Emsal karar incelemeleri

HAGB ve Türk Vatandaşlığı: Dava Düştüğü İçin Ret İptal Edildi, Danıştay 10. Daire

В этой статье 16 разделов
  1. Kısa Cevap: Hakkında HAGB veya Ertelenmiş Ceza Olan Kişi Türk Vatandaşı Olabilir mi?
  2. Danıştay 10. Daire Kararının Künyesi
  3. Uyuşmazlık Nasıl Başladı? Kaldırılan HAGB Kararı Vatandaşlık Başvurusunun Önüne Çıktı
  4. Davacı, İdare ve Danıştay Savcısı Ne Savundu?
  5. Yönetmelik m. 72/5 Neden İptal Edilmedi?
  6. Yönetmelik Yürürlükteyken Ret İşlemi Neden İptal Edildi?
  7. Kaldırılan HAGB, Süren HAGB ve Ertelenmiş Ceza Aynı Şey midir?
  8. Danıştay Benzer Dosyalarda Nasıl Karar Verdi?
  9. 12. Yargı Paketi HAGB ve Türk Vatandaşlığı İlişkisini Değiştirdi mi?
  10. Vatandaşlık Reddine Karşı Dava Nerede ve Kaç Günde Açılır?
  11. Danıştay Kararı Neyi Sağlar, Neyi Sağlamaz?
  12. HAGB veya Erteleme Bulunan Dosyada Hangi Hususlar İncelenmelidir?
  13. Часто задаваемые вопросы
  14. Sonuç: HAGB’de Belirleyici Olan Ceza Dosyasının Hangi Aşamada Olduğudur
  15. Правовые источники и связанные с ними материалы
  16. Автор и юридическая информация

Kısa Cevap: Hakkında HAGB veya Ertelenmiş Ceza Olan Kişi Türk Vatandaşı Olabilir mi?

Evet, olabilir; ancak bu sonuç kendiliğinden doğmaz, çünkü HAGB ve Türk vatandaşlığı ilişkisinde ceza dosyasının geldiği aşama, cezanın süresi ve suçun niteliği belirleyicidir. Taksirli suçlar dışında altı aydan fazla hapis cezasını engel sayan Yönetmelik hükmü ise yürürlüktedir.

Danıştay 10. Dairesi, 15 Ekim 2025 tarihli E. 2023/5620, K. 2025/4552 sayılı kararında oy birliğiyle iki ayrı sonuca ulaştı. Daire, Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in 72. maddesinin beşinci fıkrasındaki ibare yönünden davayı reddetti, ancak evlenme yoluyla yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemi iptal etti. Daireye göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı, başvurudan ve işlemden önce verilen ek kararla kaldırılmış ve dava düşmüş olduğundan bu kararın idari işleme esas alınması masumiyet karinesini ihlal ederdi.

Gerekçe, denetim süresi bitmiş ve davası düşmüş bir dosyaya dayanır; kararda süren HAGB veya ertelenmiş ceza hakkında açık bir değerlendirme yer almamaktadır. Bu dosyalarda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 2021’de uyguladığı “suçun niteliği” ölçütü gündeme gelir, ancak Kurul 2025’te o kararın yerleşik içtihat niteliği taşımadığını belirtmiştir. İptal kararı da vatandaşlık kazandırmaz; idare yeni bir değerlendirme yapar.

Bu inceleme, yayımlanan karar metnine dayanır; metinde taraf bilgileri ile bazı tarih ve sayılar gizlenmiştir. Ret işlemine karşı genel yol için vatandaşlık başvurusunun reddi ve iptal davası yazısına, ceza dosyasının ikamet ve sınır dışı boyutu için yabancının tutuklanması veya ceza alması yazısına можно обратиться.

Danıştay 10. Daire Kararının Künyesi

Заголовок Информация
Суд 10-й судебный отдел Государственного совета
Номер дела и номер решения E. 2023/5620, K. 2025/4552
Дата решения 15.10.2025
Bireysel işlem Evlenme yoluyla başvurunun 5901 sayılı Kanun m. 16/1-(c) uyarınca reddine ilişkin İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü işlemi
Düzenleyici işlem Yönetmelik m. 72/5 son cümlesindeki “…ile taksirli suçlar hariç olmak üzere… hükmün açıklanması geriye bırakılmış… olsa dahi, altı aydan fazla hapis cezası alanlar…” ibaresi
Yönetmeliğin yayımı 06.04.2010 tarihli ve 27544 sayılı Resmî Gazete (kararın ilgili mevzuat bölümündeki sayı; hüküm fıkrasında 27554 yazılmıştır)
Tetkik hâkimi düşüncesi İbare yönünden ret, bireysel işlem yönünden iptal
Danıştay savcısı düşüncesi İbarenin ve bireysel işlemin iptali
Заключение İbare yönünden davanın reddi; bireysel işlemin iptali; oy birliği
Yargılama giderleri Giderin 1/2’si davacı üzerinde bırakıldı, 1/2’si davalı idarelerden alındı; davalı idareler lehine vekâlet ücretine hükmedildi
Порядок обжалования Tebliği izleyen günden itibaren 30 gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz

Uyuşmazlık Nasıl Başladı? Kaldırılan HAGB Kararı Vatandaşlık Başvurusunun Önüne Çıktı

Eğitim görmek amacıyla 25 Eylül 2003’te Türkiye’ye gelen davacı, 3 Haziran 2005’te kavgaya dönüşen bir tartışma nedeniyle kasten yaralama suçundan yargılandı. Asliye ceza mahkemesi 11 ay 20 gün hapis cezası verdi, hükmün açıklanmasını geri bıraktı ve beş yıl denetim süresi uyguladı; karar itiraz edilmeden 21 Ekim 2013’te kesinleşti. Ek kararla, davacının denetim süresinde kasten yeni bir suç işlemediği ve yükümlülüklere uyduğu belirtilerek hüküm ortadan kaldırıldı ve dava düşürüldü.

Davacı 27 Haziran 2016’da evlendi; eşi 4 Eylül 2018’de Türk vatandaşı oldu. Davacının 2017’de Согласно Закону о турецком гражданстве № 5901, 11. maddesi, 2020’de 12. maddesi üzerinden yaptığı başvurular reddedildi ve Yönetmelik’in 72. maddesinin beşinci fıkrasına göre sakınca bulunduğu bildirildi.

Evlenme yoluyla yapılan başvuruda davacının aile birliği içinde yaşadığı, evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmadığı ve uzun dönem ikamet izniyle kaldığı tespit edildi. İl emniyet tahkikatı, Emniyet Genel Müdürlüğü arşivi ve Millî İstihbarat Başkanlığı arşivi de olumlu olmasına rağmen komisyon suç kaydı nedeniyle olumsuz görüş verdi ve başvuru reddedildi.

Дата Развитие событий Юридическое значение
21.10.2013 HAGB kararı kesinleşti. Beş yıllık denetim süresi bu karara bağlıdır.
05.12.2018 Ek kararla hüküm kaldırıldı, dava düştü (davacının anlatımına göre). Daire, ek kararın başvurudan ve işlemden önce verildiğini saptadı.
Ağustos 2022 Evlenme yoluyla başvuru yapıldı (davacının anlatımına göre). Başvuru tarihinde ceza hükmü bulunmamaktadır.
21.12.2022 Komisyon mülakatı yapıldı. Aile birliği olumlu, suç kaydı nedeniyle görüş olumsuzdur.
12.10.2023 Dava açıldı. Hem ret işlemi hem Yönetmelik ibaresi hedef alındı.

Ek kararın ve ret işleminin tarihleri Dairenin anlatımında gizli olduğundan, tablodaki 5 Aralık 2018 ve Ağustos 2022 tarihleri davacının iddialarından alınmıştır.

Davacı, İdare ve Danıştay Savcısı Ne Savundu?

Davacı, kanun koyucunun Devletin varlığına ve işleyişine yönelik, kamu düzenini ciddi düzeyde bozan suçları hedeflediğini savundu ve hükmün kaldırılarak davanın düştüğünü, kasten yaralama suçunun vatandaşlığa engel mahiyette olmadığını ileri sürdü.

Davalı idareler ise Yönetmelik hükmünün, HAGB gibi hukuki durumlardan yararlanarak yaptırıma uğramayan yabancının vatandaşlık şartlarını sağlamadığını tanımlamak için konulduğunu, Kanun’daki kamu düzeni şartını açıkladığını ve ret işleminin hukuka uygun olduğunu savundu.

Danıştay savcısı, Anayasa’nın 66. maddesi gereği vatandaşlığın kazanılma şartlarının kanunla düzenlenmesi gerektiğini hatırlatarak daha ileri gitti. Savcıya göre Yönetmelik, Kanun’da ve gerekçesinde yer almayan ilave şartlar getirmiş olup kanunilik ilkesine aykırı olduğundan iki işlemin de iptali gerekiyordu. Tetkik hâkiminin görüşü ise Dairenin ulaştığı sonuçla aynıydı.

Yönetmelik m. 72/5 Neden İptal Edilmedi?

Yönetmelik’in 72. maddesinin beşinci fıkrası iki grup kişiyi vatandaşlık dışında bırakır. İlk grup, devlet düzenine karşı faaliyet, terör, casusluk, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı veya insan ticareti gibi alanlarda “tespit edilenler”dir. İkinci grup ise taksirli suçlar hariç altı aydan fazla hapis cezası alanlardır ve dava yalnızca bu gruba yöneltilmiştir.

Daire ibareyi üç adımda hukuka uygun buldu:

  1. Yönetmelik ikincil düzenlemedir, bu nedenle Anayasa’nın 124. maddesi ve normlar hiyerarşisi gereği kanunun verdiği hakkı genişletemez veya daraltamaz.
  2. Devletin geniş takdir yetkisi vardır ve Kanun’un 10. maddesine göre şartları taşımak, vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz.
  3. Hüküm kanuni şartı açıklamaktadır, zira Daireye göre Yönetmelik “millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama” koşulunun anlam ve kapsamına açıklık getirmiştir. Takdir yetkisi de kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanılmıştır.

Daire bu sonucu, E. 2015/1612, K. 2020/3837 sayılı kararda ibare yönünden davanın reddedilmesine ve Kurulun E. 2021/2016, K. 2021/2025 sayılı kararıyla bu kısmın onanmasına da bağladı. Ana karar, Kurul kararının yalnızca bu kısmını aktarır, oysa Kurul aynı kararda bireysel işlem yönünden Daire kararını bozmuştur.

Kanunilik itirazı Danıştay içinde de dile getirilmiştir. Kurulun 2021 kararındaki bir karşı oy, taksirli suçlar dışında altı aydan fazla ceza gerektiren her suçun engel sayılmasının Kanun’daki şartı genişlettiğini, Anayasa’nın 66. maddesine ve normlar hiyerarşisine aykırı olduğunu savunmuştur. Diğer karşı oy bireysel işlem yönünden onama gerektiğini belirtmiştir; ana karar ise oy birliğiyle verilmiş olup karşı oy içermez.

Görüş ayrılığının kaynağı gerekçe ile lafız arasındaki farktır; Kanun’un 11. maddesinin gerekçesi isyan, sabotaj, casusluk, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı, evrakta sahtecilik gibi fiilleri örnek gösterirken Yönetmelik taksirli suçlar dışındaki bütün suçları ceza süresine bağlar.

Yönetmelik Yürürlükteyken Ret İşlemi Neden İptal Edildi?

Daire, düzenleyici işlem hukuka uygun olsa bile bireysel işlemin ayrıca denetlenmesi gerektiğini belirtti ve gerekçesini dört ayak üzerine kurdu:

  1. HAGB kararı ceza değildir, çünkü Daireye göre kişiyi ceza tehdidi altında bırakmaktan ibarettir. Daire kurumu Anayasa Mahkemesinin E. 2022/120, K. 2023/107 sayılı kararındaki açıklamalarla tanımlamış ve Ceza Muhakemesi Kanunu 231. maddesine göre denetim süresi yükümlülüklere uygun geçerse hükmün kaldırılıp davanın düştüğünü aktarmıştır.
  2. Masumiyet karinesi idareyi de bağlar; Daire, Anayasa Mahkemesinin 2018/23214 başvuru numaralı kararına atıfla güvencenin ikinci yönünü aktarmıştır. Bu yön, yargılama mahkûmiyet dışında bir hükümle bittiğinde devreye girer ve kamu makamlarının toplum nezdinde kişinin suçlu olduğu izlenimini uyandıracak işlemlerden kaçınmasını gerektirir.
  3. İşlemin dayanağı eski HAGB kararıdır ve Daire bunu idarenin savunma dilekçesinden tespit etmiştir.
  4. Karar başvurudan önce ortadan kalkmıştır; ek karar hem başvurudan hem işlemden önce verildiğinden, Daireye göre bu tarihlerde ortada herhangi bir ceza mahkemesi hükmü yoktur.

Sonucu belirleyen cümle şudur:

“…düşme kararından önce verilen ve düşme kararı sonucu hukuken ortadan kalkan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının idari işlemlere esas alınmasının, masumiyet karinesinin ihlali niteliğinde olacağı açıktır.”

Kararın gerekçesinde suçun niteliğine ilişkin ayrı bir değerlendirme yer almamaktadır; davacı kasten yaralamanın vatandaşlığa engel olmadığını ileri sürmüş, Daire ise sonucu düşme kararına ve masumiyet karinesine dayandırmıştır.

Kaldırılan HAGB, Süren HAGB ve Ertelenmiş Ceza Aynı Şey midir?

Hayır. Yönetmelik HAGB ile ertelemeyi aynı cümlede sayar ve düşme kararına değinmez, Danıştay kararları ise bu hâlleri farklı gerekçelerle çözer. Bu nedenle önce ceza dosyasının hangi aşamada olduğu belirlenmelidir.

Ceza dosyasının durumu Danıştayın kullandığı gerekçe Açık kalan nokta
Dava, başvurudan ve işlemden önce düşmüş Masumiyet karinesi (E. 2023/5620) Karar temyize açıktır; Kurulun bu gerekçeye ilişkin değerlendirmesi görülmedi.
Dava, ret işleminden sonra düşmüş Suçun niteliği (E. 2020/6745) Masumiyet gerekçesinin bu hâle uygulanıp uygulanmayacağı kararlarda tartışılmamıştır.
İşlem tarihinde denetim süresi sürüyor Suçun niteliği (E. 2021/2016) Kurul 2025’te bu kararı yerleşik içtihat saymamıştır.
Hapis cezası ertelenmiş Suçun niteliği (E. 2021/3093); karşı yönde E. 2016/3636 Masumiyet gerekçesi kararlarda bu hâl için kullanılmamıştır.

İkinci satırdaki E. 2020/6745 sayılı dosyada işlem tarihi gizlidir, ancak temyiz esası 2016 tarihli, ek karar 22 Eylül 2020 tarihlidir. Üçüncü satırdaki Kurul dosyasında ise olay 30 Mart 2013, ret işlemi 19 Mart 2015 tarihli olduğundan beş yıllık denetim süresi dolmuş olamaz.

Düşme Gerekçesi Ertelenmiş Cezaya Taşınabilir mi?

Ana karar bu soruyu cevaplamaz ve aşağıdaki değerlendirme karar metninde yer almamaktadır. Daire, düşme kararıyla ortada ceza mahkemesi hükmü kalmadığına dayanmıştır; ertelemede ise Türk Ceza Kanunu’nun 51. maddesinin sekizinci fıkrası, denetim süresi uygun geçirilirse cezanın infaz edilmiş sayılacağını düzenler ve hükmün ortadan kalktığını söylemez. Bu nedenle ertelenmiş ceza dosyasında ana karara dayanmak yeterli olmayabilir ve inceleme suçun niteliği ölçütüne kayabilir.

Dava Düşse de Yönetmelik’teki Faaliyet Engeli Sürer mi?

Sürebilir, çünkü Yönetmelik’in ilk grubu mahkûmiyete değil, “tespit” edilmeye bağlıdır. E. 2016/1541, K. 2020/4727 sayılı dosyada kamu davası zamanaşımından düşmüş olmasına rağmen Daire, ceza dosyasındaki tespitlere ve takdir yetkisine dayanarak iptal kararını oy çokluğuyla bozmuştur. Kararda masumiyet karinesine ilişkin açık bir değerlendirme yer almadığından, ana kararın düşme gerekçesinin bu gruba uygulanıp uygulanmayacağı belirsizdir.

Danıştay Benzer Dosyalarda Nasıl Karar Verdi?

UYAP Emsal Karar veri tabanında “altı aydan fazla hapis cezası alanlar” ifadesi için 3 Kasım 2026’da yapılan sorgu 22 Danıştay kararı döndürdü. Bu sayı yalnızca yayımlanmış kararları kapsar, vatandaşlığın iptali ve geri alınması dosyalarını da içerir ve başarı oranı olarak okunmamalıdır.

Решение Ceza dosyası Yol Заключение
E. 2023/5620, K. 2025/4552 (15.10.2025) Kasten yaralama, 11 ay 20 gün, HAGB, başvurudan önce düşme m. 16 İşlem iptal, ibare yönünden ret; oy birliği
Kurul, E. 2024/2042, K. 2025/484 (03.03.2025) Resmî belgede sahtecilik, 1 yıl 8 ay, HAGB m. 16 Davanın reddi yönündeki ısrar kararı onandı; oy çokluğu
E. 2020/6745, K. 2023/7962 (06.12.2023) Sahte resmî belge kullanma, 1 yıl 8 ay, HAGB, düşme 22.09.2020 m. 16 Davanın reddi kararı bozuldu; oy çokluğu, kesin
Kurul, E. 2023/1055, K. 2023/2179 (01.11.2023) Yaralama, 6 ay 20 gün, HAGB (E. 2021/2016 ile aynı dosya) m. 16 İptal kararı düzeltilerek onandı; esasta oy birliği, kesin
E. 2021/3093, K. 2022/289 (20.01.2022) İmar kirliliği, 10 ay, erteleme m. 16 Davanın reddi kararı bozuldu; oy birliği
Kurul, E. 2021/2016, K. 2021/2025 (25.10.2021) Yaralama, 6 ay 20 gün, HAGB m. 16 İbare yönünden onama, işlem yönünden bozma; oy çokluğu, kesin
E. 2016/15373, K. 2020/5435 (25.11.2020) Hırsızlığa teşebbüs, 3 ay, HAGB m. 16 İptal kararı gerekçe değiştirilerek onandı; oy çokluğu
E. 2016/3636, K. 2020/4506 (04.11.2020) Uyuşturucu madde satın alma, 10 ay, erteleme m. 11 Davanın reddi kararı onandı; oy birliği

Bozma kararları davanın sonu değildir, çünkü dosya yeniden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine döner. Bu kararlardan üç sonuç çıkmaktadır:

  • 2020’de lafız esas alındı; Daire, E. 2015/1612 sayılı kararda 6 ay 20 günlük HAGB cezası nedeniyle davayı reddetti, E. 2016/3636 sayılı kararda ise ertelenmiş 10 aylık cezaya dayanan davanın reddini onadı.
  • 2021’de suçun niteliği öne çıktı; Kurul, Kanun gerekçesinden hareketle kanun koyucunun Devletin varlığına ve işleyişine yönelik, kamu düzenini ciddi düzeyde bozan suçları hedeflediğini kabul etti. Kurul, sokak köpeklerine kötü davranıldığı iddiasıyla başlayan tartışma sonrası yaralamayı bu kapsamda görmedi. Daire bozmaya uyarak işlemi iptal etti, Kurul da E. 2023/1055 sayılı kararla bu sonucu esas yönünden oy birliğiyle onayıp yalnızca yargılama giderlerini düzeltti.
  • Altı ay sınırı ayrı bir eşiktir, çünkü altı aydan fazla olmayan ceza Yönetmelik’in ikinci grubuna girmez. E. 2016/15373 sayılı dosyada idare iki yıl ceza bulunduğunu ileri sürmüşse de Daire ceza kararını inceleyerek gerçek cezanın üç ay olduğunu saptamıştır.

Kurul 2025’te Suçun Niteliği Ölçütünden Döndü mü?

Bu kadar geniş bir sonuç çıkarılamaz, ancak Kurul 2021 kararını yerleşik içtihat saymamıştır. Daire 2022’de, resmî belgede sahtecilikten 1 yıl 8 ay ceza alan davacı yönünden davanın reddini suçun niteliğine ve 2021 kararına atıfla bozmuş, idare mahkemesi önceki kararında ısrar etmiş ve Kurul ısrar kararını onamıştır. Kurula göre Daire, önceki bozma kararına uyularak verilen kararı yalnızca bozmaya uygunluk yönünden inceleyebilirdi ve 2021 kararı bu sınırı aşmayı haklı kılmıyordu:

“…Kurulumuzun anılan kararının yerleşik içtihat niteliğini haiz olmadığı, somut uyuşmazlığın niteliğine göre farklı yönde kararlarının da bulunduğu, diğer taraftan yargılama sürecinde maddi veya hukuki koşullarda da herhangi bir değişiklik olmadığı anlaşılmıştır.”

Kurul sahteciliğin vatandaşlığa engel olup olmadığını esastan tartışmamış, farklı yöndeki kararlarını da göstermemiştir. E. 2017/1053 sayılı bozma kararında aktarıldığına göre davacı, davanın düştüğünü de ileri sürmüştür; Kurul kararında buna ilişkin bir değerlendirme yer almamaktadır. Aynı suç tipi ve aynı ceza süresi iki dosyada farklı sonuca gitmiş, E. 2020/6745 sayılı dosyada Daire davanın reddini kesin olarak bozmuş, E. 2024/2042 sayılı dosyada ise davanın reddi onanmıştır. Kurulun gerekçesi önceki bozma kararından doğan inceleme sınırına dayanır; E. 2020/6745 sayılı kararda böyle bir sınırlamaya yer verilmemiştir. Kurul kararında karar düzeltme yolu açık gösterilmiş olup ana karar bu 2025 kararına atıf yapmamaktadır.

12. Yargı Paketi HAGB ve Türk Vatandaşlığı İlişkisini Değiştirdi mi?

Doğrudan değiştirmedi. 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun’un 15. maddesi, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin beşinci ila on dördüncü fıkralarını yeniden düzenledi. Değişiklik, Anayasa Mahkemesinin 10 Temmuz 2025 tarihli ve 31 Aralık 2025’te yayımlanan E. 2024/98, K. 2025/149 sayılı iptal kararının ardından yapıldı. Ceza hukuku yönü için 12. Yargı Paketi HAGB yazısına можно обратиться.

Ana karardan sonra 5901 sayılı Kanun’da veya Yönetmelik’in 72. maddesinde bir değişiklik tespit edilmemiştir. Ulaşılan kaynaklardaki listede 7589 sayılı Kanun’un değiştirdiği kanunlar arasında 5901 sayılı Kanun yer almamaktadır. Yeni metnin bu konuya etkisi şöyle özetlenebilir:

  • Düşme sonucu korunmuştur, çünkü yeni metinde de HAGB, müsadere hariç, hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder ve denetim süresi uygun geçerse hüküm kaldırılıp dava düşer. Ana kararın dayandığı yapı bu yönüyle sürmektedir.
  • Risk alanı aynıdır, zira HAGB iki yıl veya daha az cezada verilebildiğinden Yönetmelik bakımından tartışmalı alan altı ayı aşan ve iki yılı geçmeyen cezalardır.
  • İstinaf yolu yeni değildir, çünkü on ikinci fıkrada yer alan istinaf yolu 7589 sayılı Kanun’la değil, 7499 sayılı Kanun’la getirilmiş ve 1 Haziran 2024’ten itibaren verilen HAGB kararlarına uygulanmıştır.
  • Kayıt hükmü açık bir sorudur, çünkü on üçüncü fıkraya göre HAGB kararları özel bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak savcı, hâkim veya mahkemenin istemesi hâlinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir. Ana kararda bu fıkranın vatandaşlık araştırmasına etkisine ilişkin açık bir değerlendirme yer almamaktadır.

Vatandaşlık Reddine Karşı Dava Nerede ve Kaç Günde Açılır?

Ret işlemi Bakanlık işlemidir ve dava kural olarak idare mahkemesinde görülür; İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesine göre özel bir süre yoksa dava süresi 60 gündür.

İncelenen dosyalarda yalnızca ret işlemi hedef alındığında dava idare mahkemesinde başlamış (E. 2021/3093), Yönetmelik ibaresi de dava konusu edildiğinde dosya Danıştayda karara bağlanmış ve temyiz mercii Kurul olmuştur (E. 2023/5620, E. 2015/1612).

Kanun yolu da dikkatle izlenmelidir, çünkü Kurulun E. 2024/2042 sayılı kararı bozma kararına uyulduktan sonraki temyiz incelemesinin dar olduğunu göstermektedir. Bu nedenle düşme ek kararı ve suçun niteliğine ilişkin belgeler yargılamanın başında sunulmalıdır. 7589 sayılı Kanun ulaşılan kaynaklara göre İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda istinaf ve temyize ilişkin değişiklikler de yaptığından, idare mahkemesi kararlarında izlenecek yol kararın sonundaki bildirimle ve kanun yolu açıklamalarıyla должны проверяться вместе.

Danıştay Kararı Neyi Sağlar, Neyi Sağlamaz?

  • Vatandaşlık kazandırmaz, çünkü Daireye göre idare, mevzuatın aradığı diğer hususlar yönünden ve takdir yetkisi çerçevesinde yeniden değerlendirme yaparak olumlu veya olumsuz yeni bir işlem tesis edebilir.
  • Yönetmelik hükmünü kaldırmaz, dolayısıyla idare bu hükmü başka başvurularda uygulayabilir ve kişi kendi dosyasında bireysel işleme karşı dava açmak zorunda kalabilir.
  • Kesinleşme belirsizdir, zira kararda temyiz yolu açık gösterilmiş ve 3 Kasım 2026’daki UYAP taramasında temyiz sonucuna ilişkin yayımlanmış bir karar görülmemiştir. Bu durum temyize gidilmediği anlamına gelmez.
  • Vatandaşlık kazanıldıktan sonra doğan olguları kapsamaz; bunlar için Türk vatandaşlığının geri alınması kararı incelemesine можно обратиться.
  • Başka dosyalara otomatik etki yapmaz, çünkü her dosya kendi ceza kararı, tarihleri ve idari gerekçesiyle incelenir.

HAGB veya Erteleme Bulunan Dosyada Hangi Hususlar İncelenmelidir?

  • Düşme ek kararı ve tarihi: Ek kararın başvuru ve işlem tarihlerine göre konumu, ana kararın uygulanabilirliğini belirler (E. 2023/5620).
  • Ret işleminin dayanağı: Daire işlemin dayanağını idarenin savunma dilekçesinden saptamıştır (E. 2023/5620), bu nedenle ceza kaydının yanında başka bir gerekçe bulunup bulunmadığı ayrılmalıdır.
  • Suçun niteliği ve ceza kararının gerekçesi: Kurul, olayın gelişimini, cezanın alt sınırdan verilmesini ve sabıkasızlığı aktararak sonuca ulaşmıştır (E. 2021/2016).
  • Порядок подачи заявления: E. 2016/3636 sayılı dosyada idare mahkemesi m. 11/1-(d) bendindeki iyi ahlak şartına da dayanmış, Daire ayrı gerekçe yazmadan onamıştır, oysa Kanun’un 16. maddesinde bu şart sayılmaz.
  • Süren yargılama: Yönetmelik’in 25. maddesi, yargılaması devam edenlerin evlenme yoluyla başvurusunun kabul edilmeyeceğini düzenler, ancak denetim süresindeki HAGB’nin bu kapsamda olup olmadığı incelenen kararlarda tartışılmamıştır.
  • Evlilik şartları: Daire aile birliği şartlarını da saptamıştır (E. 2021/3093); evlilik yoluyla başvurunun reddi bu yönden ayrıca değerlendirilmelidir.

Часто задаваемые вопросы

HAGB Kararı Olan Yabancı Türk Vatandaşı Olabilir mi?

Olabilir, ancak otomatik değildir. Türk Vatandaşlığı Yönetmeliği’nin 72/5 hükmü taksirli suçlar dışında altı aydan fazla hapis cezasını HAGB kapsamında olsa dahi engel sayar ve bu hüküm iptal edilmemiştir. Danıştay ise bireysel işlemi ayrıca denetler; düşme kararını, suçun niteliğini ve dosyadaki diğer verileri değerlendirir.

HAGB Kaldırılıp Dava Düşmüşse Vatandaşlık Başvurusu Eski Karar Nedeniyle Reddedilebilir mi?

Danıştay 10. Dairesi, E. 2023/5620 sayılı kararda böyle bir ret işlemini iptal etmiştir. Başvurudan ve işlemden önce verilen düşme kararıyla hüküm ortadan kalktığından, eski HAGB kararını işleme esas almak masumiyet karinesinin ihlali sayılmıştır. Temyiz yolu açık olduğundan kesinleşme ayrıca kontrol edilmelidir.

Ertelenmiş Hapis Cezası Türk Vatandaşlığına Engel midir?

Yönetmelik taksirli suçlar dışında altı aydan fazla ertelenmiş hapis cezasını engel sayar, ancak sonuç dosyaya göre değişir. Danıştay 10. Dairesi E. 2021/3093 sayılı kararda evlenme yoluyla başvuruda 10 aylık ertelenmiş imar suçu cezasını engel görmemiş, E. 2016/3636 sayılı kararda ise genel başvuruda 10 aylık ertelenmiş cezaya dayanan davanın reddini onamıştır.

Altı Aydan Az Ceza Vatandaşlık Başvurusunu Engeller mi?

Yönetmelik’in altı ay sınırı altı aydan fazla olmayan cezaları kapsamaz. Danıştay 10. Dairesi E. 2016/15373 sayılı kararda 3 aylık HAGB cezası nedeniyle Yönetmelik’in uygulanamayacağını oy çokluğuyla kabul etmiştir. O dosyada hırsızlık suçu Yönetmelik’te sayılan faaliyetler arasında da yer almıyordu; sayılan faaliyetlerde ceza süresi aranmaz.

Yönetmeliğin 72. Maddesinin 5. Fıkrası İptal Edildi mi?

Hayır. Danıştay 10. Dairesi 15 Ekim 2025 tarihli kararında ibare yönünden davayı reddetmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu da 2021’de aynı ibareye ilişkin ret kararını onamıştır. İptal edilen, yalnızca davacıya ilişkin bireysel ret işlemidir.

Danıştay İptal Kararı Verirse Vatandaşlık Kendiliğinden Kazanılır mı?

Hayır. Danıştay 10. Dairesine göre iptal kararı davacıyı doğrudan vatandaşlığa almaz. İdare, mevzuatın aradığı diğer hususlar ve takdir yetkisi çerçevesinde yeniden değerlendirme yapar ve olumlu veya olumsuz yeni bir işlem tesis edebilir.

12. Yargı Paketi HAGB Nedeniyle Vatandaşlık Engelini Kaldırdı mı?

Hayır. 7589 sayılı Kanun Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesini yeniden düzenlemiş, ancak ulaşılan kaynaklara göre 5901 sayılı Kanun’u değiştirmemiştir. Yönetmelik’in 72. maddesinde de karardan sonra bir değişiklik tespit edilmemiştir. Yeni metin, düşme sonucunu korumaktadır.

Sonuç: HAGB’de Belirleyici Olan Ceza Dosyasının Hangi Aşamada Olduğudur

Danıştay 10. Dairesinin 15 Ekim 2025 tarihli kararı, Yönetmelik’in 72. maddesinin beşinci fıkrasını ayakta bırakmakta, ancak bu hükmün düşme kararıyla ortadan kalkmış bir HAGB kararı üzerinden uygulanmasını masumiyet karinesi yönünden sınırlamaktadır. Hakkındaki dava başvurudan önce düşmüş kişi bakımından karar doğrudan bir dayanak sunar; yine de karar temyize açıktır.

Süren HAGB ve ertelenmiş ceza dosyalarında ise “suçun niteliği” ölçütü gündeme gelir, ancak Kurul 2025’te bu ölçüte dayanak olan kararını yerleşik içtihat saymamıştır. Bu nedenle somut dosyada ilk bakılacak nokta ceza dosyasının aşaması, ikincisi cezanın süresi ve suçun niteliği, üçüncüsü ise ret işleminin ceza kaydı dışında bir dayanağı olup olmadığıdır.

Правовые источники и связанные с ними материалы

Mevzuat

Danıştay Kararları

Liste yazıda anılan kararları içerir, tarama sonuçlarının tamamı değildir. Benzer kararlar Danıştay karar arama sayfasından da aranabilir.

Anayasa Mahkemesi Kararları

Diğer Kaynaklar ve İlgili Yazılar

Автор и юридическая информация

Адв. Батин ЙЫЛМАЗ
Стамбульская коллегия адвокатов — Регистрационный №: 77008

Bu metin, Danıştay 10. Dairesinin 15.10.2025 tarihli, E. 2023/5620, K. 2025/4552 sayılı kararına dayalı hukuki karar incelemesidir. İnceleme, yayımlanan karar metniyle sınırlıdır; başka dosyalarda aynı sonucun elde edileceği anlamına gelmez.

Содержимое этой страницы предназначено для общего информирования и открыто для использования всеми нашими коллегами. Однако в соответствии с Законом об интеллектуальных и художественных произведениях № 5846, в случае использования текста полностью или частично, просим с вниманием отнестись к указанию источника в форме «Batın Yılmaz Avukatlık Ofisi – batinyilmaz.av.tr» и размещению ссылки на соответствующую статью.

Содержимое этой страницы предназначено для общего информирования и открыто для использования всеми нашими коллегами. Однако в соответствии с Законом об интеллектуальных и художественных произведениях № 5846, в случае использования текста полностью или частично, просим с вниманием отнестись к указанию источника в форме «Batın Yılmaz Avukatlık Ofisi – batinyilmaz.av.tr» и размещению ссылки на соответствующую статью.

Адв. Batın Yılmaz

Автор

Адв. Batın Yılmaz

Основатель Адвокатского бюро Batın Yılmaz. Ведёт судебные дела и консультирование в области уголовного, корпоративного, административного, имущественного, исполнительного права и права возмещения вреда, а также права иностранцев и гражданства.

О нашем офисе