;
Genel Afta;
- suçun hukuki sonuçları ortadan kalkabilir,
- mahkûmiyet hükümleri bütün sonuçlarıyla kaldırılabilir,
- ceza sorumluluğu sona erebilir.
Bu Teklifte İse;
- suç vasfı değişmemektedir,
- mahkûmiyet hükümleri ortadan kaldırılmamaktadır,
- adli sicil bakımından klasik bir af sonucu doğmamaktadır.
Bunun yerine;
belirli şartların gerçekleşmesi halinde yargılama ve infaz süreçlerinin ertelenmesi öngörülmektedir.
Terörsüz Türkiye Yasasının Ceza Hukuku İlkeleri Açısından Değerlendirilmesi
Kanun teklifi, ceza hukukunun bazı temel ilkeleri bakımından önem taşımaktadır.
1. Hukuk Devleti İlkesi
Anayasa’nın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesi gereğince devletin bütün işlemleri hukuka uygun olmak zorundadır.
Bu nedenle kanun teklifinde;
- kimlerin yararlanacağı,
- hangi suçların kapsamda olduğu,
- hangi sürelerin uygulanacağı,
- hangi mercilerin karar vereceği,
ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir.
2. Eşitlik İlkesi
Anayasa’nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi bakımından, benzer durumda bulunan kişiler arasında farklı uygulamalar yapılmaması gerekir.
Bu nedenle kanunun uygulanmasında;
- suç tarihi,
- suç tipi,
- ceza miktarı,
- kişinin hukuki durumu,
objektif kriterler olarak dikkate alınmalıdır.
3. Ceza Sorumluluğunun Şahsiliği İlkesi
Türk ceza hukukunun temel ilkelerinden biri, ceza sorumluluğunun şahsi olmasıdır.
Bu kapsamda;
bir kişinin kanundan yararlanıp yararlanamayacağı;
- kendi eylemi,
- kendi dosyası,
- kendi hukuki durumu,
üzerinden değerlendirilmelidir.
Başka kişilerin eylemleri veya örgütsel yapı içerisindeki genel durum tek başına belirleyici olmamalıdır.
Terörsüz Türkiye Yasasında Hukuki Süreç Nasıl İşleyecek?
Teklifin mevcut hali dikkate alındığında süreç şu şekilde ilerleyecektir:
1. Devlet Tarafından Tespit Süreci
Öncelikle;
- PKK/KCK terör örgütünün fiili varlığının sona erdiği,
- silahların teslim edildiği,
güvenlik kurumları tarafından tespit edilecektir.
2. MGK Teyidi
Bu tespit;
Milli Güvenlik Kurulu tarafından değerlendirilecek ve karar Resmî Gazete’de yayımlanacaktır.
3. Yargısal Süreçlerin Ertelenmesi
Bundan sonra;
- soruşturma dosyaları,
- kovuşturma dosyaları,
kanunda belirtilen şartlarla ertelenebilecektir.
4. Kesinleşmiş Cezalar Bakımından İnfaz Ertelemesi
Hükümlüler bakımından ise;
- infaz hâkimliği tarafından değerlendirme yapılacak,
- şartları oluşan cezaların infazı ertelenebilecektir.
Terörsüz Türkiye Yasası Hakkında Sık Sorulan Sorular (SSS)
Terörsüz Türkiye Yasası çıktı mı?
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan bir kanun teklifidir. Yasalaşması için TBMM sürecinin tamamlanması gerekmektedir.
Terörsüz Türkiye Yasası mahkûmları kapsıyor mu?
Teklifin mevcut halinde, belirli terör suçlarından kesinleşmiş mahkûmiyet alan kişilerin cezalarının infazının ertelenmesine ilişkin hükümler bulunmaktadır.
Ancak herkes otomatik olarak yararlanamaz. Suç türü, ceza miktarı ve kanuni şartlar ayrı ayrı değerlendirilir.
Terörsüz Türkiye Yasası genel af getiriyor mu?
Hayır. Teklif mevcut haliyle genel af düzenlemesi değildir. Ceza ve mahkûmiyet hükümlerini ortadan kaldırmak yerine belirli şartlarda erteleme mekanizması öngörmektedir.
Örgüt üyeliği suçundan ceza alanlar yararlanabilir mi?
Kişinin yararlanıp yararlanamayacağı;
- suçun niteliğine,
- cezanın miktarına,
- kanunun yürürlüğe girip girmemesine,
- diğer şartların oluşmasına,
bağlıdır.
Tutuklu kişiler serbest bırakılacak mı?
Teklif, tutuklama ve adli kontrol tedbirlerinin yeniden değerlendirilmesini öngörmektedir. Ancak otomatik tahliye sistemi düzenlememektedir.
Sonuç: Terörsüz Türkiye Yasasının Hukuki Etkileri
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, Türkiye’de terörle mücadele hukuku bakımından önemli ve kapsamlı bir düzenleme niteliğindedir.
Teklif ile;
- örgütsel yapının sona ermesi halinde uygulanacak hukuki süreçlerin belirlenmesi,
- devam eden ceza soruşturmalarının ve davaların ertelenmesi,
- kesinleşmiş cezaların infazının belirli şartlarla ertelenmesi,
- devlet kurumları arasında koordinasyon sağlanması,
amaçlanmaktadır.
Ancak düzenlemenin uygulanması;
- kanunun yasalaşmasına,
- yürürlüğe girecek son metne,
- ilgili kurumların değerlendirmelerine,
- mahkemelerin uygulamasına,
bağlı olacaktır.
Bu nedenle hakkında terör suçları kapsamında soruşturma, kovuşturma veya kesinleşmiş mahkûmiyet bulunan kişilerin, kanunun yürürlüğe girmesi halinde kendi dosyalarını özel olarak değerlendirmeleri gerekecektir.
Av. Batın YILMAZ
