Esenyurt Avukat – Hukuki Danışmanlık ve Avukatlık Hizmetleri
Esenyurt’ta yaşayan, çalışan veya ticari faaliyette bulunan kişiler farklı nedenlerle hukuki uyuşmazlıklarla karşılaşabilir. Bir hukuki sorun ortaya çıktığında uygulanabilecek yöntem; yalnızca uyuşmazlığın konusuna değil, olayın özelliklerine, tarafların hukuki durumuna, mevcut belgelere ve uygulanacak mevzuata göre belirlenir.
Avukat Batın Yılmaz, İstanbul Barosu’na kayıtlı olarak avukatlık faaliyetlerini sürdürmektedir. Hukuki danışmanlık kapsamında somut olayın ve mevcut belgelerin incelenmesi, uygulanabilecek hukuki yolların değerlendirilmesi ve gerekli durumlarda dava, başvuru veya takip işlemlerinin yürütülmesi söz konusu olabilir.
Batın Yılmaz Avukatlık Ofisi’nin çalışma merkezi İstanbul’un Beylikdüzü ilçesindedir. Esenyurt’ta yaşayan veya Esenyurt ile bağlantılı bir hukuki uyuşmazlığı bulunan kişiler bakımından da dosyanın niteliğine göre hukuki danışmanlık ve avukatlık faaliyeti yürütülebilmektedir.
Esenyurt’ta Hukuki Bir Sorunla Karşılaşıldığında Ne Yapılmalıdır?
Bir hukuki uyuşmazlık ortaya çıktığında ilk olarak sorunun hukuki niteliğinin belirlenmesi gerekir. Günlük hayatta aynı şekilde ifade edilen iki sorun, hukuk bakımından tamamen farklı dava veya başvuru yollarına tabi olabilir.
Örneğin taşınmaz sahibi ile kiracı arasındaki bir uyuşmazlık; kira bedelinin ödenmemesi, ihtiyaç nedeniyle tahliye, tahliye taahhüdü, kira bedelinin tespiti veya taşınmazın kullanımından kaynaklanan başka bir nedene dayanabilir.
Bir yabancının Türkiye’deki hukuki sorunu ise ikamet izni, çalışma izni, sınır dışı etme kararı, tahdit kodu, vatandaşlık başvurusu veya başka bir idari işlemle ilgili olabilir. Bu işlemlerin her birinde uygulanacak mevzuat ve başvuru süreleri farklılaşabilir.
Bu nedenle hukuki süreç başlatılmadan önce genel olarak şu soruların cevaplandırılması gerekir:
- Uyuşmazlığın hukuki niteliği nedir?
- Uyuşmazlığın tarafları kimlerdir?
- Hangi belgeler bulunmaktadır?
- Resmî bir tebligat yapılmış mıdır?
- Dava veya başvuru süresi işlemekte midir?
- Uyuşmazlık bakımından arabuluculuk dava şartı mıdır?
- Görevli ve yetkili mahkeme veya idari makam hangisidir?
- Daha önce aynı konuda dava, icra takibi veya idari başvuru yapılmış mıdır?
Bu sorulara verilecek cevaplar izlenecek hukuki yöntemin belirlenmesine yardımcı olur.
Hukuki Danışmanlık Süreci Nasıl Yürütülür?
Hukuki danışmanlık sürecinin ilk aşamasında uyuşmazlığın kronolojisinin anlaşılması önemlidir. Olayların hangi tarihlerde gerçekleştiği, tarafların hangi işlemleri yaptığı ve uyuşmazlığın hangi aşamada bulunduğu belirlenir.
Daha sonra varsa hukuki belgeler incelenir. Uyuşmazlığın niteliğine göre sözleşmeler, ihtarnameler, tebligatlar, mahkeme evrakı, icra dosyası belgeleri, tapu kayıtları, şirket belgeleri, idari kararlar veya diğer kayıtlar değerlendirmeye alınabilir.
Belgeler ve olayın özellikleri birlikte değerlendirildikten sonra uygulanabilecek hukuki yollar belirlenebilir. Her uyuşmazlığın doğrudan dava açılarak çözülmesi gerekmez. Somut olaya göre ihtar, arabuluculuk, icra takibi, idari başvuru, uzlaşma veya dava gibi farklı yöntemler gündeme gelebilir.
Avukatla İlk Görüşmeye Giderken Hangi Belgeler Hazırlanmalıdır?
Hukuki görüşme öncesinde uyuşmazlıkla bağlantılı belgelerin hazırlanması, olayın daha sağlıklı değerlendirilmesine yardımcı olabilir.
Dosyanın türüne göre aşağıdaki belgeler önem taşıyabilir:
- Mahkeme veya savcılık tarafından gönderilen belgeler,
- İcra ödeme veya icra emirleri,
- Noter ihtarnameleri,
- Kira, satış veya hizmet sözleşmeleri,
- Tapu ve taşınmaz belgeleri,
- Şirket ana sözleşmesi ve şirket kararları,
- Ödeme dekontları ve faturalar,
- İdari makamlar tarafından verilen kararlar,
- İkamet veya çalışma izni belgeleri,
- Sağlık raporları,
- Uyuşmazlıkla doğrudan bağlantılı yazışmalar.
Bütün belgelerin ilk görüşme sırasında mevcut olmaması hukuki değerlendirme yapılmasına her durumda engel değildir. İnceleme sırasında hangi ek belgelerin gerekli olduğu ayrıca belirlenebilir.
Esenyurt ile Bağlantılı Yabancılar Hukuku İşlemleri
Yabancı uyruklu kişilerin Türkiye’deki hukuki işlemlerinde yalnızca genel özel hukuk hükümleri değil, yabancılar ve uluslararası koruma mevzuatı ile idare hukuku kuralları da gündeme gelebilir.
Bir yabancının Türkiye’deki statüsünü etkileyebilecek işlemler arasında ikamet izinleri, çalışma izinleri, sınır dışı etme kararları, Türkiye’ye giriş yasakları ve tahdit kodları bulunabilir.
Bu işlemlerin hukuki sonuçları birbirinden farklıdır. Bu nedenle yabancı hakkında düzenlenen belgenin türü ve tebliğ tarihi belirlenmeden kullanılabilecek hukuki yol hakkında kesin değerlendirme yapılmamalıdır.
İkamet İzni Başvuruları ve Ret Kararları
Türkiye’de kalmak isteyen yabancılar durumlarına uygun ikamet izni türü bakımından değerlendirilir. Başvuru sırasında yabancının Türkiye’deki kalış amacı ve ilgili ikamet izni türü için aranan şartlar önem taşır.
İkamet izni başvurusunun reddedilmesi halinde ise ret kararının gerekçesi ve yabancıya hangi tarihte tebliğ edildiği incelenmelidir. Karara karşı kullanılabilecek idari veya yargısal yollar somut işlemin özelliklerine göre değerlendirilir.
Sınır Dışı Etme Kararları
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamında belirli durumlarda yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınabilir.
Böyle bir kararla karşılaşıldığında kararın hangi gerekçeye dayandığı ve kişiye ne zaman tebliğ edildiği önemlidir. Yabancılar hukukundaki bazı başvuru sürelerinin kısa olması nedeniyle resmî belgelerin gecikmeden incelenmesi gerekebilir.
Tahdit Kodları ve Türkiye’ye Giriş Yasakları
Yabancılar hakkında çeşitli idari tahdit kayıtları oluşturulabilir veya Türkiye’ye giriş yasağı uygulanabilir.
Bu durumda öncelikle tahdit kodunun veya giriş yasağının hukuki dayanağı ve yabancı hakkında hangi somut gerekçeyle işlem tesis edildiği değerlendirilmelidir.
İdari işleme karşı uygulanabilecek hukuki yöntem, işlemin türüne ve somut dosyanın özelliklerine göre değişebilir.
Çalışma İzni İşlemleri
Türkiye’de yabancıların çalışması 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu ve ilgili düzenlemeler kapsamında belirli şartlara tabidir.
Çalışma izni sürecinde yabancının Türkiye’deki hukuki statüsü, yapılacak iş, işverenin durumu ve başvuru türü önem taşıyabilir.
Yabancının bir işveren yanında çalışması ile Türkiye’de şirket kurarak veya mevcut bir şirkete ortak olarak çalışması aynı başvuru yapısına sahip değildir.
Şirket ortağı veya işyeri sahibi yabancılar bakımından şirketin mali yapısı, yabancının ortaklık oranı, sermaye payı ve ilgili değerlendirme kriterleri ayrıca gündeme gelebilir.
Türk Vatandaşlığına İlişkin Hukuki İşlemler
Türk vatandaşlığının kazanılması farklı hukuki sebeplere dayanabilir. Genel yolla vatandaşlık, evlilik yoluyla vatandaşlık veya istisnai vatandaşlık gibi başvuruların koşulları birbirinden farklıdır.
Vatandaşlık başvurusunda bulunan kişinin başvuru türüne göre farklı belgeler ve koşullar aranabilir.
Vatandaşlık başvurusunun reddedilmesi veya vatandaşlık statüsünü etkileyen bir idari işlem tesis edilmesi halinde ise idari işlemin gerekçesi ve tebliğ tarihi hukuki değerlendirmede önem taşır.
Esenyurt ile Bağlantılı Kira Uyuşmazlıkları
Konut ve işyeri kiralarında kiracı ile taşınmaz sahibi arasında farklı nedenlerle uyuşmazlık ortaya çıkabilir.
Kira uyuşmazlıkları yalnızca kira bedelinin ödenmemesinden ibaret değildir. İhtiyaç nedeniyle tahliye, tahliye taahhüdü, kira bedelinin tespiti, kira bedelinin uyarlanması ve taşınmazın kullanımından kaynaklanan çeşitli uyuşmazlıklar söz konusu olabilir.
Kiracının Tahliyesi
Kiracının tahliyesi için uygulanacak yöntem tahliye sebebine göre değişir.
Örneğin kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle izlenecek hukuki yol ile taşınmaz sahibinin konut veya işyeri ihtiyacına dayanan tahliye süreci aynı değildir.
Geçerli bir tahliye taahhütnamesinin bulunduğu dosyalarda ise belgenin düzenlenme tarihi, içeriği ve somut olayın diğer özellikleri değerlendirilmelidir.
Kira Bedelinin Belirlenmesine İlişkin Uyuşmazlıklar
Kira bedelinin belirlenmesi bakımından kira ilişkisinin süresi ve sözleşmenin içeriği önemlidir.
Kira tespit davası ile kira bedelinin uyarlanması hukuken birbirinden farklı kurumlardır. Hangi hukuki yolun uygulanabileceği somut kira ilişkisinin özelliklerine göre belirlenmelidir.
Gayrimenkul ve Tapu Uyuşmazlıkları
Taşınmazlarla ilgili uyuşmazlıklar kira ilişkilerinin dışında mülkiyet, tapu kayıtları, ortaklık ve taşınmazın kullanımı gibi konulardan da kaynaklanabilir.
Tapu iptali ve tescil talepleri, ortaklığın giderilmesi, elatmanın önlenmesi ve taşınmaz satışından kaynaklanan uyuşmazlıklar bu kapsamda gündeme gelebilir.
Gayrimenkul uyuşmazlıklarında tapu kayıtları ve uyuşmazlığın dayandığı hukuki işlem birlikte incelenmelidir.
Gayrimenkul Satın Almadan Önce Hukuki İnceleme
Taşınmaz alımında yalnızca taşınmazın fiziksel durumu ve satış bedeli değil, hukuki durumu da önemlidir.
Taşınmaz üzerinde ipotek, haciz, şerh veya başka bir takyidat bulunması satın alma işleminin hukuki sonuçlarını etkileyebilir.
Özellikle yabancı kişiler tarafından gerçekleştirilen taşınmaz işlemlerinde tapu mevzuatının yanında yabancılar ve vatandaşlık hukukuyla bağlantılı düzenlemeler de gündeme gelebilir.
Aile Hukukundan Kaynaklanan Uyuşmazlıklar
Aile hukukuyla ilgili uyuşmazlıklar boşanma, velayet, nafaka, mal rejimi ve kişisel ilişki gibi farklı konuları kapsayabilir.
Boşanma sürecinde tarafların boşanma ve boşanmanın sonuçları üzerinde anlaşması halinde anlaşmalı boşanma; anlaşma sağlanamaması halinde ise çekişmeli boşanma gündeme gelebilir.
Anlaşmalı Boşanma
Anlaşmalı boşanmanın gerçekleşebilmesi için kanunda öngörülen koşulların bulunması gerekir.
Tarafların boşanmanın mali sonuçları ve varsa çocukların durumu konusunda anlaşmaları önemlidir. Hazırlanan protokolde velayet, çocukla kişisel ilişki, nafaka ve tarafların üzerinde anlaştığı diğer konular açık biçimde düzenlenebilir.
Çekişmeli Boşanma
Tarafların boşanma veya boşanmanın sonuçları konusunda anlaşamaması halinde çekişmeli boşanma davası gündeme gelebilir.
Bu davalarda tarafların ileri sürdüğü olaylar, kusur iddiaları ve bunları destekleyen deliller değerlendirilir.
Velayet ve Nafaka
Velayete ilişkin uyuşmazlıklarda temel değerlendirme çocuğun üstün yararı çerçevesinde yapılır.
Nafaka konusunda ise talep edilen nafakanın türüne göre tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile somut olayın diğer özellikleri dikkate alınabilir.
Ceza Soruşturmaları ve Ceza Davaları
Bir kişi ceza soruşturmasında şüpheli, müşteki veya mağdur; kovuşturma aşamasında ise dosyanın niteliğine göre sanık, katılan veya başka bir sıfatla yer alabilir.
Ceza dosyasının hukuki değerlendirmesinde isnat edilen eylem, tarafların beyanları ve mevcut deliller birlikte incelenir.
Dosyanın özelliklerine göre kamera görüntüleri, mesaj kayıtları, tanık anlatımları, sağlık belgeleri, bilirkişi raporları veya diğer deliller önem taşıyabilir.
Her ceza dosyası kendi delil durumuna göre değerlendirilmelidir. Dosya incelenmeden soruşturma veya kovuşturmanın sonucu hakkında kesin bir değerlendirme yapılması mümkün değildir.
İcra Takipleri ve Alacakların Tahsili
Ödenmeyen bir alacağın tahsili amacıyla uygulanabilecek hukuki yöntem, alacağın niteliğine göre değişebilir.
Kira alacağı, ticari alacak, sözleşmeden kaynaklanan alacak veya kambiyo senedine dayanan alacak bakımından farklı takip yöntemleri gündeme gelebilir.
İcra takibinin başlamasından sonra borçluya gönderilen ödeme veya icra emrinin niteliğine göre farklı itiraz ve başvuru süreleri uygulanabilir.
İcra Tebligatı Geldiğinde Ne Yapılmalıdır?
Ödeme veya icra emri alan kişinin öncelikle belgenin türünü ve tebliğ tarihini kontrol etmesi gerekir.
İcra hukukunda bazı itiraz sürelerinin kısa olması nedeniyle tebligatın gecikmeden değerlendirilmesi önem taşıyabilir.
Borcun bulunmadığı, daha önce ödendiği veya takipte başka bir hukuki sorun bulunduğu düşünülüyorsa kullanılabilecek hukuki yol takip türüne göre belirlenmelidir.
İşçi ve İşveren Arasındaki Uyuşmazlıklar
İş ilişkilerinin sona ermesi veya çalışma koşullarından kaynaklanan sorunlar işçi ve işveren arasında hukuki uyuşmazlıklara neden olabilir.
Kıdem ve ihbar tazminatı, ücret alacakları, fazla çalışma, yıllık izin, işe iade ve iş sözleşmesinin feshi gibi konular iş hukukuyla bağlantılı olarak gündeme gelebilir.
İş uyuşmazlıklarında iş sözleşmesi, SGK kayıtları, ücret bordroları, banka kayıtları, işyeri yazışmaları ve tanık anlatımları gibi farklı deliller önem taşıyabilir.
İş uyuşmazlıklarının önemli bir bölümünde dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekir. Ancak bütün iş hukuku uyuşmazlıkları bakımından aynı kural geçerli değildir.
İş Kazası Sonrasında Hukuki Süreç
İş kazaları sosyal güvenlik hukuku, iş hukuku ve tazminat hukukunu birlikte ilgilendirebilir.
İş kazasının meydana gelmesinden sonra olayın gerçekleşme şekli, SGK bildirimi, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri, tarafların kusur durumları ve meydana gelen zarar ayrı ayrı değerlendirilebilir.
Bedensel zarar meydana gelmişse çalışma gücü kaybı ve diğer maddi zararlar; ölüm meydana gelmişse koşulları varsa destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talepleri gündeme gelebilir.
Tazminat Hukukundan Kaynaklanan Talepler
Trafik kazası, iş kazası, haksız fiil, sözleşmeye aykırılık, bedensel zarar veya kişilik haklarına yönelik ihlaller çeşitli tazminat taleplerine neden olabilir.
Tazminat uyuşmazlıklarında meydana gelen zararın yanında sorumluluğun hukuki sebebi ve olay ile zarar arasındaki bağlantı değerlendirilir.
Maddi tazminat ile manevi tazminatın koşulları ve hesaplama yöntemleri birbirinden farklıdır.
Şirketler ve Ticari İşletmeler Açısından Hukuki Danışmanlık
Esenyurt’ta ticari faaliyette bulunan şirketler günlük faaliyetleri sırasında sözleşme, şirket ortaklığı, alacak tahsili veya iş ilişkilerinden kaynaklanan çeşitli hukuki konularla karşılaşabilir.
Şirketlerin hukuki ihtiyaçları yalnızca dava ortaya çıktıktan sonra başlamaz. Şirket kuruluşu, pay devri, ortaklar arasındaki ilişkiler ve ticari sözleşmeler gibi işlemler de hukuki sonuç doğurur.
Şirket Kuruluşu ve Ortaklık Yapısı
Şirket kurulurken seçilecek şirket türü, sermaye yapısı, ortakların pay oranları ve şirketin temsil şekli ilerleyen dönemde tarafların hak ve yükümlülüklerini etkileyebilir.
Özellikle yabancı ortakların bulunduğu şirketlerde şirketler hukukunun yanında çalışma izni ve yabancılar hukukuyla bağlantılı düzenlemelerin de değerlendirilmesi gerekebilir.
Ticari Sözleşmeler
Şirketlerin mal veya hizmet alım satımı, tedarik, bayilik, distribütörlük ve benzeri ticari ilişkileri çoğunlukla sözleşmeler üzerinden yürütülür.
Sözleşmelerde ödeme, teslim, temerrüt, fesih, cezai şart ve uyuşmazlık çözümüne ilişkin hükümler şirketlerin hukuki durumunu doğrudan etkileyebilir.
Tüketici Hukukundan Kaynaklanan Uyuşmazlıklar
Tüketiciler satın aldıkları mal veya hizmet nedeniyle satıcı veya sağlayıcılarla hukuki uyuşmazlık yaşayabilir.
Ayıplı mal ve hizmet, konut satışı, abonelik işlemleri veya diğer tüketici sözleşmeleri bu kapsamda değerlendirilebilir.
Uyuşmazlığın parasal değeri ve hukuki niteliğine göre tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi gibi farklı başvuru yolları gündeme gelebilir.
İdari İşlemlere Karşı Hukuki Yollar
Kamu kurumları tarafından kişiler veya şirketler hakkında tesis edilen idari işlemler çeşitli hukuki sonuçlar doğurabilir.
İdari para cezaları, ruhsat işlemleri, kamu görevlilerine ilişkin işlemler ve yabancılar hakkında alınan idari kararlar bu kapsamda değerlendirilebilir.
İdari yargıda süreler önem taşıdığından, işlemin hangi tarihte ve hangi makam tarafından tesis edildiğinin yanında tebliğ tarihi de incelenmelidir.
Dava Açmak Her Zaman Gerekli midir?
Hayır. Her hukuki uyuşmazlığın çözümü dava açmak değildir.
Uyuşmazlığın niteliğine göre;
- noter ihtarnamesi gönderilmesi,
- taraflar arasında görüşme yapılması,
- arabuluculuğa başvurulması,
- icra takibi başlatılması,
- idari makama başvurulması,
- itiraz veya şikâyet yoluna başvurulması
gibi farklı hukuki yöntemler kullanılabilir.
Uygulanacak yöntemin belirlenmesinde uyuşmazlığın niteliği ve kişinin ulaşmak istediği hukuki sonuç birlikte değerlendirilmelidir.
Arabuluculuk Ne Zaman Zorunludur?
Türk hukukunda belirli uyuşmazlıklar bakımından dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır.
İş uyuşmazlıklarının önemli bir bölümü, bazı ticari uyuşmazlıklar ve kira ilişkisinden kaynaklanan çeşitli uyuşmazlıklar bu kapsamda olabilir.
Bununla birlikte bütün hukuk davalarında zorunlu arabuluculuk bulunmamaktadır. Arabuluculuk şartı uyuşmazlığın hukuki niteliğine göre belirlenmelidir.
Tebligat Tarihi Neden Önemlidir?
Hukuki uyuşmazlıklarda en sık dikkat edilmesi gereken konulardan biri tebligattır.
Mahkeme, icra müdürlüğü veya idari makam tarafından gönderilen bir belgenin tebliğ edilmesiyle birlikte dava, cevap, itiraz veya başka bir başvuru süresi başlayabilir.
Bu nedenle resmî belge alan kişinin mümkünse tebligat zarfını veya elektronik tebligat bilgilerini de saklaması önemlidir.
Bir belgenin düzenlenme tarihi ile hukuken tebliğ edilmiş sayıldığı tarih her zaman aynı olmayabilir.
Bir Davanın Sonucu Önceden Söylenebilir mi?
Bir dava veya hukuki başvurunun sonucunun önceden garanti edilmesi mümkün değildir.
Mahkeme; tarafların iddia ve savunmalarını, dosyaya sunulan delilleri, bilirkişi raporlarını ve uygulanacak hukuk kurallarını değerlendirerek karar verir.
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayların veya delillerin farklı olması farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle hukuki değerlendirmede amaç kesin sonuç vaat etmek değil, mevcut dosya üzerinden uygulanabilecek hukuki yolları ve hukuki riskleri ortaya koymaktır.
Dava Ne Kadar Sürer?
Bir davanın ne kadar sürede sonuçlanacağını kesin olarak önceden belirlemek mümkün değildir.
Yargılama süresi;
- davanın türüne,
- taraf sayısına,
- mahkemenin iş yüküne,
- tanık dinlenmesine,
- bilirkişi incelemesine,
- başka kurumlardan belge istenmesine,
- istinaf veya temyiz sürecine
göre değişebilir.
Avukatlık Ücreti Nasıl Belirlenir?
Avukatlık ücreti yapılacak hukuki işin niteliği ve kapsamına göre belirlenir.
Tek seferlik hukuki danışmanlık, sözleşme hazırlanması, idari başvuru, icra takibi veya dava takibi aynı kapsamda hukuki işler değildir.
Ücretlendirmede yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ve ilgili mevzuat dikkate alınır.
Somut hukuki işin kapsamı belirlenmeden bütün uyuşmazlıklar bakımından geçerli tek bir ücret belirtilmesi mümkün değildir.
Esenyurt’ta Yaşayan Bir Kişinin Avukatının Esenyurt’ta Olması Gerekir mi?
Hayır. Bir kişinin avukatının ikamet ettiği ilçede bürosunun bulunması genel olarak zorunlu değildir.
Avukatlar ilgili mevzuat çerçevesinde farklı il ve ilçelerdeki hukuki işlemleri takip edebilirler.
Batın Yılmaz Avukatlık Ofisi’nin çalışma merkezi Beylikdüzü’nde bulunmaktadır. Esenyurt ile bağlantılı hukuki uyuşmazlıklar da dosyanın niteliğine göre değerlendirilebilir.
Hukuki Görüşme Yüz Yüze mi Yapılmalıdır?
Hukuki görüşmenin nasıl gerçekleştirileceği dosyanın niteliğine bağlıdır.
Bazı hukuki konularda belgelerin elektronik ortamda gönderilmesi ve uzaktan görüşme yapılması mümkün olabilir. Bazı işlemlerde ise belge asıllarının incelenmesi, vekâletname düzenlenmesi veya yüz yüze görüşme gerekebilir.
Özellikle Türkiye dışında bulunan yabancılar bakımından ilk hukuki görüşmenin uzaktan yapılması ve gerekli belgelerin daha sonra tamamlanması mümkün olabilir.
Sık Sorulan Sorular
Esenyurt’ta yaşayan bir kişi Beylikdüzü’ndeki bir avukatla çalışabilir mi?
Evet. Avukatın bürosunun kişinin ikamet ettiği ilçede bulunması genel olarak zorunlu değildir. Batın Yılmaz Avukatlık Ofisi Beylikdüzü’nde faaliyet göstermektedir.
Hukuki danışmanlık almak için dava açılmış olması gerekir mi?
Hayır. Hukuki danışmanlık dava açılmadan önce de alınabilir. Uyuşmazlığın hukuki niteliğinin ve uygulanabilecek yolların önceden değerlendirilmesi mümkündür.
Avukatla görüşmeye giderken bütün belgelerin bulunması zorunlu mudur?
Hayır. Ancak uyuşmazlıkla ilgili mevcut belgelerin sunulması hukuki değerlendirmeyi kolaylaştırabilir. Eksik belgeler inceleme sırasında belirlenebilir.
Resmî bir tebligat geldiğinde beklenebilir mi?
Tebligata bağlı hukuki süre bulunabileceğinden belgenin içeriğinin ve tebliğ tarihinin kontrol edilmesi önemlidir.
Her uyuşmazlıkta arabuluculuk zorunlu mudur?
Hayır. Zorunlu arabuluculuk yalnızca kanunda belirtilen uyuşmazlıklar bakımından uygulanır. Uyuşmazlığın hukuki niteliğine göre değerlendirme yapılmalıdır.
Yabancı uyruklu kişiler hukuki danışmanlık alabilir mi?
Evet. Türkiye’de veya Türkiye ile bağlantılı hukuki işlemi bulunan yabancılar da hukuki danışmanlık alabilir. Yabancının statüsüne göre özel mevzuat hükümleri uygulanabilir.
Şirketler hukuki danışmanlık alabilir mi?
Evet. Şirket kuruluşu, ortaklık ilişkileri, sözleşmeler, ticari alacaklar ve şirket faaliyetlerinden kaynaklanan diğer hukuki konular hakkında değerlendirme yapılabilir.
Dava sonucuna ilişkin garanti verilebilir mi?
Hayır. Bir davanın veya hukuki işlemin sonucu hakkında garanti verilmesi mümkün değildir. Sonuç dosyanın özelliklerine ve yetkili merciin değerlendirmesine bağlıdır.
Dava açmadan önce karşı tarafa ihtarname göndermek zorunlu mudur?
Bu durum uyuşmazlığın türüne göre değişir. Bazı hukuki işlemlerde ihtar veya bildirim önem taşırken bazı uyuşmazlıklarda böyle bir zorunluluk bulunmayabilir.
Hukuki danışmanlık ile dava takibi aynı hizmet midir?
Hayır. Hukuki danışmanlık belirli bir hukuki sorunun değerlendirilmesini ifade ederken, dava veya icra takibi yargısal ya da icrai sürecin ayrıca yürütülmesini kapsar.
Avukat Batın Yılmaz Hakkında
Avukat Batın YILMAZ, İstanbul Barosu’na kayıtlı olarak avukatlık faaliyetlerini yürütmektedir.
Baro: İstanbul Barosu
Baro Sicil No: 77008
Batın Yılmaz Avukatlık Ofisi’nin çalışma merkezi İstanbul’un Beylikdüzü ilçesinde bulunmaktadır.
Hukuki faaliyetler kapsamında somut dosyanın niteliğine göre yabancılar hukuku, vatandaşlık hukuku, aile hukuku, kira ve gayrimenkul hukuku, şirketler hukuku, icra ve iflas hukuku, tazminat hukuku, ceza hukuku ve idare hukukuyla bağlantılı uyuşmazlıklar değerlendirilmektedir.
Faaliyet alanlarının belirtilmesi, herhangi bir hukuk alanında kanunla tanınmış özel bir uzmanlık unvanı veya dava sonucuna ilişkin bir taahhüt anlamına gelmemektedir.
İletişim Bilgileri
Avukat Batın YILMAZ
İstanbul Barosu – Sicil No: 77008
Adres: Yakuplu, Hürriyet Blv. Skyport Residence No: 1/133, 34519 Beylikdüzü/İstanbul
Mesleki ve Hukuki Bilgilendirme
Bu sayfadaki açıklamalar genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçerik herhangi bir uyuşmazlığın sonucu hakkında garanti, başarı vaadi veya başka avukatlarla karşılaştırmalı üstünlük iddiası içermemektedir.
Her hukuki uyuşmazlık kendi olayları, tarafları, mevcut delilleri ve uygulanacak mevzuat kapsamında ayrı olarak değerlendirilmelidir. Sayfadaki genel bilgiler somut bir kişi veya uyuşmazlık hakkında verilmiş hukuki görüş yerine geçmez.
İçerik hazırlanırken avukatlık mesleğine ilişkin mevzuat ile Türkiye Barolar Birliği’nin mesleki tanıtım ve reklam yasağına ilişkin düzenlemeleri gözetilmiştir.
