Türk ve Yabancı Şirketler Arasındaki Sözleşmelerde Yetkili Mahkeme ve Uygulanacak Hukuk Nasıl Belirlenir?
Türk ve yabancı şirketler arasındaki sözleşmelerde uygulanacak hukuk ile uyuşmazlığı görecek mahkeme ayrı ayrı belirlenir. Taraflar, sözleşmeden doğan borç ilişkisine hangi ülke hukukunun uygulanacağını kararlaştırabilir; uyuşmazlığın hangi devlet mahkemelerinde görüleceğini ayrıca düzenleyebilir veya tahkimi seçebilir.
Bu seçimlerin sözleşmede açık, yazılı ve birbiriyle uyumlu biçimde düzenlenmesi önemlidir. Yabancı mahkeme seçilmesi, o mahkemenin kararının Türkiye’de kendiliğinden icra edilebileceği anlamına gelmez. Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de zorla icrası için kural olarak tenfiz kararı gerekir.
Türk hukukunda sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde hukuk seçimi, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (MÖHUK) 24. maddesi kapsamında değerlendirilir. Yabancı mahkeme seçimi bakımından MÖHUK m. 47; Türk mahkemeleri arasındaki yer bakımından yetki anlaşmaları bakımından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 17-19. maddeleri önem taşır. Tahkim anlaşması ise 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun (MTK) ilgili hükümlerine tabidir.
Aşağıdaki örnekler açıklama amacıyla oluşturulmuş varsayımsal senaryolardır. Gerçek bir uyuşmazlıkta sözleşmenin tamamı, tarafların işyerleri, ifa yerleri, uyuşmazlığın niteliği ve uygulanabilir özel hükümler birlikte değerlendirilmelidir.
1. Uygulanacak hukuk, yetkili mahkeme ve tahkim arasındaki fark
Uygulanacak hukuk, sözleşmenin yorumlanması, tarafların borçları, sözleşmeye aykırılığın sonuçları ve tazminat gibi maddi hukuk meselelerinde hangi ülke hukukunun uygulanacağını belirler.
Yetkili mahkeme, uyuşmazlığın hangi devletin mahkemelerinde görülebileceğiyle ilgilidir. Tahkim ise tarafların uyuşmazlığı devlet mahkemeleri yerine hakem veya hakem kuruluna götürmek üzere anlaşmasıdır.
Bu tercihler aynı sözleşmede farklı biçimlerde bir araya gelebilir. Örneğin taraflar Türk hukukunu uygulanacak hukuk olarak seçerken uyuşmazlıkların İngiltere mahkemelerinde görülmesini kararlaştırabilir. Başka bir sözleşmede Alman hukuku seçilip tahkim yeri İstanbul olarak belirlenebilir.
Tahkim yeri, tahkimde uygulanacak maddi hukukla aynı kavram değildir. Tahkim yeri, tahkim yargılamasının hukuki çerçevesi ve mahkemelerin belirli konulardaki denetimi bakımından önem taşır.
2. Sözleşmede uygulanacak hukuk nasıl belirlenir?
2.1. Taraflar hukuk seçimi yapabilir
MÖHUK m. 24 uyarınca sözleşmeden doğan borç ilişkileri, tarafların açıkça seçtikleri hukuka tabidir. Sözleşme hükümlerinden veya olayın koşullarından tereddüde yer vermeyecek biçimde anlaşılabilen örtülü hukuk seçimi de gündeme gelebilir. Bununla birlikte uyuşmazlık riskini azaltmak için seçilen ülke hukukunun sözleşmede açıkça belirtilmesi tercih edilir.
Örneğin Türkiye’de yerleşik bir üretici ile Hollanda’da yerleşik bir distribütör, sözleşmelerinin Türk hukukuna tabi olduğunu kararlaştırabilir. Bu hüküm uygulanacak hukuku belirler; tek başına davanın Türkiye’de görüleceğini göstermez. Mahkeme yetkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
Taraflar seçilen hukukun sözleşmenin tamamına veya bir bölümüne uygulanmasını kararlaştırabilir. Sözleşme kurulduktan sonra da hukuk seçimi yapılabilir veya değiştirilebilir. MÖHUK m. 24 uyarınca sonradan yapılan seçimin geçmişe etkisi, üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla kabul edilir.
2.2. Hukuk seçimi yoksa en sıkı ilişkili hukuk uygulanır
Taraflar hukuk seçimi yapmamışsa sözleşmeden doğan ilişkiye, MÖHUK m. 24’teki bağlantı kuralları çerçevesinde sözleşmeyle en sıkı ilişkili hukuk uygulanır.
Bu değerlendirmede karakteristik edim borçlusunun mutad meskeni veya ticari ve mesleki faaliyetler kapsamında kurulan sözleşmelerde işyeri hukuku önem taşır. Karakteristik edim borçlusunun birden fazla işyeri varsa sözleşmeyle en sıkı ilişkili işyerinin bulunduğu yer hukuku dikkate alınır. Olayın bütün koşulları sözleşmeyle daha sıkı ilişkili başka bir hukuku gösteriyorsa bu hukuk uygulanabilir.
Karakteristik edim, sözleşmenin niteliğini belirleyen temel edimdir. Mal satımında satıcının teslim borcu, danışmanlık sözleşmesinde danışmanın hizmet sunması bu değerlendirmede önem taşıyabilir. Ancak her sözleşmede otomatik olarak aynı tarafın karakteristik edim borçlusu olduğu söylenemez.
Dolayısıyla hukuk seçimi bulunmayan her sözleşmede satıcının veya hizmet sağlayıcının hukukunun mutlaka uygulanacağı sonucuna varılmamalıdır. Sözleşmenin yapısı ve bütün bağlantı noktaları birlikte incelenmelidir.
3. Yabancı mahkeme seçimi ve Türk mahkemelerinin yetkisi
3.1. MÖHUK m. 47 kapsamında yabancı mahkeme seçimi
MÖHUK m. 47, yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlıkların yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılmasına imkân verir. Bu imkân, Türk mahkemelerinin yer bakımından yetkisinin münhasır olmadığı hâllerde kullanılabilir. Anlaşmanın yazılı delille ispatlanması gerekir.
Yabancı mahkeme seçimi, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldıramaz. İş, tüketici ve sigorta uyuşmazlıklarında MÖHUK m. 44, 45 ve 46 kapsamındaki özel yetki kuralları da dikkate alınmalıdır. Sözleşmenin ticari olarak adlandırılması, özel koruma hükümlerinin uygulanmayacağı anlamına gelmez.
Yetki şartının hangi uyuşmazlıkları kapsadığı, seçilen mahkemenin belirli olup olmadığı, yazılılık koşulu ve münhasır yetki engeli birlikte değerlendirilmelidir. Genel ve belirsiz ifadeler, sözleşmenin yorumlanmasında uyuşmazlık yaratabilir.
Yabancı mahkeme seçimi içeren bir sözleşmeye dayanılarak Türkiye’de açılan davada mahkeme, hükmün geçerliliğini ve itirazın usulüne uygun ileri sürülüp sürülmediğini somut olayın koşullarına göre inceler.
3.2. HMK m. 17-19 kapsamında Türk mahkemeleri arasındaki yetki anlaşmaları
Taraflar Türkiye’deki belirli bir mahkemeyi seçmek istiyorsa HMK m. 17-19 dikkate alınır. HMK m. 17 uyarınca tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş ya da doğabilecek uyuşmazlıklar hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilir.
HMK m. 18’e göre tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konularda ve kesin yetki hâllerinde yetki sözleşmesi yapılamaz. Geçerli bir yetki sözleşmesinin yazılı olması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir biçimde gösterilmesi ve yetkili mahkemenin belirtilmesi gerekir.
HMK m. 19 uyarınca kesin yetkinin bulunmadığı uyuşmazlıklarda yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir. Yetki itirazının usulüne uygun yapılmaması, kanundaki koşullar çerçevesinde davanın açıldığı mahkemenin yetkili hâle gelmesine yol açabilir.
Yabancı mahkeme seçimi ile Türk mahkemeleri arasındaki yer bakımından yetki anlaşması aynı kurallara tabi değildir. Yabancı mahkeme seçimi bakımından milletlerarası yetki ve MÖHUK m. 47; Türk mahkemeleri arasındaki yetki anlaşmasında ise HMK m. 17-19 değerlendirilir.
4. Tahkim şartı mahkeme yetkisiyle aynı değildir
Taraflar uyuşmazlıklarını devlet mahkemeleri yerine tahkim yoluyla çözmek üzere anlaşabilir. MTK m. 4 uyarınca tahkim anlaşması, mevcut veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamının ya da bir bölümünün tahkim yoluyla çözülmesi konusunda yapılan anlaşmadır. Tahkim şartı ana sözleşmeye eklenebilir veya ayrı bir anlaşma yapılabilir.
MTK m. 4, tahkim anlaşmasında yazılı şekil arar. İmzalı belgeler, taraflar arasında teati edilen belirli iletişim araçları ve elektronik ortam, kanundaki koşullara bağlı olarak yazılı şeklin sağlanmasına imkân verebilir. Sözleşmeye eklenen genel işlem koşullarındaki tahkim şartının sözleşmenin parçası hâline gelip gelmediği de ayrıca incelenmelidir.
İyi hazırlanmış bir tahkim şartında tahkime götürülecek uyuşmazlıklar, tahkim yeri, uygulanacak tahkim kuralları, hakem sayısı ve seçilme yöntemi mümkün olduğunca açık düzenlenmelidir. Tahkim dili ve hakemlerin uygulayacağı maddi hukuk da belirlenebilir.
MTK m. 5 uyarınca tahkim anlaşmasının kapsamına giren bir uyuşmazlık devlet mahkemesinde açıldığında karşı taraf tahkim itirazında bulunabilir. İtirazın zamanında ve usulüne uygun ileri sürülmesi gerekir.
Tahkim her durumda daha hızlı veya daha düşük maliyetli bir çözüm sağlamaz. Hakem ücretleri, kurum masrafları, tahkim yeri, yargılama dili ve kararın uygulanacağı ülkeler seçim sırasında değerlendirilmelidir. Türkiye’de verilen milletlerarası hakem kararlarına karşı MTK m. 15’te belirtilen koşullarla iptal davası açılabilir. Kanunda öngörülen 30 günlük süre, kararın veya kanunda belirtilen ilgili ek kararların taraflara bildirilmesiyle bağlantılı olarak hesaplanır.
5. Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de tanınması ve tenfizi
Tanıma ile tenfiz farklı hukuki sonuçlara yöneliktir. Tanıma, yabancı kararın Türkiye’de kesin hüküm veya kesin delil etkisinin kabul edilmesiyle ilgilidir. Tenfiz ise icra edilebilir nitelikteki yabancı mahkeme kararının Türkiye’de zorla yerine getirilmesine imkân sağlar.
Örneğin yabancı mahkemenin bir şirketin para borcunu ödemesine karar vermesi, Türkiye’deki malvarlığına karşı doğrudan icra takibi başlatılması için kural olarak yeterli değildir. Yabancı ilamın Türkiye’de icra edilebilmesi için yetkili Türk mahkemesinden tenfiz kararı alınması gerekir.
5.1. Tenfiz başvurusu ve gerekli belgeler
MÖHUK m. 50 uyarınca yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilen ve verildiği ülke hukukuna göre kesinleşmiş ilamların Türkiye’de icrası, Türk mahkemesinin tenfiz kararı vermesine bağlıdır.
MÖHUK m. 52-53 kapsamında başvuruda yabancı ilamın usulüne uygun onaylanmış örneği, kesinleşmeyi gösteren belge ve gerekli onayları taşıyan tercümeler gündeme gelir. Belgelerin biçimi ve tasdik usulü, ilgili uluslararası sözleşmeler ve kararın verildiği ülke ile Türkiye arasındaki düzenlemeler dikkate alınarak belirlenmelidir.
5.2. Tenfiz koşulları
MÖHUK m. 54, tenfiz için aranan koşulları düzenler. Kararın verildiği devletle Türkiye arasında karşılıklılığa dayanan anlaşma, kanun hükmü veya fiilî uygulama bulunması gerekir. Kararın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmemiş olması ve yabancı mahkemenin yetkisinin kanunda belirtilen koşulları karşılaması da önemlidir.
Yabancı kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması gerekir. Kendisine karşı tenfiz istenen kişinin yabancı yargılamada usulüne uygun çağrılması veya temsil edilmesi ve savunma hakkına ilişkin koşulların karşılanması da değerlendirilir.
Tenfiz incelemesi, yabancı mahkemenin uyuşmazlığın esasını doğru çözüp çözmediğinin baştan yargılanması değildir. Bununla birlikte tebligat, savunma hakkı, kamu düzeni ve kanundaki diğer koşullar somut dosya kapsamında incelenir.
MÖHUK m. 57 uyarınca tenfizine karar verilen yabancı ilamlar Türk mahkemelerinden verilmiş ilamlar gibi icra olunur. Kanun yolları ve bunların icraya etkisi, uygulanabilir usul hükümlerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Yabancı belgelerin tasdiki, tercümesi ve mahkeme kararlarının Türkiye’de kullanılması hakkında ayrıntılı bilgi için yurt dışında düzenlenen belgelerin Türkiye’de geçerliliği hakkındaki yazı قابل بررسی است.
6. Yabancı mahkeme seçimine ilişkin yargı kararları
Yabancı mahkeme seçimine ilişkin uyuşmazlıklarda sonuç, yalnızca sözleşmede yabancı bir mahkemenin adının geçmesine bağlı değildir. Sözleşme hükmünün metni, uyuşmazlığın niteliği, münhasır yetki sınırları ve yetki itirazının usulüne uygun ileri sürülmesi birlikte değerlendirilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2025/2318 E., 2025/7273 K. sayılı ve 04.12.2025 tarihli kararı, sözleşmede uyuşmazlıkların İngiltere mahkemelerine götürüleceğini belirten bir hükmü ele almıştır. Kararda, somut olayda yetki şartı geçerli kabul edilmiş ve usulüne uygun yetki itirazı karşısında Türk mahkemesinin milletlerarası yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddi gerektiği belirtilmiştir. Karar metni.
Bu karar, her yabancı mahkeme şartının geçerli olduğu anlamına gelmez. Sözleşme hükmü ve uyuşmazlığın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir. Diğer kararların esas ve karar numaraları, tam metinleri güvenilir bir kaynaktan doğrulanmadan kesin emsal olarak aktarılmamalıdır.
7. Uygulanacak hukuk, mahkeme, tahkim ve tenfiz karşılaştırması
| Seçenek | Ne belirler? | Temel hukuki çerçeve | Dikkat edilmesi gereken husus |
|---|---|---|---|
| Uygulanacak hukuk seçimi | Sözleşmeye uygulanacak maddi hukuku | MÖHUK m. 24 | Mahkemenin hangi ülkede görüleceğini tek başına belirlemez. |
| Yabancı mahkeme seçimi | Uyuşmazlığın hangi devlet mahkemesinde görülebileceğini | MÖHUK m. 47 | Münhasır yetki, özel koruma kuralları ve itiraz usulü önemlidir. |
| Türk mahkemeleri arasında yetki anlaşması | Türkiye’de hangi mahkemenin yetkili olacağını | HMK m. 17-19 | Tarafların niteliği, yazılılık ve kesin yetki kuralları incelenir. |
| Tahkim | Uyuşmazlığın hakem veya hakem kurulunda çözülmesini | MTK m. 4-5 ve koşullarına göre m. 15 | Tahkim anlaşmasının kapsamı, şekli ve tahkim yeri açık olmalıdır. |
| Yabancı kararın tenfizi | Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de icrasını | MÖHUK m. 50, 54 ve 57 | Kesinleşme, karşılıklılık, kamu düzeni ve savunma hakkı koşulları değerlendirilir. |
8. Sözleşme hazırlanırken kontrol edilmesi gerekenler
Hukuk seçimi ve uyuşmazlık çözüm hükümleri hazırlanırken öncelikle sözleşmenin türü ve tarafların hukuki statüsü belirlenmelidir. Tarafların tacir olması, her uyuşmazlıkta sınırsız hukuk seçimi veya yetki anlaşması yapılabileceği anlamına gelmez.
- Hukuk seçimi hükmünün hangi sözleşmeleri, ekleri ve talepleri kapsadığı açıkça belirlenmelidir.
- Seçilen hukuk ile mahkeme yetkisi ayrı hükümlerle düzenlenmelidir.
- Yabancı mahkeme seçilecekse mahkeme veya mahkemeler açıkça gösterilmelidir.
- Yetki şartının münhasır mı yoksa mevcut yetkili mahkemelere ek mi olduğu belirtilmelidir.
- Tahkim tercih ediliyorsa tahkim yeri, kurallar, dil ve hakemlerin seçimi değerlendirilmelidir.
- Seçilen çözüm yolunun kararın uygulanmasının beklendiği ülkelerdeki sonuçları incelenmelidir.
- Yabancı kararın Türkiye’de icrası bekleniyorsa tenfiz koşulları ve belge gereklilikleri önceden hesaba katılmalıdır.
Tarafların ve delillerin bulunduğu yer, sözleşmenin ifa edileceği ülke, tebligat imkânları, yargılama dili ve kararın icra edileceği ülkeler de uyuşmazlık çözüm yolu seçilirken önem taşır.
9. Sık sorulan sorular
Sözleşmede uygulanacak hukuk yazmıyorsa Türk hukuku mu uygulanır?
Her zaman değil. MÖHUK m. 24 uyarınca sözleşmeyle en sıkı ilişkili hukuk belirlenir. Karakteristik edim borçlusunun işyeri önemli bir bağlantı ölçütüdür; ancak olayın bütün koşulları başka bir hukuku gösterebilir.
İngiltere mahkemeleri seçilmişse Türk mahkemesinde dava açılamaz mı?
Bu sonuca otomatik olarak varılamaz. Yazılı hükmün kapsamı, uyuşmazlığın yabancılık unsuru, münhasır yetki ve özel koruma kuralları ile itirazın usulüne uygun ileri sürülmesi değerlendirilir.
Türk hukukunun seçilmesi Türk mahkemelerinin yetkili olmasını sağlar mı?
Hayır. Hukuk seçimi uygulanacak maddi hukuku belirler. Mahkemenin yetkisi ayrı bir hüküm veya uygulanabilir yetki kuralları çerçevesinde belirlenir.
Tahkim şartı yazışmalarla kurulabilir mi?
MTK m. 4, kanundaki koşullar çerçevesinde taraflar arasında teati edilen iletişim araçları veya elektronik ortam üzerinden yazılı tahkim anlaşmasına imkân verebilir. Yazışmaların karşılıklı tahkim anlaşmasını ve uyuşmazlığın kapsamını ortaya koyması gerekir.
Yabancı mahkeme kararı Türkiye’de ne zaman icra edilebilir?
Hukuk davasına ilişkin yabancı ilamın verildiği ülke hukukuna göre kesinleşmesi ve MÖHUK m. 54’teki koşulların sağlanması gerekir. Yetkili Türk mahkemesinden tenfiz kararı alındıktan sonra ilam, MÖHUK m. 57 çerçevesinde icra edilebilir.
Tenfiz davası için genel bir başvuru süresi var mıdır?
Burada belirtilen MÖHUK hükümleri bütün yabancı ilamlar için tek bir genel tenfiz başvuru süresi öngörmez. Bununla birlikte kararın niteliği, kesinleşme durumu ve uygulanabilir özel hükümler ayrıca incelenmelidir.
نتیجهگیری
Türk ve yabancı şirketler arasındaki sözleşmelerde uygulanacak hukuk, yetkili mahkeme ve tahkim tercihlerinin birbirinden ayrı ve tutarlı biçimde düzenlenmesi gerekir. Hukuk seçimi tek başına mahkeme yetkisini belirlemez; yabancı mahkeme seçimi de yabancı kararın Türkiye’de kendiliğinden icra edilmesini sağlamaz.
Sözleşme hazırlanırken tarafların statüsü, uyuşmazlığın türü, münhasır yetki kuralları, tahkim anlaşmasının şekli ve kararın uygulanacağı ülke birlikte değerlendirilmelidir. Somut olayda uygulanacak hukukun ve yetki şartlarının geçerliliği, sözleşmenin tüm hükümleri ile güncel mevzuat çerçevesinde incelenmelidir.
اطلاعات نویسنده
وکیل باتین ییلماز
شماره ثبت کانون وکلای استانبول: 77008
Bilgilendirme ve Meslek Kurallarına Uyum
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olayda hukuki görüş veya danışmanlık yerine geçmez. Hukuki değerlendirme, güncel mevzuatın, ilgili yargı kararlarının ve olayın kendine özgü koşullarının birlikte incelenmesini gerektirir. İçerik, Avukatlık Kanunu, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları ve avukatlık mesleğine ilişkin reklam yasağı hükümleri gözetilerek hazırlanmıştır; belirli bir sonuç garantisi vermez.
تماس با ما
Web sitesi: batinyilmaz.av.tr
E-posta: info@batinyilmaz.av.tr
تلفن: +90 532 669 34 90
Adres: Yakuplu Mahallesi, Hürriyet Bulvarı, Skyport Residence No: 1/133, Beylikdüzü / İstanbul
