Uluslararası Koruma Başvurusu 2026: Şartlar, Kayıt, Mülakat ve İtiraz
Kısa cevap: Türkiye’de uluslararası koruma başvurusu, ülkesine döndüğünde zulüm veya ciddi zarar görme riski bulunduğunu ileri süren yabancı ya da vatansız kişi tarafından bizzat valiliğe yapılır. Sınır kapısına, kolluk birimine veya başka bir kamu kurumuna yapılan koruma talebi ise gecikmeksizin yetkili İl Göç İdaresi Müdürlüğüne bildirilmelidir. Başvurunun avukat aracılığıyla yapılması mümkün değildir; ancak avukat kayıt sonrasındaki işlemlerde, mülakata hazırlıkta, olumsuz karara itirazda ve idari davada hukuki yardım sağlayabilir.
Uluslararası koruma başvurusu; ikamet izni, geçici koruma veya insani ikamet izni başvurusu değildir. Başvurunun özü, kişinin menşe ülkesine veya önceki ikamet ülkesine geri gönderilmesi hâlinde karşılaşacağı kişisel zulüm ya da ciddi zarar riskinin incelenmesidir. Kayıt işlemleri tamamlanan kişiye halk arasında “uluslararası koruma kartı” denilen, resmî adıyla Uluslararası Koruma Başvuru Sahibi Kimlik Belgesi düzenlenir. Belgenin verilmesi, başvurunun kabul edildiği veya kişiye mülteci statüsü tanındığı anlamına gelmez; dosyanın inceleme sürecinde olduğunu gösterir.
Bu rehber; 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, ilgili uygulama düzenlemeleri ile Göç İdaresi Başkanlığının güncel açıklamaları esas alınarak hazırlanmıştır. Başvuru yeri ve idari uygulamalar zaman içinde değişebildiği için işlemden hemen önce Göç İdaresi Başkanlığının uluslararası koruma açıklamalarının ve ilgili İl Göç İdaresi Müdürlüğünün duyurularının kontrol edilmesi gerekir.
Uluslararası Koruma Nedir?
Uluslararası koruma, kendi devletinin korumasından yararlanamayan veya haklı korkusu sebebiyle yararlanmak istemeyen kişiye başka bir devlet tarafından sağlanan hukuki korumadır. Türkiye’de sistemin temel dayanağı 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunudur. Kanunun uluslararası korumaya ilişkin hükümleri mülteci, şartlı mülteci ve ikincil koruma statülerini; başvuru, kayıt, mülakat, karar, itiraz, hak ve yükümlülük süreçlerini düzenler.
Uluslararası koruma, yabancının yalnızca daha güvenli, ekonomik bakımdan daha elverişli veya daha iyi yaşam koşullarına sahip bir ülkede yaşamak istemesine dayanmaz. Ekonomik zorluk, işsizlik veya genel hayat pahalılığı tek başına koruma sebebi değildir. Bununla birlikte ekonomik baskı; etnik köken, din, siyasi düşünce veya belirli bir toplumsal gruba mensubiyet nedeniyle uygulanan sistematik ayrımcılığın parçasıysa, olay bütün olarak değerlendirilir.
Türkiye’de yabancıların temel statülerinin genel çerçevesi için Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Türkiye’deki Uluslararası Koruma Statüleri
Başvuru sahibi, talebinde belirli bir statünün adını doğru söylemek zorunda değildir. Yetkili makam kişinin beyanlarını, belgelerini, kişisel koşullarını ve güncel menşe ülke bilgisini birlikte değerlendirerek uygun statüyü belirler. Türkiye’de üç uluslararası koruma statüsü vardır. Statülerin resmî tanımları Göç İdaresi Başkanlığının uluslararası koruma sayfasında da yayımlanmaktadır.
Mülteci statüsü
Avrupa ülkelerinde meydana gelen olaylar nedeniyle ırkı, dini, tabiiyeti, belirli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi düşüncesi yüzünden zulme uğrayacağından haklı sebeplerle korkan; bu nedenle ülkesinin dışında bulunan ve ülkesinin korumasından yararlanamayan ya da yararlanmak istemeyen kişiye mülteci statüsü verilebilir. Türkiye, 1951 Cenevre Sözleşmesi bakımından coğrafi sınırlamayı sürdürdüğünden, Avrupa dışından gelen kişiler aynı şartları taşısalar dahi kural olarak “mülteci” değil “şartlı mülteci” kapsamında değerlendirilir.
Şartlı mülteci statüsü
Avrupa ülkeleri dışında meydana gelen olaylar nedeniyle aynı zulüm sebeplerinden birine dayanan haklı korkusu bulunan yabancı veya vatansız kişiye şartlı mülteci statüsü verilebilir. Şartlı mültecinin üçüncü ülkeye yerleştirilinceye kadar Türkiye’de kalmasına izin verilir. Ancak statü verilmesi, üçüncü ülkeye yerleştirmenin otomatik veya belirli süre içinde yapılacağı anlamına gelmez. Üçüncü ülkeye yerleştirme; Göç İdaresi Başkanlığı koordinasyonunda, ilgili ülkelerin kabul politikaları ve dosyanın koşulları çerçevesinde yürütülen ayrı bir süreçtir.
İkincil koruma statüsü
Mülteci veya şartlı mülteci sayılmayan bir kişi, geri gönderilmesi hâlinde ölüm cezasına mahkûm olacak veya cezası infaz edilecekse; işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı muameleye maruz kalacaksa ya da uluslararası veya ülke genelindeki silahlı çatışmada ayrım gözetmeyen şiddet nedeniyle şahsına yönelik ciddi tehditle karşılaşacaksa ikincil korumadan yararlanabilir.
| Statü | Temel ölçüt | Türkiye’deki sonuç |
|---|---|---|
| Mülteci | Avrupa’da meydana gelen olaylara bağlı, korunan bir nedenden kaynaklanan zulüm korkusu | Statü sahibi olarak Türkiye’de koruma |
| Şartlı mülteci | Avrupa dışındaki olaylara bağlı, korunan bir nedenden kaynaklanan zulüm korkusu | Üçüncü ülkeye yerleştirilinceye kadar Türkiye’de kalış |
| İkincil koruma | Ölüm cezası, işkence/kötü muamele veya silahlı çatışmaya bağlı ciddi bireysel tehdit | Statü sahibi olarak Türkiye’de koruma |
Uluslararası Koruma, Geçici Koruma ve İkamet İzni Aynı Şey midir?
Hayır. Uluslararası koruma, bireysel dosya incelemesine dayanan mülteci, şartlı mülteci veya ikincil koruma statülerini ifade eder. Geçici koruma ise kitlesel akın durumlarında ülkesinden ayrılmaya zorlanan ve geri dönemeyen kişiler için grup temelli olarak uygulanan ayrı bir koruma rejimidir. Türkiye’de geçici koruma kapsamındaki Suriyelilerin bireysel uluslararası koruma başvuruları, geçici koruma rejimine ilişkin özel hükümler nedeniyle kural olarak alınmamaktadır.
İkamet izni ise turizm, aile birliği, eğitim, taşınmaz mülkiyeti veya çalışma gibi kanunda gösterilen kalış sebeplerine dayanır. Kişinin ikamet izninin sona ermesi onu kendiliğinden uluslararası koruma başvuru sahibi yapmaz; aynı şekilde ikamet izni alamamak tek başına uluslararası koruma gerekçesi değildir. İkamet türleri hakkında genel bilgi için Türkiye’de ikamet izni rehberimize bakabilirsiniz.
İnsani ikamet izni de uluslararası korumadan farklıdır. İnsani ikamet, kanunda sayılan istisnai durumlarda valilikçe verilebilen bir ikamet türüdür; mültecilik incelemesinin yerine geçmez.
Kimler Uluslararası Koruma Başvurusu Yapabilir?
Ülkesinin dışında bulunan yabancı veya vatansız kişi, geri gönderilmesi hâlinde yukarıdaki koruma ölçütlerinden birinin gerçekleşeceğini düşünüyorsa başvuru yapabilir. Başvuruda belirleyici olan yalnızca kişinin uyruğu veya ülkesindeki genel sorunlar değildir. Kişinin geçmişte yaşadıkları, kendisine yönelen tehditlerin niteliği, devlet korumasına erişip erişemediği, ülke içinde güvenli bir yere taşınma imkânı ve geri dönüşteki güncel risk birlikte değerlendirilir.
Başvuru sahibi, aynı gerekçeye dayanan ve kendisiyle birlikte gelen aile üyeleri adına da başvuru yapabilir. Ergin aile üyelerinin kendi adlarına yapılan başvuruya muvafakati gerekir. Aile üyelerinden birinin farklı ve kişisel bir koruma gerekçesi varsa bunun ayrıca kayda geçirilmesi önemlidir. Aile içi şiddet, cinsiyete dayalı zulüm, zorla evlendirme veya cinsel yönelim nedeniyle risk gibi mahrem gerekçeler ortak aile anlatısının içinde kaybolmamalıdır.
Pasaportu veya kimlik belgesi olmayan kişi başvurabilir mi?
Pasaport bulunmaması tek başına başvuru hakkını ortadan kaldırmaz. Başvuru sahibi elindeki kimlik, aile nüfus kaydı, doğum belgesi, ehliyet, okul veya iş belgesi gibi kimliğini açıklamaya yarayan kayıtları sunmalıdır. Belgenin neden bulunmadığı dürüstçe açıklanmalıdır. Sahte veya başkasına ait belge sunulması, kimliğin gizlenmesi ve delillerin kötü niyetle yok edilmesi dosyanın güvenilirliğine ağır zarar verebilir ve hızlandırılmış değerlendirme sebebi oluşturabilir.
Düzensiz giriş yapan kişi başvurabilir mi?
Türkiye’ye yasal olmayan yollardan girmiş veya Türkiye’de yasal kalış süresini aşmış kişi de uluslararası koruma talep edebilir. Kanun belirli bir başvuru süresi öngörmemekle birlikte, kişinin makul süre içinde yetkili makama başvurması ve gecikmenin nedenini açıklaması beklenir. Sınır kapısında ya da kolluk denetiminde koruma talep edildiğinde, bu beyan açıkça tutanağa geçirilmelidir.
Uluslararası Koruma Başvurusu Nereye ve Nasıl Yapılır?
Başvurular valiliklere bizzat yapılır ve uygulamada işlemler İl Göç İdaresi Müdürlükleri tarafından yürütülür. Başvuru sınır kapısında, kolluk biriminde veya başka bir kamu kurumunda dile getirilmişse bu birimlerin talebi derhal valiliğe bildirmesi gerekir. Kişinin sağlık durumu, engelliliği veya fiilî koşulları nedeniyle bizzat kuruma gidemediği hâllerde başvuru bulunduğu yerde alınabilir.
- Koruma talebinin açıklanması: Kişi ülkesine dönemediğini ve uluslararası koruma talep ettiğini açık biçimde bildirir.
- Ön kayıt ve kayıt: Kimlik, aile bağları, ülkeye giriş şekli, seyahat güzergâhı ve başvurunun temel nedenleri kaydedilir; fotoğraf ve biyometrik veri alınabilir.
- Bilgilendirme: Başvuru sahibine süreç, haklar, yükümlülükler ve yerine getirmemesi hâlinde doğabilecek sonuçlar anlayabileceği dilde bildirilir.
- Kayıt ili ve adres: Başvuru sahibinden belirlenen ilde ikamet etmesi, adresini kaydettirmesi ve bildirim/imza yükümlülüğüne uyması istenebilir.
- Kimlik belgesi: Kayıt tamamlandıktan sonra başvuru sahibine ve kayıt kapsamındaki aile üyelerine yabancı kimlik numarası içeren kimlik belgesi düzenlenir.
- Mülakat: Koruma gerekçeleri ayrıntılı biçimde dinlenir ve dosya statü belirleme incelemesine alınır.
Avukat başvuruyu kişi yerine yapabilir mi?
Hayır. Uluslararası koruma başvurusu kişiye sıkı sıkıya bağlıdır ve avukat ya da yasal temsilci aracılığıyla başlatılamaz. Bunun nedeni, koruma ihtiyacının doğrudan başvuru sahibinin beyanlarından ve kişisel durumundan değerlendirilmesidir. Buna karşılık avukat; hakların açıklanması, belgelerin düzenlenmesi, dosyaya dilekçe ve delil sunulması, tebligatın incelenmesi, idari itiraz ve dava aşamalarında görev alabilir.
İstanbul’da Uluslararası Koruma Başvurusu Yapılabilir mi?
İstanbul’un uluslararası koruma başvurularına kanunla ve sürekli biçimde “kapalı” olduğunu söylemek doğru değildir. Göç İdaresi Başkanlığının güncel resmî sıkça sorulan sorular sayfasında, İstanbul’daki başvurular için Kumkapı Koordinasyon Merkezine müracaat edilmesi gerektiği belirtilmektedir. Bununla birlikte kayıt kapasitesi, il bazlı planlama ve idari yönlendirmeler nedeniyle kişinin kaydı İstanbul’da tamamlanmayabilir; başka bir ilde ikamet etmesi veya işlemlerini belirlenen ilde sürdürmesi istenebilir.
Bu nedenle “İstanbul’da kesinlikle başvuru alınmaz” veya “başvuru mutlaka İstanbul’da sonuçlanır” şeklindeki iki mutlak ifade de güvenilir değildir. Başvuru tarihinde güncel yer ve usul YİMER 157’den veya Göç İdaresinin resmî kanallarından doğrulanmalıdır. Başka bir ile yönlendirme yapılırsa mümkünse yazılı sevk/yönlendirme belgesi alınmalı ve bildirilen süre içinde ilgili müdürlüğe müracaat edilmelidir.
Ciddi sağlık sorunu, engellilik, ileri yaş, gebelik, aile birliği, çocukların üstün yararı veya İstanbul’da devam eden hayati tedavi gibi özel durumlar varsa bunlar resmî belgelerle idareye sunulmalıdır. Bu unsurlar kişinin talep ettiği ilde mutlaka kaydedileceği sonucunu doğurmaz; fakat bireysel değerlendirmenin parçası olmalıdır.
Kayıt Sırasında Hangi Belgeler Sunulmalıdır?
Uluslararası koruma başvurusu için herkese uyan kapalı bir belge listesi yoktur. Çünkü savaş, ani kaçış, tutuklanma veya sınırdan düzensiz geçiş gibi durumlarda kişinin bütün belgelerini yanında getirmesi beklenemez. Buna rağmen mevcut belgelerin sunulması ve sonradan ulaşılan delillerin dosyaya eklenmesi önemlidir.
- Pasaport, ulusal kimlik, doğum belgesi ve aile kayıtları,
- Ülkeye giriş ve seyahat güzergâhını gösteren bilet, vize, damga veya kayıtlar,
- Yakalama, tutuklama, soruşturma, mahkeme veya arama belgeleri,
- Tehdit mesajları, e-postalar, sosyal medya kayıtları ve telefon dökümleri,
- Siyasi, mesleki, dinî veya toplumsal faaliyetleri gösteren kayıtlar,
- Darp, işkence veya travmaya ilişkin sağlık raporları ve fotoğraflar,
- Tanık bilgileri ile olayı doğrulayabilecek kurum veya kişi kayıtları,
- Başka ülkelerde yapılmış başvuru, ret, kabul veya sınır dışı işlemlerine ilişkin belgeler.
Dijital deliller mümkünse yalnızca ekran görüntüsü olarak değil; tarih, gönderici, bağlantı ve kaynak bilgisi görülebilecek biçimde saklanmalıdır. Yabancı dildeki belgelerin Türkçe tercümesi istenebilir. Delillerin gerçekliği konusunda tereddüt yaratacak müdahaleler yapılmamalıdır.
Uluslararası Koruma Mülakatı Nasıl Yapılır?
Mülakat, dosyanın en önemli aşamasıdır. Amaç başvuru sahibini sınamak veya ezberlenmiş cevap aramak değil; olayların kişisel yönünü, korkunun haklı olup olmadığını ve geri dönüş riskini ortaya çıkarmaktır. Başvuru sahibine kendisini ifade etme imkânı verilmeli, gerekli hâllerde tercüman sağlanmalı ve özel ihtiyaçları dikkate alınmalıdır.
Mülakatta hangi konular sorulur?
- Kimlik, aile, eğitim, meslek ve geçmiş yaşam bilgileri,
- Ülkeden ayrılmaya yol açan olayların tarih sırası,
- Zarar veren veya tehdit eden kişi, örgüt ya da makamlar,
- Devlet makamlarından neden koruma alınamadığı,
- Ülkenin başka bir bölgesinde güvenli ve makul biçimde yaşama imkânının bulunup bulunmadığı,
- Türkiye’ye gelinen rota ve geçilen üçüncü ülkeler,
- Önceki vize, ikamet, sığınma veya sınır dışı işlemleri,
- Geri dönüş hâlinde güncel olarak beklenen zarar.
Beyanlarda küçük tarih farklılıkları her zaman gerçeğe aykırılık anlamına gelmez. Travma, uzun zaman geçmesi, eğitim düzeyi, yaş ve tercüme sorunları hatırlamayı etkileyebilir. Ancak olayın merkezine ilişkin ciddi çelişkilerin açıklanması gerekir. Bilinmeyen bir konuda tahmin yürütmek yerine bilinmediğinin söylenmesi daha doğrudur. Tercüme hatası veya tutanağa yanlış geçen ifade fark edildiğinde derhâl düzeltilmesi istenmelidir.
Menşe ülke bilgisi neden önemlidir?
Yetkili makam yalnızca kişinin anlatımına değil; ülkesindeki hukuk, güvenlik durumu, silahlı çatışma, insan hakları ihlalleri ve belirli gruplara yönelik uygulamalar hakkındaki güvenilir ve güncel kaynaklara da bakar. Fakat genel ülke raporu tek başına yeterli değildir. Genel bilginin başvuru sahibinin kişisel hikâyesiyle nasıl kesiştiği açıklanmalıdır.
Uluslararası Koruma Kimlik Belgesi Nasıl Alınır?
Halk arasında “uluslararası koruma kartı” olarak anılan belgenin resmî adı Uluslararası Koruma Başvuru Sahibi Kimlik Belgesidir. Göç İdaresinin uluslararası koruma kapsamında düzenlenecek belgeler açıklamasına göre kayıt işlemleri tamamlanan başvuru sahibine ve kayıt kapsamındaki aile üyelerine yabancı kimlik numarası içeren, bir yıl süreli belge düzenlenir. Başvuru sonuçlanmazsa belge birer yıllık sürelerle yenilenir. Belge harca tabi değildir ve ikamet izni yerine geçer.
Kimlik belgesi, kişinin uluslararası koruma statüsü aldığı anlamına gelmez. Başvuru olumlu sonuçlandığında mülteci, şartlı mülteci veya ikincil koruma statüsü sahibi kimlik belgesi düzenlenir. Göç İdaresinin açıklamasına göre statü sahibi belgeleri üçer yıllık düzenlenir ve statü sona erene veya iptal edilene kadar yenilenebilir.
Kimlikte ad, doğum tarihi, uyruk veya aile bilgisi hatası varsa gecikmeden kayıtlı olunan İl Göç İdaresi Müdürlüğüne başvurulmalıdır. Belgenin kaybolması veya çalınması hâlinde olay kayda geçirilmeli ve yenileme usulü ilgili müdürlükten öğrenilmelidir.
Başvuru Sahibinin Hakları
Türkiye’de kalış hakkı
Başvuru sahibi kimlik belgesi, başvuru sürecinde Türkiye’de yasal kalış sağlar ve ikamet izni yerine geçer. Bununla birlikte kişiye belirli bir ilde ikamet, adres bildirimi ve düzenli imza/bildirim yükümlülüğü getirilebilir.
Eğitim, sağlık ve sosyal yardımlar
Başvuru sahibi ve statü sahibi kişiler, kimlik belgeleriyle mevzuattaki koşullar dâhilinde ilk ve ortaöğretim hizmetlerinden yararlanabilir. İhtiyaç sahibi olanlar sosyal yardım ve hizmetlere başvurabilir. Sağlık güvencesi ve ödeme gücü bulunmayan başvuru sahibi veya statü sahibi kişiler, kural olarak kayıt tarihinden itibaren bir yıl genel sağlık sigortası kapsamına alınır; özel ihtiyaç sahipleri ile devamı idarece uygun görülenler bakımından farklı değerlendirme yapılabilir. Hakların kapsamı ve uygulaması değişebileceğinden Göç İdaresinin hak ve yükümlülükler açıklaması ile kayıtlı olunan müdürlükten güncel durum doğrulanmalıdır.
Çalışma hakkı
Uluslararası koruma başvuru sahibi ile şartlı mülteci, başvuru tarihinden altı ay sonra çalışma izni almak için başvurabilir. Mülteci ve ikincil koruma statüsü sahibi ise statü kazanmasından itibaren, kanunen yabancılara kapalı meslekler ve getirilebilecek sınırlamalar saklı kalmak üzere çalışabilir; kimlik belgesi çalışma izni yerine geçer. Güncel resmî çerçeve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının uluslararası koruma sağlanan yabancılar sayfasında yer almaktadır. Ayrıntılı şartlar için geçici koruma ve uluslararası koruma kapsamındaki yabancıların çalışma hakkı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Başvuru Sahibinin Yükümlülükleri
Uluslararası koruma kaydı yalnızca hak sağlamaz; dosyanın devamı için yerine getirilmesi gereken yükümlülükler de doğurur. Başvuru sahibi özellikle:
- Doğru kimlik ve iletişim bilgisi vermeli, değişiklikleri bildirmeli,
- Kendisine gösterilen ilde ikamet etmeli ve adres kaydını yaptırmalı,
- İmza veya bildirim yükümlülüğüne belirtilen günlerde uymalı,
- Mülakat ve diğer randevulara katılmalı; mazereti varsa belgelemeli,
- Gelir, çalışma ve malvarlığına ilişkin istenen bilgileri doğru sunmalı,
- İl değişikliği için önceden izin veya sevk usulüne uymalı,
- Tebligatları takip etmeli ve belge süresini kontrol etmelidir.
Göç İdaresinin açıklamasına göre bildirim yükümlülüğünün mazeretsiz olarak üç kez üst üste yerine getirilmemesi, belirlenen ikamet yerine gidilmemesi veya ikamet ilinin izinsiz terk edilmesi başvurunun geri çekilmiş kabul edilmesine ve incelemenin durdurulmasına yol açabilir. Bu nedenle sağlık, kaza veya zorunlu seyahat gibi mazeretler gecikmeden belgelenmelidir.
Başvuru Ne Kadar Sürede Sonuçlanır?
Kanuna ve Göç İdaresinin açıklamasına göre başvurunun kayıt tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandırılması esastır. Karar bu sürede verilemezse başvuru sahibinin bilgilendirilmesi gerekir ve inceleme devam eder. Altı aylık sürenin dolması başvurunun kendiliğinden kabul edildiği anlamına gelmez.
Dosyanın süresi; kimlik araştırması, tercüme, menşe ülke bilgisi, güvenlik araştırması, delillerin incelenmesi, aile üyelerinin durumu ve idari iş yüküne göre uzayabilir. Uzun süre işlem yapılmıyorsa dosyanın aşamasının sorulması ve yazılı başvuru yapılması mümkündür.
Kabul Edilemez Başvuru ve Hızlandırılmış Değerlendirme
Her başvuru olağan usulde esas incelemesine alınmaz. Kanunda gösterilen bazı durumlarda başvuru “kabul edilemez” sayılabilir. Yeni bir gerekçe sunulmadan aynı başvurunun tekrarlanması, kişinin daha önce aile üyesi üzerinden aynı gerekçeyle dosyaya dâhil olup sonradan ayrı ve yeni bir neden göstermemesi, ilk iltica ülkesinden veya güvenli üçüncü ülkeden gelmesi bu değerlendirmeye konu olabilir. “Güvenli üçüncü ülke” kararı soyut varsayımla değil, kanundaki koşullar ve kişinin o ülkeyle bağlantısı gözetilerek verilmelidir.
Başvurunun yalnızca sınır dışı işlemini geciktirmek amacıyla yapıldığına dair emareler, kimliğin kötü niyetle gizlenmesi, sahte belge kullanılması, delillerin yok edilmesi, birbirine aykırı anlatımlarla makamların yanıltılması veya kamu düzeni ve güvenliği bakımından ciddi tehlike gibi kanunda belirtilen hâllerde hızlandırılmış değerlendirme uygulanabilir. Hızlandırılmış usul, başvurunun delil ve geri gönderme riski incelenmeden reddedilebileceği anlamına gelmez.
Uluslararası Koruma Başvurusu Reddedilirse Ne Yapılır?
Olumsuz karar başvuru sahibine veya avukatına tebliğ edilir. Kararın gerekçesi, başvuru sahibinin anlatımının hangi bölümünün kabul edilmediği, menşe ülke bilgisinin nasıl değerlendirildiği ve hangi başvuru yolunun kaç gün içinde kullanılabileceği dikkatle incelenmelidir. Süreler tebliğle başladığından tebligat belgesi ve tarihi mutlaka saklanmalıdır.
Kabul edilemez ve hızlandırılmış başvurularda dava
Kabul edilemez başvuru ile hızlandırılmış değerlendirme kararlarına karşı, tebliğden itibaren 15 gün içinde yetkili idare mahkemesinde dava açılabilir. Göç İdaresinin resmî açıklamasında mahkemenin başvuruyu 15 gün içinde sonuçlandıracağı ve kararın kesin olduğu belirtilmektedir. Bu kısa süre nedeniyle kararın alındığı gün hukuki yol haritası oluşturulması önemlidir.
Diğer olumsuz kararlarda itiraz ve dava
Uluslararası korumaya ilişkin diğer kararlarda, kararın niteliğine göre tebliğden itibaren on gün içinde Uluslararası Koruma Değerlendirme Komisyonuna itiraz veya otuz gün içinde yetkili idare mahkemesinde dava yolu gündeme gelebilir. Her karara aynı süre uygulanmadığından, tebligattaki kanun yolu bildirimi ile 6458 sayılı Kanunun güncel metni birlikte kontrol edilmelidir. Yanlış makama başvuru veya sürenin geçirilmesi ciddi hak kaybı doğurabilir.
Dava dilekçesinde yalnızca başvurunun kabul edilmesi istenmemeli; idarenin eksik incelemesi, kişisel riskin ve delillerin değerlendirilmemesi, güncel olmayan veya dosyayla ilgisiz menşe ülke bilgisi kullanılması, tercüme ve mülakat sorunları, aile birliği ve özel ihtiyaçların göz ardı edilmesi somutlaştırılmalıdır.
Geri Göndermeme İlkesi ve Sınır Dışı İşlemleri
Geri göndermeme ilkesi, uluslararası koruma hukukunun temelidir. Hiç kimse; işkenceye, insanlık dışı veya onur kırıcı muameleye uğrayacağı ya da hayatı veya özgürlüğünün korunan nedenlerle tehdit altında olacağı bir yere gönderilemez. Bu ilke, kişinin vize ihlali yapmış veya hakkında sınır dışı kararı alınmış olması nedeniyle ortadan kalkmaz. Riskin kişisel, güncel ve etkili biçimde incelenmesi gerekir.
Uluslararası koruma başvurusu ile sınır dışı kararı aynı işlem değildir. Kişi hakkında hem koruma dosyası hem sınır dışı ve idari gözetim süreci bulunabilir. Sınır dışı kararına karşı dava süresi ve idari gözetimin sulh ceza hâkimliğinde denetimi farklıdır. Ayrıntılı bilgi için sınır dışı kararına itiraz ve geri gönderme merkezi ile idari gözetim rehberlerimize bakabilirsiniz.
Menşe ülke koşulları araştırılmadan verilen sınır dışı kararlarının yargısal denetimine ilişkin uygulama örneği için, kişisel veriler anonimleştirilerek hazırlanan menşe ülke araştırması yapılmadan verilen sınır dışı kararının iptali incelememizi okuyabilirsiniz.
İdari Gözetim Altındayken Başvuru Yapılabilir mi?
Geri gönderme merkezinde veya kolluk gözetiminde bulunan kişi uluslararası koruma talebini açıkça bildirebilir. Talep yetkili göç makamına iletilmelidir. Ancak başvuruda bulunmak idari gözetimi kendiliğinden sona erdirmez. İdari gözetimin devamı ayrı koşullara tabidir ve kişi veya avukatı sulh ceza hâkimliğine başvurabilir.
Koruma talebinin hangi tarihte ve kime iletildiğinin tutanak, dilekçe, teslim belgesi veya görüşme kaydıyla ispatlanması önemlidir. Tercüman aracılığıyla yapılan beyan yanlış kaydedilmişse düzeltilmesi istenmelidir.
Başvuruda Sık Yapılan Hatalar
- İkamet izni alamamayı tek başına uluslararası koruma nedeni sanmak,
- İnternetten alınan örnek bir hikâyeyi kişisel olay gibi anlatmak,
- Seyahat güzergâhını veya başka ülkelerdeki başvuruları gizlemek,
- Sahte, değiştirilmiş veya başkasına ait belge sunmak,
- Mülakat tutanağını anlamadan onaylamak ve tercüme hatasını bildirmemek,
- Randevu, adres, imza ve ilde ikamet yükümlülüklerini takip etmemek,
- Tebligat tarihini kaydetmemek ve kısa dava süresini kaçırmak,
- İstanbul’daki veya başka bir ildeki uygulamayı sürekli ve değişmez hukuk kuralı sanmak,
- Genel ülke sorunlarını anlatıp kişisel risk bağlantısını kurmamak.
Sık Sorulan Sorular
Uluslararası koruma başvurusu ücretli midir?
Başvurunun alınması ve başvuru sahibi kimlik belgesinin düzenlenmesi harca tabi değildir. Tercüme, noter veya özel hukuki yardım gibi yan hizmetler ayrıca maliyet doğurabilir.
Başvuruyu avukat yapabilir mi?
Hayır. Başvuru sahibi koruma talebini bizzat yapmalıdır. Avukat kayıt sonrasında dosyaya hukuki yardım sunabilir, dilekçe ve delil hazırlayabilir, olumsuz karara karşı itiraz ve dava işlemlerini yürütebilir.
İstanbul’da başvuru alınmıyor mu?
İstanbul’un kanunen başvuruya kapalı olduğu söylenemez. Göç İdaresinin güncel SSS sayfası Kumkapı Koordinasyon Merkezine müracaatı göstermektedir. Bununla birlikte başvuru sahibi kapasite ve il planlaması nedeniyle başka ile yönlendirilebilir. İşlemden önce güncel uygulama doğrulanmalıdır.
Uluslararası koruma kimliği ikamet izni midir?
Belge teknik olarak ikamet izni değildir; ancak kanun gereğince ikamet izni yerine geçer ve başvuru sürecinde yasal kalış sağlar.
Kimlik belgesi almak başvurunun kabul edildiği anlamına gelir mi?
Hayır. Başvuru sahibi kimliği, kayıt ve inceleme sürecini gösterir. Mülteci, şartlı mülteci veya ikincil koruma statüsü ancak değerlendirme sonunda ayrıca verilen kararla kazanılır.
Pasaportu olmayan kişi başvurabilir mi?
Evet. Pasaport yokluğu başvuru hakkını tek başına ortadan kaldırmaz. Kişi elindeki diğer kimlik ve olay belgelerini sunmalı, pasaportunun neden bulunmadığını doğru biçimde açıklamalıdır.
Başvuru kaç ayda sonuçlanır?
Başvurunun kayıt tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandırılması esastır. Bu sürede karar verilemezse başvuru sahibi bilgilendirilir ve inceleme devam eder; dosya otomatik olarak kabul edilmiş sayılmaz.
Başvuru sahibi çalışabilir mi?
Başvuru sahibi ve şartlı mülteci, uluslararası koruma başvuru tarihinden altı ay sonra çalışma izni için başvurabilir. Mülteci ve ikincil koruma statüsü sahibinin kimlik belgesi ise çalışma izni yerine geçebilir.
İmza yükümlülüğüne gidilmezse ne olur?
Mazeretsiz biçimde üç kez üst üste bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, belirlenen ikamet yerine gidilmemesi veya ikamet ilinin izinsiz terk edilmesi başvurunun geri çekilmiş kabul edilmesine yol açabilir. Mazeret varsa gecikmeden belge sunulmalıdır.
Ret kararına karşı kaç günde dava açılır?
Kabul edilemez başvuru ve hızlandırılmış değerlendirme kararlarında süre tebliğden itibaren 15 gündür. Diğer uluslararası koruma kararlarında kararın türüne göre idari itiraz ve 30 günlük dava süresi gündeme gelebilir. Tebligattaki kanun yolu açıklaması gecikmeden kontrol edilmelidir.
Sonuç
Uluslararası koruma başvurusu, Türkiye’de kalmak için kullanılan genel bir ikamet yolu değil; geri dönüş hâlinde zulüm veya ciddi zarar riski bulunan kişilere özgü bir koruma mekanizmasıdır. Dosyanın sağlıklı değerlendirilmesi; kişisel olayların kronolojik ve tutarlı anlatılmasına, mevcut delillerin sunulmasına, tercüme ve mülakat kayıtlarının kontrolüne, adres ve bildirim yükümlülüklerine uyulmasına bağlıdır.
İstanbul’daki başvuru noktası ve illere ilişkin idari uygulama değişebileceğinden resmî kanallar işlem tarihinde yeniden kontrol edilmelidir. Olumsuz karar hâlinde ise 15 veya 30 gün gibi kısa dava süreleri söz konusu olabileceği için tebligatın niteliği gecikmeden incelenmelidir.
Yazar Bilgisi
Avukat Batın YILMAZ
İstanbul Barosu Sicil No: 77008
TBB Meslek Kuralları ve Reklam Yasağına Uyum İbaresi
Bu içerik yalnızca hukuki bilgilendirme amacı taşımaktadır. Herhangi bir kişi veya kuruma yönelik reklam, iş sağlama, müvekkil edinme, yönlendirme, mesleki üstünlük veya sonuç garantisi amacı taşımaz.
İçerik hazırlanırken Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları ve avukatlık mesleğine ilişkin reklam yasağı hükümleri gözetilmiştir. Makaledeki bilgiler somut olay bakımından hukuki danışmanlık veya kesin hukuki görüş niteliğinde değildir.
İletişim ve Hukuki Bilgilendirme
Avukat Batın YILMAZ
İstanbul Barosu Sicil No: 77008
Yakuplu Mahallesi, Hürriyet Bulvarı, Skyport Residence Kat:12 No:133 Beylikdüzü, İstanbul
Telefon: 0 (532) 669 34 90
Alternatif Telefon: 0 (532) 732 34 90
Bu iletişim bölümü yalnızca hukuki hizmetlere ilişkin iletişim imkânının belirtilmesi amacıyla hazırlanmış olup reklam, iş sağlama, müvekkil edinme veya mesleki üstünlük iddiası amacı taşımaz.
