Yabancılar Türkiye’de Vakıf Kurabilir mi? Mütekabiliyet, Malvarlığı ve Mahkeme Tescili
Evet. Yabancı gerçek ve tüzel kişiler Türkiye’de yeni vakıf kurabilir. Ancak 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca yabancıların vakıf kurması hukukî ve fiilî mütekabiliyet esasına tabidir. Bunun yanında Türk Medeni Kanunu’ndaki genel kuruluş şartlarının yerine getirilmesi, yeterli malvarlığının vakfa özgülenmesi, vakıf senedinin usulüne uygun hazırlanması ve yönetim organında görev alanların çoğunluğunun Türkiye’de yerleşik bulunması gerekir.
2026 yılında yeni vakıfların kuruluşunda amaçlarına özgülenecek asgari malvarlığı, Vakıflar Meclisinin 22.12.2025 tarihli ve 819/790 sayılı kararıyla 5.000.000 TL olarak belirlenmiştir. Güncel tutar ve kuruluş uygulaması için Vakıflar Genel Müdürlüğünün asgari kuruluş malvarlığı açıklaması incelenebilir.
Yabancıların Türkiye’deki hukuki statüsü, ikamet ve çalışma izinleri gibi bağlantılı konular bakımından ayrıca yabancılar hukuku çalışma alanımıza ve Türkiye’de ikamet izni rehberine bakılabilir.
1. Yabancıların Türkiye’de Vakıf Kurması Mümkün mü?
Türk hukukunda vakıf, belirli ve sürekli bir amaca özgülenen mal ve haklardan oluşan özel hukuk tüzel kişisidir. Türk Medeni Kanunu’nun 101. maddesine göre gerçek veya tüzel kişiler, yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemek suretiyle vakıf kurabilirler.
Yabancılar bakımından özel düzenleme ise 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 5. maddesinde bulunmaktadır. Buna göre:
“Yabancılar, Türkiye’de, hukukî ve fiilî mütekabiliyet esasına göre yeni vakıf kurabilirler.”
Dolayısıyla yabancı olmak tek başına vakıf kurulmasına engel değildir. Ancak ilgili yabancı devlet ile Türkiye arasındaki karşılıklılık durumu ayrıca değerlendirilir. Vakıflar Genel Müdürlüğü de yeni vakıf kuruluşuna ilişkin resmî açıklamasında yabancıların hukukî ve fiilî mütekabiliyet esasına göre Türkiye’de vakıf kurabileceğini belirtmektedir.
2. Vakıf Kuruluşunun Temel Hukuki Dayanakları
Yabancı unsurlu bir vakıf kuruluşunda başlıca aşağıdaki düzenlemeler birlikte değerlendirilir:
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun vakıflara ilişkin 101 ve devamı maddeleri,
- 5737 sayılı Vakıflar Kanunu,
- Vakıflar Yönetmeliği,
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun,
- Yargılama bakımından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu,
- Somut olayın niteliğine göre noterlik, yabancı belge, apostil, tercüme, bankacılık ve mali mevzuat.
Türk Medeni Kanunu’nun vakıflara ilişkin hükümlerinin kanun metni için TBMM’de yayımlanan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu metni incelenebilir.
2.1. Türk Medeni Kanunu’na Göre Vakfın Tanımı
TMK m.101’e göre vakıflar, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle meydana gelen tüzel kişiliğe sahip mal topluluklarıdır.
Bir malvarlığının bütünü, gerçekleşmiş veya gerçekleşeceği anlaşılan gelirleri ya da ekonomik değeri bulunan haklar vakfa özgülenebilir.
Bununla birlikte vakıf amacı sınırsız değildir. Cumhuriyetin Anayasa ile belirlenen niteliklerine ve Anayasanın temel ilkelerine, hukuka, ahlâka, millî birliğe ve millî menfaatlere aykırı veya belirli bir ırk ya da cemaat mensuplarını destekleme amacı taşıyan vakıflar kurulamaz.
2.2. Vakıf Kurma İradesi Nasıl Açıklanır?
TMK m.102 uyarınca vakıf kurma iradesi:
- resmî senetle veya
- ölüme bağlı tasarrufla
açıklanabilir.
Resmî senetle kuruluşta işlem noter tarafından düzenleme şeklinde gerçekleştirilir. Vakıf bir temsilci aracılığıyla kurulacaksa temsil yetkisinin noterlikçe düzenlenen belgeyle verilmesi; bu belgede vakfın amacı ile özgülenecek mal ve hakların belirlenmiş olması gerekir.
Vakıflar Genel Müdürlüğünün vakıf kuruluş rehberinde de aynı şartlar açıklanmaktadır.
2.3. Yabancı Tüzel Kişilerin Ehliyeti
Yabancı bir şirket, dernek, vakıf veya diğer tüzel kişinin Türkiye’de vakıf kurucusu olabilmesi değerlendirilirken, tüzel kişinin kendi hukukuna göre hak ve fiil ehliyeti de önem taşır.
5718 sayılı MÖHUK m.9/4 uyarınca tüzel kişilerin veya kişi ve mal topluluklarının hak ve fiil ehliyeti, kural olarak statülerindeki idare merkezi hukukuna tabidir. Fiilî idare merkezinin Türkiye’de bulunması hâlinde ise Türk hukukunun uygulanması gündeme gelebilir.
5718 sayılı Kanunun resmî metnine Adalet Bakanlığı mevzuat kaynağından ulaşılabilir.
Türkiye’de faaliyet göstermek isteyen yabancı şirketlerin vakıf kuruluşundan farklı olan şube ve irtibat bürosu seçenekleri için yabancı şirketlerin Türkiye’de şube veya irtibat bürosu açması hakkındaki yazımız ayrıca incelenebilir.
3. Mütekabiliyet Şartı Nedir?
3.1. Hukukî Mütekabiliyet
Hukukî mütekabiliyet, yabancı kurucunun bağlı olduğu devletin hukuk düzeninde Türk vatandaşlarının veya ilgili Türk tüzel kişilerinin de vakıf ya da karşılaştırılabilir bir hukuki yapı kurmasına imkân tanınması bakımından değerlendirilir.
Bu değerlendirme yalnızca yabancı devlet mevzuatındaki bir hükmün varlığına indirgenemez. İlgili ülkenin vakıf veya benzeri tüzel kişilik rejimi, yabancılara uygulanan sınırlamalar ve Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmeler birlikte önem taşıyabilir.
3.2. Fiilî Mütekabiliyet
5737 sayılı Kanun yalnızca hukukî değil, aynı zamanda fiilî mütekabiliyet aramaktadır. Bu nedenle yabancı devlet mevzuatının teorik olarak izin vermesi tek başına yeterli kabul edilmeyebilir; Türk vatandaşlarının ve ilgili Türk tüzel kişilerinin uygulamada benzer haklardan yararlanıp yararlanamadığı da araştırılabilir.
Vakıflar Genel Müdürlüğünün yeni vakıflara ilişkin sıkça sorulan sorular sayfasında yabancılar bakımından hukukî ve fiilî mütekabiliyet şartı açıkça belirtilmektedir.
Somut ülke bakımından mütekabiliyet değerlendirmesi, yargılama sırasında ilgili resmî makamlar ve yabancı hukuk hakkında temin edilen bilgi ve belgeler üzerinden yürütülebilir. Bu nedenle belirli bir devlet hakkında güncel araştırma yapılmadan “mütekabiliyet kesin olarak vardır” veya “kesin olarak yoktur” şeklinde genelleme yapılmamalıdır.
3.3. Birden Fazla Vatandaşlığı Bulunan Kurucular
Bir gerçek kişinin birden fazla vatandaşlığa sahip olması hâlinde uygulanacak hukuk ayrıca MÖHUK hükümleri çerçevesinde değerlendirilir. Kişinin aynı zamanda Türk vatandaşı olması durumunda, MÖHUK m.4/b uyarınca vatandaşlık esasına göre yetkili hukukun belirlenmesinde Türk hukuku uygulanır.
Vatandaşlık statüsünün kuruluş işlemleriyle birlikte değerlendirilmesi gereken hâllerde yabancılar ve vatandaşlık hukuku alanındaki açıklamalarımıza başvurulabilir.
4. 2026 Yılında Vakıf Kuruluşu İçin Asgari Malvarlığı Ne Kadar?
2026 yılında yeni kurulacak vakıflar için asgari kuruluş malvarlığı 5.000.000 TL’dir.
5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca yeni vakıflarda amaçlarına göre özgülenecek asgari malvarlığı her yıl Vakıflar Meclisi tarafından belirlenmektedir.
Vakıflar Meclisinin 22.12.2025 tarihli ve 819/790 sayılı kararı ile 2026 yılı tutarı 5.000.000 TL olarak belirlenmiştir. Vakıflar Genel Müdürlüğünün 2 Ocak 2026 tarihli resmî duyurusu ile tutar kamuoyuna açıklanmıştır.
4.1. Asgari Tutar Her Durumda Yeterli midir?
Hayır. 5.000.000 TL, 2026 yılı bakımından asgari kuruluş eşiğidir. Bununla birlikte TMK m.101’de “yeterli mal ve haklar” şartı bulunduğundan, vakıf amacı ile tahsis edilen malvarlığı arasında makul bir bağlantı bulunması gerekir.
Vakıflar Genel Müdürlüğü de kuruluş rehberinde özgülenen mal ve hakların vakfın amacını en azından başlangıç itibarıyla gerçekleştirmeye yeterli olması gerektiğini belirtmektedir.
Örneğin çok yüksek yatırım gerektiren bir sağlık, eğitim veya altyapı projesinin vakfın temel amacı olarak belirlenmesi hâlinde, yalnızca yıllık asgari tutarın tahsis edilmiş olması amaç-malvarlığı yeterliliği yönünden ayrıca değerlendirmeye konu olabilir.
4.2. Nakit Malvarlığının Özgülenmesi
Nakit kuruluş malvarlığında Vakıflar Genel Müdürlüğünün uygulama açıklamasına göre para, Türkiye’de kurulu bir bankada kuruculardan birinin hesabına yatırılarak vakıf adına bloke edilebilir ve banka belgesi tescil başvurusunun yapıldığı mahkemeye sunulur.
4.3. Taşınır veya Taşınmaz Mal Özgülenebilir mi?
Evet. Ekonomik değeri bulunan taşınır, taşınmaz ve hakların vakfa özgülenmesi mümkündür. Taşınır veya taşınmaz malın değeri gerektiğinde yargılama sırasında tespit ettirilebilir.
TMK m.105 gereğince vakfa özgülenen malların mülkiyeti ve haklar, vakfın tüzel kişilik kazanmasıyla vakfa geçer. Vakfedilen bir taşınmaz bulunuyorsa tescile karar veren mahkeme, taşınmazın vakıf adına tescilini tapu idaresine bildirir.
4.4. Yurt Dışından Para Transferi
Kuruluş malvarlığının yurt dışından getirilmesi hâlinde bankacılık, mali suçların önlenmesi ve fon kaynağının tespitine ilişkin mevzuat ayrıca uygulanabilir. Banka tarafından para kaynağını ve işlemin ekonomik amacını gösteren belgeler istenebilir.
Kurucunun Türkiye’de kalış veya ticari faaliyet statüsü de önem taşıyorsa ticari bağlantı veya iş kurma amacıyla ikamet izni hakkında hazırlanan rehber ayrıca incelenebilir.
5. Vakıf Yönetim Organında Türkiye’de Yerleşik Olma Şartı
5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 6. maddesi uyarınca yeni vakıfların yönetim organları vakıf senedine göre oluşturulur ve yönetim organında görev alanların çoğunluğunun Türkiye’de yerleşik bulunması gerekir.
Bu kural yalnızca yabancı kuruculu vakıflar için değil, yeni vakıflara ilişkin genel bir düzenlemedir.
Örneğin beş kişilik bir yönetim organında en az üç kişinin Türkiye’de yerleşik bulunması gerekir.
5.1. Yönetim Organındaki Kişilerin Türk Vatandaşı Olması Şart mı?
Hayır. Kanun vatandaşlık şartı değil, çoğunluk bakımından Türkiye’de yerleşiklik şartı öngörmektedir.
Ancak yabancı bir kişinin ikamet iznine sahip olması ile Türk Medeni Kanunu anlamında yerleşim yerinin bulunması aynı kavramlar değildir. İkamet izni, kişinin Türkiye’de hukuka uygun kalışını gösteren önemli belgelerden biri olmakla birlikte, yerleşiklik değerlendirmesi somut koşullara göre yapılmalıdır.
İkamet statüleri hakkında ayrıntılı bilgi için Türkiye’de ikamet izni türleri, ikamet izni uzatma başvurusu ve uzun dönem ikamet izni yazıları incelenebilir.
5.2. Yönetici Yabancının Çalışma İzni Gerekir mi?
Vakıf organında yer alma ile Türkiye’de ücretli veya fiilî çalışma yürütme aynı hukuki konu değildir. Yabancı yöneticinin Türkiye’deki faaliyetinin çalışma izni gerektirip gerektirmediği 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu ve ilgili mevzuata göre ayrıca incelenmelidir.
Çalışma izni sistemi hakkında yabancıların Türkiye’de çalışma izni hakkındaki rehberimiz incelenebilir.
6. Yabancıların Türkiye’de Vakıf Kurma Süreci
6.1. Vakıf Senedinin Hazırlanması
Vakıf senedi kuruluş sürecinin temel belgesidir. TMK m.106 uyarınca senette en az:
- vakfın adı,
- vakfın amacı,
- amaca özgülenen mal ve haklar,
- örgütlenme ve yönetim şekli,
- yerleşim yeri
gösterilmelidir.
Yabancı kurucular bakımından kimlik, tüzel kişilik, temsil ve yabancı ülkede düzenlenen belgelerin tasdik ve tercüme şartları ayrıca gündeme gelebilir.
6.2. Yabancı Tüzel Kişinin Kurucu Olması
Kurucular arasında tüzel kişi bulunması hâlinde Vakıflar Genel Müdürlüğü uygulamasına göre, tüzel kişinin vakıf kurmasına ve vakfa malvarlığı tahsis etmesine imkân veren statü hükmünün veya yetkili organ kararının mahkemeye sunulması gerekir.
Yabancı tüzel kişi söz konusu olduğunda belgenin düzenlendiği ülkeye göre apostil, konsolosluk tasdiki veya diğer belge doğrulama işlemleri ile Türkçe tercüme şartları ayrıca değerlendirilmelidir.
6.3. Noterde Resmî Senet Düzenlenmesi
Resmî senetle vakıf kuruluyorsa kurucunun vakıf kurma iradesi noterlikte düzenleme şeklinde hazırlanır. Temsilci kullanılıyorsa vekâlet veya temsil belgesinin TMK m.102’deki özel şartları taşıması gerekir.
Yabancı dilde düzenlenen veya yabancı kurucu tarafından kullanılan belgeler bakımından noterlik ve tercüme kuralları somut belgeye göre yerine getirilmelidir.
6.4. Vakıf Tescil Başvurusu
Resmî senedin düzenlenmesinden sonra vakfeden tarafından mahkemeye başvurulur. Görev bakımından asliye hukuk mahkemesi gündeme gelir.
TMK m.102’ye göre vakıf, yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil ile tüzel kişilik kazanır. Bununla birlikte TMK m.104, tescil kararının başka bir mahkemece verilmiş olması ihtimalini ayrıca düzenlemekte ve bu durumda belgelerin tescil için vakfın yerleşim yeri mahkemesine gönderilmesini öngörmektedir.
Bu nedenle kuruluş başvurusu açısından “vakıf merkezindeki mahkeme her durumda kesin yetkilidir” şeklinde genel bir sonuç çıkarmak yerine, TMK ve HMK hükümlerinin somut başvuru bakımından birlikte değerlendirilmesi gerekir.
6.5. Vakıflar Genel Müdürlüğünün Görüşü
Vakıflar Genel Müdürlüğünün resmî kuruluş rehberine göre mahkeme, Genel Müdürlüğün görüşünü almak; gerektiğinde vakfedeni dinlemek ve bilirkişi incelemesi yaptırmak suretiyle tescil hakkında karar verir.
İnceleme sırasında vakıf amacı, vakıf senedi, özgülenen malvarlığı, kuruluş şartları ve yabancılık unsurundan kaynaklanan özel şartlar değerlendirmeye konu olabilir.
6.6. Mütekabiliyet Araştırması
Kurucunun yabancı olması nedeniyle 5737 sayılı Kanun m.5’teki hukukî ve fiilî mütekabiliyet şartının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılır.
İlgili devletin mevzuatı ve uygulaması hakkında yabancı hukuk belgeleri veya ilgili resmî makamlar üzerinden bilgi temin edilmesi gündeme gelebilir. Sonuç, kurucunun tabiiyeti ve ilgili ülkenin güncel hukuk ve uygulamasına göre değerlendirilmelidir.
6.7. Tescil Kararı ve Tüzel Kişiliğin Kazanılması
Vakıf, yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil edilmekle tüzel kişilik kazanır.
TMK m.103, tescile ilişkin mahkeme kararının tebliğ tarihinden başlayarak bir ay içinde başvuran veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından kanun yoluna götürülebilmesine ilişkin özel bir düzenleme içermektedir. Güncel kanun yolu sistemi bakımından kararın niteliği ve uygulanacak usul hükümleri somut dosya üzerinden ayrıca değerlendirilmelidir.
6.8. Merkezi Sicil ve Resmî Gazete İlanı
TMK m.104 uyarınca yerleşim yeri mahkemesinin bildirimi üzerine vakıf, Vakıflar Genel Müdürlüğünde tutulan merkezî sicile kaydedilir ve Resmî Gazete’de ilan edilir.
Vakıflar Genel Müdürlüğünün kuruluş rehberinde merkezi sicil, ilan ve özgülenen malların vakfa geçişi ayrıntılı olarak açıklanmaktadır.
7. Yabancı Kurucular Bakımından Mahkeme Teminatı
Vakıf kurma hakkındaki mütekabiliyet ile yabancıların Türk mahkemelerinde dava veya yargısal başvuru yaparken karşılaşabileceği yabancılık teminatı birbirinden ayrı hukuki konulardır.
MÖHUK m.48 uyarınca Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler bakımından kural olarak teminat yükümlülüğü vardır. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre mahkeme, karşılıklılık esasına göre kişiyi teminattan muaf tutar.
Bu konuda Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünün yabancıların teminat yükümlülüğüne ilişkin açıklaması incelenebilir.
Dolayısıyla yabancı kurucu bakımından mahkeme teminatının gerekip gerekmediği, kişinin vatandaşlığı, uygulanabilecek uluslararası sözleşmeler ve karşılıklılık durumu dikkate alınarak ayrıca belirlenmelidir.
8. Yargıtay Kararlarında Vakıflarda Yetki Meselesi
Vakıflarla ilgili uyuşmazlıklarda yerleşim yerinin önemi Yargıtay kararlarına da yansımaktadır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 15.10.2025 tarihli, E.2025/4979, K.2025/6363 sayılı kararında, bir vakıf hakkında düzenlenen denetim raporundaki tespitlerin iptaline ilişkin uyuşmazlıkta vakfın yerleşim yeri ve yetkili mahkeme konusu incelenmiştir.
Karar, doğrudan yeni bir vakfın kuruluş tescili istemine ilişkin değildir. Bu nedenle kararın kuruluş tescil davaları için sınırsız biçimde “vakıf merkezinin bulunduğu mahkeme kesin yetkilidir” sonucuna dayanak yapılması doğru olmaz. Kararın somut uyuşmazlığı, vakıf hakkında açılan denetim raporu kaynaklı dava ve bu davadaki yetki sorunudur.
Kararın künyesi Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden E.2025/4979 ve K.2025/6363 bilgileri kullanılarak kontrol edilebilir.
9. Örnek Senaryolar
9.1. Yabancı Gerçek Kişinin Eğitim Vakfı Kurması
Yabancı uyruklu bir gerçek kişinin Türkiye’de öğrencilere burs verilmesini amaçlayan bir vakıf kurmak istediğini varsayalım.
Bu durumda öncelikle kurucunun bağlı olduğu devlet bakımından 5737 sayılı Kanun anlamında hukukî ve fiilî mütekabiliyet araştırılır. 2026 yılında en az 5.000.000 TL kuruluş malvarlığı şartı dikkate alınır; ancak belirlenen vakıf amacına göre daha yüksek bir malvarlığı gerekebilir.
Yönetim organında görev alanların çoğunluğunun Türkiye’de yerleşik olması ve vakıf senedinin TMK’daki zorunlu unsurları içermesi gerekir.
9.2. Yabancı Şirketin Vakıf Kurması
Yabancı bir şirket Türkiye’de sosyal, bilimsel, eğitimsel veya diğer hukuka uygun sürekli bir amaç için vakıf kurmayı planlayabilir.
Bu durumda şirketin kendi hukukuna göre tüzel kişiliği ve ehliyeti, vakıf kurmaya ve malvarlığı özgülemeye ilişkin yetkili organ kararı, temsil belgeleri, yabancı belgelerin tasdik ve tercüme işlemleri ile mütekabiliyet şartı birlikte değerlendirilir.
Yabancı şirketin Türkiye’de doğrudan ticari faaliyet yürütme amacı bulunuyorsa vakıf yerine başka yapılanmalar gündeme gelebileceğinden yabancı şirketlerin şube ve irtibat bürosu seçenekleri ayrıca incelenmelidir.
9.3. Mütekabiliyetin Bulunmadığı Durum
Kurucunun bağlı olduğu devlet bakımından hukukî veya fiilî mütekabiliyet şartının gerçekleşmediğinin tespit edilmesi hâlinde, 5737 sayılı Kanun m.5/4’teki yabancılara özgü kuruluş şartı sağlanmamış olur.
Bu nedenle kuruluş sürecine başlanmadan önce ilgili devlet bakımından güncel hukuki durumun araştırılması önemlidir.
10. Türk Vatandaşları ile Yabancıların Vakıf Kurmasının Karşılaştırılması
| İnceleme Kriteri | Türk Vatandaşları | Yabancı Gerçek / Tüzel Kişiler |
|---|---|---|
| Temel hukuki dayanak | TMK m.101 vd. ve 5737 sayılı Kanun | TMK m.101 vd., 5737 sayılı Kanun ve yabancılık unsuruna göre MÖHUK |
| Hukukî ve fiilî mütekabiliyet | Aranmaz | 5737 sayılı Kanun m.5/4 gereğince aranır |
| 2026 asgari kuruluş malvarlığı | 5.000.000 TL | 5.000.000 TL |
| Malvarlığının amaca yeterliliği | Aranır | Aranır |
| Yönetim organında yerleşiklik | Çoğunluğun Türkiye’de yerleşik olması gerekir | Çoğunluğun Türkiye’de yerleşik olması gerekir |
| Kuruluş iradesi | Resmî senet veya ölüme bağlı tasarruf | Resmî senet veya ölüme bağlı tasarruf; yabancı belgeler için ek tasdik/tercüme işlemleri gerekebilir |
| Tüzel kişilik kazanılması | Yerleşim yeri mahkemesi nezdindeki sicile tescil ile | Yerleşim yeri mahkemesi nezdindeki sicile tescil ile |
| Yabancı hukuk belgeleri | Kural olarak gerekmez | Kurucunun statüsüne göre gerekebilir |
| MÖHUK m.48 teminatı | Yabancılık nedeniyle uygulanmaz | Şartları varsa gündeme gelebilir; karşılıklılık hâlinde muafiyet uygulanır |
11. Vakıf Kuruluşunda Sık Karşılaşılan Hukuki Riskler
11.1. Vakıf Amacının Hukuka Aykırı Olması
TMK m.101’de belirtilen yasak amaçlardan birini içeren vakıf kurulamaz. Amaç maddelerinin belirli, anlaşılabilir, hukuka uygun ve sürekli olması gerekir.
11.2. Malvarlığının Yetersiz Olması
2026 yılındaki 5.000.000 TL asgari eşik sağlansa bile vakfın amacı bakımından bu malvarlığının yeterli olup olmadığı ayrıca önem taşır.
11.3. Vekâletnamede Özel Yetkinin Bulunmaması
Temsilci aracılığıyla vakıf kurulacaksa, noterlikçe düzenlenen temsil belgesinde vakfın amacı ile vakfa özgülenecek mal ve hakların belirtilmiş olması gerekir.
11.4. Yönetim Organında Yerleşiklik Şartının Sağlanmaması
Yönetim organında görev alanların çoğunluğunun Türkiye’de yerleşik olmaması, 5737 sayılı Kanun m.6 bakımından kuruluş senedinin düzeltilmesini gerektirebilecek temel sorunlardan biridir.
11.5. Yabancı Tüzel Kişinin Yetkili Organ Kararının Eksikliği
Yabancı şirket veya diğer tüzel kişi kurucu olacaksa vakıf kurma ve vakfa malvarlığı tahsis etme iradesinin tüzel kişinin yetkili organınca usulüne uygun şekilde açıklanması gerekir.
11.6. Yabancı Belgelerin Usulüne Uygun Hazırlanmaması
Belgenin düzenlendiği ülkeye ve belgenin niteliğine göre apostil, konsolosluk tasdiki, noter onayı veya yeminli tercüme gibi işlemler gündeme gelebilir.
11.7. İkamet Statüsü ile Yerleşiklik Kavramının Karıştırılması
Yabancının bir ikamet iznine sahip olması tek başına vakıf yönetim organı bakımından yerleşiklik şartının her olayda otomatik olarak gerçekleştiği anlamına gelmez.
İkamet statüsünün sona ermesi veya iptali gibi konular için ikamet izni iptali ve sonuçları hakkındaki açıklamalar ayrıca incelenebilir.
12. Sıkça Sorulan Sorular
Yabancı bir kişi Türkiye’de tek başına vakıf kurabilir mi?
Evet. Vakfın tek bir gerçek veya tüzel kişi tarafından kurulmasına genel olarak engel bulunmamaktadır. Bununla birlikte yabancı kurucu bakımından hukukî ve fiilî mütekabiliyet şartı sağlanmalı; yönetim organında görev alanların çoğunluğu Türkiye’de yerleşik olmalıdır.
2026 yılında vakıf kurmak için ne kadar malvarlığı gerekir?
Vakıflar Meclisinin 22.12.2025 tarihli ve 819/790 sayılı kararıyla 2026 yılı asgari kuruluş malvarlığı 5.000.000 TL olarak belirlenmiştir. Vakfın amacı gerektiriyorsa daha yüksek bir malvarlığı gerekebilir.
Yabancı şirket Türkiye’de vakıf kurabilir mi?
Prensip olarak yabancı tüzel kişinin kurucu olması mümkündür. Ancak tüzel kişinin ehliyeti, kendi hukukundaki statüsü, yetkili organ kararı, vakfa malvarlığı tahsis etme yetkisi, temsil belgeleri ve 5737 sayılı Kanun’daki mütekabiliyet şartı birlikte değerlendirilmelidir.
Mütekabiliyet nedir?
Mütekabiliyet, yabancıların Türkiye’de vakıf kurabilmesi bakımından 5737 sayılı Kanun tarafından aranan karşılıklılık şartıdır. Kanun hem hukukî hem fiilî mütekabiliyet öngörmektedir.
Her ülke vatandaşı Türkiye’de vakıf kurabilir mi?
Hayır. Yabancıların vakıf kurabilmesi, ilgili devlet bakımından hukukî ve fiilî mütekabiliyet şartının gerçekleşmesine bağlıdır. Bu nedenle kurucunun vatandaşlığı somut olarak araştırılmalıdır.
Çifte vatandaş olan kişinin durumu nedir?
Kişi aynı zamanda Türk vatandaşıysa MÖHUK m.4/b uyarınca vatandaşlık esasına göre yetkili hukukun belirlenmesinde Türk hukuku uygulanır. Somut kuruluş işlemi yine kişinin statüsüne göre değerlendirilmelidir.
Vakfın yönetim kurulu tamamen yabancılardan oluşabilir mi?
Üyelerin yabancı olması tek başına yasak değildir. Ancak yönetim organında görev alanların çoğunluğunun Türkiye’de yerleşik olması gerekir.
Türkiye’de yerleşik olmak için Türk vatandaşı olmak gerekir mi?
Hayır. Kanun Türk vatandaşlığı şartı öngörmez. Bununla birlikte kişinin Türkiye’deki hukuki ve fiilî yerleşiklik durumu somut belgeler üzerinden değerlendirilmelidir.
İkamet izni olan yabancı otomatik olarak Türkiye’de yerleşik sayılır mı?
İkamet izni önemli bir belge olmakla birlikte, ikamet izni ile medeni hukuk anlamında yerleşim yeri aynı kavram değildir. Yerleşiklik somut olayın koşullarıyla birlikte değerlendirilmelidir.
Vakıf kuruluşunda taşınmaz özgülenebilir mi?
Evet. TMK kapsamında ekonomik değeri bulunan taşınmazların vakfa özgülenmesi mümkündür. Değer tespiti ve tapu tescili kuruluş sürecinde ayrıca gerçekleştirilir.
Vakıf tescil edildikten sonra Resmî Gazete’de yayımlanır mı?
Evet. Yerleşim yeri mahkemesinin bildirimi üzerine Vakıflar Genel Müdürlüğü merkezî siciline kaydedilen vakıf Resmî Gazete’de ilan edilir.
Yabancı kurucu mahkemede teminat yatırmak zorunda mı?
MÖHUK m.48 yabancı gerçek ve tüzel kişiler bakımından teminat yükümlülüğü öngörmektedir. Ancak aynı madde uyarınca karşılıklılık bulunduğunda teminattan muafiyet uygulanır. Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmeler de ayrıca dikkate alınmalıdır.
Vakıf tescili ne kadar sürer?
Mevzuatta her dosya için geçerli sabit bir sonuçlanma süresi bulunmamaktadır. Dosyanın kapsamı, yabancı belgelerin tamamlanması, mütekabiliyet araştırması, Vakıflar Genel Müdürlüğünün görüşü ve mahkemenin yapacağı incelemeler süreyi etkileyebilir. Bu nedenle kesin veya ortalama bir süre garantisi verilmesi uygun değildir.
13. Sonuç
Yabancı gerçek ve tüzel kişilerin Türkiye’de vakıf kurması hukuken mümkündür. Bununla birlikte yabancı kurucular bakımından Türk vatandaşlarının tabi olduğu genel vakıf kuruluş şartlarına ek olarak hukukî ve fiilî mütekabiliyet şartının gerçekleşmesi gerekir.
2026 yılı bakımından yeni bir vakıfta amaçlara özgülenecek asgari malvarlığı 5.000.000 TL olarak belirlenmiştir. Vakfın amacı bu tutarın üzerinde bir başlangıç malvarlığı gerektirebilir.
Kuruluş sürecinde vakıf senedinin TMK’ya uygun hazırlanması, yabancı kurucuya ait belgelerin geçerli biçimde sunulması, temsil yetkisinin özel şartları taşıması, yönetim organında Türkiye’de yerleşik çoğunluğun sağlanması ve mütekabiliyet şartının somut ülke bakımından incelenmesi gerekir.
Yabancıların Türkiye’deki diğer hukuki işlemleri ve kalış statüleri bakımından yabancılar hukuku hizmet sayfamızdaki genel açıklamalar incelenebilir.
Yazar Bilgisi
Avukat Batın YILMAZ
İstanbul Barosu Sicil No: 77008
Hukuki Bilgilendirme ve Reklam Yasağına Uyum
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Belirli bir kişi, şirket, vakıf kuruluşu veya uyuşmazlık hakkında hukuki görüş, sonuç garantisi veya taahhüt niteliği taşımaz. Uygulanacak hukuki yol; kurucunun vatandaşlığına, tüzel kişilik statüsüne, ilgili yabancı devlet hukukuna, mütekabiliyet durumuna, vakfın amacına, özgülenecek malvarlığına ve somut dosyanın diğer koşullarına göre değişebilir.
İçerik hazırlanırken 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları ve Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği gözetilmiştir. Ayrıca 2026 yılında Reklam Yasağı Yönetmeliği kapsamında yapılan düzenlemelere ilişkin Türkiye Barolar Birliğinin güncel duyurusu dikkate alınmıştır.
Bu sayfadaki açıklamalar iş sağlama, müvekkil edinme, meslektaşlara karşı üstünlük iddiası, karşılaştırmalı reklam veya belirli bir hukuki sonucun elde edileceği yönünde güvence verme amacı taşımaz.
İletişim
Avukat Batın YILMAZ
İstanbul Barosu Sicil No: 77008
Adres: Yakuplu Mahallesi, Hürriyet Bulvarı, Skyport Residence Kat:12 No:133, Beylikdüzü / İstanbul
Telefon: +90 532 669 34 90
E-posta: info@batinyilmaz.av.tr
İletişim bilgilerinin bu sayfada yer alması yalnızca büro iletişim bilgilerinin paylaşılması amacı taşımaktadır.
