Kısa Cevap: Yabancılar Türkiye’de Mirasçı Olabilir mi?

Evet. Yabancı uyruklu kişiler, belirli hukuki şartlar ve sınırlamalar çerçevesinde Türkiye’de mirasçı olabilir, kendilerine miras yoluyla intikal eden malvarlığı üzerinde hak sahibi olabilir ve miras işlemlerini Türk makamları nezdinde yürütebilirler. Ancak yabancılık unsuru bulunan miras uyuşmazlıklarında hangi ülkenin hukukunun uygulanacağı, miras bırakanın vatandaşlığı, son yerleşim yeri, mirasa konu malın taşınır veya taşınmaz olması, taşınmazın Türkiye’de bulunup bulunmaması ve yabancının Türkiye’de taşınmaz edinmesine ilişkin özel sınırlamalar önem taşır.

Türkiye’de bulunan bir taşınmaz söz konusu olduğunda, Türk hukukunun uygulanmasına ilişkin özel düzenlemeler bulunmaktadır. Mirasın kimlere ve hangi oranlarda intikal edeceği bakımından yabancı unsurun bulunduğu dosyalarda 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümleri değerlendirilir.

Yabancı uyruklu bir kişi açısından miras süreci çoğu zaman yalnızca “mirasçı olup olmadığı” sorusundan ibaret değildir. Özellikle aşağıdaki konuların birlikte değerlendirilmesi gerekir:

  • Miras bırakanın vatandaşlığı,
  • Mirasçının vatandaşlığı,
  • Miras bırakanın son yerleşim yeri,
  • Türkiye’de taşınmaz bulunup bulunmadığı,
  • Taşınır malvarlığının bulunduğu yer,
  • Vasiyetname veya miras sözleşmesinin bulunup bulunmadığı,
  • Türkiye ile ilgili yabancı devlet arasında özel bir uluslararası sözleşme bulunup bulunmadığı,
  • Yabancının mirasçılık belgesine nasıl ulaşacağı,
  • Yurt dışında düzenlenmiş belgelerin Türkiye’de kullanılabilir olup olmadığı,
  • Apostil, tasdik ve tercüme işlemlerinin gerekip gerekmediği,
  • Türkiye’deki taşınmazın yabancı adına tescil edilip edilemeyeceği,
  • Mirasçılar arasında bir uyuşmazlık bulunup bulunmadığı.

Bu nedenle yabancıların Türkiye’deki miras hakları, hem miras hukuku hem de milletlerarası özel hukuk bakımından değerlendirilmesi gereken bir konudur.

Yabancı Uyruklu Kişilerin Türkiye’de Miras Hakkı Nedir?

Miras hakkı, bir kişinin ölümü veya gaipliği sonucunda geride bıraktığı malvarlığı, haklar ve borçlarla ilgili hukuki durumun kanuni veya atanmış mirasçılara intikal etmesini ifade eder.

Bir kişinin yabancı uyruklu olması, tek başına onun Türkiye’de mirasçı olmasına engel değildir. Örneğin:

  • İran vatandaşı bir kişi Türkiye’deki annesinden mirasçı olabilir.
  • Alman vatandaşı bir kişi Türkiye’de bulunan babasının mirasında hak sahibi olabilir.
  • Rusya vatandaşı bir kişi, Türkiye’de bulunan eşinin ölümünden sonra mirasçılık hakkı ileri sürebilir.
  • Türk vatandaşı olmayan bir çocuk, şartları bulunması hâlinde Türkiye’deki anne veya babasının mirasından pay alabilir.
  • Bir yabancı, Türkiye’de bulunan bir taşınmazın vasiyetname yoluyla kendisine bırakılması durumunda ilgili hukuki işlemleri yürütebilir.

Ancak her dosyada aynı hukukun uygulanacağı sonucuna varmak doğru değildir. Çünkü yabancı unsur içeren miras ilişkilerinde ilk olarak uygulanacak hukukun tespiti gerekir.

Yabancıların Türkiye’deki Miras Haklarında Hangi Hukuk Uygulanır?

Yabancılık unsuru taşıyan miras uyuşmazlıklarında temel düzenlemelerden biri 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’dur.

Miras ilişkilerinde genel kural, mirasın miras bırakanın milli hukukuna tabi olmasıdır. Bununla birlikte Türkiye’de bulunan taşınmazlar bakımından özel bir düzenleme bulunmaktadır.

Başka bir ifadeyle, yabancı unsur içeren bir miras dosyasında şu iki sorunun birbirinden ayrılması gerekir:

  1. Mirasın genel olarak hangi hukuka tabi olduğu,
  2. Türkiye’de bulunan taşınmazlar bakımından hangi hukukun uygulanacağı.

Bu ayrım uygulamada son derece önemlidir.

Örneğin yabancı uyruklu bir kişi hayatını kaybetmiş ve hem kendi ülkesinde hem de Türkiye’de malvarlığı bırakmış olabilir. Bu durumda tüm terekenin otomatik olarak tek bir ülkenin hukukuna tabi olduğunu kabul etmek her zaman doğru değildir.

Türkiye’de bulunan taşınmazlar yönünden Türk hukukunun uygulanmasına ilişkin özel kural nedeniyle, Türkiye’deki taşınmazların miras yoluyla intikalinde Türk Medeni Kanunu ve ilgili Türk mevzuatı önem kazanır.

Türkiye’de Bulunan Taşınmazlarda Yabancı Mirasçıya Türk Hukuku Uygulanır mı?

Kural olarak evet. Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukukunun uygulanması esastır.

Bu durum, yabancıların Türkiye’deki miras haklarının değerlendirilmesinde en önemli konulardan biridir.

Taşınmaz kavramına örnek olarak şunlar gösterilebilir:

  • Ev,
  • Daire,
  • Arsa,
  • Arazi,
  • İş yeri niteliğindeki bağımsız bölüm,
  • Tapuda kayıtlı diğer taşınmazlar,
  • Kat mülkiyetine tabi bağımsız bölümler.

Örneğin İran vatandaşı bir kişinin Türkiye’de bulunan bir dairesi varsa ve kişi vefat etmişse, bu taşınmazın miras yoluyla intikali değerlendirilirken Türk hukukunun taşınmaz mirasına ilişkin hükümleri önem taşır.

Bu nedenle Türkiye’deki taşınmazlar bakımından:

  • Yasal mirasçılar,
  • Saklı pay hükümleri,
  • Sağ kalan eşin miras hakkı,
  • Çocukların mirasçılığı,
  • Altsoy bulunmaması hâlinde diğer mirasçıların durumu,
  • Vasiyetnamenin taşınmaz üzerindeki etkisi,
  • Tapu intikal işlemleri

Türk hukuk düzeni çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Ancak dosyanın tamamı yalnızca taşınmazdan ibaret olmayabilir. Türkiye dışında bulunan taşınmazlar veya taşınır mallar bakımından farklı hukukların uygulanması gündeme gelebilir.

Türkiye’de Yabancı Taşınır Mallar Üzerindeki Miras Hakları

Miras bırakanın banka hesabı, araçları, şirket payları, alacakları, kıymetli evrakı veya diğer taşınır malvarlığı unsurları da yabancılık unsuru bulunan miras dosyalarının konusu olabilir.

Bu tür malvarlığı unsurlarında uygulanacak hukuk belirlenirken, miras bırakanın milli hukuku ve somut olayın diğer özellikleri önem taşıyabilir.

Örneğin yabancı bir kişinin Türkiye’deki banka hesabında para bulunması hâlinde:

  • Mirasçılık sıfatının belirlenmesi,
  • Bankaya ibraz edilecek belgeler,
  • Türkiye’de alınacak mirasçılık belgesi,
  • Yurt dışında düzenlenmiş belgenin geçerliliği,
  • Vergisel yükümlülükler

ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Türkiye’de banka hesabı bulunan yabancı bir kişinin vefatı sonrasında, yabancı mirasçıların yalnızca pasaportlarını ibraz ederek hesaptaki parayı çekebileceklerini düşünmeleri doğru değildir. Bankalar, mirasçılık sıfatının resmi belgelerle ispat edilmesini ve gerekli yasal işlemlerin tamamlanmasını isteyebilir.

Yabancı Uyruklu Bir Kişi Türkiye’de Mirasçılık Belgesi Alabilir mi?

Evet, gerekli şartların bulunması hâlinde yabancı uyruklu kişiler Türkiye’de mirasçılık belgesi talep edebilir.

Mirasçılık belgesi, uygulamada “veraset ilamı” olarak da bilinen ve kişinin mirasçı olup olmadığını gösteren önemli bir belgedir.

Ancak yabancılık unsuru bulunan dosyalarda mirasçılık belgesinin alınması, yalnızca Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası üzerinden yapılan standart bir işlemden daha karmaşık olabilir.

Yabancı bir mirasçının veya yabancı miras bırakanın bulunduğu durumlarda:

  • Vatandaşlık kayıtları,
  • Doğum kayıtları,
  • Evlilik belgeleri,
  • Boşanma kararları,
  • Ölüm belgeleri,
  • Nüfus kayıtları,
  • Yabancı ülke makamlarından alınan resmi belgeler

incelenebilir.

Yabancıların mirasçılık belgesi taleplerinde görevli makam bakımından özel kurallar bulunmaktadır. Özellikle yabancılık unsurunun bulunması nedeniyle noterlik uygulaması ile mahkeme yolunun birbirinden ayrılması gerekir.

Uygulamada yabancılık unsuru taşıyan mirasçılık belgesi taleplerinde sulh hukuk mahkemesine başvurulması gündeme gelir.

Bu nedenle “Yabancılar Türkiye’de noterden veraset ilamı alabilir mi?” sorusunun cevabı, dosyadaki yabancılık unsurunun niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Yabancıların Türkiye’de Mirasçılık Belgesi Alması İçin Hangi Belgeler Gerekir?

Gerekli belgeler somut olaya göre değişmekle birlikte, uygulamada aşağıdaki belgeler önem taşıyabilir:

  • Miras bırakanın ölüm belgesi,
  • Mirasçının pasaportu veya kimlik belgesi,
  • Doğum belgesi,
  • Evlilik belgesi,
  • Aile bağını gösteren resmi kayıtlar,
  • Yabancı ülkeden alınmış nüfus kayıt belgeleri,
  • Vatandaşlık belgesi,
  • Varsa vasiyetname,
  • Varsa miras sözleşmesi,
  • Yurt dışında düzenlenen diğer resmi belgeler.

Yurt dışında düzenlenmiş bir belgenin Türkiye’de kullanılabilmesi için, belgenin düzenlendiği ülkeye ve belgenin niteliğine göre ayrıca:

  • Apostil,
  • Konsolosluk veya diplomatik makam tasdiki,
  • Türkçe tercüme,
  • Tercümanın onayı veya noter işlemleri

gerekebilir.

Bu nedenle yabancı ülkeden alınan bir ölüm belgesinin, doğum belgesinin veya aile kayıt belgesinin Türkiye’de doğrudan kullanılabileceği her zaman söylenemez.

Apostil Nedir ve Yabancı Miras İşlemlerinde Neden Önemlidir?

Yabancı ülkede düzenlenmiş resmi belgelerin başka bir ülkede kullanılabilmesi için belgeye ilişkin uluslararası veya diplomatik tasdik işlemleri gerekebilir.

Apostil, belirli uluslararası sözleşmelere taraf ülkeler arasındaki resmi belgelerin tasdik sürecini kolaylaştıran bir sistemdir.

Örneğin yabancı bir mirasçı, kendi ülkesinden doğum belgesi veya aile kayıt belgesi almış olabilir. Bu belgenin Türkiye’deki mahkeme veya resmi makam tarafından kabul edilmesi için belgenin:

  1. Usulüne uygun şekilde düzenlenmiş olması,
  2. Gerekliyse apostil şerhi taşıması,
  3. Türkçeye çevrilmesi,
  4. Gerektiğinde tercüme işleminin usulüne uygun biçimde onaylanması

gerekebilir.

Ancak her ülke ve her belge bakımından aynı prosedür uygulanmaz. Bu nedenle belgenin düzenlendiği ülke ile Türkiye arasındaki hukuki düzenlemeler ayrıca kontrol edilmelidir.

Yabancıların Türkiye’de Taşınmaz Miras Almasında Karşılıklılık Şartı Var mı?

Bu konu, yabancıların Türkiye’deki miras hakları bakımından en fazla yanlış anlaşılan konulardan biridir.

Türkiye’de yabancıların taşınmaz edinimine ilişkin mevzuat zaman içerisinde önemli değişikliklere uğramıştır. Özellikle geçmiş dönemde uygulanan karşılıklılık veya mütekabiliyet sistemi ile günümüzdeki düzenlemeleri birbirinden ayırmak gerekir.

Güncel hukuk bakımından her yabancı mirasçı için genel ve mutlak bir “vatandaşı olduğu ülke Türk vatandaşlarına aynı hakkı tanıyor mu?” incelemesi yapılması gerektiğini söylemek doğru değildir. Ancak yabancıların taşınmaz edinimi, kanuni sınırlamalar ve özel düzenlemeler bakımından değerlendirilmeye devam eder.

Tapu Kanunu’nun yabancı gerçek kişilerin taşınmaz edinimine ilişkin hükümleri kapsamında:

  • Kanuni sınırlamalar,
  • Kamu düzeni,
  • Kamu yararı,
  • Güvenlik alanları,
  • Özel kanun hükümleri,
  • Taşınmazın niteliği ve bulunduğu yer

önem taşıyabilir.

Bu nedenle yabancı bir kişinin mirasçı olması ile taşınmazın doğrudan ve sınırsız şekilde yabancı adına tescil edilebilmesi aynı hukuki soru değildir.

Özellikle büyük yüzölçümlü taşınmazlar, özel hukuki statüye sahip alanlar veya özel kanunlarla sınırlanmış bölgeler bakımından farklı sonuçlar ortaya çıkabilir.

Yabancı Mirasçı Türkiye’de Ev, Arsa veya Araziyi Üzerine Alabilir mi?

Bu sorunun tek kelimelik bir cevabı yoktur.

Yabancı bir kişi, Türkiye’de bulunan bir taşınmazın mirasçısı olabilir; ancak taşınmazın yabancı adına tescili sırasında yabancıların taşınmaz edinimine ilişkin kanuni sınırlamalar da dikkate alınır.

Bu nedenle aşağıdaki iki aşamanın birbirinden ayrılması gerekir:

Birinci Aşama: Kişi Gerçekten Mirasçı mıdır?

Bu aşamada mirasçılık sıfatı ve uygulanacak hukuk değerlendirilir.

İkinci Aşama: Taşınmaz Yabancı Adına Hangi Koşullarla Tescil Edilebilir?

Bu aşamada ise:

  • Tapu mevzuatı,
  • Yabancıların taşınmaz edinimine ilişkin sınırlamalar,
  • Taşınmazın konumu,
  • Taşınmazın niteliği,
  • Özel kanun hükümleri

gündeme gelir.

Dolayısıyla yabancı mirasçıların taşınmaz edinimi konusunda yalnızca “Mirasçıysam tapuyu otomatik olarak üzerime alırım” yaklaşımıyla hareket etmek hukuki sorunlara yol açabilir.

Yabancı Mirasçı Taşınmazı Satabilir mi?

Yabancı mirasçıların Türkiye’deki taşınmazlarla ilgili olarak satış işlemi yapması da dosyanın özelliklerine göre mümkündür.

Özellikle yabancı mirasçının:

  • Taşınmazı üzerinde mülkiyet hakkı kazanması,
  • Birden fazla mirasçı bulunması,
  • Paylı mülkiyet oluşması,
  • Yabancı adına tescilde sınırlama bulunması,
  • Mirasın paylaşılması konusunda anlaşmazlık yaşanması

gibi durumlar satış sürecini etkileyebilir.

Bazı miras dosyalarında mirasçılar taşınmazı birlikte satmayı tercih edebilir. Bazı dosyalarda ise mirasçılardan biri diğerlerinin paylarını devralmak isteyebilir.

Mirasçıların anlaşamaması hâlinde ortaklığın giderilmesi davası da gündeme gelebilir.

Yabancı bir mirasçının Türkiye’de bulunmaması, işlemlerin mutlaka bizzat Türkiye’ye gelerek yapılacağı anlamına gelmez. Usulüne uygun şekilde düzenlenmiş vekâletname ile bazı işlemlerin temsilci aracılığıyla yürütülmesi mümkün olabilir. Ancak yurt dışında düzenlenen vekâletnamenin Türkiye’de geçerliliği için gerekli şekil şartları dikkatle incelenmelidir.

Yabancı Uyruklu Kişi Türkiye’de Vasiyetname Yoluyla Miras Alabilir mi?

Evet, yabancı bir kişi vasiyetname yoluyla kendisine bırakılan malvarlığı üzerinde hak ileri sürebilir. Ancak vasiyetnamenin geçerliliği ve vasiyet edilen malın yabancı adına intikali farklı hukuki değerlendirmeler gerektirebilir.

Vasiyetname bulunan bir miras dosyasında şu sorular önemlidir:

  • Vasiyetname hangi ülkede düzenlendi?
  • Vasiyetname hangi şekil şartlarına tabidir?
  • Vasiyetnameyi düzenleyen kişinin ehliyeti var mıydı?
  • Vasiyetname geçerli bir şekilde hazırlanmış mıydı?
  • Türk hukukunda saklı paylı mirasçıların hakları etkileniyor mu?
  • Vasiyetname Türkiye’deki taşınmazı konu alıyor mu?
  • Vasiyetnamenin Türkiye’de açılması ve uygulanması gerekiyor mu?

Yabancı ülkede düzenlenmiş bir vasiyetnamenin Türkiye’de bulunan bir taşınmaz bakımından sonuç doğurup doğurmayacağı, yalnızca belgenin varlığına bakılarak belirlenemez.

Vasiyetnamenin şekli, içeriği ve Türkiye’de bulunan taşınmaz üzerindeki hukuki etkileri ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Türkiye’de Bulunan Miras İçin Yabancı Ülkede Alınan Veraset İlamı Kabul Edilebilir mi?

Bu soru uygulamada sıkça ortaya çıkar.

Yabancı bir ülkenin mahkemesinden veya yetkili makamından alınan mirasçılık belgesinin Türkiye’de otomatik olarak ve hiçbir işlem yapılmadan geçerli kabul edileceğini söylemek doğru değildir.

Belgenin niteliğine göre:

  • Yabancı mahkeme kararının tanınması veya tenfizi,
  • Belgenin resmi niteliği,
  • Apostil işlemi,
  • Türkçe tercüme,
  • Türk mahkemesinden ayrıca mirasçılık belgesi alınması

gündeme gelebilir.

Özellikle mirasçılık belgesi ile yabancı mahkeme ilamının hukuki niteliği birbirinden farklı olabilir. Bu nedenle “Yurt dışında veraset ilamı aldım, Türkiye’de tapuyu hemen üzerime geçirebilirim” şeklindeki genel yaklaşım her dosya bakımından doğru sonuç vermez.

Yabancı Mirasçı Türkiye’de Miras Davası Açabilir mi?

Evet. Yabancı uyruklu kişiler, gerekli usul şartlarını yerine getirmek kaydıyla Türkiye’de mirasla ilgili dava açabilir ve kendilerine karşı açılan davalarda taraf olabilir.

Yabancının Türkiye’de ikamet etmiyor olması, tek başına dava açmasına engel değildir.

Yabancı mirasçıların taraf olabileceği başlıca uyuşmazlıklar şunlardır:

  • Mirasçılığın tespiti,
  • Mirasçılık belgesinin iptali,
  • Vasiyetnamenin iptali,
  • Vasiyetnamenin tenfizi veya yerine getirilmesi,
  • Tenkis davası,
  • Muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davası,
  • Ortaklığın giderilmesi davası,
  • Terekenin tespiti,
  • Terekenin korunmasına yönelik işlemler,
  • Tapu iptal ve tescil davaları,
  • Miras payına ilişkin uyuşmazlıklar.

Davanın hangi mahkemede açılacağı ve hangi ülke hukukunun uygulanacağı ise her davanın niteliğine göre ayrıca belirlenir.

Yabancı Mirasçılardan Teminat İstenir mi?

Yabancıların Türk mahkemelerinde dava açması veya bir yargılama işleminde bulunması hâlinde teminat konusu gündeme gelebilir.

Milletlerarası özel hukuk ve usul hukukunda, yabancı gerçek veya tüzel kişilerin yargılama giderleriyle ilgili olarak uygun bir teminat göstermelerine ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır.

Ancak bu konuda her yabancı için ve her davada otomatik olarak aynı sonucun doğduğunu söylemek doğru değildir.

Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler, karşılıklılık ilkesi ve somut olayın özellikleri teminat yükümlülüğünü etkileyebilir.

Bu nedenle yabancı bir mirasçının Türkiye’de dava açmadan önce:

  • Vatandaşı olduğu ülke,
  • Türkiye ile ilgili ülke arasındaki anlaşmalar,
  • Dava türü,
  • Teminat muafiyeti bulunup bulunmadığı

incelenmelidir.

Yargıtay’ın Yabancılık Unsuru Bulunan Miras Uyuşmazlıklarına Yaklaşımı

Yargıtay uygulamasında yabancılık unsuru taşıyan miras uyuşmazlıklarında temel meselelerden biri, uyuşmazlığa hangi hukukun uygulanacağının doğru şekilde belirlenmesidir.

Yüksek mahkeme kararları ve yerleşik uygulama çerçevesinde, yabancılık unsuru bulunan miras ilişkilerinde doğrudan Türk hukukunun uygulanacağı sonucuna varılmadan önce milletlerarası özel hukuk kurallarının dikkate alınması gerekir.

Özellikle:

  • Miras bırakanın vatandaşlığı,
  • Türkiye’de taşınmaz bulunup bulunmadığı,
  • Mirasçılık belgesinin niteliği,
  • Yabancı makamlar tarafından düzenlenmiş belgeler,
  • Türk kamu düzenine açıkça aykırı bir sonucun bulunup bulunmadığı

hukuki değerlendirmede önem taşır.

Yargıtay’ın mirasçılık belgesiyle ilgili yaklaşımında da mirasçılık belgesinin aksi ispat edilinceye kadar geçerli olan ve mirasçılık sıfatını gösteren bir belge niteliği taşıdığı kabul edilmektedir. Yabancılık unsurunun bulunduğu dosyalarda ise mirasçılık sıfatının belirlenebilmesi için yabancı nüfus ve medeni hâl kayıtlarının güvenilir ve usulüne uygun biçimde incelenmesi ayrıca önem kazanır. Nitekim Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2012/7173 K: 2013/366 sayılı kararında şöyle demektedir; ” Türk Hukukunda, veraset belgesi vermeye yetkili Türk mahkemesinin, yabancı miras bırakan hakkında, yabancı hukuka tabi mirası için veraset belgesi vermeyi engelleyen bir hüküm bulunmamaktadır.

Öte yandan kesin hüküm teşkil etmeyen çekişmesiz olarak verilen mahkeme kararlarının tanınmasına ya da tenfizine olanak yoktur. Zira Türk Hukukunda mirasçılık belgesi aksi ispat edilinceye kadar mirasçıları gösterir. Bunun doğru olmadığı herhangi bir davada ileri sürülebileceği gibi iptali ve düzeltilmesi de istenebilir. Yabancı bir mahkemeden alınmış mirasçılık belgesine Türk Hukukunun tanıdığı ve kabul ettiği değerden daha fazla bir güç de yükletilemez. Aksi her zaman ispat edilebileceğine göre de tanınması yahut tenfizi yoluna da gidilemez. Somut olaya gelince; muris Özdemir G.’ün Türk Vatandaşı iken 1995 yılında vatandaşlığının kaybettirildiği, Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı iken 1998 yılında öldüğü anlaşılmaktadır.

O halde öncelikle, davacıya murisin mirasçıları olduğu iddia edilen eşi ve çocukları ile arasındaki ırsi bağı gösteren, vatandaşı oldukları Amerika Birleşik Devletleri Mahkemeleri veya Nüfus Müdürlüklerince usulüne uygun düzenlenmiş ilam ya da nüfus kayıtlarını sunmaları için süre verilmeli, davacıdan menkul ya da gayrimenkul mallar hakkında mı yoksa her ikisi hakkında mı mirasçılık belgesi talep ettikleri sorulmalı, menkuller yönüyle davacının yardımından da yararlanılarak ( 2675 S.K. m.2 ) miras bırakının milli hukuku tespit edilmeli, taşınmazlar bakımından Türk kanunları uygulanmalı, mirasın iktisabına yönelik olarak murisin vatandaşı bulunduğu Amerika Birleşik Devletleri ile karşılıklılık bulunup bulunmadığı araştırılmalı, toplanan ve toplanacak delillerin sonucuna göre gerektiğinde menkuller ve gayrimenkuller hakkında olmak üzere iki ayrı mirasçılık belgesi düzenlenmesi gerekebileceği düşünülmelidir.

SONUÇ : Hal böyle olunca; mahkemece anılan yönler gözetilmeden eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak, ayrıca yasa hükümleri yanlış yorumlanarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen temyiz harcının istek halinde davacı tarafa iadesine, 23.01.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. ”

Bu nedenle yabancı bir mirasçı hakkında yalnızca pasaport veya tek bir yabancı belge üzerinden karar verilmesi yerine, aile bağının ve mirasçılık sıfatının yeterli resmi belgelerle ortaya konulması gerekir.

Danıştay ve İdari Uygulama Açısından Yabancıların Taşınmaz Hakları

Danıştay kararları özellikle yabancıların Türkiye’de taşınmaz edinimine ilişkin idari düzenlemelerin ve uygulamaların değerlendirilmesi bakımından önem taşır.

Yabancıların taşınmaz edinmesi, yalnızca özel hukuk ilişkisi değildir. Tapu işlemleri ve yabancıların taşınmaz edinimine ilişkin bazı sınırlamalar nedeniyle idari işlem ve düzenlemeler de gündeme gelebilir.

Danıştay’ın konuya ilişkin karar ve değerlendirmelerinde yabancıların taşınmaz edinimine ilişkin düzenlemelerin:

  • Kanuni dayanağı,
  • Kamu yararı,
  • Ülke güvenliği,
  • İmar ve toprak edinme mevzuatı,
  • İdari makamların yetkisi

bakımından değerlendirilmesi önem taşımaktadır.

Miras yoluyla edinim söz konusu olduğunda da taşınmazın hukuki niteliği ve yabancı adına tesciline ilişkin mevzuat göz ardı edilmemelidir.

Başka bir ifadeyle, kişi mirasçı sıfatını kazanmış olsa dahi taşınmazla ilgili idari ve tapu mevzuatından kaynaklanan incelemeler ayrıca yapılabilir. Gayrimenkul hukuku ile ilgili daha detaylı bilgiye Gayrimenkul Avukatı sayfamızdan göz atabilirsiniz.

Yabancı Bir Kişinin Türkiye’de Miras Alabilmesi İçin Türkiye’de Oturma İzni Gerekir mi?

Kural olarak hayır. Bir kişinin Türkiye’de mirasçı olabilmesi için mutlaka Türkiye’de ikamet izni sahibi olması gerekmez.

Mirasçılık sıfatı, kişinin ikamet izninden ziyade miras hukukuna ilişkin kurallara göre belirlenir.

Dolayısıyla yurt dışında yaşayan bir yabancı:

  • Türkiye’ye hiç gelmemiş olsa bile,
  • Türkiye’de ikamet izni bulunmasa bile,
  • Türkiye’de ikamet etmiyor olsa bile

uygulanacak hukuk kuralları çerçevesinde Türkiye’deki bir kişinin mirasçısı olabilir.

Ancak tapu, banka, vergi, mahkeme ve diğer resmi işlemlerin yürütülmesi sırasında gerekli belgelerin sunulması gerekir.

Yabancı Mirasçı Türkiye’ye Gelmeden Miras İşlemlerini Yürütebilir mi?

Birçok durumda işlemlerin vekâletname yoluyla yürütülmesi mümkündür.

Yabancı mirasçı, bulunduğu ülkede Türkiye’deki işlemleri yürütmek üzere bir temsilciye vekâletname verebilir.

Ancak yurt dışında düzenlenen vekâletnamenin Türkiye’de kullanılabilmesi için:

  • Düzenlendiği makamın yetkili olması,
  • Belgenin gerekli şekil şartlarını taşıması,
  • Apostil veya ilgili tasdik işlemlerinin yapılması,
  • Türkçeye tercüme edilmesi

gerekebilir.

Özellikle taşınmaz satışı, tapu işlemleri ve miras paylaşımı bakımından vekâletnamenin kapsamı büyük önem taşır.

Genel nitelikte ve yetersiz bir vekâletname, yapılmak istenen işlemi gerçekleştirmek için yeterli olmayabilir.

Türkiye’de Yabancıların Miras İşlemlerinde Vergi Ödenir mi?

Miras yoluyla mal edinilmesi hâlinde veraset ve intikal vergisi gündeme gelebilir.

Vergi yükümlülüğünün doğup doğmadığı ve verginin ne şekilde hesaplanacağı:

  • Miras bırakanın durumu,
  • Malın Türkiye’de bulunup bulunmadığı,
  • Mirasçının vatandaşlığı,
  • Miras yoluyla intikal eden malın değeri,
  • İlgili vergi mevzuatı

çerçevesinde değerlendirilir.

Yabancı bir mirasçının yabancı olması, tek başına Türkiye’deki miras işlemlerinin vergisel sonuç doğurmayacağı anlamına gelmez.

Özellikle taşınmazın tapuda intikali veya bankadaki malvarlığının mirasçılara devri öncesinde vergi işlemlerinin tamamlanması gerekebilir.

Vergi mevzuatı zaman içerisinde değişebildiği için, parasal tutarlar, istisnalar ve beyan süreleri işlem tarihindeki güncel düzenlemeler esas alınarak kontrol edilmelidir.

Türkiye’de Yabancı Mirasçıların En Sık Karşılaştığı Sorunlar

1. Belgelerdeki İsim Farklılıkları

Pasaportta, doğum belgesinde ve diğer resmi belgelerde isimlerin farklı yazılması sık rastlanan bir sorundur.

Örneğin:

  • Bir belgede “Mohammad”,
  • Diğerinde “Muhammed”,
  • Bir başka belgede “Mohamad”

şeklinde farklı yazımlar bulunabilir.

Bu durum, belgelerin aynı kişiye ait olup olmadığı konusunda sorun yaratabilir.

2. Soyadı Değişiklikleri

Özellikle evlilik veya boşanma nedeniyle soyadı değişikliği yaşanmış olabilir.

Bu değişikliğin yabancı resmi kayıtlarla Türkiye’de kullanılan belgeler arasında farklı şekilde görünmesi, mirasçılık sıfatının ispatında ek belge veya açıklama gerektirebilir.

3. Doğum Tarihi ve Yerleşim Yeri Farklılıkları

Farklı ülkelerdeki kayıt sistemlerinin birbirinden farklı olması nedeniyle resmi belgelerde doğum tarihi, doğum yeri veya yerleşim yeri konusunda çelişkiler ortaya çıkabilir.

Bu tür çelişkilerin giderilmesi, özellikle mirasçılık belgesinin alınması sırasında önem taşıyabilir.

4. Apostil ve Tercüme Sorunları

Yabancı ülkeden getirilen belgenin usulüne uygun şekilde tasdik edilmemiş olması veya tercümesinin gerekli usul şartlarını taşımaması işlemlerin uzamasına neden olabilir.

Belgenin apostil gerektirip gerektirmediği, apostil sistemine taraf olmayan ülkeler bakımından hangi tasdik prosedürünün uygulanacağı ve tercümenin nasıl yapılacağı ayrıca değerlendirilmelidir.

5. Birden Fazla Ülke Hukukunun Uygulanması

Miras bırakanın başka ülke vatandaşı olması, mirasçıların farklı ülkelerde yaşaması ve malvarlığının birden fazla ülkede bulunması hukuki süreci karmaşıklaştırabilir.

Örneğin Türkiye’deki taşınmaz bakımından Türk hukuku önem taşırken, başka bir ülkedeki taşınır malvarlığı bakımından farklı bir hukuk düzeninin uygulanması gündeme gelebilir.

6. Türkiye’deki Taşınmazın Durumu

Taşınmazın niteliği ve yabancıların taşınmaz edinimine ilişkin özel sınırlamalar ayrıca araştırılmalıdır.

Tapu kayıtları, taşınmazın hukuki niteliği, bulunduğu yer ve özel mevzuattan kaynaklanan sınırlamalar somut olay bakımından önem taşıyabilir.

Yabancıların Türkiye’deki Miras İşlemlerinde İzlenebilecek Hukuki Süreç

Her dosya farklı olmakla birlikte genel olarak aşağıdaki aşamalar izlenebilir:

1. Miras Bırakanın Malvarlığının Tespit Edilmesi

Türkiye’de:

  • Taşınmaz,
  • Banka hesabı,
  • Araç,
  • Şirket payı,
  • Alacak

bulunup bulunmadığı araştırılır.

2. Mirasçılık Sıfatının Tespit Edilmesi

Mirasçılar ve aile bağları resmi belgeler üzerinden belirlenir.

3. Uygulanacak Hukukun Belirlenmesi

Mirasın hangi bölümüne hangi ülke hukukunun uygulanacağı değerlendirilir.

4. Gerekli Yabancı Belgelerin Hazırlanması

Doğum, ölüm, evlilik ve aile kayıtları ilgili ülkelerden temin edilir.

5. Apostil veya Tasdik İşlemlerinin Tamamlanması

Belgenin Türkiye’de kullanılabilmesi için gerekli uluslararası veya diplomatik işlemler yapılır.

6. Türkçe Tercümenin Hazırlanması

Belgeler gerektiğinde Türkçeye usulüne uygun biçimde tercüme edilir.

7. Mirasçılık Belgesinin Alınması

Dosyanın özelliklerine göre yetkili Türk makamı önünde gerekli başvuru yapılır.

8. Tapu ve Diğer İntikal İşlemlerinin Yapılması

Taşınmaz, banka hesabı veya diğer malvarlığı unsurları için ilgili kurumlar nezdinde işlem yürütülür.

9. Vergi ve Mali Yükümlülüklerin Yerine Getirilmesi

Mirasın niteliğine göre gerekli vergi işlemleri tamamlanır.

10. Mirasçılar Arasında Uyuşmazlık Varsa Dava Sürecinin Yürütülmesi

Gerekli hâllerde Türk mahkemelerinde dava açılabilir.

Sık Sorulan Sorular

Yabancı uyruklu kişi Türkiye’de mirasçı olabilir mi?

Evet. Yabancı uyruklu olmak, tek başına Türkiye’de mirasçı olmaya engel değildir. Ancak uygulanacak hukuk ve taşınmaz edinimine ilişkin sınırlamalar somut olaya göre değerlendirilir.

Yabancı kişi Türkiye’de ev miras alabilir mi?

Yabancı kişi Türkiye’de bulunan bir evin mirasçısı olabilir. Ancak taşınmazın yabancı adına intikalinde Türk hukukundaki taşınmaz edinimine ilişkin kanuni sınırlamalar da dikkate alınır.

Yabancı kişi Türkiye’de arsa miras alabilir mi?

Mirasçılık sıfatı ile taşınmazın yabancı adına tescili farklı hukuki değerlendirmeler gerektirir. Arsanın niteliği, bulunduğu yer ve ilgili özel düzenlemeler incelenmelidir.

Yabancı mirasçı veraset ilamı alabilir mi?

Evet, gerekli şartların bulunması hâlinde yabancı uyruklu kişi Türkiye’de mirasçılık belgesi talep edebilir. Yabancılık unsuru bulunan dosyalarda yetkili makam ve gerekli belgeler ayrıca değerlendirilmelidir.

Yurt dışında alınan veraset ilamı Türkiye’de geçerli mi?

Her durumda otomatik olarak geçerli kabul edildiğini söylemek mümkün değildir. Belgenin niteliğine göre apostil, tercüme, tanıma veya Türk makamlarından ayrıca işlem yapılması gerekebilir.

Yabancı mirasçı Türkiye’ye gelmeden işlem yapabilir mi?

Bazı işlemler usulüne uygun düzenlenmiş vekâletname ile temsilci aracılığıyla yürütülebilir. Ancak vekâletnamenin Türkiye’de geçerli olması için gerekli şekil ve tasdik şartları incelenmelidir.

Yabancıların Türkiye’de miras alması için ikamet izni gerekir mi?

Kural olarak mirasçılık sıfatının kazanılması için Türkiye’de ikamet izni sahibi olmak şart değildir.

Yabancı mirasçı Türkiye’de dava açabilir mi?

Evet. Yabancı kişiler gerekli usul şartlarını yerine getirerek Türkiye’de mirasla ilgili dava açabilir veya davalarda taraf olabilir.

Yabancı mirasçıdan teminat istenir mi?

Bazı durumlarda yabancının teminat göstermesi konusu gündeme gelebilir. Ancak uluslararası sözleşmeler, karşılıklılık ve somut olayın özellikleri dikkate alınmadan kesin bir sonuç verilemez.

Sonuç ve Hukuki Değerlendirme

Yabancı uyruklu kişilerin Türkiye’de miras hakları, Türk hukuk sisteminde tamamen yasaklanmış veya yalnızca Türk vatandaşlarına özgülenmiş bir alan değildir. Yabancı kişiler Türkiye’de mirasçı olabilir, miras yoluyla malvarlığı üzerinde hak sahibi olabilir, gerekli koşullar altında mirasçılık belgesi alabilir ve miras uyuşmazlıklarında Türk mahkemeleri önünde haklarını ileri sürebilir.

Bununla birlikte yabancılık unsuru bulunan miras dosyaları, standart bir miras işlemine göre daha fazla hukuki inceleme gerektirebilir.

Özellikle şu soruların doğru cevaplandırılması gerekir:

  • Miras bırakan hangi ülkenin vatandaşıydı?
  • Mirasçı hangi ülkenin vatandaşıdır?
  • Miras bırakanın son yerleşim yeri neresidir?
  • Türkiye’de taşınmaz bulunuyor mu?
  • Miras konusu mal taşınır mı, taşınmaz mı?
  • Vasiyetname var mı?
  • Yabancı ülkeden alınan belgeler Türkiye’de kullanılabilir mi?
  • Apostil veya başka bir tasdik işlemi gerekiyor mu?
  • Yabancı adına taşınmaz tescilinde özel bir sınırlama var mı?
  • Yabancı mirasçının Türkiye’de dava açması hâlinde teminat yükümlülüğü doğuyor mu?
  • Vergisel yükümlülükler nelerdir?

Özellikle Türkiye’de bulunan taşınmazların miras yoluyla intikalinde Türk hukukunun uygulanmasına ilişkin özel kurallar, yabancılık unsuru taşıyan miras dosyalarının en önemli özelliklerinden biridir.

Bu nedenle yabancı bir kişinin Türkiye’de miras hakkı bulunduğunda, yalnızca mirasçı olup olmadığı değil; hangi hukukun uygulanacağı, mirasçılığın hangi belgelerle ispatlanacağı ve malvarlığının yabancı adına hangi hukuki prosedürle intikal edeceği birlikte değerlendirilmelidir.

Her miras dosyasının vatandaşlık, aile bağları, malvarlığının bulunduğu ülkeler, uluslararası sözleşmeler ve somut olayın özellikleri bakımından farklılık gösterebileceği unutulmamalıdır. Türk Vatandaşlığı ile ilgili diğer bilgiler için Yabancılar Hukuku sayfamıza göz atabilirsiniz.


Yazar

Avukat Batın YILMAZ
İstanbul Barosu Sicil No: 77008


TBB Meslek Kuralları ve Reklam Yasağına Uyum Notu

Bu içerik, hukuki konularda genel bilgilendirme sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. İçeriğin amacı herhangi bir kişi veya kuruma yönelik iş sağlamak, sonuç garantisi vermek, mesleki üstünlük veya başarı iddiasında bulunmak ya da reklam yapmak değildir. Her somut olay kendi özellikleri, güncel mevzuat, uluslararası sözleşmeler ve ilgili yargı kararları çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.

İçerik hazırlanırken avukatlık mesleğinin bağımsızlığı, meslek kuralları ve reklam yasağına ilişkin ilkeler gözetilmiştir.


İletişim

Avukat Batın YILMAZ
İstanbul Barosu Sicil No: 77008

Yabancılık unsuru bulunan miras uyuşmazlıkları ve Türkiye’deki miras işlemleri hakkında hukuki görüşme veya danışmanlık talebi için avukatlık ofisimizin iletişim kanalları aracılığıyla iletişim kurulabilir.


Genel Hukuki Bilgilendirme Uyarısı

Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Makalede yer alan açıklamalar, herhangi bir somut olay hakkında kişiye özel hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat, yüksek mahkeme kararları ve idari uygulamalar zaman içerisinde değişebilir. Somut bir uyuşmazlıkta işlem yapılmadan önce olayın özellikleri ve güncel hukuk düzenlemeleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Yorum Yazın

Mail Bültenimize Abone Olun