İş Kazası Avukatı İstanbul

Başlıklar

İş Kazası Avukatı İstanbul

İş Kazası Avukatı

İş kazası avukatı, iş kazası sonucunda yaralanan çalışanların veya ölümle sonuçlanan iş kazalarında hayatını kaybeden çalışanın yakınlarının hukuki haklarının değerlendirilmesi; Sosyal Güvenlik Kurumu işlemleri, kusur durumu, maddi ve manevi tazminat talepleri ile dava süreçlerinin yürütülmesi konularında hukuki destek sağlayan avukattır.

İş kazaları yalnızca işyerinde makine kullanımı sırasında meydana gelen yaralanmalardan ibaret değildir. Kazanın nerede ve hangi koşullarda meydana geldiği, çalışanın işveren tarafından görevlendirilip görevlendirilmediği, işveren tarafından sağlanan araçla ulaşım sağlanıp sağlanmadığı ve olay ile yapılan iş arasındaki bağlantı gibi birçok husus bir olayın hukuken iş kazası olarak değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.

İş kazası sonrasında aynı olay bakımından Sosyal Güvenlik Kurumu işlemleri, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri, kusur incelemesi, maluliyet veya sürekli iş göremezlik durumu, maddi tazminat, manevi tazminat, destekten yoksun kalma tazminatı ve gerektiğinde ceza soruşturması gibi birbirinden farklı hukuki süreçler gündeme gelebilir.

Bu nedenle iş kazası meydana geldikten sonra olayın yalnızca kaza anı üzerinden değil; çalışma ilişkisi, işyerindeki güvenlik tedbirleri, sağlık belgeleri, tanık anlatımları, kamera kayıtları, iş güvenliği belgeleri ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek incelenmesi gerekir.

İş Kazası Nedir?

İş kazasının hukuki değerlendirilmesinde temel düzenlemelerden biri 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu‘dur. Bir olayın iş kazası sayılması için her zaman çalışanın işyerinde fiilen işini yaptığı sırada meydana gelmesi zorunlu değildir.

Kanunda belirtilen koşullar kapsamında;

  • sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
  • işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle,
  • çalışanın işveren tarafından görevle başka bir yere gönderilmesi nedeniyle geçen zamanlarda,
  • emziren çalışanın süt izni sırasında,
  • çalışanın işveren tarafından sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş veya gelişi sırasında

meydana gelen ve sigortalıyı bedensel veya ruhsal olarak etkileyen olaylar belirli koşullarda iş kazası kapsamında değerlendirilebilir.

Dolayısıyla “kaza işyerinin dışında meydana geldi, bu nedenle iş kazası değildir” şeklinde peşinen bir sonuca varılması doğru değildir. Olayın hangi nedenle, nerede, ne zaman ve hangi görev kapsamında meydana geldiğinin ayrıca incelenmesi gerekir.

İş Kazası Avukatı Ne Yapar?

İş kazası avukatının görevi yalnızca mahkemede tazminat davası açmak değildir. İş kazasının hukuki sonuçları birbirine bağlı birden fazla süreci içerebildiğinden olayın başlangıcından itibaren hukuki durumun bütün olarak değerlendirilmesi gerekebilir.

İş kazasıyla ilgili hukuki hizmet kapsamında somut olayın özelliklerine göre şu işlemler gündeme gelebilir:

  • olayın iş kazası niteliğinin değerlendirilmesi,
  • iş kazasıyla ilgili belgelerin incelenmesi,
  • SGK kayıtlarının ve iş kazası bildiriminin kontrol edilmesi,
  • işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin incelenmesi,
  • iş kazasının meydana geliş biçiminin araştırılması,
  • kusur durumunun hukuki açıdan değerlendirilmesi,
  • sağlık ve maluliyet belgelerinin incelenmesi,
  • maddi zarar kalemlerinin belirlenmesi,
  • manevi tazminat koşullarının değerlendirilmesi,
  • ölümlü iş kazalarında destekten yoksun kalma zararının değerlendirilmesi,
  • iş kazasından kaynaklanan tazminat davasının hazırlanması ve takibi,
  • SGK tarafından yapılan işlemlerle bağlantılı hukuki süreçlerin değerlendirilmesi,
  • ceza soruşturması bulunması halinde iş kazasının ceza hukuku boyutunun ayrıca incelenmesi,
  • bilirkişi ve kusur raporlarının hukuki yönden değerlendirilmesi,
  • hesap bilirkişisi tarafından yapılan tazminat hesaplarının incelenmesi.

Her iş kazası aynı hukuki sonucu doğurmaz. Örneğin basit bir yaralanmayla sonuçlanan kaza ile sürekli çalışma gücü kaybına neden olan veya ölümle sonuçlanan kaza bakımından ileri sürülebilecek talepler ve yürütülecek süreçler farklılaşabilir.

Hangi Olaylar İş Kazası Sayılabilir?

İş kazası denildiğinde çoğu kişinin aklına fabrika, inşaat veya üretim tesisinde meydana gelen kazalar gelir. Bununla birlikte hukuki anlamda iş kazasının kapsamı bundan daha geniş olabilir.

Somut olayın koşullarına göre aşağıdaki olaylar iş kazası kapsamında değerlendirilebilir:

  • inşaatta yüksekten düşme,
  • iş makinesi veya üretim makinesi nedeniyle yaralanma,
  • fabrika veya atölyede meydana gelen patlama,
  • elektrik çarpması,
  • işyerindeki kayma veya düşme sonucunda yaralanma,
  • işveren tarafından verilen görevin yerine getirilmesi sırasında meydana gelen trafik kazası,
  • işveren tarafından sağlanan servis aracında meydana gelen kaza,
  • iş nedeniyle başka bir yere gönderilen çalışanın bu görev kapsamında geçirdiği kaza,
  • işyerinde meydana gelen fiziksel saldırılar,
  • işyerinde gerekli güvenlik önlemlerinin bulunmaması nedeniyle meydana gelen kazalar,
  • yük kaldırma, taşıma veya üretim faaliyeti sırasında meydana gelen yaralanmalar.

Ancak bu örneklerden hareketle her olayın otomatik olarak iş kazası sayılacağı sonucuna ulaşılmamalıdır. Olayın iş kazası olup olmadığı 5510 sayılı Kanun ve olayın somut özellikleri birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.

İş Kazası Meydana Geldiğinde İlk Olarak Ne Yapılmalıdır?

İş kazası sonrasında öncelik çalışanın sağlık durumudur. Yaralanan kişinin gecikmeden gerekli tıbbi müdahaleyi alması gerekir.

Bununla birlikte sonraki hukuki süreç açısından olayın doğru şekilde kayıt altına alınması da önem taşır. İş kazasının meydana geliş şekline ilişkin deliller zaman içinde kaybolabileceğinden, mümkün olduğu ölçüde erken aşamada belge ve kayıtların korunması faydalı olabilir.

1. Sağlık Kuruluşuna Başvurulması

Kazadan sonra çalışanın sağlık kuruluşuna başvurması hem sağlık açısından hem de olayın belgelenmesi bakımından önemlidir.

Hastane kayıtlarında yaralanmanın niteliği, gerçekleştirilen tedaviler ve gerektiğinde olayın iş kazası olduğu bilgisi yer alabilir. Sağlık raporları ilerleyen aşamalarda maluliyet, çalışma gücü kaybı ve zarar değerlendirmelerinde önemli belgelerden biri olabilir.

2. Olayın İş Kazası Olarak Bildirilmesi

İşverenin, mevzuatta öngörülen koşullar altında iş kazasını Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirme yükümlülüğü bulunmaktadır.

4/a kapsamında çalışan sigortalılar bakımından bildirim kural olarak kazadan sonraki üç iş günü içinde yapılır. İş kazasının işverenin kontrolü dışındaki bir yerde meydana gelmesi ve işverenin olayı daha sonra öğrenmesi gibi durumlarda sürenin başlangıcı farklı değerlendirilebilir.

İşverenin bildirim yapmamış olması olayın hukuki durumunun ayrıca değerlendirilmesine engel değildir. İş kazasının hiç bildirilmemiş veya farklı şekilde bildirilmiş olması halinde de somut olay ve mevcut deliller incelenmelidir.

3. Delillerin Korunması

İş kazası davalarında kazanın nasıl meydana geldiği ve tarafların kusur oranları çoğu zaman önemli uyuşmazlık konularındandır.

Bu nedenle mevcutsa;

  • işyeri kamera kayıtları,
  • kaza tespit tutanakları,
  • iş güvenliği kayıtları,
  • tanık bilgileri,
  • fotoğraf ve video kayıtları,
  • hastane belgeleri,
  • ambulans kayıtları,
  • kolluk tutanakları,
  • çalışanın görev ve çalışma düzenini gösteren belgeler,
  • kişisel koruyucu donanım teslim belgeleri,
  • iş sağlığı ve güvenliği eğitim belgeleri

gibi kayıtlar hukuki değerlendirme bakımından önem taşıyabilir.

İş Kazasının SGK’ya Bildirilmemesi Halinde Ne Olur?

İşverenin iş kazasını bildirme yükümlülüğünü yerine getirmemesi farklı hukuki ve idari sonuçlara neden olabilir. Ancak işverenin süresinde bildirim yapmamış olması tek başına çalışanın olaydan kaynaklanan bütün haklarını ortadan kaldırmaz.

İş kazasının SGK kayıtlarında bulunmaması halinde olayın iş kazası niteliğinin tespit edilmesi gündeme gelebilir. Bu durumda kazaya ilişkin sağlık belgeleri, işyeri kayıtları, tanık anlatımları ve diğer deliller önem kazanabilir.

Bu nedenle çalışan açısından yalnızca “işveren bildirmedi” bilgisine dayanarak herhangi bir hukuki hakkın bulunmadığı sonucuna varılmamalıdır.

İşverenin İş Kazasındaki Sorumluluğu Nasıl Belirlenir?

İş kazasının meydana gelmiş olması ile işverenin tazminat sorumluluğunun kapsamı aynı hukuki mesele değildir.

İşverenin sorumluluğu değerlendirilirken olayın meydana geliş şekli, alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemleri, alınan fiili tedbirler, çalışana verilen eğitim, kullanılan ekipman, denetim yükümlülüğü ve tarafların kusur durumu gibi unsurlar incelenebilir.

İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamak amacıyla mevzuatın öngördüğü yükümlülüklere uygun davranmalıdır. İşin niteliğine göre risk değerlendirmesi yapılması, uygun ekipman sağlanması, çalışanların bilgilendirilmesi ve iş güvenliği tedbirlerinin uygulanması gerekebilir.

Ancak her olayda kusur oranı aynı değildir. Çalışanın davranışları, üçüncü kişilerin eylemleri veya kazanın meydana gelmesinde rol oynayan diğer faktörler de kusur incelemesinde değerlendirilebilir.

İş Kazasında Kusur Oranı Nasıl Belirlenir?

İş kazasından kaynaklanan tazminat davalarında en önemli incelemelerden biri çoğu zaman kusur incelemesidir.

Mahkeme, kazanın gerçekleşme biçimine ve uyuşmazlığın niteliğine göre alanında uzman bilirkişilerden rapor alınmasına karar verebilir.

Kusur değerlendirmesinde;

  • işverenin alması gereken önlemler,
  • fiilen alınan güvenlik tedbirleri,
  • iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri,
  • çalışana verilen talimatlar,
  • kullanılan makine ve ekipmanın durumu,
  • kişisel koruyucu ekipmanların bulunup bulunmadığı,
  • işyerinin denetimi,
  • çalışanın kazanın meydana gelmesindeki davranışı,
  • varsa üçüncü kişilerin etkisi

gibi unsurlar dikkate alınabilir.

Kusur raporunda yalnızca belirlenen oran değil, bu orana hangi teknik ve hukuki gerekçelerle ulaşıldığı da önemlidir.

İş Kazası Sonucunda Hangi Tazminatlar Talep Edilebilir?

İş kazasından sonra ileri sürülebilecek talepler kazanın sonucuna göre değişir. Yaralanmalı iş kazası ile ölümle sonuçlanan iş kazasında zarar kalemleri aynı değildir.

Somut olayın özelliklerine göre maddi tazminat, manevi tazminat ve ölüm halinde destekten yoksun kalma tazminatı gibi talepler gündeme gelebilir.

İş Kazasında Maddi Tazminat

Maddi tazminatın amacı iş kazası nedeniyle meydana gelen ve hukuken karşılanabilir nitelikte olan maddi zararın giderilmesidir.

İş kazası sonucunda çalışanın kalıcı çalışma gücü kaybına uğraması halinde gelecekte elde edebileceği kazanç üzerindeki etkiler tazminat hesabında önem taşıyabilir.

Somut olayın durumuna göre maddi zarar kapsamında;

  • geçici çalışma gücü kaybından kaynaklanan zararlar,
  • sürekli çalışma gücü veya meslekte kazanma gücü kaybı nedeniyle doğan zararlar,
  • belgelenebilir tedavi ve sağlık giderleri,
  • bakım ihtiyacından kaynaklanabilecek giderler,
  • kazanın doğrudan sonucu olan diğer maddi zararlar

değerlendirilebilir.

Tazminat miktarı yalnızca yaralanmanın ağırlığına göre belirlenmez. Çalışanın yaşı, geliri, kusur oranı, çalışma gücü kaybı, SGK tarafından yapılan ödemeler ve diğer hukuki unsurlar hesaplamaya etki edebilir.

İş Kazasında Manevi Tazminat

İş kazası nedeniyle bedensel bütünlüğü zarar gören çalışan, somut olayın şartlarının oluşması halinde manevi tazminat talep edebilir.

Manevi tazminatın belirlenmesinde kazanın ağırlığı, yaralanmanın niteliği, tedavi süreci, kalıcı etkiler, tarafların kusur durumları ve olayın diğer özellikleri dikkate alınabilir.

Manevi tazminat bakımından herkes için uygulanabilecek sabit bir hesaplama tablosu bulunmamaktadır. Talebin ve hükmedilecek miktarın somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekir.

Ölümlü İş Kazalarında Hangi Haklar Gündeme Gelebilir?

İş kazasının çalışanın ölümüyle sonuçlanması halinde hukuki durum farklılaşır. Çalışanın desteğinden mahrum kalan kişiler açısından destekten yoksun kalma tazminatı gündeme gelebilir.

Bunun yanında olayın koşullarına göre ölen kişinin yakınları bakımından manevi tazminat talepleri de değerlendirilebilir.

Ölümlü iş kazalarında ayrıca SGK tarafından hak sahiplerine bağlanabilecek gelir ve diğer sosyal güvenlik hakları ayrı bir hukuki alan oluşturur.

Bu nedenle ölümle sonuçlanan iş kazalarında;

  • iş kazasının SGK boyutu,
  • destekten yoksun kalma zararı,
  • manevi tazminat,
  • kusur durumu,
  • işverenin sorumluluğu,
  • varsa üçüncü kişilerin sorumluluğu,
  • ceza soruşturması

birbirinden ayrılarak değerlendirilmelidir.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir?

Destekten yoksun kalma tazminatı, bir kişinin ölümü nedeniyle onun sağlığında ekonomik olarak destek olduğu kişilerin bu destekten mahrum kalması sonucu meydana gelen zararın giderilmesine yönelik bir tazminat türüdür.

Bu tazminat yalnızca mirasçılık sıfatına bağlı değildir. Temel mesele, ölen kişinin hayatta olması halinde ilgili kişiye fiilen veya hayatın olağan akışına göre ekonomik destek sağlayıp sağlamayacağıdır.

Hesaplamada ölen çalışanın geliri, yaşı, destek süresi, hak sahiplerinin durumu, kusur oranları ve sosyal güvenlik ödemeleri gibi çeşitli unsurlar değerlendirilebilir.

İş Kazasında Sürekli İş Göremezlik Nedir?

İş kazası sonucunda çalışanın meslekte kazanma gücünde kalıcı bir azalma meydana gelmesi halinde sosyal güvenlik hukuku bakımından sürekli iş göremezlik gündeme gelebilir.

Bu kavram ile günlük kullanımda kullanılan “sakatlık” veya “engellilik” ifadeleri aynı hukuki anlama gelmeyebilir.

Çalışanın sağlık durumuna ilişkin tespitler yetkili sağlık kuruluşlarından alınan raporlar ve SGK tarafından yürütülen süreçler kapsamında değerlendirilebilir.

Tazminat davasında ise çalışanın kalıcı çalışma gücü kaybının zarara etkisi ayrıca hesaplanabilir.

İş Kazası Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

İş kazası tazminatı bakımından herkese uygulanabilecek sabit bir tutar bulunmamaktadır.

Hesaplamada somut olayın özelliğine göre;

  • çalışanın yaşı,
  • kazadan önceki geliri,
  • çalışma gücü kaybının oranı,
  • tarafların kusur oranları,
  • kazanın tarihi,
  • SGK tarafından yapılan veya bağlanan ödemeler,
  • çalışanın yaşam ve çalışma süresine ilişkin aktüeryal veriler

gibi birçok unsur dikkate alınabilir.

Bu nedenle yalnızca “%20 maluliyet varsa şu kadar tazminat alınır” şeklindeki genel hesaplamalar her olay için güvenilir bir sonuç vermez.

Mahkeme süreçlerinde maddi tazminat miktarının belirlenmesi amacıyla aktüerya veya hesap alanında bilirkişi incelemesi yapılması gündeme gelebilir.

Sigortasız Çalışan İş Kazası Geçirirse Hak Talep Edebilir mi?

Çalışanın işveren tarafından SGK’ya hiç bildirilmemiş olması, çalışma ilişkisinin fiilen bulunmadığı anlamına gelmez.

Sigortasız çalışırken iş kazası geçiren kişinin durumunda öncelikle çalışma ilişkisinin ve kazanın hangi şartlarda meydana geldiğinin ispatı önem kazanır.

Tanıklar, ücret ödemeleri, mesajlaşmalar, işyeri kayıtları, kamera görüntüleri, çalışma düzenine ilişkin belgeler ve diğer deliller fiili çalışmanın ortaya konulmasında önem taşıyabilir.

Bu tür durumlarda iş kazasının tespitiyle birlikte sigortalılık ve hizmet ilişkisine ilişkin başka hukuki uyuşmazlıkların da ortaya çıkması mümkündür.

İşveren İş Kazasını Kabul Etmiyorsa Ne Yapılabilir?

İşverenin olayın iş kazası olmadığını ileri sürmesi, hukuken olayın iş kazası olmadığı anlamına gelmez.

Bir olayın iş kazası niteliği taraflardan birinin kabulüne göre değil, olayın gerçekleşme şartları ve uygulanacak mevzuata göre değerlendirilir.

Bu durumda özellikle;

  • sağlık kayıtları,
  • işyeri kayıtları,
  • tanık anlatımları,
  • SGK kayıtları,
  • kamera görüntüleri,
  • kolluk belgeleri,
  • iş ilişkisini gösteren kayıtlar

önem taşıyabilir.

İş Kazası Davasında Hangi Deliller Kullanılır?

İş kazası davalarında kullanılabilecek deliller kazanın türüne göre değişir.

Başlıca deliller arasında;

  • iş kazası tutanakları,
  • SGK kayıtları,
  • hastane ve sağlık belgeleri,
  • adli raporlar,
  • işyeri kamera görüntüleri,
  • fotoğraf ve video kayıtları,
  • tanık anlatımları,
  • iş sağlığı ve güvenliği eğitim belgeleri,
  • risk değerlendirme belgeleri,
  • kişisel koruyucu donanım teslim belgeleri,
  • işyeri talimatları,
  • makine ve ekipman bakım kayıtları,
  • iş müfettişi veya diğer kurumlar tarafından düzenlenen belgeler,
  • bilirkişi raporları

yer alabilir.

Delillerin hukuki değeri somut olayın özelliğine göre değişir. Tek bir belgenin bulunmaması her zaman kazanın ispat edilemeyeceği anlamına gelmez.

İş Kazası Davalarında Bilirkişi İncelemesi

İş kazası davalarında teknik ve hesaplamaya ilişkin konular nedeniyle bilirkişi incelemesine sıklıkla ihtiyaç duyulabilir.

Örneğin kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur durumlarının tespiti teknik uzmanlık gerektirebilir. Benzer şekilde maddi tazminat hesabında gelir, çalışma gücü kaybı, yaşam süresi ve diğer aktüeryal unsurların değerlendirilmesi gerekir.

Bu nedenle dosyada;

  • kusur bilirkişi raporu,
  • sağlık veya maluliyet değerlendirmesi,
  • aktüerya veya hesap bilirkişi raporu

gibi farklı uzmanlık alanlarına ilişkin raporlar bulunabilir.

Bilirkişi raporlarının dosyadaki deliller ve hukuki çerçeveyle birlikte değerlendirilmesi önemlidir.

İş Kazası Davası Kime Karşı Açılır?

İş kazasından kaynaklanan tazminat davasında davalının kim olacağı olayın özelliklerine göre belirlenir.

Çoğu olayda işverenin hukuki sorumluluğu değerlendirilmekle birlikte; asıl işveren-alt işveren ilişkisi, üçüncü kişilerin kazadaki rolü veya başka bir şirketin sorumluluğu gibi durumlar davalı tarafların kapsamını etkileyebilir.

Özellikle büyük inşaat projeleri, taşeron ilişkileri veya birden fazla şirketin aynı işyerinde faaliyet gösterdiği durumlarda çalışma ilişkisinin ve tarafların hukuki konumlarının ayrıntılı şekilde incelenmesi gerekebilir.

Asıl İşveren ve Alt İşverenin Sorumluluğu

İş kazasının alt işveren çalışanının başına gelmesi halinde yalnızca bordroda görünen işveren üzerinden değerlendirme yapılması her zaman yeterli olmayabilir.

Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin hukuken bulunup bulunmadığı, işin organizasyonu ve ilgili mevzuat çerçevesinde tarafların sorumluluğu ayrıca değerlendirilmelidir.

Özellikle inşaat, üretim, lojistik, güvenlik ve hizmet sektörlerinde bu tür çalışma modelleriyle sıklıkla karşılaşılabilmektedir.

İş Kazası Nedeniyle Ceza Davası Açılabilir mi?

Bir iş kazası aynı zamanda ceza hukuku bakımından da sonuç doğurabilir.

Kazanın yaralanma veya ölümle sonuçlanması ve olayın meydana gelmesinde kusurlu bir davranış bulunduğunun ileri sürülmesi halinde savcılık tarafından soruşturma yürütülebilir.

Ceza soruşturması ile tazminat davası aynı hukuki süreç değildir. Ceza soruşturmasında kişilerin cezai sorumluluğu değerlendirilirken hukuk davasında meydana gelen zararın tazmini ve tarafların hukuki sorumluluğu incelenir.

Bununla birlikte ceza dosyasındaki bazı deliller, bilirkişi raporları veya tespitler hukuk davası bakımından da önem taşıyabilir.

İş Kazası Davasında Arabuluculuk Zorunlu mudur?

İş hukukundan kaynaklanan birçok uyuşmazlıkta dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk uygulanmasına rağmen, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından genel dava şartı arabuluculuğu istisnası bulunmaktadır.

Bu nedenle iş kazasından kaynaklanan tazminat davasının, örneğin işçilik alacağı davasıyla aynı usule tabi olduğu düşünülmemelidir.

Bununla birlikte somut dosyada iş kazası tazminatı dışında farklı işçilik veya sözleşmesel talepler de bulunuyorsa her talebin usuli koşullarının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

İş Kazası Davası Hangi Mahkemede Açılır?

İş kazasından kaynaklanan işveren sorumluluğuna dayalı maddi ve manevi tazminat uyuşmazlıkları genel olarak iş mahkemelerinin görev alanındadır.

Ancak uyuşmazlığın tarafları, hukuki niteliği ve ileri sürülen talep görev ve yetki değerlendirmesini etkileyebilir.

Bu nedenle dava açılmadan önce görevli ve yetkili mahkemenin somut olay bakımından belirlenmesi gerekir.

İş Kazası Davasında Zamanaşımı Ne Kadardır?

İş kazasından kaynaklanan taleplerde zamanaşımı önemli bir konudur ve her olayda yalnızca kaza tarihine bakılarak değerlendirme yapılması doğru olmayabilir.

Tazminat talebinin hukuki dayanağı, zararın ve sorumlunun öğrenilme zamanı, olayın aynı zamanda suç oluşturup oluşturmadığı ve uygulanabilecek özel hükümler süre değerlendirmesinde etkili olabilir.

İş kazasından kaynaklanan işveren sorumluluğu ve tazminat taleplerinde uygulamada 10 yıllık zamanaşımı süresi önemli olmakla birlikte, olayın ceza hukuku boyutu ve diğer özel koşullar farklı değerlendirmelere yol açabilir.

Bu nedenle özellikle eski tarihli iş kazalarında yalnızca genel internet bilgilerine dayanılarak “süre geçti” veya “süre geçmedi” sonucuna ulaşılması yerine somut olayın tarih ve koşulları üzerinden hukuki inceleme yapılması gerekir.

İş Kazası Davası Ne Kadar Sürer?

İş kazası davalarının tamamı için geçerli sabit bir sonuçlanma süresi bulunmamaktadır.

Davanın süresi;

  • kazanın niteliğine,
  • taraf sayısına,
  • sağlık ve maluliyet incelemelerine,
  • kusur bilirkişi raporuna,
  • aktüerya hesabına,
  • tanık sayısına,
  • SGK’dan veya başka kurumlardan beklenecek kayıtlara,
  • bilirkişi raporlarına yapılan itirazlara,
  • mahkemenin iş yoğunluğuna,
  • istinaf veya temyiz süreçlerinin bulunup bulunmamasına

göre değişebilir.

Bu nedenle belirli bir dosya incelenmeden kesin dava süresi belirtilmesi mümkün değildir.

İş Kazası Avukatı Seçerken Nelere Dikkat Edilebilir?

İş kazası dosyaları iş hukuku, sosyal güvenlik hukuku, tazminat hukuku ve bazı durumlarda ceza hukukunu aynı olay içinde bir araya getirebilir.

Avukat seçiminde reklam veya sonuç vaatlerinden ziyade;

  • iş kazasının hukuki yapısına ilişkin bilgi,
  • tazminat hesaplarının nasıl yapıldığını anlayabilme,
  • kusur ve bilirkişi raporlarını değerlendirebilme,
  • SGK süreçlerine ilişkin bilgi,
  • dosyanın olası hukuki yollarını açıklayabilme,
  • müvekkile sürecin riskleri ve seçenekleri konusunda açık bilgi verebilme

gibi ölçütler dikkate alınabilir.

Hiçbir avukat bir davanın sonucunu önceden garanti edemez. İş kazası uyuşmazlıklarında sonuç; somut olayın özellikleri, deliller, kusur durumu, sağlık raporları, bilirkişi incelemeleri ve mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır.

İş Kazası Dosyası İncelenirken Hangi Belgeler Faydalı Olabilir?

İş kazası nedeniyle hukuki değerlendirme yapılırken olayın niteliğine göre aşağıdaki belgelerin bulunması faydalı olabilir:

  • iş kazası tutanağı,
  • SGK iş kazası bildirimi,
  • hastane epikrizleri,
  • adli raporlar,
  • ameliyat ve tedavi belgeleri,
  • istirahat raporları,
  • maluliyet veya sürekli iş göremezlik belgeleri,
  • ücret bordroları,
  • banka hesap hareketleri,
  • iş sözleşmesi,
  • kamera görüntüleri,
  • fotoğraflar,
  • tanık bilgileri,
  • kolluk veya savcılık dosyası belgeleri,
  • iş sağlığı ve güvenliği belgeleri,
  • işveren tarafından düzenlenen diğer kaza kayıtları.

Belge listesinin her olayda aynı olması gerekmez. Hangi delillerin gerekli olduğu kazanın meydana geliş şekline göre belirlenmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

İş kazası avukatı ne yapar?

İş kazası avukatı; kazanın hukuki niteliğini, SGK işlemlerini, kusur durumunu ve meydana gelen zararları değerlendirerek maddi ve manevi tazminat ile diğer hukuki süreçlerde danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunar.

İşyerinde meydana gelen her kaza iş kazası mıdır?

İşyerinde meydana gelen olaylar 5510 sayılı Kanundaki koşullar çerçevesinde değerlendirilebilir. Bununla birlikte bir olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı olayın gerçekleşme şekli ve sigortalılık ilişkisi dikkate alınarak belirlenmelidir.

İşyeri dışında meydana gelen olay iş kazası olabilir mi?

Evet. İşveren tarafından verilen görev nedeniyle işyeri dışında bulunulduğu sırada veya işveren tarafından sağlanan araçla işe gidiş-geliş sırasında meydana gelen bazı olaylar da kanundaki koşulların oluşması halinde iş kazası sayılabilir.

İş kazası SGK’ya kaç gün içinde bildirilmelidir?

4/a kapsamındaki sigortalının iş kazası geçirmesi halinde işveren tarafından SGK’ya kural olarak kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirim yapılması gerekir. İşverenin kontrolü dışındaki olaylarda sürenin başlangıcı farklı olabilir.

İşveren iş kazasını bildirmezse çalışan haklarını kaybeder mi?

İşverenin bildirim yapmamış olması tek başına çalışanın tüm hukuki haklarını ortadan kaldırmaz. Olayın iş kazası olduğunun tespiti ve diğer hukuki yollar somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilebilir.

Sigortasız çalışan iş kazası geçirirse dava açabilir mi?

Sigorta bildiriminin yapılmamış olması fiili çalışma ilişkisinin bulunmadığı anlamına gelmez. Çalışma ilişkisi ve kazanın koşulları delillerle ispatlanabiliyorsa ilgili sosyal güvenlik ve tazminat süreçleri ayrıca değerlendirilebilir.

İş kazasında ne kadar tazminat alınır?

İş kazaları için sabit bir tazminat miktarı bulunmamaktadır. Çalışanın yaşı, geliri, çalışma gücü kaybı, tarafların kusur oranları, SGK ödemeleri ve kazanın diğer özellikleri tazminat hesabını etkileyebilir.

İş kazasında manevi tazminat istenebilir mi?

Bedensel bütünlüğün zarar görmesi veya ölüm gibi durumlarda somut olayın şartlarının oluşması halinde manevi tazminat talebi gündeme gelebilir.

Ölümlü iş kazasında aile tazminat talep edebilir mi?

Koşulların oluşması halinde ölen kişinin desteğinden yoksun kalan kişiler destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir. Yakınların manevi tazminat talepleri de olayın özelliklerine göre değerlendirilebilir.

İş kazası davasında arabuluculuk zorunlu mudur?

İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları, genel zorunlu arabuluculuk dava şartının istisnaları arasındadır. Ancak aynı dosyada farklı nitelikte talepler varsa bunların usuli koşulları ayrıca incelenmelidir.

İş kazası davasına hangi mahkeme bakar?

İşverenin iş kazasından doğan sorumluluğuna ilişkin maddi ve manevi tazminat uyuşmazlıkları genel olarak iş mahkemelerinde görülür. Somut uyuşmazlığın hukuki niteliği görev ve yetki değerlendirmesini etkileyebilir.

İş kazası davasında kusur nasıl belirlenir?

Kazanın meydana geliş biçimi, işverenin aldığı iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri, çalışanın davranışı ve diğer faktörler değerlendirilir. Teknik konularda bilirkişi incelemesi yapılabilir.

İş kazası davasında avukat zorunlu mudur?

İş kazasından kaynaklanan her tazminat davasında avukatla temsil zorunlu değildir. Bununla birlikte kusur, maluliyet, SGK işlemleri ve tazminat hesapları gibi teknik konular bulunduğundan hukuki destek alınması tercih edilebilir.

İş kazası davasında hangi belgeler gerekir?

Kaza tutanakları, sağlık belgeleri, SGK kayıtları, kamera görüntüleri, tanık bilgileri, ücret kayıtları ve iş sağlığı ve güvenliği belgeleri dosyanın özelliğine göre kullanılabilecek deliller arasındadır.

İş Kazası Nedeniyle Hukuki Danışmanlık

İş kazası sonrasında yapılacak hukuki değerlendirme, yalnızca tazminat miktarının hesaplanmasından ibaret değildir. Öncelikle olayın iş kazası niteliği, sigortalılık durumu, SGK kayıtları, kazanın meydana geliş biçimi, işverenin yükümlülükleri, tarafların kusur durumları ve sağlık sonuçları birlikte incelenmelidir.

Daha sonra somut olayın özelliklerine göre maddi tazminat, manevi tazminat, destekten yoksun kalma tazminatı, sosyal güvenlik hakları ve varsa ceza soruşturması bakımından izlenebilecek hukuki yollar ayrı ayrı değerlendirilir.

Batın Yılmaz Avukatlık Ofisi tarafından iş kazalarından kaynaklanan uyuşmazlıklarda dosyanın niteliğine göre hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunulmaktadır.

Her iş kazası dosyası kendi olay ve delilleri çerçevesinde değerlendirilir. Davanın sonucu, tazminat miktarı veya yargılama süresi hakkında önceden garanti verilmesi mümkün değildir.

İçeriği Hazırlayan: Avukat Batın YILMAZ – İstanbul Barosu Sicil No: 77008

Hukuki Bilgilendirme

Bu sayfa iş kazalarına ilişkin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Buradaki açıklamalar herhangi bir somut uyuşmazlık hakkında hukuki görüş, sonuç garantisi veya belirli bir davaya ilişkin değerlendirme niteliğinde değildir. İş kazasının hukuki sonuçları; kazanın meydana geliş şekline, çalışma ilişkisine, kusur durumuna, sağlık sonuçlarına, mevcut delillere ve güncel mevzuata göre değişebilir. Somut bir olay hakkında değerlendirme yapılabilmesi için ilgili dosya ve belgelerin ayrıca incelenmesi gerekir.

Yorum Yazın

Mail Bültenimize Abone Olun