Kentsel dönüşüm süreci, yalnızca bir binanın yıkılıp yeniden yapılmasından ibaret değildir. Aksine bu süreç; hukuki, teknik ve mali birçok aşamayı içinde barındıran, doğru yönetilmediği takdirde yıllarca sürüncemede kalabilen ciddi bir süreçtir. Özellikle İstanbul’da kentsel dönüşüm uygulamalarında en sık karşılaşılan sorunların başında, kat malikleri arasında karar alma aşamasında yapılan hatalar gelmektedir. Bu noktada, kentsel dönüşüm sürecinin […]
TCK 100 çocuk düşürme suçu, gebeliğin 10 haftadan fazla olduğu durumda, kadının kendi isteğiyle gebeliği sonlandırmasını (çocuğu düşürmesini) cezai yaptırıma bağlayan düzenlemedir. Bu madde, özellikle “10 haftayı geçen gebelikte isteğe bağlı sonlandırma” ile “kanunun izin verdiği tıbbi zorunluluk halleri” ayrımında gündeme gelir. TCK 100’ün Koruduğu Hukuki Değer Nedir? Bu düzenleme ile devlet, gebeliğin belli bir aşamasından sonra ceninin korunmasını […]
Kentsel dönüşüm süreci, uzun yıllar boyunca emek vererek sahip olduğunuz konut veya iş yerinizin geleceğini doğrudan etkileyen son derece önemli bir süreçtir. Yanlış müteahhit seçimi veya hatalı sözleşmeler nedeniyle, birçok kat malikinin yıllarca evine kavuşamadığı ve ciddi mağduriyetler yaşadığı uygulamada sıkça görülmektedir. Bu bilgilendirici yazı; kentsel dönüşüm sürecinde hak kaybı yaşanmaması, mülkiyetinizin risk altına girmemesi […]
Çocuk düşürtme suçu (TCK 99), bir kadının gebeliğinin hukuka aykırı biçimde sona erdirilmesine neden olma fiilini cezalandıran suç tipidir. Kanun koyucu, gebeliğin sonlandırılmasını tamamen yasaklamaz; ancak süre, rıza, tıbbi zorunluluk ve yetkili kişi gibi şartlara uyulmadığında ceza sorumluluğu doğar. Bu suç, en genel haliyle şu iki ana durumda karşımıza çıkar: 10 Hafta Sınırı: Ne Anlama Gelir? Türkiye’de 10 haftaya kadar […]
TCK 98, kendini idare edemeyecek durumda olan bir kişiyi gören veya durumunu fark eden kimsenin, olay şartları elverdiği ölçüde yardım etmesini ya da durumu derhal ilgili makamlara bildirmesini zorunlu kılan bir ceza normudur. Bu madde, toplum hayatında en temel insani sorumluluklardan biri olan “yardım etme” veya “yetkili birimlere haber verme” yükümlülüğünü ceza hukuku yaptırımıyla destekler. TCK 98’in Amacı Nedir? […]
TCK 97 terk suçu, yaşı veya hastalığı nedeniyle kendisini koruyamayan ve bu nedenle birinin koruma ve gözetimi altında bulunan kişinin, yükümlü kişi tarafından kendi hâline bırakılması durumunda oluşan suçtur. Burada önemli olan nokta şudur: Kanun, “terk” fiilini yalnızca fiziksel olarak bir yerde bırakmak şeklinde dar yorumlamaz. Uygulamada “terk”, kişinin korumadan yoksun hale getirilmesi anlamına gelir. TCK 97’nin Koruduğu Hukuki Değer Nedir? TCK 97’nin […]
Eziyet suçu (TCK 96), bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan, onu bedensel veya ruhsal açıdan acı çekmeye ve aşağılanmaya sürükleyen davranışların gerçekleştirilmesidir. Burada önemli nokta şudur: Eziyet çoğu zaman tek bir “anlık” davranıştan değil, sistematik şekilde veya belli bir süreç içinde tekrar eden eylemlerden oluşur. Yargıtay kararlarında da bu “süreç ve sistematiklik” vurgusu öne çıkar. Eziyet Suçunun Ayırt Edici Özelliği: Süreç ve Sistematiklik Eziyet; […]
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence, işkence suçunun işlenmesi sırasında veya sonrasında, mağdurda kanunun özellikle saydığı ağır sonuçların ortaya çıkmasıdır. Bu sonuçlar gerçekleştiğinde, fail “sıradan işkence” cezasıyla değil; artırımlı ceza veya doğrudan daha ağır bir ceza aralığı ile karşılaşır. Buradaki temel mantık şudur: TCK 95’te Cezayı Ağırlaştıran Sonuçlar Nelerdir? TCK 95, neticeyi ağırlığına göre 4 ayrı grupta ele alır: Aşağıda her birini sade şekilde açıklıyorum. […]
TCK 94 işkence suçu, bir kamu görevlisinin bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan davranışlarda bulunarak, o kişide: durumunda ortaya çıkan ağır bir ceza hukuku ihlalidir. Buradaki temel fikir şudur: Devlet adına yetki kullanan kişinin, bu yetkiyi kötüye kullanarak kişiye “normal bir müdahalenin” ötesinde, onur kırıcı ve acı verici muamele yapması işkence suçu kapsamına girebilir. İşkence Suçunun Şartları (Unsurları) Nelerdir? Fail Kim […]
Etkin pişmanlık, kişinin işlediği suçtan sonra “pişman oldum” demesinden ibaret değildir. Hukuken sonuç doğurabilmesi için failin, gönüllü şekilde: gibi somut ve işe yarar adımlar atması beklenir. Bu kurumun amacı iki yönlüdür: Organ veya Doku Satışı Suçunda Etkin Pişmanlık Nasıl Uygulanır? Sizin paylaştığınız “Madde 93” kurgusunda iki ayrı durum vardır. İkisi arasındaki fark, yetkililerin suçu öğrenip öğrenmediği zaman dilimidir. 1) Resmî Makamlar […]










