İnternet Erişiminin Engellenmesi: Kişilik Hakları ve Özel Hayatın Gizliliğine Yönelik İhlallerde Hukuki Yollar

İnternet Erişiminin Engellenmesi: Kişilik Hakları ve Özel Hayatın Gizliliğine Yönelik İhlallerde Hukuki Yollar

İnternette yayımlanan bir haber, sosyal medya paylaşımı, video, fotoğraf, yorum veya kişisel veri; kişinin şeref ve itibarı, özel hayatı, aile yaşamı, görüntüsü, sesi ya da mesleki saygınlığı üzerinde hukuka aykırı bir etki doğuruyorsa farklı hukukî başvuru yolları gündeme gelir. Ancak her rahatsız edici, eleştirel veya olumsuz içerik için doğrudan “erişimin engellenmesi” kararı alınması mümkün değildir.

Güncel hukukta başvurulacak yol, içeriğin niteliğine göre belirlenir:

İçerik, 5651 sayılı Kanun m.8‘de sayılan katalog suçlardan birini oluşturuyorsa içerik çıkarılması veya erişimin engellenmesi tedbiri gündeme gelebilir.

İçerik özel hayatın gizliliğini, kişisel verileri, mahrem görüntüleri veya yazışmaları hukuka aykırı biçimde yayıyorsa ceza soruşturması ve koruma tedbirleri değerlendirilebilir.

İçerik kişilik haklarını zedeliyor; fakat katalog suç kapsamına girmiyorsa, kural olarak Türk Medeni Kanunu (TMK) m.24 ve m.25 kapsamında asliye hukuk mahkemesinde hukuka aykırılığın tespiti, yayının durdurulması, kaldırılması, düzeltme, kararın yayımlanması ve tazminat talepleri ileri sürülebilir.

İçeriğin haber, yorum veya eleştiri niteliği taşıması hâlinde ise kişilik hakları ile ifade ve basın özgürlüğü arasında somut olayın özelliklerine göre denge kurulmalıdır.

5651 sayılı Kanun’un kişilik haklarının ihlali gerekçesiyle doğrudan erişimin engellenmesini düzenleyen eski m.9 hükmü, Anayasa Mahkemesinin 11.10.2023 tarihli, E.2020/76, K.2023/172 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Bu nedenle, kişilik hakkının ihlal edildiğini ileri süyen herkesin eski m.9 kapsamında doğrudan sulh ceza hâkimliğinden erişim engeli alabileceği yönündeki bilgiler güncel değildir.


İNTERNET ERİŞİMİNİN ENGELLENMESİ NE DEMEKTİR?

İnternet erişiminin engellenmesi, belirli bir internet içeriğine veya istisnai hâllerde bir internet sitesinin tamamına Türkiye’den erişimin teknik olarak engellenmesidir. Bu tedbir; içerik kaldırma, yayının durdurulması, arama motoru sonuçlarından çıkarılma veya tazminat davası ile aynı şey değildir.

Bir internet yayını bakımından farklı sonuçlar doğurabilecek başlıca kavramlar şunlardır:

Hukukî AraçAmaçUygulama Alanı
İçeriğin çıkarılmasıİçeriğin kaynağından silinmesiİçerik sağlayıcının veya platformun müdahalesi ile
Erişimin engellenmesiİçeriğe Türkiye’den erişimin sınırlanmasıKanunda öngörülen koruma tedbirleri kapsamında
Yayının durdurulmasıHukuka aykırı yayının devamının önlenmesiTMK m.24-25 kapsamındaki hukuk davasında
Hukuka aykırılığın tespitiYayının kişilik hakkına saldırı oluşturduğunun belirlenmesiSaldırı sona ermiş olsa bile etkileri sürüyorsa
Düzeltme veya kararın yayımlanmasıİhlalin etkilerinin giderilmesiSomut olayda gerekli ve ölçülü görülürse
Maddi-manevi tazminatZararın veya manevi sarsıntının giderilmesiHukuka aykırı saldırının koşullarına göre

Bu ayrım özellikle önemlidir. Bir içeriğe erişimin engellenmesi, içeriğin internetten tamamen silindiği anlamına gelmeyebilir. Aynı bilgi farklı internet sitelerinde, sosyal medya hesaplarında, forumlarda veya yurt dışı kaynaklı platformlarda yeniden paylaşılabilir. Her yeni paylaşımın URL’si, içeriği ve hukuka aykırılık nedeni ayrı ayrı değerlendirilmelidir.


KİŞİLİK HAKLARI İNTERNETTE HANGİ DEĞERLERİ KORUR?

Kişilik hakkı; kişinin yaşamı, beden ve ruh bütünlüğü, adı, resmi, sesi, şeref ve itibarı, özel yaşamı, aile hayatı, sır alanı, mesleki itibarı ve kişisel verileri üzerindeki hukukî değerlerin bütününü ifade eder.

TMK m.24 uyarınca hukuka aykırı biçimde kişilik hakkına saldırılan kişi, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını hâkimden isteyebilir. Bir saldırının hukuka aykırı sayılmaması için kişinin rızası, üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması gibi hukuka uygunluk sebeplerinden birinin bulunması gerekir.

İnternet ortamında kişilik hakkı ihlali örnekleri şunlar olabilir:

Gerçek dışı suç isnadı yapılması,

Kişinin itibarıyla bağdaşmayan ifadelerle hedef gösterilmesi,

Özel hayatına ilişkin fotoğraf, video, ses kaydı veya yazışmaların paylaşılması,

Sağlık bilgileri, aile hayatı, konum verisi veya iletişim bilgilerinin yayımlanması,

Kişinin rızası olmaksızın görüntüsünün ticari veya küçük düşürücü amaçla kullanılması,

Eski, doğrulanmamış veya bağlamından koparılmış bilgilerin yeniden dolaşıma sokulması,

Sosyal medya üzerinden sistematik biçimde itibarsızlaştırma kampanyası yürütülmesi.

Bununla birlikte, her eleştiri kişilik hakkına saldırı değildir. İfade özgürlüğü; sert, sarsıcı ve rahatsız edici düşünceleri de belirli ölçüde korur. Hukukî değerlendirmede eleştiri ile hakaret, yorum ile olgu isnadı, kamusal tartışma ile özel alanın teşhiri arasındaki fark dikkate alınır.


ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİ VE KİŞİSEL VERİLERİN YAYILMASI

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın m.20 hükmü, herkesin özel ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğunu düzenler. Aynı hüküm, kişisel verilerin korunmasını isteme hakkını da anayasal güvence altına alır.

Özel hayatın gizliliği yalnızca ev içindeki yaşamı kapsamaz. Kişinin aile ilişkileri, sağlık durumu, özel yazışmaları, görüntüleri, ses kayıtları, günlük yaşam tercihleri, konum bilgisi, iletişim bilgileri ve kamuya açıklamadığı kişisel verileri de koruma alanına girebilir.

Özellikle aşağıdaki içerikler bakımından hukukî risk daha yüksektir:

Gizlice kaydedilmiş ses veya görüntülerin yayımlanması,

Özel yazışmaların ekran görüntüsü olarak paylaşılması,

Sağlık raporu, telefon numarası, adres veya kimlik bilgisinin ifşa edilmesi,

Kişinin çocukları veya aile bireyleri hakkında mahrem bilgi paylaşılması,

Özel yaşamı konu alan görüntülerin sosyal medya hesaplarında yayılması,

Kişisel verilerin ifşa edilerek hedef gösterme, tehdit veya taciz ortamı oluşturulması.

Bu tür eylemler olayın özelliğine göre Türk Ceza Kanunu (TCK) m.134, m.135 ve m.136 kapsamında da değerlendirmeye tabi olabilir. TCK m.134 özel hayatın gizliliğinin ihlalini; TCK m.135 kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesini; TCK m.136 ise kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesini, yayılmasını veya ele geçirilmesini düzenler.

Özel hayata ilişkin her bilgi otomatik olarak suç konusu oluşturmaz. Bilginin kamusal nitelikte olup olmadığı, nasıl elde edildiği, paylaşımın amacı, kişinin rızası, kişinin toplumsal konumu ve yayının kamu yararı taşıyıp taşımadığı birlikte incelenir.


5651 SAYILI KANUN M.8 KAPSAMINDA ERİŞİMİN ENGELLENMESİ

5651 sayılı Kanun m.8, internet ortamında yapılan ve belirli katalog suçları oluşturduğu hususunda yeterli şüphe bulunan yayınlar hakkında içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi tedbirini düzenler.

Bu suçlar arasında başlıca şunlar bulunmaktadır:

İntihara yönlendirme,

Çocukların cinsel istismarı,

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma,

Sağlık için tehlikeli madde temini,

Müstehcenlik,

Fuhuş,

Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama,

Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun kapsamındaki suçlar,

Spor müsabakalarında bahis ve şans oyunlarıyla ilgili belirli suçlar,

Millî İstihbarat Teşkilatı Kanunu’nda düzenlenen belirli suçlar.

Soruşturma evresinde kural olarak hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı; kovuşturma evresinde ise mahkeme içeriğin çıkarılmasına veya erişimin engellenmesine karar verebilir. Savcının verdiği kararın yargısal onaya sunulması gerekir.

5651 sayılı Kanun m.8/17 uyarınca temel ilke, ihlalin gerçekleştiği belirli yayın, kısım veya bölüm bakımından URL temelli erişim engelidir. İnternet sitesinin tamamına erişimin engellenmesi, ancak URL bazlı tedbirin teknik olarak mümkün olmaması veya ihlali önlemeye elvermemesi hâlinde gündeme gelebilir.

Bu nedenle “bir internet sitesinde hukuka aykırı içerik var” gerekçesi tek başına sitenin tamamının engellenmesini haklı kılmaz. Müdahale, hedeflenen korumayı sağlayacak en dar kapsamda kurulmalıdır.


KİŞİLİK HAKKI İHLALİNDE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDE DAVA

Katalog suç kapsamına girmeyen; ancak kişilik hakkını ihlal ettiği ileri sürülen internet yayınları bakımından temel özel hukuk koruması TMK m.24 ve m.25 hükümleridir.

TMK m.25 kapsamında kişi;

Saldırı tehlikesinin önlenmesini,

Sürmekte olan saldırının sona erdirilmesini,

Sona ermiş olmasına rağmen etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini,

Düzeltme yapılmasını,

Kararın üçüncü kişilere bildirilmesini veya yayımlanmasını,

Maddi tazminat ödenmesini,

Manevi tazminat ödenmesini,

Hukuka aykırı saldırı sonucunda elde edilen kazancın kendisine verilmesini

isteyebilir.

Kişilik haklarının korunmasına yönelik davalarda, aksine özel bir düzenleme bulunmadıkça görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir. Yetki bakımından TMK m.25, davacıya kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açma imkânı verir. Haksız fiil niteliğindeki olaylarda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.16 kapsamındaki seçimlik yetki kuralları da somut olaya göre önem taşıyabilir.

İnternet içeriğinin Türkiye’nin her yerinden erişilebilir olması, her mahkemenin sınırsız şekilde yetkili olduğu anlamına gelmez. Dava açılırken zarar görenin yerleşim yeri, yayıncının veya içerik sağlayıcının yerleşim yeri, yayının etkisinin ortaya çıktığı yer ve hukuka aykırı fiille bağlantı açık biçimde ortaya konulmalıdır.


HABER VERME HAKKI, İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE KİŞİLİK HAKLARI DENGESİ

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın m.26 hükmü, düşünce ve kanaatleri açıklama ve yayma özgürlüğünü güvence altına alır. Anayasa m.28 ise basın özgürlüğünü ve sansür yasağını düzenler. Bununla birlikte Anayasa m.26 uyarınca ifade özgürlüğü; başkalarının şöhret ve haklarının, özel ve aile hayatının korunması amacıyla sınırlanabilir.

Bir haberin veya sosyal medya paylaşımının hukuka uygunluğu değerlendirilirken aşağıdaki ölçütler önem taşır:

Değerlendirme Ölçütüİncelenen Husus
GerçeklikYayının yeterli olgusal temele dayanıp dayanmadığı
GüncellikBilginin güncel bir kamu tartışmasına katkı sağlayıp sağlamadığı
Kamu yararıYayının toplumun bilgi edinme hakkı bakımından önem taşıyıp taşımadığı
Toplumsal ilgiKonunun kamuoyu bakımından meşru ilgi alanına girip girmediği
Kişinin konumuKişinin kamuya mal olmuş kişi olup olmadığı
Anlatım biçimiBaşlık, dil, görsel ve yorumların gereksiz teşhir veya aşağılamaya yol açıp açmadığı
ÖlçülülükHaber verme amacı için kullanılan araçların gerekli ve orantılı olup olmadığı

Kamuya mal olmuş kişilerin daha yoğun eleştiriye katlanması gerekebilir. Buna rağmen, bu kişilerin özel hayatının çekirdek alanı, aile yaşamı, sağlık bilgileri, kişisel verileri ve gerçek dışı suçlamalara karşı korunma hakkı ortadan kalkmaz.

Bir kişinin hakkında daha önce başka sitelerde içerik yayımlanmış olması da bilgiyi sınırsız biçimde yeniden yayımlanabilir hâle getirmez. Özellikle doğrulanmamış, güncelliğini yitirmiş veya özel yaşamı gereksiz biçimde teşhir eden bilgilerin yeniden paylaşılması ayrıca kişilik hakkı ihlaline yol açabilir.


EMSAL KARARLAR VE UYGULAMADAKI YAKLAŞIM

Aşağıdaki kararlar, internet yayınları ile kişilik hakları arasındaki dengeyi göstermektedir. Kararlar somut olaylara ilişkindir; her uyuşmazlıkta otomatik olarak aynı sonucun doğacağı anlamına gelmez.

KararOlay ve Hukukî SorunKararın Gerekçesi ve SonucuYönü
AYM, E.2020/76, K.2023/172, T. 11.10.20235651 sayılı Kanun’un kişilik hakkı ihlali gerekçesiyle erişimin engellenmesini düzenleyen eski m.9 hükmünün anayasal denetimiAnayasa Mahkemesi eski m.9 hükmünü iptal etmiştir. Karar, kişilik hakları bakımından hızlı erişim engeli yolunun eski biçimiyle sürdürülemeyeceğini; ifade ve basın özgürlüğüne müdahale eden mekanizmaların anayasal güvenceler bakımından dikkatle düzenlenmesi gerektiğini göstermektedir.Kişilik hakkı ihlali iddiasıyla hızlı erişim engeli talep edenler bakımından aleyhe; ifade özgürlüğü bakımından koruyucu
AYM, B. No: 2018/14884, T. 27.10.2021Kişilik hakkının ihlali gerekçesiyle erişimin engellenmesi ile ifade ve basın özgürlüğü arasındaki dengeKarar, internet yayınlarına müdahalenin gerekçeli, ölçülü ve etkili yargısal denetime açık olması gerektiğini ortaya koymaktadır.Erişim engeline karşı ifade ve basın özgürlüğü bakımından koruyucu
AYM, B. No: 2016/14513, T. 28.12.2022İnternet yayını nedeniyle kişilik hakkı ihlal edildiği iddiasında etkili başvuru imkânıKarar, kişilik hakkı ihlali iddiasında başvurucunun yalnızca şeklen mevcut değil, ihlali gidermeye elverişli etkili hukukî korumaya erişebilmesinin önemini vurgulamaktadır.Kişilik hakkı mağduru bakımından lehe
Yargıtay HGK, E.2017/2603, K.2021/1389, T. 11.11.2021İnternet ve basın duyurularında kişiye veri çalma isnadı yapılması üzerine hukuka aykırılığın tespiti, yayının durdurulması ve kaldırılması talepleriHukuk Genel Kurulu, TMK m.24 ve m.25 kapsamında tespit, durdurma ve kaldırma talepleri yönünden hukukî yarar bulunduğunu; 5651 sayılı Kanun’un TMK kapsamındaki özel hukuk korumasını ortadan kaldırmadığını kabul etmiştir. Karar, asliye hukuk mahkemesinde esasa girilerek inceleme yapılması gerektiği yönündedir.Kişilik hakkı ihlali iddiasında bulunan kişi bakımından lehe
Yargıtay 4. HD, E.2021/25442, K.2024/1909, T. 22.02.2024Erişimi engellenmiş bir iddianın haber sitesi ve sosyal medya hesabı üzerinden yeniden yayımlanması nedeniyle manevi tazminat talebiYargıtay, gerçekliğine ilişkin delil bulunmayan iddianın yeniden haberleştirilmesinin özel ve aile yaşamına saygı hakkını ihlal edebileceğini; yayın sahibi şirket yönünden manevi tazminat sonucunun korunabileceğini kabul etmiştir. Buna karşılık yalnızca şirket yönetim kurulu başkanı sıfatıyla hareket eden kişi yönünden pasif husumet yokluğu bulunduğunu belirlemiştir.Karma: yayıncı şirket yönünden mağdur bakımından lehe; yanlış davalı seçimi bakımından aleyhe

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.11.2021 tarihli, E.2017/2603, K.2021/1389 sayılı kararı, internet yayını nedeniyle kişilik hakkına saldırı iddiasında TMK m.24 ve m.25 hükümlerine dayalı hukuk davası açılabileceğini açık biçimde ortaya koymaktadır. Kararda, hukuka aykırılığın tespiti talebinin ayrıca düzenlenmiş olması nedeniyle hukukî yarar yokluğundan söz edilemeyeceği kabul edilmiştir.

Bu kararın önemli yönü, internet içeriği nedeniyle yalnızca ceza hukukuna veya erişim engeli tedbirine bağlı kalınmamasıdır. Kişi, koşulları varsa asliye hukuk mahkemesinde hukuka aykırılığın tespiti, yayının durdurulması, kaldırılması ve tazminat istemlerinde bulunabilir. Bununla birlikte karar, her somut yayın için kişilik hakkı ihlali bulunduğunu peşinen kabul etmemektedir. Yayının hukuka aykırılığı ayrıca incelenmelidir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 22.02.2024 tarihli, E.2021/25442, K.2024/1909 sayılı kararı ise erişimi engellenmiş bir iddianın başka bir haber sitesi ve sosyal medya hesabı üzerinden yeniden yayılmasının bağımsız biçimde değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Kararda, dayanağı bulunmayan bir özel hayat iddiasının tekrar dolaşıma sokulması ve önceki koruma kararının etkisizleştirilmesi, özel ve aile yaşamına saygı hakkı bakımından değerlendirilmiştir.

Karar ayrıca doğru davalının belirlenmesinin önemini ortaya koymaktadır. İçeriği oluşturan, yayımlayan, sosyal medya hesabını yöneten, yayıncı tüzel kişi, yer sağlayıcı veya şirket yöneticisi aynı hukukî sorumluluk içinde değerlendirilmez. Bir kişinin şirket yönetim kurulu başkanı olması, tek başına her internet yayını nedeniyle kişisel sorumluluk taşıdığı anlamına gelmez.


İNTERNET İÇERİĞİ İÇİN DELİL NASIL TOPLANMALIDIR?

İnternet içerikleri silinebilir, değiştirilebilir, farklı URL’ye taşınabilir veya sosyal medya hesaplarından kaldırılabilir. Bu nedenle içerik görüldüğü anda güvenilir ve bütünlük arz eden şekilde tespit edilmelidir.

Başlıca deliller şunlardır:

URL listesi: Her bir haber, paylaşım, video, yorum veya profil için doğrudan bağlantı kaydedilmelidir.

Zaman damgalı ekran görüntüleri: Adres çubuğu, tarih, saat, paylaşım hesabı, başlık, metin, görsel ve yorumlar mümkün olduğunca aynı görüntüde yer almalıdır.

Noter tespit tutanağı: İçeriğin belirli bir tarihte erişilebilir olduğunu ve ne şekilde göründüğünü ispat bakımından güçlü bir araçtır.

İçerik sağlayıcıya başvuru: Yayının kaldırılması veya düzeltilmesi talebi yazılı şekilde iletilmeli; teslim ve cevap kayıtları saklanmalıdır.

Kişisel veri veya mahremiyet belgeleri: Paylaşılan bilginin özel hayat veya kişisel veri alanına ait olduğunu gösteren belgeler, gereksiz ifşaya yol açmayacak şekilde kullanılmalıdır.

Maddi zarar belgeleri: Gelir kaybı, sözleşme iptali, müşteri kaybı veya tedavi gideri gibi zarar iddiaları somut belgeyle desteklenmelidir.

Önceki kararlar ve soruşturma belgeleri: Aynı içerik hakkında verilmiş erişim engeli kararları, soruşturma evrakı veya önceki mahkeme kararları bağlam bakımından önem taşıyabilir.

Noter tespiti yapılmamış olması her durumda başvuru yapılmasını engellemez. Buna karşılık, içeriğin değiştirilebilme veya silinebilme ihtimali nedeniyle noter tespiti ya da güvenilir zaman damgalı kayıtlar ispat gücünü artırır.


İÇERİĞİN KALDTIRILMASI İÇİN İLK ADIMLAR

Kişilik hakkı veya özel hayat ihlali iddiasında izlenebilecek genel yol haritası şöyledir:

1- İçeriğin türü belirlenmelidir

Öncelikle içeriğin katalog suç niteliğinde olup olmadığı, özel hayat veya kişisel veri ihlali içerip içermediği ya da esasen kişilik hakkına saldırı oluşturan bir yayın olup olmadığı değerlendirilmelidir.

2- URL ve içerik güvenilir biçimde tespit edilmelidir

Başvuru konusu içerik soyut bırakılmamalıdır. “İnternette hakkımda çok sayıda paylaşım var” şeklindeki genel iddialar yerine her URL, tarih, başlık, görsel ve ihlal nedeni ayrı ayrı gösterilmelidir.

3- İçerik sağlayıcıya başvuru değerlendirilmelidir

Yayını yapan kişi, haber sitesi, sosyal medya hesabı veya platforma içeriğin kaldırılması, düzeltilmesi veya erişimin sınırlandırılması yönünde başvuru yapılabilir. Bu başvuru her olayda zorunlu olmasa da uyuşmazlığın çözümü ve delil stratejisi bakımından yararlı olabilir.

4- Ceza soruşturması gerekip gerekmediği belirlenmelidir

Mahrem görüntü, ses kaydı, kişisel veri, özel yazışma veya açık suç şüphesi varsa Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gündeme gelebilir. Ceza soruşturması ile hukuk davası birbirini dışlamaz; ancak her iki başvurunun koşulları ve ispat çerçevesi farklıdır.

5- Talep, ihlalle orantılı kurulmalıdır

Kişinin amacı mahrem görüntünün yayılmasını durdurmak ise doğrudan ilgili URL’ye ve içeriğe yönelmiş bir talep daha ölçülü olabilir. Amaç itibar zedelenmesinin giderilmesi ise tespit, durdurma, düzeltme, kararın yayımlanması ve manevi tazminat seçenekleri birlikte değerlendirilmelidir.


MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ EDİLEBİLİR Mİ?

Kişilik hakkına hukuka aykırı saldırı hâlinde maddi ve manevi tazminat talep edilmesi mümkündür. Ancak tazminatın koşulları talep türüne göre değişir.

Maddi tazminat bakımından zarar gören, gerçek ve somut malvarlığı zararını ispatlamalıdır. Örneğin bir iş sözleşmesinin sona ermesi, ticari anlaşmanın iptali, müşteri kaybı veya belirli bir harcamanın yapılması; yazılı belgeler, hesap kayıtları, sözleşmeler veya bilirkişi incelemesiyle ortaya konulmalıdır.

Manevi tazminat bakımından kişinin şeref, itibar, özel hayat, aile yaşamı veya kişisel bütünlüğünde meydana gelen sarsıntı değerlendirilir. Manevi tazminat bir zenginleşme aracı değil, hukuka aykırı saldırının doğurduğu manevi zararın giderimine yönelik tatmin aracıdır.

Haksız fiilden doğan tazminat taleplerinde Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.72 kapsamındaki zamanaşımı rejimi önem taşır. Genel çerçevede zarar ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl değerlendirilir. Fiil için ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüşse, bu sürenin tazminat talebine etkisi de ayrıca incelenir.

Devam eden kişilik hakkı saldırılarında ise tazminattan farklı olarak saldırının önlenmesi veya durdurulması talebinin güncelliği, ihlalin sürüp sürmediği ve hukukî yararın devam edip etmediği belirleyicidir.


SIKÇA SORULAN SORULAR

İnternette hakkımda çıkan haber için erişim engeli alabilir miyim?

Her haber için erişim engeli kararı alınamaz. İçeriğin 5651 sayılı Kanun m.8 kapsamındaki katalog suçlardan biriyle bağlantısı varsa koruma tedbiri gündeme gelebilir. Kişilik hakkı ihlali bakımından ise çoğu olayda TMK m.24 ve m.25 kapsamındaki hukuk davası değerlendirilir.

Kişilik hakları ihlali nedeniyle sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir mi?

Eski 5651 m.9 hükmüne dayalı kişilik hakkı ihlali başvuru mekanizması Anayasa Mahkemesinin E.2020/76, K.2023/172 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Başvuru yolu, içeriğin suç niteliğine, özel hayat ihlaline ve talebin hukukî niteliğine göre belirlenmelidir.

Özel fotoğrafımı paylaşan kişi hakkında ne yapabilirim?

Fotoğrafın özel hayat alanına ait olması, rıza dışında paylaşılması ve paylaşımın niteliğine göre ceza soruşturması, içeriğin kaldırılması, erişimin engellenmesi tedbiri, kişilik hakkının korunması davası ve manevi tazminat talebi gündeme gelebilir.

Sosyal medya paylaşımı kişilik hakkı ihlali sayılır mı?

Paylaşımın içeriği, doğruluğu, amacı, dili, ulaştığı kişi sayısı, tekrar edilip edilmediği ve kişiye etkisi değerlendirilir. Salt eleştiri kişilik hakkı ihlali oluşturmayabilir; ancak gerçek dışı suçlama, hakaret, özel hayatın ifşası veya kişisel verilerin yayılması hukuka aykırı olabilir.

Hakkımdaki eski haberin kaldırılmasını isteyebilir miyim?

Eski haberin güncelliğini kaybetmesi, kişinin özel hayatını gereksiz biçimde etkilemeye devam etmesi, bilgiye erişimde kamu yararının azalması veya içeriğin gerçek dışı olması hâlinde hukukî koruma ihtiyacı doğabilir. Her olayda haberin içeriği ve güncel etkileri ayrı değerlendirilir.

İnternet sitesinin tamamına erişim engeli verilebilir mi?

Kural olarak erişim engeli, ihlale konu belirli URL veya içerikle sınırlı olmalıdır. Sitenin tamamına erişimin engellenmesi ancak URL bazlı tedbirin teknik olarak uygulanamaması veya ihlali önlemeye yeterli olmaması hâlinde istisnai olarak gündeme gelebilir.

Kişisel verilerimin yayımlanması suç mudur?

Kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi, ele geçirilmesi, verilmesi veya yayılması olayın özelliğine göre TCK m.135 ve m.136 kapsamında suç oluşturabilir. Ancak her bilgi paylaşımının suç oluşturup oluşturmadığı; rıza, hukuka uygunluk sebebi ve paylaşımın niteliğine göre belirlenir.

İnternetteki iftira nedeniyle manevi tazminat alabilir miyim?

Gerçek dışı isnat, kişilik hakkına hukuka aykırı saldırı ve manevi zarar koşulları oluşmuşsa manevi tazminat talep edilebilir. Mahkeme; yayının kapsamını, ağırlığını, tekrarını, erişim alanını, tarafların durumunu ve olayın özelliklerini değerlendirir.

Haber sitesi değil, sadece paylaşım yapan kişi sorumlu olur mu?

Sorumluluk, kişinin içerikle bağlantısına göre belirlenir. İçeriği ilk oluşturan, yeniden paylaşan, yayınlayan, sosyal medya hesabını yöneten, içerik sağlayıcı veya yer sağlayıcı aynı hukukî sorumluluğa sahip olmayabilir.

İçerik silinmişse yine dava açılabilir mi?

İçerik silinmiş olsa dahi etkileri devam ediyorsa hukuka aykırılığın tespiti, tazminat veya kararın yayımlanması gibi talepler gündeme gelebilir. Bu noktada içerik kaldırılmış olsa bile hukukî yararın sürüp sürmediği önemlidir.


SONUÇ

İnternet erişiminin engellenmesi, kişilik haklarının ve özel hayatın korunmasında önemli bir araçtır; ancak her içerik bakımından uygulanabilecek genel bir çözüm değildir. Hukuken doğru yaklaşım, önce içeriğin niteliğini belirlemek; ardından katalog suç, özel hayat ihlali, kişisel veri ihlali, kişilik hakkına saldırı, ifade özgürlüğü ve haber verme hakkı arasındaki dengeyi somut olay üzerinden değerlendirmektir.

Kişilik haklarına yönelik saldırılarda TMK m.24 ve m.25, özel hayat ve kişisel veri ihlallerinde Anayasa m.20 ile TCK m.134-136, katalog suçlarda ise 5651 sayılı Kanun m.8 temel hukukî çerçeveyi oluşturur. Hukukî başvurunun başarı ihtimali; talebin doğru mercie yöneltilmesine, URL ve içeriklerin açık biçimde belirlenmesine, delillerin güvenilir şekilde toplanmasına ve istenen tedbirin ihlalle orantılı kurulmasına bağlıdır.


Hakkımız – İletişim Bilgileri

Av. Batın YILMAZ

Baro Bilgileri:

  • İstanbul 1 Nolu Barosu: 77008
  • Türkiye Barolar Birliği: 187392

Adres:
Yakuplu Mahallesi, Hürriyet Bulvarı Skyport Residence Kat:12 No:133
Beylikdüzü, İstanbul

İletişim:
📞 Telefon: 0 532 669 34 90
📞 Alternatif Telefon: 0 532 732 34 90
🌐 Ceza Avukatı Hizmeti

Yorum Yazın

Mail Bültenimize Abone Olun