Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali ve Geri Alınması
Yatırım yoluyla kazanılan Türk vatandaşlığı, yatırım şartlarının gerçekte sağlanmadığının, başvuruda yalan beyanda bulunulduğunun, vatandaşlığın kazanılmasına etkili önemli bir bilginin gizlendiğinin veya vatandaşlık kararının hukuki şartlar oluşmadan verildiğinin sonradan anlaşılması hâlinde idarece iptal veya geri alma işlemine konu olabilir. Ancak yatırım yapılmış olması gibi, idarenin vatandaşlığı kaldırma yetkisi de sınırsız değildir. Vatandaşlığa müdahale eden kararın kanuni dayanağının, maddi sebebinin, yetkili makamının ve gerekçesinin yargısal denetime elverişli olması gerekir.
Yatırım yoluyla vatandaşlık başvurusunun reddi, kazanılmış vatandaşlığın iptali ve vatandaşlık kararının geri alınması birbirinden farklı işlemlerdir. Bu ayrım; açılacak davanın kapsamını, ileri sürülecek hukuka aykırılık nedenlerini, delil stratejisini ve yürütmenin durdurulması istemini doğrudan etkiler.
Yatırım Yoluyla Türk Vatandaşlığı Nasıl Kazanılır?
Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun (TVK) 12. maddesinde düzenlenen istisnai vatandaşlık rejiminin uygulama alanlarından biridir. İstisnai vatandaşlık, genel yolla vatandaşlığa alınmadan farklı olarak, Türkiye’ye ekonomik, sosyal, bilimsel, teknolojik veya sportif katkı sağlayacağı değerlendirilen yabancılar hakkında uygulanabilen özel bir kazanma yoludur.
Yatırımcı bakımından süreç çoğunlukla taşınmaz edinimi, sermaye yatırımı, istihdam sağlama, mevduat yatırımı, devlet borçlanma araçları edinimi veya belirli yatırım fonlarına katılım gibi ekonomik faaliyetlere dayanır. İlgili yatırımın mevzuatta aranan koşulları taşıdığı, yetkili kurum tarafından verilen uygunluk belgesiyle belirlenir. Müteakiben yabancı adına ikamet izni ve vatandaşlık başvurusu süreci yürütülür.
Bununla birlikte, uygunluk belgesi alınmış olması vatandaşlığın mutlak biçimde ve her koşulda kazanılacağı anlamına gelmez. TVK m.12 uyarınca millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel hâlinin bulunmaması, istisnai vatandaşlıkta ayrıca aranan temel koşullardandır. Vatandaşlık kazanıldıktan sonra ise başvuru sürecindeki beyanların doğruluğu, yatırımın gerçek ekonomik içeriği ve kararın hukuki koşullara uygunluğu yeniden tartışma konusu hâline gelebilir.
İptal, Geri Alma ve Başvuru Reddi Arasındaki Fark
Vatandaşlık uyuşmazlıklarında en kritik başlangıç noktası, idari işlemin doğru nitelendirilmesidir. İdarenin işlemi hangi hükme dayandırdığı, kişiye hangi vakıayı isnat ettiği ve hangi sonuca ulaştığı dikkatle incelenmelidir.
| İşlem Türü | Kanuni Dayanak | Esas Gerekçe | Hukuki Sonuç |
|---|---|---|---|
| Vatandaşlık Kazanma Kararının İptali | TVK m.31 | Yalan beyan veya vatandaşlığın kazanılmasına esas önemli hususların gizlenmesi | Vatandaşlık kazanma kararı iptal edilir |
| Vatandaşlık Kararının Geri Alınması | TVK m.40 | Kararın hukuki şartlar oluşmadan, mükerrer veya sehven verilmesi | Vatandaşlık kararı geri alınır |
| Vatandaşlık Başvurusunun Reddi | TVK m.12 | Yatırım koşullarının sağlanmaması veya millî güvenlik/kamu düzeni engeli | Başvurucu vatandaşlık kazanamaz |
Vatandaşlık Kararının İptali: Yalan Beyan ve Gizleme
TVK m.31 uyarınca, Türk vatandaşlığını kazanma kararı; ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığın kazanılmasına esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda verilmişse iptal edilir.
Bu hükmün uygulanabilmesi için idarenin yalnızca şüphe ileri sürmesi yeterli değildir. İdarenin, hangi beyanın gerçeğe aykırı olduğunu veya hangi bilginin gizlendiğini açık biçimde belirlemesi gerekir. Ayrıca gizlendiği ileri sürülen bilginin vatandaşlığın kazanılmasına gerçekten etkili, yani önemli bir husus olduğunun da ortaya konulması gerekir.
Örneğin başvurucunun yatırım tutarını gösteren banka hareketlerinin gerçeğe aykırı olduğu, taşınmaz devrinin görünüşte yapıldığı, yatırım bedelinin başvurucu tarafından ödenmediği, değerleme sürecinde yanıltıcı belge kullanıldığı veya güvenlik incelemesinde açıklanması zorunlu önemli bir bilginin kasıtlı olarak saklandığı ileri sürülebilir. Bu iddiaların her biri bakımından idarenin, kişiyle doğrudan bağ kuran somut bilgi ve belgeye dayanması gerekir.
İptal Davasında Değerlendirilen Temel Sorular
- İdarenin gizlendiğini ileri sürdüğü bilgi nedir?
- Bu bilgi başvuru tarihinde mevcut mudur?
- Başvurucunun bilgiyi bildiği ve kasıtlı olarak sakladığı ispatlanmış mıdır?
- Bilgi, vatandaşlık kazanılması yönünden gerçekten belirleyici nitelikte midir?
- Söz konusu bilgi idarece bilinseydi vatandaşlık kararı farklı olur muydu?
Başvuru formunda yer almayan her bilgi, kendiliğinden “gizlenmiş önemli husus” sayılmaz. Bilginin başvuruda açıklanması gereken bir nitelik taşıması, başvurucunun bu bilgiyi bilmesi ve vatandaşlık kararı üzerinde etkili olması gerekir.
Vatandaşlık Kararının Geri Alınması: Hukuki Koşul Eksikliği
TVK m.40, vatandaşlığın kazanılması veya kaybına ilişkin kararların hukuki şartlar oluşmadan ya da mükerrer olarak verildiğinin sonradan anlaşılması hâlinde geri alınacağını düzenlemektedir.
Geri alma işleminde idarenin iddiası, başvurucunun mutlaka yalan söylediği değildir. İdare, vatandaşlık kararının kurulduğu anda hukuken gerekli bir şartın bulunmadığını, işlemin hatalı tesis edildiğini veya aynı konuda mükerrer karar verildiğini ileri sürebilir. Bu nedenle geri alma işlemine karşı açılacak davada, özellikle yatırım koşullarının başvuru tarihinde gerçekten mevcut olup olmadığı incelenir.
Taşınmaz yatırımı bakımından tapu kaydı, resmi senet, değerleme raporu, satış bedelinin banka yoluyla ödenmesine ilişkin kayıtlar, taşınmaz üzerindeki takyidatlar ve satmama taahhüdü önem taşır. Sermaye veya istihdam yatırımlarında ise ticaret sicili belgeleri, banka hareketleri, sermaye artırım kayıtları, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bildirgeleri, vergi belgeleri ve mali müşavir raporları belirleyici olabilir.
Danıştay Kararları Işığında Vatandaşlık İptali ve Geri Alma Davaları
| Karar | Yaklaşım | Kısa Gerekçe | Uygulamadaki Anlamı |
|---|---|---|---|
| Danıştay 10. HD, E. 2022/7637, K. 2025/3313, T. 26.06.2025 | Davacı Lehine | Soyut istihbarat bilgisinin tek başına yeterli olmadığı, somut ve denetlenebilir bilgi-belge gerektiği kabul edildi | Geri alma işleminde sebep unsuru açıkça ortaya konulmalıdır |
| Danıştay 10. HD, E. 2022/4251, K. 2022/4767, T. 26.10.2022 | Davacı Aleyhine | Önemli hususların gizlenmesi ve güvenlik değerlendirmesi bağlamında iptal işlemi hukuka uygun bulundu | Gizleme veya yalan beyan yeterli delille kanıtlanırsa işlem ayakta kalabilir |
| Danıştay İDDK, E. 2021/3322, K. 2022/438, T. 14.02.2022 | Karma | Vatandaşlığın kazanılma biçimi ve kişiye özgü koşullar farklı değerlendirmeyi gerektirdi | Aile bireyleri yönünden ayrı hukuki inceleme gerekir |
| Danıştay 10. HD, E. 2024/4005, K. 2024/5686, T. 02.12.2024 | Usul Yönünden Davacı Aleyhine | Davacı, eş ve çocuklar yönünden talep belirsiz görüldüğü için dilekçenin reddine karar verildi | Her kişi yönünden dava iradesi ve talep sonucu açık kurulmalıdır |
| Danıştay 10. HD, E. 2024/6205, K. 2024/5687, T. 02.12.2024 | Usul Yönünden Davacı Aleyhine | Çocuklar yönünden talep ve temsil ilişkisinin yeterince açık olmadığı değerlendirildi | Küçükler adına açılacak davada velayet ve temsil yetkisi gösterilmelidir |
Soyut İstihbarat Bilgisi Tek Başına Yeterli Değildir
Danıştay 10. Daire, E. 2022/7637, K. 2025/3313, T. 26.06.2025 sayılı kararında, istisnai yolla vatandaşlık kazanan kişilerin vatandaşlığının geri alınmasına ilişkin işlem incelenmiştir. Dosyada, davacılardan biri hakkında belirli bir okul bağlantısına ilişkin istihbari bilgi bulunduğu anlaşılmıştır.
Danıştay, dosyada bulunan bu istihbari veri dışında davacıların millî güvenlik veya kamu düzeni yönünden engel oluşturduğunu gösteren yeterli somut bilgi ve belgenin bulunmadığını değerlendirmiştir. Kararda, idari işlemlerin sebep ve gerekçeye dayanmasının hukukun genel ilkelerinden olduğu; idarenin doğru ve anlamlı olgular ortaya koymakla yükümlü bulunduğu vurgulanmıştır.
Gizleme ve Yanlış Beyan İspatlanırsa İptal İşlemi Hukuka Uygun Bulunabilir
Danıştay 10. Daire, E. 2022/4251, K. 2022/4767, T. 26.10.2022 sayılı kararında, Rusya Federasyonu vatandaşı davacıların istisnai yolla kazandığı Türk vatandaşlığının iptali incelenmiştir.
Kararda, vatandaşlığın kazanılmasına etkili önemli hususların gizlenmesi ile millî güvenlik ve kamu düzeni yönünden yapılan değerlendirmenin somut dosyada iptal işlemini desteklediği kabul edilmiştir. Dava reddedilmiş; idarenin iptal işlemi hukuka uygun bulunmuştur.
Bu karar, vatandaşlık iptali davalarında savunmanın yalnızca “yatırım yapılmıştır” tespitine dayandırılamayacağını göstermektedir. İdarenin hangi bilgiyi gizlenmiş saydığı, bu bilginin doğru olup olmadığı, başvurucunun bilgiyi bilerek saklayıp saklamadığı ve vatandaşlık kararına etkisi ayrıca tartışılmalıdır.
Aile Bireyleri Bakımından Dava Usulü Ayrı Önem Taşır
Danıştay 10. Daire, E. 2024/4005, K. 2024/5686, T. 02.12.2024 ve Danıştay 10. Daire, E. 2024/6205, K. 2024/5687, T. 02.12.2024 sayılı kararları, yatırım yoluyla istisnai vatandaşlık kazanmış kişilerin vatandaşlığının geri alınmasına ilişkindir.
Bu dosyalarda Danıştay, esas incelemesine geçmeden önce dava dilekçesinin kişi ve talep bakımından yeterli açıklık taşıyıp taşımadığını değerlendirmiştir. Eş ve çocuklar yönünden hangi işlemin iptalinin istendiği, her kişinin vatandaşlığı hangi yolla kazandığı ve küçükler yönünden temsil yetkisinin nasıl kurulduğu açık olmadığından dilekçelerin reddine karar verilmiştir.
Bu kararların gösterdiği temel sonuç şudur: Vatandaşlık statüsü aile bireylerini etkileyen bir işlem olsa da, her aile üyesinin hukuki durumu, dava ehliyeti, vatandaşlığı kazanma biçimi ve talebi ayrı ayrı belirlenmelidir.
İptal veya Geri Alma Kararına Karşı Dava Açma Süresi
Vatandaşlığın iptali, geri alınması veya vatandaşlık başvurusunun reddi; kamu gücüne dayanılarak tesis edilen bireysel idari işlemlerdir. Bu işlemlere karşı açılacak davalar kural olarak idari yargının görev alanındadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 2. maddesi uyarınca, menfaati ihlal edilen kişiler; idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptal davası açabilir.
İYUK m.7 gereğince, özel kanunda farklı bir süre öngörülmedikçe idare mahkemelerinde ve Danıştayda dava açma süresi altmış gündür. Süre, yazılı bildirimi izleyen günden itibaren işlemeye başlar.
Dava açma süresinin hesabında özellikle şu hususlar önemlidir:
- Kararın tebliğ tarihi,
- Elektronik tebligat sistemindeki tebliğ kaydı,
- Kararın e-Devlet veya diğer elektronik sistemlerden öğrenilme tarihi,
- Tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı,
- Her aile bireyi yönünden işlemin ne zaman tebliğ edildiği,
- İdari başvurunun dava açma süresine etkisi.
İdari başvuru yapılması, her olayda dava açma süresini durdurmaz veya yeniden başlatmaz. Bu nedenle karar metninde gösterilen başvuru yolu ve süre kaydı dikkatle incelenmelidir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme Nasıl Belirlenir?
Vatandaşlık işlemlerinde görevli ve yetkili yargı mercii; işlemi tesis eden makamın niteliğine, işlemin Cumhurbaşkanı kararı olup olmadığına, İçişleri Bakanlığı veya Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün işlemdeki rolüne ve karar metnindeki yargı yolu kaydına göre belirlenir.
Vatandaşlık işlemlerinin önemli bir bölümü merkezi idare teşkilatıyla bağlantılı olduğundan Ankara’daki idari yargı mercilerinin görev veya yetkisi gündeme gelebilir. Ancak bu konuda her dosya için tek bir genel sonuç çıkarılması doğru değildir. Kararı tesis eden makam, işlem tarihi, tebligatta yer alan başvuru bilgisi ve özel yetki kuralları birlikte değerlendirilmelidir.
Zorunlu arabuluculuk, vatandaşlığın iptali, geri alınması veya vatandaşlık başvurusunun reddine ilişkin iptal davalarında dava şartı değildir. Çünkü uyuşmazlığın özü, özel hukuk alacağı değil idari işlemin hukuka uygunluğudur.
Yürütmenin Durdurulması Talebi Neden Önemlidir?
Vatandaşlığın iptali veya geri alınması kararı, kişinin hukuki statüsü üzerinde derhâl ve ağır sonuçlar doğurabilir. Nüfus kaydı, pasaport işlemleri, ikamet durumu, çalışma hayatı, aile düzeni, çocukların eğitimi, taşınmaz işlemleri ve ticari faaliyetler bu karardan etkilenebilir.
İYUK m.27 uyarınca yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir:
- İdari işlemin açıkça hukuka aykırı olması,
- İşlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması.
Bu nedenle yürütmenin durdurulması istemi soyut biçimde kurulmamaktadır. Başvurucunun Türkiye’deki ikamet düzeni, aile bağları, çocukların okul kayıtları, çalışma izni veya iş ilişkisi, aktif ticari faaliyetleri, yatırım belgeleri, sağlık durumu ve seyahat ihtiyacı somut belgelerle ortaya konulmalıdır.
Vatandaşlık başvurusunun reddi hâlinde ise telafisi güç zarar değerlendirmesi daha farklı yapılır. Ret işlemi tek başına her durumda ikamet izninin iptaline veya sınır dışı edilmeye yol açmaz. Bu nedenle ret kararına karşı yürütmenin durdurulması talebinde, ret işleminin başvurucunun mevcut statüsüne doğrudan etkisi açıklanmalıdır.
Vatandaşlık Davalarında Hangi Belgeler Önemlidir?
| Tartışma Konusu | Başlıca Belgeler |
|---|---|
| Yatırım şartının sağlandığı | Uygunluk belgesi, ilgili kurum yazıları |
| Taşınmaz yatırımının gerçekliği | Tapu kaydı, resmi senet, satış sözleşmesi, değerleme raporu |
| Yatırım bedelinin ödendiği | Banka dekontları, hesap hareketleri, uluslararası para transferi kayıtları |
| Taşınmazın hukuki durumu | Takyidat belgesi, ipotek ve rehin kayıtları, tapu müdürlüğü yazıları |
| Satmama taahhüdüne uyulduğu | Tapu şerhi, güncel tapu kaydı |
| Sermaye ve istihdam yatırımının gerçekliği | Ticaret sicili, SGK bildirgeleri, banka kayıtları, mali müşavir raporu |
| Başvuru beyanlarının doğruluğu | Başvuru formu, pasaport, medeni hâl belgeleri, adli sicil kayıtları |
| İdarenin gerekçesinin yetersizliği | İptal veya geri alma kararı, tebligat, idari başvuru ve cevapları |
| Telafisi güç zarar | İkamet, çalışma, okul, aile, sağlık ve ticari faaliyet belgeleri |
Taşınmaz yatırımlarında sadece tapu devrine dayanmak çoğu zaman yeterli olmayabilir. Ödeme kaynağı, banka hareketleri, değerleme süreci, satıcıyla ilişkiler, taşınmazın devir geçmişi ve taşınmaz üzerindeki sınırlamalar birlikte değerlendirilebilir.
İdarenin Muhtemel Savunmaları ve Hukuki Değerlendirme
1. “Vatandaşlığa Kabul Devletin Takdir Yetkisi İçindedir” Savunması
İstisnai vatandaşlık, devletin egemenlik yetkisiyle ilişkili bir alandır. İdarenin değerlendirme alanı bulunduğu kabul edilir. Ancak takdir yetkisi, kanuni sınırların dışında veya somut gerekçe olmaksızın kullanılabilecek sınırsız bir yetki değildir.
Takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanılıp kullanılmadığı; işlemin sebep, konu ve maksat unsurları yönünden yargısal denetime tabidir. Danıştay 10. HD, E. 2022/7637, K. 2025/3313, T. 26.06.2025 sayılı karar da vatandaşlığın geri alınmasına dayanak oluşturan olguların somut ve denetlenebilir olması gerektiğini göstermektedir.
2. “Yatırım Gerçekte Yapılmamıştır” Savunması
Bu savunma, yatırım bedelinin fiilen ödenmediği, taşınmazın değerinin yapay biçimde yükseltildiği veya işlemlerin muvazaalı olduğu iddiasıyla ileri sürülebilir. Bu durumda uygunluk belgesi, tapu kaydı ve banka belgeleri tek tek değil; aralarındaki maddi uyum bakımından incelenir.
Başvurucunun savunması, resmi değerleme raporu, banka sistemindeki ödeme zinciri, tapu belgeleri, vergi ve ticaret kayıtları ile desteklenmelidir. Belgeler arasındaki tarih, tutar ve taraf uyumu; yatırımın gerçek ekonomik içerik taşıdığının gösterilmesinde belirleyicidir.
3. “Önemli Bilgi Gizlenmiştir” Savunması
Bu iddia, TVK m.31 kapsamındaki iptal işlemlerinin temelidir. İdarenin, gizlenen bilginin ne olduğunu ve vatandaşlık kararına neden etkili olduğunu belirlemesi gerekir.
Başvurucunun, idarenin ileri sürdüğü her bilgi bakımından ayrı değerlendirme yapması önemlidir. Bilginin gerçekten mevcut olup olmadığı, başvuru tarihinde açıklama yükümlülüğü doğurup doğurmadığı, başvurucunun bu bilgiyi bilip bilmediği ve vatandaşlık kararının bu bilgiden etkilenip etkilenmediği araştırılmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
1. Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığı İptal Edilebilir mi?
Evet. TVK m.31 kapsamında yalan beyan veya önemli hususların gizlenmesi; TVK m.40 kapsamında ise vatandaşlık kararının hukuki şartlar oluşmadan, mükerrer veya sehven verildiğinin anlaşılması hâlinde iptal veya geri alma işlemi gündeme gelebilir.
2. Taşınmaz Satın Alan Kişinin Vatandaşlığı Sonradan Neden Geri Alınır?
Taşınmaz yatırımının gerçekte yapılmadığı, satış bedelinin ödenmediği, değerleme veya ödeme belgelerinin gerçeğe aykırı olduğu, yatırım şartlarının başvuru tarihinde sağlanmadığı ya da işlemin muvazaalı olduğu iddia edilirse geri alma süreci başlatılabilir.
3. Uygunluk Belgesi Alınmış Olması Vatandaşlığı Kesin Olarak Korur mu?
Hayır. Uygunluk belgesi önemli bir delildir; ancak vatandaşlık başvurusundaki diğer koşulların, beyanların doğruluğunun ve millî güvenlik-kamu düzeni değerlendirmesinin ayrıca incelenmesi mümkündür.
4. Vatandaşlığın İptali ile Geri Alınması Aynı Şey Midir?
Hayır. İptal, ağırlıklı olarak yalan beyan veya önemli bilginin gizlenmesine dayanır. Geri alma ise vatandaşlık kararının hukuki şartlar oluşmadan, mükerrer veya sehven verildiği iddiasına dayanır.
5. Vatandaşlık Geri Alma Kararına Karşı Dava Açma Süresi Kaç Gündür?
Özel bir düzenleme bulunmadıkça İYUK m.7 uyarınca dava açma süresi, yazılı bildirimi izleyen günden itibaren 60 gündür.
6. Vatandaşlık İptal Davasında Yürütmenin Durdurulması İstenebilir mi?
Evet. İşlemin açıkça hukuka aykırı olduğu ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğacağı somut belgelerle gösterilebiliyorsa yürütmenin durdurulması istenebilir.
7. Vatandaşlığın Geri Alınması Eş ve Çocukları Etkiler mi?
Etkileyebilir. Ancak eşin ve çocukların vatandaşlığı hangi yolla kazandığı, kararın onlara uygulanıp uygulanmadığı ve her kişi yönünden dava açılıp açılmayacağı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
8. Çocuklar Adına Vatandaşlık İptal Davası Nasıl Açılır?
Küçük çocuklar adına dava açılırken velayet veya temsil yetkisi açıkça gösterilmelidir. Dava dilekçesinde çocuğun kimliği, vatandaşlığı kazanma biçimi, işlemden nasıl etkilendiği ve talep sonucu tereddüde yer vermeyecek şekilde yazılmalıdır.
9. Millî Güvenlik Gerekçesiyle Verilen Vatandaşlık Ret Kararı Dava Konusu Yapılabilir mi?
Evet. Millî güvenlik ve kamu düzeni gerekçesiyle tesis edilen ret işlemleri idari işlem niteliğindedir ve yargısal denetime tabidir. Mahkeme, işlemin somut olgulara dayanıp dayanmadığını ve gerekçesinin denetlenebilir olup olmadığını inceler.
10. Vatandaşlık İptal Davasında Hangi Belgeler Sunulmalıdır?
Yatırım türüne göre uygunluk belgesi, tapu ve değerleme kayıtları, banka dekontları, ödeme zincirini gösteren hesap hareketleri, ticaret sicili ve SGK kayıtları, başvuru belgeleri, iptal veya geri alma kararı ile telafisi güç zararı gösteren aile, eğitim, ikamet ve ticari faaliyet belgeleri sunulmalıdır.
Sonuç
Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığının iptali ve geri alınması, yalnızca yatırım tutarının sağlanıp sağlanmadığıyla çözümlenebilecek bir uyuşmazlık değildir. İnceleme; yatırımın gerçek ekonomik içeriğini, başvuru beyanlarının doğruluğunu, idari işlemin dayandığı kanun hükmünü, güvenlik değerlendirmesinin somutluğunu ve kararın aile bireyleri üzerindeki etkisini birlikte gerektirir.
Vatandaşlığın kaldırılmasına yönelik işlemde idarenin, soyut şüphelerle değil; kişiyle bağlantılı, yeterli ve denetlenebilir maddi olgularla hareket etmesi gerekir. Başvurucu yönünden ise yatırımın gerçekliğini ispatlayan belge zincirinin eksiksiz kurulması, idarenin her iddiasına doğrudan cevap verilmesi, tebligat tarihinden itibaren dava süresinin korunması ve aile bireyleri bakımından taleplerin açık biçimde oluşturulması belirleyici önemdedir.
Hakkımız – İletişim Bilgileri
Av. Batın YILMAZ
Baro Bilgileri:
- İstanbul 1 Nolu Barosu: 77008
- Türkiye Barolar Birliği: 187392
Adres:
Yakuplu Mahallesi, Hürriyet Bulvarı Skyport Residence Kat:12 No:133
Beylikdüzü, İstanbul
İletişim:
📞 Telefon: 0 532 669 34 90
📞 Alternatif Telefon: 0 532 732 34 90
.
