Hatalı Burun Estetiği Nedeniyle Tazminat Davası (2026)
Hatalı Burun Estetiği Davası: Tüketici Haklarınızı Kullanın
Özel hastane veya özel hekim tarafından ücret karşılığı gerçekleştirilen burun estetiği ameliyatı, hasta bakımından tüketici işlemi; hastane veya hekim bakımından ise hizmet sunumudur. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3. maddesi, ticari veya mesleki amaçla hareket eden sağlayıcı ile ticari veya mesleki olmayan amaçla hareket eden tüketici arasındaki hizmet sözleşmelerini tüketici işlemi saymaktadır.
Bu yazımızda, burun estetiğinin yanlış uygulanması nedeniyle doğan tazminat davası, eser sözleşmesi niteliğindeki müdahale, bilirkişi hesapları, 6502 sayılı Kanun uyarınca talep hakkları, Yargıtay içtihadı ve dava stratejileri ele alınacaktır.
Hukuki Nitelendirme
Burun estetiğinin yalnız tedavi amacı taşımayıp görünümün değiştirilmesi ve belirli bir estetik sonuca ulaşılması amacıyla yapılması hâlinde, Yargıtay uygulamasında ilişki klasik tedavi sözleşmesinden ayrılarak eser sözleşmesi niteliğinde değerlendirilebilmektedir. Bu nitelendirme önemlidir: Salt tıbbi müdahalenin yapılmış olması yeterli görülmez; somut olayın şartlarına göre kararlaştırılan veya makul biçimde beklenen estetik sonucun elde edilip edilmediği de incelenir.
Ancak bu yaklaşım, her estetik sonuç memnuniyetsizliğinin otomatik olarak hekim ve hastanenin sorumluluğunu doğuracağı anlamına gelmez. Mahkeme;
- ameliyat öncesindeki burun yapısını,
- hastanın beklentisinin tıbben gerçekleştirilebilir olup olmadığını,
- ameliyat planı ve tıbbi endikasyonu,
- aydınlatılmış onamın kapsamını,
- yapılan müdahalenin tıbbi standartlara uygunluğunu,
- komplikasyonun öngörülebilir ve yönetilebilir olup olmadığını,
- ameliyat sonrası takip, müdahale ve yönlendirmeleri,
- şekil bozukluğu, solunum problemi, koku kaybı, çökme, eğrilik, asimetri ve izlerin kalıcılığını
bilirkişi incelemesiyle değerlendirecektir.
6502 sayılı Kanun’un 13. maddesine göre, tüketicinin makul olarak beklediği faydayı azaltan veya ortadan kaldıran eksiklik içeren hizmet ayıplıdır. Aynı Kanun’un 15. maddesi uyarınca ayıplı hizmet hâlinde tüketici; hizmetin yeniden görülmesi, ortaya çıkan eserin ücretsiz onarımı, bedelden indirim veya sözleşmeden dönme haklarından birini seçebilir. Tüketici, seçimlik hakkına ek olarak Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir.
Bu nedenle hatalı burun estetiği iddiasında temel hukuki hat şu şekilde kurulmalıdır:
| Hukuki Hat Adımı | Açıklama |
|---|---|
| 1. Tüketici İşlemi Niteliği | Estetik müdahale, tüketiciye sunulan ücretli bir hizmettir |
| 2. Hizmetin Ayıplı Olması | Hizmet; vaat edilen, açıklanan veya tüketicinin makul olarak beklediği estetik ve fonksiyonel sonucu sağlamamıştır |
| 3. Davalının Kusuru | Müdahale öncesi bilgilendirme ve yazılı onam yeterli değildir ya da komplikasyon yönetimi kusurludur; yahut cerrahi teknik tıbbi standarda aykırıdır |
| 4. Nedensellik Bağı | Meydana gelen şekil/fonksiyon bozukluğu ile yapılan müdahale arasında uygun nedensellik bağı bulunmaktadır |
| 5. Talep Kalemleri | Davacı; ödenen ameliyat bedeli, yeniden ameliyat ve tedavi masrafları ile uygun manevi tazminatı istemektedir |
Talep niteliği bakımından dava, ağırlıklı olarak eda davasıdır. Maddi ve manevi tazminat ile yeniden ameliyat giderlerinin ödenmesi istenir. Ayıplı hizmet bedelinin iadesi veya bedelden indirim de ayrıca talep edilecekse, seçimlik hakkın açık ve birbirini dışlamayacak biçimde kurulması gerekir.
Usul Hukuku Analizi
Görevli Mahkeme
Özel sağlık hizmetinin tüketici işlemi niteliğinde olduğu varsayımında görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir. 6502 sayılı Kanun’un 73. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, tüketici işlemleri ve tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemeleri görevlidir.
Hastane ile hekim arasındaki somut hukuki ilişki dikkatle incelenmelidir. Hekim bağımsız çalışıyorsa, hastane yalnız mekân ve organizasyon hizmeti sağlamışsa veya bedel tahsilatı farklı bir sistemle yapılmışsa husumet yönünden ayrıntılı değerlendirme gerekir. Buna karşılık hasta kabulü, bedel tahsilatı, ameliyat organizasyonu ve sağlık hizmetinin hastane bünyesinde sunulması durumunda hastanenin de davalı gösterilmesi önem taşır.
Yetkili Mahkeme
Tüketici, 6502 sayılı Kanun’un 73. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca davayı kendi yerleşim yerindeki Tüketici Mahkemesinde açabilir. Bunun dışında davalının yerleşim yeri mahkemesi, HMK m.6 uyarınca genel yetkilidir. Ameliyatın yapıldığı il veya ilçe mahkemesi, çoğu olayda hem ifa yeri hem de delillerin toplandığı yer olması nedeniyle uygulamada elverişli bir seçenektir.
Zorunlu Arabuluculuk
6502 sayılı Kanun m.73/A uyarınca, tüketici mahkemesinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması kural olarak dava şartıdır. Bu nedenle özel hastane ve/veya hekime karşı maddi-manevi tazminat davası açılmadan önce zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmalı; anlaşma sağlanamazsa düzenlenecek son tutanak dava dilekçesine eklenmelidir.
Tüketici Hakem Heyeti Sınırı
2026 yılı için 186.000 TL altındaki tüketici uyuşmazlıklarında Tüketici Hakem Heyetine başvuru zorunludur. Burun estetiği davalarında maddi tazminat, yeniden ameliyat bedeli, tedavi giderleri ve manevi tazminatın toplamı bu sınırı aşarsa Tüketici Mahkemesi görevlidir.
Zamanaşımı
Ayıplı hizmetten doğan sorumlulukta 6502 sayılı Kanun m.16 uyarınca genel süre, hizmetin ifasından itibaren iki yıldır. Ayıp daha sonra ortaya çıksa bile hüküm bu yöndedir. Bununla birlikte ayıp ağır kusur veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.
Estetik müdahalenin eser sözleşmesi niteliğinde değerlendirilmesi hâlinde TBK m.478 de önem taşır. Taşınmaz dışındaki eserlerde ayıptan doğan talepler teslimden itibaren iki yıl; yüklenicinin ağır kusuru varsa yirmi yıl içinde ileri sürülebilir.
Somut olayda şu tarihler belirlenmelidir: İlk muayene tarihi, ameliyat tarihi, ilk komplikasyon veya bozukluk tespiti, kontrol muayeneleri, düzeltme ameliyatı önerisi, yazılı başvuru/ihtar tarihi, arabuluculuk başvuru tarihi. Ameliyat tarihi bilinmediği için sürenin geçip geçmediği bu aşamada kesin olarak tespit edilememektedir.
Talep Kalemleri Analizi
| Talep Kalemi | Yasal Dayanak | Kapsamı | Faiz ve Zamanaşımı |
|---|---|---|---|
| 1. Ödenen Ameliyat Bedeli veya Bedelden İndirim | TKHK m.13, m.14, m.15; TBK m.470, m.471, m.475 | Ayıplı hizmetin varlığı ispatlanırsa tüketici, ayıp oranında bedelden indirim veya sözleşmeden dönme sonucu ödenen bedelin iadesini isteyebilir | Davalıya yazılı başvuru veya arabuluculuk daveti ile temerrüt oluşturulmuşsa bu tarihten yasal faiz; kural olarak hizmetin ifasından itibaren iki yıllık zamanaşımı |
| 2. Düzeltme veya Yeniden Ameliyat Gideri | TKHK m.15/1; TBK m.49, m.50, m.54, m.475 | Revizyon rinoplasti bedeli, muayene ve tetkik ücretleri, ilaç ve medikal malzeme giderleri, hastane ve anestezi giderleri, ulaşım ve konaklama, geçici iş göremezlik | Zararın gerçekleştiği ve miktarının belirlenebilir olduğu tarih; temerrüt veya dava tarihi esas alınabilir |
| 3. Diğer Tedavi Giderleri ve Kazanç Kaybı | TBK m.54 | Solunum bozukluğu, koku kaybı, enfeksiyon, sürekli ağrı, yeniden tedavi ihtiyacı; ücretli çalışanlar yönünden istirahat raporu, SGK kayıtları, bordro, gelir kaybı | Her zarar kalemi yönünden zarar tarihi, temerrüt tarihi ve dava tarihi değerlendirilerek yasal faiz talep edilmelidir |
| 4. Manevi Tazminat | TBK m.56 | Kalıcı şekil bozukluğu, solunum sorunu, koku kaybı, yüz asimetrisi, gözle görünür iz, tekrar ameliyat zorunluluğu; kişinin uğradığı elem ve ıstırabı kısmen giderebilecek uygun parasal tatmin | Haksız fiil niteliği ağır basan manevi zarar taleplerinde olay tarihinden faiz istemi ileri sürülebilir; temerrüt/dava tarihi tartışması doğabilir |
Manevi Tazminat Talep Ettiğinde Dikkate Alınacak Unsurlar: Müdahalenin niteliği, kusurun ağırlığı, zararın kalıcı olup olmadığı, davacının yaşı ve sosyal yaşamı, fonksiyon kaybının derecesi, düzeltme ameliyatı zorunluluğu, tedavi süresinin uzunluğu, davalıların ameliyat sonrası tutumu.
Emsal İçtihat – Yargıtay Kararları
| Karar | Olay ve Hukuki Sorun | Sonuç / Gerekçe | Değerlendirme |
|---|---|---|---|
| Yargıtay 6. HD, E. 2023/491, K. 2024/2548, T. 09.09.2024 | Özel hastanede burun estetiği sonrasında koku kaybı, burun eğriliği ve solunum sorunu iddia edilmiştir | Estetik müdahalenin klasik tedavi ilişkisinden farklı olarak eser sözleşmesi niteliğinde değerlendirilebilmesi gerektiği; komplikasyon savunmasının tek başına sorumluluğu kaldırmayacağı belirtilmiştir. Davacı lehine bozma kararı verilmiştir | Burun estetiği dosyasıyla doğrudan benzer niteliktedir. Şekil bozukluğu yanında fonksiyon kaybı varsa güçlü emsaldir |
| Yargıtay 6. HD, E. 2023/4200, K. 2024/5071, T. 23.12.2024 | Estetik amaçlı ameliyat sonrasında amaçlanan görünümün elde edilmediği iddiası | Estetik ameliyatın eser sözleşmesi niteliğinde olduğu; kararlaştırılan sonucun gerçekleşmemesi hâlinde yüklenicinin edimini ifa etmiş sayılamayacağı vurgulanmıştır. Davacı lehine bozma kararı verilmiştir | Estetik sonuç hedefinin sözleşmesel önemini destekler. Ameliyat öncesi fotoğraf, görüşme notu ve hedeflenen görünüm açıklamalarıyla birlikte kullanılmalıdır |
| Yargıtay 6. HD, E. 2024/1507, K. 2025/1137, T. 19.03.2025 | Estetik cerrahi sonrasında asimetri, iz ve görünüm bozukluğu nedeniyle tazminat istenmiştir. İlk derece komplikasyon ve minimal asimetri gerekçesiyle ret kararı vermiştir | Yargıtay, estetik müdahalenin eser sözleşmesi niteliğini ve sonuç sorumluluğunu gözetmeyen bilirkişi değerlendirmesini yetersiz bulmuştur. Komplikasyon etiketi sorumluluğu kendiliğinden kaldırmaz. Davacı lehine bozma kararı verilmiştir | Davalıların “bu normal komplikasyondur” savunmasına karşı önemlidir. Bilirkişi raporunun estetik sonuç ve takip süreci yönünden ayrıntılı olması gerektiğini gösterir |
| Yargıtay 6. HD, E. 2023/3906, K. 2025/315, T. 04.02.2025 | Özel hastanede estetik müdahale sonrasında sinir hasarı iddiası ile maddi-manevi tazminat istemi | Estetik müdahalenin eser sözleşmesi niteliği, tıbbi standart, özen yükümlülüğü ve komplikasyon yönetimi birlikte incelenmelidir. Eksik inceleme nedeniyle davacı lehine bozma kararı verilmiştir | Düzeltme ameliyatı gideri, komplikasyon yönetimi ve tıbbi kayıtların denetimi yönünden yararlıdır |
| Yargıtay 6. HD, E. 2024/1833, K. 2025/1275, T. 26.03.2025 | Estetik operasyon sonrası istenen sonuca ulaşılamaması ve ikinci müdahaleden gelişen komplikasyonlar | İlk derece mahkemesinin “komplikasyon ve tıbbi hata yoktur” yaklaşımı yeterli görülmemiş; estetik müdahalenin sonuç sorumluluğu içeren niteliği gözetilerek karar bozulmuştur | Komplikasyonun varlığının tek başına ret sebebi olmadığını destekler |
Yargıtay Kararlarından Çıkan Önemli İlkeler
Yargıtay 6. HD, E. 2023/491, K. 2024/2548, T. 09.09.2024 — Koku Kaybı, Eğrilik ve Solunum Sorunu
Bu karar, burun estetiği uyuşmazlığı ile en yakın benzerliği taşımaktadır. Davacı; özel hastanede gerçekleştirilen burun estetiğinden sonra koku kaybı, burun eğriliği ve solunum sorunu yaşadığını ileri sürmüştür. İlk derece ve Bölge Adliye Mahkemesi davayı reddetmiş; Yargıtay ise estetik operasyonun niteliğini, taahhüt edilen sonucu ve komplikasyon savunmasının etkisini yeniden değerlendirmiştir. Kararın kritik yaklaşımı, estetik müdahalenin yalnız “tıbben yapılmış bir işlem” olarak ele alınamayacağıdır. Bu kararın etkili kullanılabilmesi için davacının yalnız görünüm memnuniyetsizliğini değil, objektif tıbbi bulguları da ortaya koyması gerekir.
Yargıtay 6. HD, E. 2023/4200, K. 2024/5071, T. 23.12.2024 — Estetik Sonuç Hedefi
Bu kararda Yargıtay, estetik amaçlı ameliyatta “istenilen ve kararlaştırılan amaca uygun güzel bir görünüm sağlanması” unsurunun eser sözleşmesinin konusu olduğunu açıklamıştır. Kararın en belirgin tespiti şudur: Sonucun gerçekleşmemesi hâlinde yüklenicinin edimini ifa ettiği kabul edilemez. Bu içtihat, ameliyat öncesi hedeflenen görünüm hakkında somut veri bulunması hâlinde özellikle güçlüdür.
Yargıtay 6. HD, E. 2024/1507, K. 2025/1137, T. 19.03.2025 — Komplikasyonun Otomatik Ret Nedeni Olmadığı
Karar, davalıların sıklıkla başvurduğu “minimal asimetri normaldir”, “beklenen komplikasyondur”, “tıbbi hata yoktur” savunmalarına karşı önemlidir. Yargıtay, estetik operasyonun eser sözleşmesi niteliğini ve sonuç sorumluluğunu incelemeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınamayabileceğini kabul etmiştir. Komplikasyonun mutlaka kusur olduğu sonucunu doğurmasa da, mahkeme şu soruları cevaplandırmalıdır: Komplikasyon gerçekten tıp literatüründe tanımlı ve öngörülebilir mi? Hastaya bu özel risk açıklanmış mı? Yazılı onam, somut riski anlaşılır biçimde içeriyor mu? Komplikasyon ortaya çıktıktan sonra uygun ve zamanında müdahale edilmiş mi? Estetik hedef bakımından kabul edilebilir sonuç elde edilmiş mi?
Delil Değerlendirmesi ve Eşleştirme
| Delil | İspat Ettiği Vakıa |
|---|---|
| EK-1: Ameliyat Sözleşmesi, Fiyat Teklifi, Onam Formu | Taraflar arasındaki hizmet ilişkisi, müdahalenin kapsamı, bedel |
| EK-2: Fatura, Kredi Kartı Ekstresi, Banka Dekontu | Ödenen ameliyat bedeli |
| EK-3: Ameliyat Öncesi Fotoğraf ve Görüntüler | Başlangıçtaki anatomik yapı ve estetik hedef |
| EK-4: Ameliyat Sonrası Farklı Tarihlerde Çekilmiş Fotoğraflar | Şekil bozukluğu, asimetri, çökme, skar ve görünür zarar |
| EK-5: Hastane Hasta Dosyası, Epikriz, Ameliyat Notu, Anestezi Kaydı | Yapılan işlemin türü, operasyon süreci, olası tıbbi eksiklikler |
| EK-6: Kontrol Muayenesi Kayıtları ve Reçeteler | Ameliyat sonrası şikâyetler, takip ve komplikasyon yönetimi |
| EK-7: Bağımsız Uzman Görüşü veya Revizyon Önerisi | Ayıplı sonuç, fonksiyon kaybı ve yeniden ameliyat gereği |
| EK-8: Tomografi, Endoskopi, Rinomanometri, Koku Testleri | Solunum güçlüğü, deviasyon, iç yapı bozukluğu, koku kaybı |
| EK-9: Revizyon Ameliyatı Fiyat Teklifi veya Tedavi Planı | Düzeltme ameliyatı giderinin miktarı |
| EK-10: İlaç, Muayene, Tetkik, Ulaşım Faturaları | Diğer maddi zarar kalemleri |
| EK-11: İstirahat Raporu, Bordro, SGK Kayıtları | Kazanç kaybı ve çalışma hayatına etki |
| EK-12: Yazılı Başvuru, İhtar, E-posta, Mesajlaşma | Ayıbın bildirilmesi, temerrüt ve davalının yaklaşımı |
| EK-13: Arabuluculuk Son Tutanağı | Dava şartının yerine getirildiği |
Bilirkişiye Yöneltilecek Temel Sorular:
- İlk ameliyatın endikasyonu ve planlaması tıbbi standarda uygun mudur?
- Kullanılan cerrahi teknik, davacının anatomik özellikleri bakımından uygun mudur?
- Ortaya çıkan şekil bozukluğu veya fonksiyon kaybı komplikasyon mu, tıbbi uygulama hatası mı, yoksa ayıplı estetik sonuç mu oluşturmaktadır?
- Davacı komplikasyonlar ve özel riskler konusunda yeterli şekilde aydınlatılmış mıdır?
- Onam formu, somut müdahalenin niteliğine ve öngörülebilir risklerine uygun mudur?
- Ameliyat sonrası takip ve tedavi sürecinde gecikme veya eksiklik var mıdır?
- Revizyon ameliyatı tıbben gerekli midir?
- Revizyonun yaklaşık gideri nedir?
- Davacının ameliyat sonrası talimatlara aykırı davranışının zarara etkisi var mıdır?
Karşı Tarafın Muhtemel Savunmaları
“Ortaya Çıkan Durum Komplikasyondur; Hekim Kusurlu Değildir”
Bu savunma güçlü olabilir; ancak komplikasyon kavramı tek başına davayı sona erdirmez. Komplikasyonun tıbben öngörülebilir olup olmadığı, hastaya açıklanıp açıklanmadığı, müdahalenin standarda uygunluğu ve komplikasyon sonrası yönetim ayrı ayrı incelenmelidir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararları, komplikasyon savunmasının otomatik ret nedeni oluşturmadığını göstermektedir.
“Hasta Yazılı Onam Verdi”
Yazılı onam formu önemlidir; ancak tek başına her tür sonuca rıza gösterildiği anlamına gelmez. Aydınlatmanın müdahaleden önce, hastanın anlayabileceği dilde, somut riskleri içerecek şekilde yapılması gerekir. Genel ve matbu ifadeler, somut risklerin anlatıldığını tek başına kanıtlamaz.
“Hasta İyileşme Sürecini Tamamlamadan Dava Açtı”
Burun estetiğinde nihai görünümün oluşması zaman alabilir. Bu savunma, ameliyattan kısa süre sonra açılan davalarda etkili olabilir. Ancak zarar yalnız geçici ödem veya iyileşme sürecinden ibaret değilse; solunum bozukluğu, kalıcı şekil bozukluğu, doku kaybı, enfeksiyon, koku kaybı veya uzman tarafından saptanmış revizyon ihtiyacı varsa, dava erken açılmış sayılmayabilir.
“Davacının Beklentisi Gerçekçi Değildi”
Estetik sonuç, hastanın yüz yapısı ve anatomik sınırları içinde değerlendirilir. Gerçekten tıbben mümkün olmayan bir sonucun vaat edilmediği savunması dikkate alınabilir. Davacı, kendisine hangi sonucun mümkün olduğunun ve hangi risklerin bulunduğunun yeterince açıklanmadığını; hekim veya klinik tarafından görsel, sözlü ya da yazılı vaatlerde bulunulduğunu somut delillerle ortaya koymalıdır.
Hâkim Perspektifi
Mahkemenin en çok ağırlık vereceği mesele, davacının estetik sonuçtan öznel olarak memnun olmaması değil; sonucun objektif biçimde ayıplı veya tıbbi standarda aykırı olup olmadığıdır.
Hâkim açısından ikna edilmesi gereken ana unsurlar şunlardır:
- Estetik hedefin ameliyat öncesinde ne olduğunun somutlaştırılması,
- mevcut görünüm/fonksiyon bozukluğunun fotoğraf ve uzman raporlarıyla ortaya konulması,
- bu bozukluk ile ilk ameliyat arasında nedensellik bağının kurulması,
- komplikasyon savunmasının bilimsel olarak denetlenmesi,
- onam belgesinin gerçek ve yeterli aydınlatma sağladığının sorgulanması,
- revizyonun estetik tercih değil, ilk müdahaleden kaynaklanan tıbbi gereklilik olduğunun kanıtlanması,
- maddi zararların belgeye bağlanması,
- manevi tazminat talebinin olayın ağırlığıyla orantılı tutulması.
Kaçınılması gereken zayıf anlatım şudur: “Burnumu beğenmedim, bu nedenle tüm bedelin iadesini ve yüksek manevi tazminat istiyorum.” Bunun yerine, görünüm bozukluğu ile birlikte somut fonksiyon kaybı, objektif tıbbi bulgular, revizyon gereği, yetersiz aydınlatma veya cerrahi/takip kusuru ortaya konulmalıdır.
Dava Stratejisi
1. Tüm Tıbbi Kayıtların Temini: Hastaneden hasta dosyası, ameliyat notu, anestezi kaydı, onam formu, fotoğraflar, kontrol kayıtları ve reçeteler istenmelidir.
2. Bağımsız Uzman Değerlendirmesi: Dava öncesinde başka bir kulak burun boğaz uzmanı veya plastik cerrah tarafından muayene olunması; revizyon gereği ile fonksiyonel ve estetik sorunların yazılı biçimde belirlenmesi önemlidir.
3. Zararların Belgelendirilmesi: İlk ameliyat bedeli, muayene, tetkik, ilaç, ulaşım, revizyon fiyat teklifi ve varsa gelir kaybı belgeleri toplanmalıdır.
4. Yazılı Başvuru: Hastane ve hekime, ayıbı, şikâyetleri, revizyon ihtiyacını ve talepleri açıklayan yazılı başvuru yapılması; mümkünse noter ihtarnamesi veya ispatlanabilir elektronik iletişim tercih edilmesi yararlıdır.
5. Zorunlu Arabuluculuk: Uyuşmazlık tüketici hakem heyeti sınırını aşıyorsa Tüketici Mahkemesinde dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulmalıdır.
6. Dava Dilekçesi: Dava, özel hastane ve somut ilişkiye göre hekim aleyhine; ayıplı hizmet, eser sözleşmesi, tıbbi özen borcu, aydınlatılmış onam ve bedensel zarar hükümleri birlikte ileri sürülerek açılmalıdır.
7. Tazminat Avukatı ile Profesyonel Destek: Estetik müdahaleye bağlı tazminat davaları, hem tıp hem hukuk bilgisi gerektiren teknik dosyalardır. Bu nedenle sürecin başından itibaren tazminat avukatı desteği almak, delillerin doğru şekilde toplanması ve etkin bir dava stratejisi oluşturulması açısından oldukça önemlidir. Bilirkişi incelemeleri, adli tıp raporları ve uzman görüşlerinin etkin şekilde dosyaya kazandırılması sağlanır. Ayrıca maddi ve manevi zararların doğru şekilde hesaplanması, kusur oranlarının belirlenmesi ve sorumluların tespiti gibi teknik konular da profesyonel bir değerlendirme gerektirir.
Sonuç
Burun estetiği gibi yüz bölgesine yapılan işlemler, kişinin özgüvenini ve sosyal yaşamını doğrudan etkileyebilir. Eğer bir hatalı estetik uygulama sonucunda hem sağlık hem görünüm açısından zarar gördüyseniz, yasal haklarınızı aramaktan çekinmemelisiniz. Doktor hatası nedeniyle tazminat davası açmak, hem sizin hakkınızı almanızı hem de benzer olayların tekrarını önlemeyi sağlar.
6502 sayılı Tüketici Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve Yargıtay içtihadı, estetik müdahale sonrası ayıplı hizmet veya tıbbi kusurdan doğan zararları tazmin etme yükümlülüğünü açıkça belirtmiştir. Eser sözleşmesi niteliğindeki estetik ameliyatlarda, vaat edilen estetik ve fonksiyonel sonucun elde edilmesi, hekimin ve hastanenin temel borçları arasında yer almaktadır. Bu süreçte uzman bir tazminat avukatı ile çalışmak, en doğru adımı atmanıza yardımcı olacaktır.
Hakkımız – İletişim Bilgileri
Av. Batın YILMAZ
Baro Bilgileri:
- İstanbul 1 Nolu Barosu: 77008
- Türkiye Barolar Birliği: 187392
Adres:
Yakuplu Mahallesi, Hürriyet Bulvarı Skyport Residence Kat:12 No:133
Beylikdüzü, İstanbul
İletişim:
📞 Telefon: 0 532 669 34 90
📞 Alternatif Telefon: 0 532 732 34 90
