TCK 97 Terk Suçu Nedir?

TCK 97 terk suçu, yaşı veya hastalığı nedeniyle kendisini koruyamayan ve bu nedenle birinin koruma ve gözetimi altında bulunan kişinin, yükümlü kişi tarafından kendi hâline bırakılması durumunda oluşan suçtur.

Burada önemli olan nokta şudur: Kanun, “terk” fiilini yalnızca fiziksel olarak bir yerde bırakmak şeklinde dar yorumlamaz. Uygulamada “terk”, kişinin korumadan yoksun hale getirilmesi anlamına gelir.

TCK 97’nin Koruduğu Hukuki Değer Nedir?

TCK 97’nin amacı, özellikle savunmasız durumdaki kişileri korumaktır. Bu kapsamda:

  • yaşlılar,
  • hastalar,
  • ciddi sağlık sorunları nedeniyle kendi başına yaşamını sürdüremeyen kişiler

gibi grupların, bakmakla yükümlü kişiler tarafından tehlikeye atılmasının önüne geçilmesi hedeflenir.

TCK 97 Terk Suçunun Şartları (Unsurları)

Mağdur Kim Olabilir?

TCK 97 kapsamında mağdur:

  • yaşı veya
  • hastalığı

nedeniyle kendini idare edemeyecek durumda olmalıdır.

Buradaki “kendini idare edememe”, her somut olayda ayrıca değerlendirilir. Kişinin günlük yaşam ihtiyaçlarını tek başına karşılayamaması, sağlık nedeniyle kendini koruyamaması veya tehlikelerden kaçınamaması gibi durumlar bu kapsamda gündeme gelebilir.

Fail Kim Olabilir?

TCK 97 terk suçu bakımından fail, mağdur üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişidir.

Bu yükümlülük:

  • kanundan (ör. aile ilişkisi, velayet/vesayet),
  • sözleşmeden (ör. bakım sözleşmeleri),
  • doğal bağlılık ilişkisinden (uygulamada aile içi fiilî bakım ilişkileri),
  • veya fiilî durumdan (kişinin bakımı fiilen üstlenilmiş olabilir)

kaynaklanabilir.

“Kendi Hâline Terk Etmek” Ne Demektir?

“Kendi hâline terk etmek”, kişinin koruma altında olması gerekirken, korunmasız bırakılmasıdır.

Örnek olarak:

  • Bakıma muhtaç bir yaşlının evde kapatılıp uzun süre yalnız bırakılması,
  • Hastaneden alınan bir hastanın güvenli şekilde bakımı sağlanmadan sokakta bırakılması,
  • Bakıma muhtaç kişinin temel ihtiyaçları sağlanmadan ortada bırakılması

gibi durumlar somut olayın koşullarına göre TCK 97 açısından değerlendirilebilir.

Terk Suçu Kasten mi İşlenir?

Evet. TCK 97, uygulamada “kasten işlenebilen suç” olarak ele alınır. Yani failin, mağduru korumasız bıraktığını bilerek ve isteyerek hareket etmesi beklenir.

Ancak her olayın kast değerlendirmesi farklıdır. “Zorunluluk”, “ani gelişen olay”, “yükümlülüğün devri” gibi iddialar varsa ayrıca incelenir.

TCK 97 Terk Suçunun Cezası Nedir?

TCK 97/1 Cezası

TCK 97/1’e göre terk suçunun temel hali için ceza:

  • 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır.

Bu, “terk” fiilinin gerçekleşmesiyle oluşan temel cezadır; ayrıca mağdurun zarar görmesi şart değildir. Ancak somut olayın özellikleri cezanın belirlenmesinde etkili olabilir.

TCK 97/2: Sonuç Ağırlaşırsa Ne Olur?

Terk nedeniyle mağdur:

  • hastalanırsa,
  • yaralanırsa,
  • veya ölürse,

kanun “neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç” hükümlerine göre daha ağır sonuçlar doğurabileceğini belirtir.

Bu fıkra, terk fiilinin mağdur üzerinde daha ağır bir netice doğurması halinde, ceza sorumluluğunun da buna göre ağırlaştırılmasını sağlar.

TCK 97 ile TCK 98 Arasındaki Fark Nedir?

Uygulamada en sık karıştırılan iki düzenleme şunlardır:

  • TCK 97 (Terk): Failin mağdur üzerinde koruma-gözetim yükümlülüğü vardır. Yükümlü kişi, muhtaç kişiyi “kendi hâline bırakır”.
  • TCK 98 (Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi): Failin özel bir koruma yükümlülüğü olmasa bile, kendini idare edemeyen bir kişiye yardım etmez veya durumu bildirmez.

Kısaca: TCK 97 “bakmakla yükümlü olanın terk etmesi”, TCK 98 ise “genel anlamda yardım/bildirim yapmama” gibi düşünülebilir (somut olaya göre değerlendirme değişebilir).

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

TCK 97 terk suçu şikâyete tabi mi?

TCK 97’nin soruşturma-usul niteliği (şikâyet/ resen) somut olaya ve uygulamaya göre değerlendirilir. Genel olarak savunmasız kişinin korunması amaçlandığından, olayın öğrenilmesi halinde soruşturma makamları devreye girebilir. En sağlıklı değerlendirme için olayın tüm detaylarıyla bir ceza hukukçusuna danışılması önerilir.

Yaşlı birini kısa süre yalnız bırakmak TCK 97 sayılır mı?

Her “yalnız bırakma” otomatik olarak TCK 97 değildir. Uygulamada kritik ölçütler:

  • kişinin kendini idare edip edemediği,
  • bırakılma süresi,
  • bırakıldığı ortamın güvenliği,
  • failin gerçekten koruma ve gözetim yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı,
  • mağdur açısından tehlike doğup doğmadığı

gibi unsurlardır. Somut olay değerlendirmesi şarttır.

TCK 97’de “koruma ve gözetim yükümlülüğü” nasıl ispatlanır?

Bu yükümlülük:

  • aile ilişkisi/vesayet gibi hukuki bağlar,
  • bakım sözleşmesi gibi yazılı belgeler,
  • fiilî bakımın üstlenildiğini gösteren tanık, kamera, kayıtlar, mesajlar ile ispatlanabilir.

Terk sonucu mağdur ölürse ne olur?

TCK 97/2 uyarınca, terk nedeniyle ölüm gerçekleşmişse “neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç” hükümleri gündeme gelir. Bu durumda ceza sorumluluğu ve nitelendirme, olayın tüm koşullarına göre (illiyet bağı, kusur, öngörülebilirlik vb.) daha ağır sonuçlar doğurabilir.

TCK 97 kapsamında mağdurun mutlaka zarar görmesi gerekir mi?

Hayır. TCK 97/1’de suçun temel hali için, “kendi hâline terk” fiilinin gerçekleşmesi önemlidir. Zarar/hastalanma/yaralanma/ölüm gibi sonuçlar ortaya çıkarsa TCK 97/2 devreye girebilir.

Av. Batın YILMAZ

Yorum Yazın

Mail Bültenimize Abone Olun