Geri Gönderme Merkezi (GGM)
Geri Gönderme Merkezi’nden Nasıl Çıkılır? İdari Gözetim Kararına İtiraz ve Hukuki Süreç
Geri Gönderme Merkezi’nde tutulan bir yabancının serbest bırakılması için başvurulacak temel yol, idari gözetim kararına karşı Sulh Ceza Hâkimliğine başvurmaktır. Aynı zamanda kişi hakkında sınır dışı etme kararı da verilmişse, bu işleme karşı kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde İdare Mahkemesinde iptal davası açılması gerekir.
İdari gözetim ile sınır dışı etme kararı, birbirinden farklı idari işlemlerdir. Geri Gönderme Merkezi’nden çıkmak isteyen yabancının yalnızca sınır dışı kararına dava açması çoğu durumda yeterli değildir. Kişi özgürlüğünü doğrudan sınırlayan idari gözetim için ayrıca Sulh Ceza Hâkimliği nezdinde başvuru yapılmalıdır.
Başvuruda özellikle; sabit ikamet adresi, aile bağları, sağlık durumu, çocukların üstün yararı, idareyle iş birliği, uluslararası koruma başvurusu ve sınır dışı edileceği ülkedeki kişisel riskler somut belgelerle ortaya konulmalıdır.
İdari Gözetim Nedir?
İdari gözetim, yabancının sınır dışı edilme sürecinde idari makam kararıyla özgürlüğünün kısıtlanması ve Geri Gönderme Merkezi’nde tutulmasıdır. Ceza soruşturması veya mahkûmiyet kararı olmaksızın uygulanabilen bu tedbir, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına müdahale niteliğindedir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın m.19 hükmü, kişi hürriyeti ve güvenliğini güvence altına almakta; hürriyeti kısıtlanan kişiye, işlemin hukuka aykırılığı hâlinde serbest bırakılmasını sağlamak üzere yargı merciine başvurma hakkı tanımaktadır.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun (YUKK) m.57 hükmü uyarınca, hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı hakkında bazı şartların varlığı hâlinde idari gözetim uygulanabilir. Ancak idari gözetim, her sınır dışı etme kararının zorunlu sonucu değildir. İdarenin, kapalı merkezde tutulma tedbirini neden gerekli gördüğünü somut olgularla açıklaması gerekir.
İdari Gözetim Kararı Hangi Sebeplerle Verilebilir?
YUKK m.57/2 kapsamında, hakkında sınır dışı etme kararı bulunan yabancılardan belirli koşulları taşıyanlar idari gözetim altına alınabilir veya idari gözetime alternatif yükümlülüklere tabi tutulabilir.
İdarenin çoğunlukla dayandığı sebepler şunlardır:
- Kaçma veya kaybolma riski bulunduğu iddiası,
- Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarının ihlal edilmesi,
- Sahte veya asılsız belge kullanıldığı iddiası,
- Kendisine tanınan sürede Türkiye’den ayrılmama,
- Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturma,
- Kimlik veya seyahat belgesi sürecinde iş birliği yapılmadığı iddiası.
Bu sebeplerden birinin kararda yazılı olması tek başına yeterli değildir. Örneğin “kaçma riski vardır” ibaresinin hangi olay, belge veya geçmiş davranışa dayandığı açıklanmalıdır. İdari gözetim kararı, kişi özgürlüğüne ağır müdahale oluşturduğundan, gerekçenin kişiye özgü ve denetlenebilir olması gerekir.
Sadece düzensiz giriş yapılmış olması, ikamet izninin bulunmaması veya geçmişte idari işlem tesis edilmiş olması her olayda otomatik olarak kaçma riskini kanıtlamaz. Sabit adres, aile desteği, düzenli bildirim taahhüdü, avukat aracılığıyla yürütülen başvurular ve idareyle iş birliği gibi olgular, kapalı merkezde tutulma yerine daha hafif tedbirlerin yeterli olabileceğini gösterebilir.
Geri Gönderme Merkezi’nden Çıkmak İçin Nereye Başvurulur?
İdari gözetim kararına karşı görevli merci, Sulh Ceza Hâkimliğidir. YUKK m.57/6 hükmüne göre yabancı, yasal temsilcisi veya avukatı; idari gözetim kararının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla Sulh Ceza Hâkimliğine başvurabilir.
Başvuru, esasen idari gözetim kararını veren idari makamın bulunduğu yerdeki yetkili Sulh Ceza Hâkimliğine yapılır. Uygulamada dilekçe, Geri Gönderme Merkezi idaresi aracılığıyla da verilebilmektedir. İdarenin bu dilekçeyi gecikmeksizin yetkili hâkimliğe ulaştırması gerekir.
Sulh Ceza Hâkimliği, başvuruyu beş gün içinde sonuçlandırmakla yükümlüdür. Hâkimliğin kararı kesindir. Buna karşılık idari gözetimin devamı sırasında yeni vakıalar ortaya çıkarsa yeniden başvuru yapılabilir.
Örneğin aşağıdaki gelişmeler, yeni başvuru bakımından önem taşıyabilir:
- Yabancı adına sabit ikamet adresi temin edilmesi,
- Aile yakınının konaklama ve destek taahhüdünde bulunması,
- Pasaport veya seyahat belgesi temini için konsolosluğa başvuru yapılması,
- Kimlik tespitinin tamamlanması,
- Ciddi sağlık sorununun ortaya çıkması,
- Hamilelik, yaşlılık, çocukluk veya özel kırılganlık hâlinin belgelenmesi,
- Uluslararası koruma başvurusunun bulunması,
- Gözetimin devamına ilişkin aylık değerlendirme yapılmadığının anlaşılması.
İdari Gözetim Kararına İtiraz Dilekçesinde Neler Yer Almalıdır?
Sulh Ceza Hâkimliğine sunulacak başvuru, soyut şekilde “serbest bırakılmak istiyorum” ifadesiyle sınırlı kalmamalıdır. İdari gözetimin neden hukuka aykırı olduğu; tarih, belge ve kişisel durum üzerinden açıklanmalıdır.
Başvuruda şu başlıklar önem taşır:
| İncelenecek Husus | Başvuruda Açıklanması Gereken Konu |
|---|---|
| İdari gözetim gerekçesi | Kararda hangi sebebe dayanıldığı ve bu sebebin neden somut olmadığı |
| Kaçma riski | Sabit adres, aile desteği, iletişim bilgileri ve bildirim yükümlülüğüne uyma iradesi |
| İş birliği | Kimlik, pasaport, konsolosluk ve seyahat belgesi süreçlerinde yapılan başvurular |
| Sağlık durumu | Tedavi ihtiyacı, seyahate engel durum, hamilelik veya süreklilik gösteren hastalık |
| Aile hayatı | Eş, çocuk, bakıma muhtaç yakınlar ve Türkiye’deki aile bağları |
| Koruma ihtiyacı | Menşe ülkeye veya üçüncü ülkeye gönderilme hâlinde doğabilecek kişisel riskler |
| Alternatif tedbirler | Belirli adreste ikamet, imza yükümlülüğü, bildirim yükümlülüğü veya aile yanına yerleştirme |
Başvurunun ekinde idari gözetim kararı, sınır dışı etme kararı, tebliğ belgeleri, pasaport veya kimlik belgesi, kira sözleşmesi, ikamet taahhüdü, sağlık raporu, aile bağlarını gösteren belgeler, uluslararası koruma başvuru kayıtları ve varsa konsolosluk yazışmaları sunulmalıdır.
İdari Gözetim Ne Kadar Sürebilir?
YUKK m.57 uyarınca idari gözetim süresi kural olarak altı ayı geçemez. Ancak sınır dışı işlemi yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belgeleri vermemesi nedeniyle tamamlanamıyorsa, idari gözetim en fazla altı ay daha uzatılabilir.
Buna göre toplam idari gözetim süresi her olayda otomatik biçimde bir yıla ulaşmaz. İdarenin uzatma kararını ayrıca gerekçelendirmesi gerekir. Seyahat belgesinin temin edilememesi, konsolosluk işlemlerinin uzaması veya idari makamların kendi işlem gecikleri, yabancıya yüklenemeyecek hâllerde gözetimin süresiz sürdürülmesine gerekçe oluşturamaz.
Valilik, idari gözetimin devamında zorunluluk bulunup bulunmadığını her ay düzenli olarak değerlendirmek zorundadır. Gözetimin devamını gerektiren koşullar ortadan kalkmışsa kişinin derhâl serbest bırakılması veya daha hafif bir tedbire tabi tutulması gerekir.
Bu nedenle, ilk gün hukuka uygun olduğu ileri sürülen bir idari gözetim kararı dahi zamanla hukuka aykırı hâle gelebilir. Her aylık değerlendirme, yeni bir Sulh Ceza Hâkimliği başvurusu için bağımsız hukuki zemin oluşturabilir.
İdari Gözetime Alternatif Yükümlülükler Nelerdir?
Kanun, geri gönderme merkezinde tutulmayı tek seçenek olarak düzenlememiştir. YUKK m.57/A kapsamında idari gözetim yerine veya idari gözetim sona erdirildikten sonra alternatif yükümlülükler uygulanabilir.
Somut olaya göre uygulanabilecek başlıca yükümlülükler şunlardır:
- Aile temelli geri dönüş,
- Geri dönüş danışmanlığı,
- Kamu yararına hizmetlerde gönüllülük esasıyla görev alma,
- Teminat,
- Elektronik izleme,
- Belirli ikamet adresinde ikamet etme,
- Bildirimde bulunma,
- Aile temelli geri dönüş esaslı alternatif yükümlülükler.
Alternatif yükümlülük talep edilirken, kişinin nerede kalacağı ve idareyle nasıl iletişim kuracağı açıkça gösterilmelidir. Örneğin kira sözleşmesi, aile yakınının yazılı taahhüdü, açık adres, telefon numarası, düzenli bildirim taahhüdü ve avukat bilgileri; kaçma riskinin bulunmadığını ve daha hafif tedbirlerin yeterli olduğunu gösterebilir.
Sınır Dışı Etme Kararına Karşı Dava Nasıl Açılır?
Sınır dışı etme kararına karşı başvuru yolu, idari gözetimden farklıdır. YUKK m.53 uyarınca sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde İdare Mahkemesinde iptal davası açılmalıdır.
Bu süre kısa ve hak düşürücü nitelikte olduğundan, kararın tebliğ tarihi mutlaka belgelendirilmelidir. Tebliğ sırasında yabancının anlayabileceği dilde bilgilendirme yapılıp yapılmadığı; tercüman kullanılıp kullanılmadığı; başvuru yolları ile sürelerin gösterilip gösterilmediği de önem taşır.
Anayasa’nın m.40 hükmü uyarınca devlet, işlemlerinde ilgililerin hangi kanun yollarına ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Başvuru yolunun veya sürenin anlaşılabilir şekilde bildirilmemesi, etkili başvuru hakkı bakımından tartışma doğurabilir.
Sınır dışı etme kararına karşı dava açıldığı idareye bildirilmelidir. YUKK m.53 kapsamında, dava açma süresi içinde ve dava sonuçlanıncaya kadar yabancının rızası bulunmadıkça sınır dışı işlemi uygulanamaz.
Sınır Dışı Etme Kararı Hangi Sebeplerle İptal Edilebilir?
Sınır dışı etme kararına karşı açılacak iptal davasında, işlemin dayandığı sebebin gerçeğe uygun olmadığı veya işlemin hukuki sınırları aştığı ileri sürülebilir.
Türk hukukunda iptal davaları, idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka uygunluğunu denetler. Bu çerçeve, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) m.2 hükmünde düzenlenmiştir.
Sınır dışı etme işleminde öne çıkabilecek hukuka aykırılık sebepleri şunlardır:
- Sınır dışı nedeninin yanlış kişi, yanlış kayıt veya güncel olmayan tahdit koduna dayanması,
- Kamu düzeni veya kamu güvenliği tehdidinin soyut biçimde ileri sürülmesi,
- Soruşturma kaydının tek başına kesin tehdit göstergesi sayılması,
- Beraat, takipsizlik veya kovuşturmaya yer olmadığı kararlarının dikkate alınmaması,
- Vize, ikamet, çalışma izni veya giriş-çıkış ihlalinin yanlış değerlendirilmesi,
- Yabancının geri gönderileceği ülkedeki kişisel risklerin araştırılmaması,
- Ciddi sağlık sorunu veya devam eden tedavinin göz ardı edilmesi,
- Aile hayatı ve çocuğun üstün yararının değerlendirilmemesi,
- İnsan ticareti, şiddet veya özel kırılganlık hâlinin dikkate alınmaması.
Geri Gönderme Yasağı Nedir?
YUKK m.4 hükmünde düzenlenen geri gönderme yasağı, yabancının ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı veya onur kırıcı ceza ya da muameleye maruz kalabileceği bir ülkeye gönderilmesini yasaklar.
Geri gönderme yasağı değerlendirmesinde yalnızca yabancının vatandaşı olduğu ülke değil, fiilen gönderileceği üçüncü ülke de önem taşır. İdarenin, kişinin hangi ülkeye gönderileceğini ve bu ülkede karşılaşabileceği riskleri değerlendirmesi gerekir.
Başvuruda “ülkem güvenli değildir” şeklindeki genel açıklama çoğu zaman yeterli görülmez. Kişisel riskin nedenleri açık biçimde anlatılmalıdır. Örneğin:
- Geçmiş gözaltı, saldırı veya tehditler,
- Siyasi faaliyet veya siyasi görüş,
- Etnik, dini veya sosyal aidiyet,
- Cinsel yönelim veya toplumsal kimlik nedeniyle risk,
- Aile üyelerinin maruz kaldığı olaylar,
- İnsan ticareti veya şiddet mağduriyeti,
- Ciddi sağlık ihtiyacı,
- Yerel çatışma veya belirli bir gruba yönelik sistematik baskı,
somut belge ve bilgilerle desteklenmelidir.
Emsal Kararlarda İdari Gözetim ve Sınır Dışı İşlemleri
Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kararları, somut başvuru bakımından bağlayıcıdır. Bunun yanında bu kararlar, Anayasa’nın kişi hürriyeti, kötü muamele yasağı, etkili başvuru hakkı ve geri gönderme yasağı bakımından nasıl yorumlanması gerektiğini gösteren önemli anayasal ölçütler içerir.
| Karar | Başvurucu Yönünden Görünüm | Kısa Gerekçe ve Uygulamadaki Anlamı |
|---|---|---|
| AYM, Bireysel Başvuru No: 2021/47168, T. 29.09.2022 | Lehe ilkeler içerir | Kötü muamele riski ileri süren yabancının delil toplama imkânlarının devlet karşısında sınırlı olabileceği; bu nedenle risk iddiasının gerçek ve etkili biçimde incelenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Kişisel risk anlatımı belge ve ülke bilgileriyle desteklenmelidir. |
| AYM, Bireysel Başvuru No: 2020/18186, T. 24.01.2024 | Lehe ilkeler içerir | Sınır dışı işlemi karşısında etkili başvuru imkânının güvence altına alınması gerektiği yönündeki anayasal yaklaşımı yansıtmaktadır. Genel ülke koşulları yanında kişinin özel durumu da değerlendirilmelidir. |
| AYM, Bireysel Başvuru No: 2020/1673, T. 02.04.2024 | Yabancı lehine | Gönderileceği ülke veya üçüncü ülkedeki riskin yeterli biçimde değerlendirilmemesi, geri gönderme yasağı yönünden önem taşır. Sınır dışı kararı, hangi ülkeye uygulanacağı belirsiz bırakılmadan incelenmelidir. |
| AYM, Bireysel Başvuru No: 2020/3856, T. 07.02.2024 | Aleyhe | Başvurucunun, ülkesindeki genel durum dışında kendisine özgü ve somut risk ortaya koyamadığı değerlendirilmiştir. Bu karar, genel ülke raporlarının tek başına yeterli olmayabileceğini göstermektedir. |
AYM, Bireysel Başvuru No: 2021/47168, T. 29.09.2022 ile ortaya konulan yaklaşım, kötü muamele riski iddiasında yabancının ispat imkânlarının sınırlı olabileceğini kabul etmektedir. Bu nedenle idari makamlar ve mahkemeler, yabancının sunduğu kişisel anlatımı yüzeysel biçimde reddetmemeli; ulaşılabilir belge, ülke bilgisi ve bireysel risk unsurlarını birlikte değerlendirmelidir.
Buna karşılık AYM, Bireysel Başvuru No: 2020/3856, T. 07.02.2024 kararı, yalnızca ülkedeki genel olumsuz koşullara dayanmanın yeterli olmayabileceğini göstermektedir. Yabancının neden özel olarak risk altında bulunduğu; hangi olayları yaşadığı, kim tarafından tehdit edildiği, bu tehdidin ne zaman gerçekleştiği ve geri gönderilmesi hâlinde neden devam edeceği açıklanmalıdır.
Bu kararlar her başvuruda otomatik olarak aynı sonucun doğacağı anlamına gelmez. Bununla birlikte, başvurunun hangi delillerle güçlendirilmesi gerektiği bakımından yol göstericidir.
Kamu Düzeni ve Kamu Güvenliği Gerekçesine Nasıl Karşı Çıkılır?
İdare, sınır dışı ve idari gözetim kararlarında kamu düzeni veya kamu güvenliği gerekçesine dayanabilir. Bu gerekçenin kullanılabilmesi için yabancıyla ilgili somut, güncel ve kişiyle bağlantılı verilerin bulunması gerekir.
Sadece soruşturma kaydının olması, her durumda kamu güvenliği tehdidini kanıtlamaz. Soruşturmanın sonucu, fiilin niteliği, olayın güncelliği, beraat veya takipsizlik kararı bulunup bulunmadığı, yabancının kişisel durumu ve kamu düzeni bakımından gerçek risk oluşturup oluşturmadığı incelenmelidir.
Başvuruda varsa aşağıdaki belgeler sunulmalıdır:
- Kovuşturmaya yer olmadığı kararları,
- Beraat kararları,
- Adli kontrol veya dava dosyası belgeleri,
- Tahdit koduna ilişkin yazışmalar,
- Eski tarihli kaydın güncelliğini kaybettiğini gösteren belgeler,
- Sosyal, ailevi ve ekonomik bağları gösteren kayıtlar.
Geri Gönderme Merkezi’nde Sağlık ve Avukata Erişim Hakkı
YUKK m.58 ve m.59 hükümleri, geri gönderme merkezlerinde tutulan yabancıların temel haklara ve belirli hizmetlere erişimine ilişkin düzenlemeler içerir. Yabancının sağlık hizmetine erişimi, aileyle görüşme imkânı, avukatla görüşme hakkı ve başvuru yolları konusunda bilgilendirilmesi, hukuki sürecin etkili yürütülmesi bakımından önem taşır.
Ciddi sağlık problemi bulunan, düzenli tedaviye ihtiyaç duyan, hamile olan, çocuk bulunan, yaşlı veya özel kırılganlık içinde olan kişilerin durumu ayrıca değerlendirilmelidir. Sağlık raporları, reçeteler, hastane kayıtları ve tedavi planları hem idari gözetimin kaldırılması hem de sınır dışı işlemine karşı açılacak davada önem taşıyabilir.
Geri Gönderme Merkezi’nde sağlık hizmetine erişim engellenmişse, tercüman sağlanmamışsa, avukatla görüşme imkânı fiilen kısıtlanmışsa veya başvuru yolları anlaşılabilir biçimde bildirilmemişse; bu hususlar tarih, olay ve belge belirtilerek ilgili başvurularda ileri sürülmelidir.
İdari Gözetim ve Sınır Dışı Sürecinde Hangi Belgeler Toplanmalıdır?
| Belge | Hukuki Önemi |
|---|---|
| İdari gözetim kararı | Gözetimin tarihi, gerekçesi ve başvuru yolunu gösterir |
| Sınır dışı etme kararı | Sınır dışı gerekçesi ile yedi günlük dava süresini belirler |
| Tebliğ ve tercüman tutanakları | Süre başlangıcı ile bilgilendirmenin usulüne uygunluğunu gösterir |
| Pasaport ve kimlik belgeleri | Kimlik, uyruk ve yanlış kayıt iddiaları bakımından önemlidir |
| Kira sözleşmesi veya adres belgesi | Kaçma riskinin bulunmadığını ve alternatif tedbirin yeterli olduğunu gösterir |
| Aile yakını taahhüdü | Konaklama, bakım ve idareyle iletişim imkânını destekler |
| Konsolosluk yazışmaları | Seyahat belgesi sürecindeki iş birliğini gösterir |
| Sağlık raporları | Seyahat engeli, tedavi ihtiyacı ve kırılganlık hâlini destekler |
| Uluslararası koruma belgeleri | Koruma ihtiyacının varlığını ve devam eden süreci gösterir |
| Tehdit veya saldırı belgeleri | Kişisel geri gönderme riskini somutlaştırır |
| Ceza dosyası kararları | Kamu düzeni iddiasının denetlenmesine yardımcı olur |
| Evlilik ve çocuk belgeleri | Aile hayatı ile çocuğun üstün yararı değerlendirmesinde kullanılır |
Hukuka Aykırı İdari Gözetim Nedeniyle Tazminat İstenebilir mi?
Hukuka aykırı idari gözetim nedeniyle maddi veya manevi zarar doğmuşsa, olayın özelliklerine göre tam yargı davası gündeme gelebilir. Ancak her idari gözetim kararının sonradan tazminat hakkı doğuracağı söylenemez.
Tazminat talebinde; gözetimin hangi nedenle hukuka aykırı olduğu, zarar ile işlem arasındaki nedensellik bağı ve uğranılan maddi veya manevi zarar somut biçimde ortaya konulmalıdır. İş gücü kaybı, tedavi gideri, aile hayatının ağır biçimde etkilenmesi veya özgürlükten hukuka aykırı yoksun bırakılmanın yarattığı manevi zarar, olayın koşullarına göre değerlendirilir.
Sık Sorulan Sorular
Geri Gönderme Merkezi’nden çıkmak için kaç gün içinde başvuru yapılmalıdır?
İdari gözetim kararına karşı Sulh Ceza Hâkimliğine başvuru bakımından YUKK m.57/6 kapsamında belirli bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Ancak özgürlük kısıtlaması devam ettiği için başvurunun gecikmeksizin yapılması gerekir. Gözetim koşulları değiştiğinde yeniden başvuru da yapılabilir.
Sulh Ceza Hâkimliği idari gözetim başvurusunu ne kadar sürede karara bağlar?
Sulh Ceza Hâkimliği, idari gözetim kararına karşı başvuruyu beş gün içinde sonuçlandırmalıdır.
Sulh Ceza Hâkimliği kararına itiraz edilebilir mi?
YUKK m.57/6 kapsamında Sulh Ceza Hâkimliğinin idari gözetim hakkında verdiği karar kesindir. Bununla birlikte, yeni olguların ortaya çıkması veya gözetim gerekçesinin ortadan kalkması hâlinde tekrar başvuru yapılabilir.
Sınır dışı etme kararına karşı dava açma süresi kaç gündür?
Sınır dışı etme kararının tebliğinden itibaren yedi gün içinde İdare Mahkemesinde iptal davası açılmalıdır.
Sınır dışı davası açılınca kişi hemen serbest bırakılır mı?
Hayır. Sınır dışı kararına karşı dava açılması, idari gözetim kararını kendiliğinden kaldırmaz. Serbest bırakılma için ayrıca Sulh Ceza Hâkimliğine idari gözetim başvurusu yapılmalıdır.
Sınır dışı davası açılırsa sınır dışı işlemi durur mu?
YUKK m.53 kapsamında dava açma süresi içinde ve dava sonuçlanıncaya kadar, yabancının rızası bulunmadıkça sınır dışı işlemi uygulanamaz.
Kaçma riski iddiası nasıl çürütülür?
Sabit ikamet adresi, kira sözleşmesi, aile yakınının taahhüdü, düzenli bildirim yükümlülüğüne uyma iradesi, avukat aracılığıyla takip edilen süreç ve idareyle iş birliği belgeleri kaçma riski iddiasına karşı kullanılabilir.
Pasaportu olmayan yabancı geri gönderme merkezinden çıkabilir mi?
Pasaportun bulunmaması tek başına süresiz idari gözetim gerekçesi değildir. Yabancının kimlik tespiti ve seyahat belgesi sürecinde iş birliği yapıp yapmadığı; gecikmenin idareden veya konsolosluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı değerlendirilmelidir.
Hamilelik veya ciddi hastalık idari gözetimin kaldırılmasını sağlar mı?
Her olayın koşulu ayrı değerlendirilir. Ancak hamilelik, ciddi hastalık, düzenli tedavi ihtiyacı, çocukluk, yaşlılık veya kırılganlık hâli; idari gözetimin ölçülülüğü ve sınır dışı edilmenin hukuki sonuçları bakımından güçlü değerlendirme unsurlarıdır.
Ülkedeki genel savaş veya güvenlik sorunu sınır dışı kararını iptal ettirir mi?
Ülkedeki genel koşullar önemlidir; ancak çoğu durumda kişinin bu koşullardan neden özel olarak etkileneceği de açıklanmalıdır. Kişisel tehdit, geçmiş olay, aile bağlantısı, siyasi veya sosyal profil ve sağlık ihtiyacı somutlaştırılmalıdır.
İdari gözetim altındaki yabancı avukatla görüşebilir mi?
Yabancının avukat yardımından yararlanma ve hukuki başvuru yapma hakkı bulunur. Geri Gönderme Merkezi’nde avukatla görüşme veya hukuki başvuru imkânı fiilen engellenirse bu durum ayrıca kayda alınmalı ve ilgili mercilere bildirilmelidir.
Sonuç
Geri Gönderme Merkezi’nde tutulma ve sınır dışı edilme riski bulunan yabancılar bakımından iki ayrı hukuki yolun birlikte değerlendirilmesi gerekir: idari gözetimin kaldırılması için Sulh Ceza Hâkimliği başvurusu ve sınır dışı etme kararının iptali için yedi gün içinde İdare Mahkemesinde dava açılması zorunludur.
İdari gözetimin kaldırılması talebinde, idarenin kaçma riski, kamu düzeni tehdidi veya iş birliği yapılmadığı yönündeki gerekçelerinin somut olup olmadığı incelenmelidir. Sabit adres, aile desteği, sağlık durumu, düzenli bildirim yükümlülüğüne uyma taahhüdü ve idareyle iş birliği; kapalı merkezde tutulma yerine alternatif yükümlülük uygulanması gerektiğini gösterebilir.
Sınır dışı etme kararına karşı açılacak davada ise geri gönderme yasağı, kişisel kötü muamele riski, sağlık durumu, aile hayatı, çocukların üstün yararı ve sınır dışı sebebinin doğruluğu ayrıntılı biçimde ortaya konulmalıdır. Soyut beyanlar yerine tarih, yer, kişi ve belge bakımından somutlaştırılmış açıklamalar, hukuki başvurunun durumunu doğrudan etkiler.
Hakkımız – İletişim Bilgileri
Av. Batın YILMAZ
Baro Bilgileri:
- İstanbul 1 Nolu Barosu: 77008
- Türkiye Barolar Birliği: 187392
Adres:
Yakuplu Mahallesi, Hürriyet Bulvarı Skyport Residence Kat:12 No:133
Beylikdüzü, İstanbul
İletişim:
📞 Telefon: 0 532 669 34 90
📞 Alternatif Telefon: 0532 669 34 90
